Yanılıyorsunuz!

  • 3.07.2021
  • (4)

   Umut dolu satırları, mutlu günlerin gelişini, her şeyin bir şekilde olduğundan başka bir biçime dönüştüğünü yazmak ve buna içten inanmak isterdim. Ancak ağır basan gerçekler tüm bu düşünceleri süpürüp götürüyor.

   Geçtiğimiz günlerde BirGün Gazetesinde, belki de çok dikkat çekmeyen bir haber yer aldı. Havva Gümüşkaya imzalı haberde madeni paranın hurdasının, paranın piyasa değerinden daha fazla olduğu anlatılıyordu.

   Örneğin 17,25 TL tutarındaki 5 kuruşluk madeni paranın hurdacıda alış fiyatı 40 liraya kadar çıkabiliyor. Kısacası gün geçtikçe değersizleşen Türk lirasını, bozuk paraların hurda değeri bile geride bırakmış durumda.

   Durum bu noktaya gelmişken biri çıkıp bizlere alışveriş yapmadan önce liste yapmamızı, porsiyonlarımızı azaltmamızı; bir başkası tasarrufun dini açıdan nasıl bir yere sahip olduğunu anlatıyor.

   Bir şekilde süregiden duruma alıştırılmaya yönelik söylemler artıyor. Ancak buna alışılmayacak. Gelişmeler olumsuz bir yön izlemeye devam edecek. Bu tür söylemler aynı zamanda bu gerçeği de dile getiriyor.

   Geçtiğimiz günlerde aynı anda dört-beş kaleme (doğalgaz, elektrik, LPG, öğrenci harçları, alkollü içkiler) zam gelmesi de bir başka gösterge. Daha başka göstergeler de var… Hatta göstergelerden bir kitaplık yapıp dilediğimizi seçebiliriz.

   Eminim birçoğumuz ya da birçoğunuz, işlerin böyle gitmeyeceğini ve henüz kafamızda oluşmayan bir şekilde toparlanmanın başlayacağını düşünüyorsunuz. Yanılıyorsunuz!

   Toparlanma başlamayacak. Hatta günden güne iyiye gitmesi beklenen durum, gittikçe daha kötü bir hale gelecek. Geçinmek için harcadığımız para miktarının gün geçtikçe arttığını göreceğiz ve sorunlar derinleştikçe baskılar da enflasyonla aynı yolu izleyecek.

   Sorunu yaratanların sorunu ortadan kaldırması beklendikçe ne yazık ki amansız bir tekrara saplanıp kalacağız. (Bunu yerel anlamda da söyleyebiliriz) Kaldı ki onlar bile -yani sorunu yaratanlar- yer yer bunu açık eden dil sürçmelerine kapılıyor.

****

   Umutsuzluklar her yanı kaplasa da bu devir bir şekilde kapanacak. Ancak bu devir kapandığında bir anda her şey yoluna girmeyecek. Enkazın kaldırılması uzun zaman alacak. Üstelik bunu gerçekleştirmesi gereken nitelikli neslin bir kısmı da ülkeyi terk edecek.

   Doğal olarak olaylar, bu senaryodan farklı da gerçekleşebilir. Ancak her geçen gün, bunun haricindeki senaryolar olasılıklar arasından ayrılıyor.

   Geçmişteki krizleri yaşayanlardan kimileri bugünü küçümsüyor. Gerçekçi olmayan bir pencereden bakıyorlar. Dünyanın bugünkü devir hızında 20 yılın 30 yılın, belki de bir asra bedel olabileceğini fark etmiyorlar.

   Geçmişte borçlarla sahip oldukları araçlar, ürünler, gerçekliği algılamak noktasında dikkatlerini dağıtıyor. Belki de bugün hiç kimse yazar kasa fırlatmadığı için ya da yazar kasa fırlatmak tedavülden kalktığından intihar girişiminde bulunulduğu için sembolik ifadeler bulmakta güçlük çekiyorlar.

   Ancak sembolik ifadeler bulmak için uzaklara bakmaya gerek yok. Gün aşırı alışveriş fişlerine göz atmak bile yeterli olacaktır. 

   (Yiğit Batu Maradit / Düzce Postası Gazetesi)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (4)

  • Bülent kadıoğlu
    Bülent kadıoğlu
    4.07.2021 14:11

    Tebrik ederim

  • Düzceli..
    Düzceli..
    4.07.2021 03:11

    “ Ancak bu devir kapandığında bir anda her şey yoluna girmeyecek. Enkazın kaldırılması uzun zaman alacak. “ Umut var olmak istiyorum ya, 1945 lerden bu güne, siyasi cinayetlere, katliamlara baktığımızda, 1923 te tekmeyi yiyenler bu sefer emin adımlarla ilerliyorlar, Bir daha kuvayi milliye olmasın diye sürekli insanları ayrıştırıyor, ötekileştiriyorlar. Sivas Katliamı nı andığımız şu günlerde, yakın tarihi unutur sorgulamaz olduk.. Reyhanlı, Hatay, Suruç , Ankara Garı,, 15 Temmuz, Reina.

  • Bir kitabın Önsözünden..
    Bir kitabın Önsözünden..
    4.07.2021 02:47

    Nasıl oldu da koca ülke onların çıkarlarına ters gelebilecek tek adım atamadı. İktidara hangi parti gelirse gelsin başbakan kim olursa olsun onların nihai sözüne uymak zorunda kaldı? Çünkü İngiliz-Yahudi kolektifi biz ve bizim gibi ülkeleri basit gibi gözüken iki araçla yönetirler. 1- Yoğun istihbarat ağı 2- Yüksek dış borç Bu iki araç basit gibi gözükse de bir ülkeyi istediğiniz gibi yönetmeniz için yeter de artar bile.

  • Bir kitabın Önsözünden..
    Bir kitabın Önsözünden..
    4.07.2021 02:44

    Cumhuriyet değerlerine karşı olan insanlarda bu kadar nefret nasıl birikti? Ve ikinci soru. Dünyaya yön veren küresel güç, nasıl oldu da ülkemiz yönetimine bu kadar hâkim oldu? Üstelik İslamcı, Kemalist, sağcı, solcu ayırt etmeksizin... Hep onun dediği oldu... Ben Amerika’ya pek bakmam... Aslolan İngiltere’dir, Londra’dır. Londra’nın gücüyle birleşmiş Yahudi lobisidir. Finans kapitali, medyayı, dış politikayı, kültür sanatı, sinemayı onlar şekillendirir. Ve elbette haritayı da onlar çizer...