KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK

  • 8.12.2022

   Tarih der Marks, sınıfların mücadele tarihidir. Ezilen sınıfların ezen sınıflara karşı verdiği sınıf mücadelesidir tarihin çarkını çeviren. Ölümü göğüsleyenlerin destanıdır tarihin sayfalarını onurlandıran.

   İran'da tarih yeniden yazılıyor emekçi kadınların önderliğinde. Tarihi yazdıranlar tarihi yapıyor. Kadınların cesetlerinden oluşan dağ tepeleri direnişin önünü kesemiyor.

   Mahsa, Nika, Hadis, Kiyan, Sarina ve daha yüzlercesi rejim tarafından öldürüldü. Toprağa düşen kadınların yerini yenileri dolduruyor. Ölümü göğüsleyenler destan yazıyor. Direnişleri tsunamiye dönüşüyor. Molla, dalgalar halinde tsunamiye dönüşen kadınların direnişi karşısında çığlık atıyor. Gün gelecek çığlık atanların yeri tarihin çöplüğü olacak!

   Her şey Mahsa Amini'nin başörtüsünü tam olarak kapatmadığı için görünen saçlarından ötürü öldürülmesiyle başladı. Amini'nin öldürülmesi molla rejiminin baskısı altında bunalan kadınların gözünde bardağı taşıran son damla oldu. Son damla kadınların sokağa dökülmesine yol açtı. Sokağa dökülenler rejimin kurşunlarına karşı vücutlarını siper etti. Vuruldular! Kanları toprağı suladı. Geride kalanlar toprağa düşenlerin direniş bayrağını sahiplendi. Kadının saçlarının açıkta görünmesini günah sayan ve bundan ötürü kadının örtünmesini zorunlu kılan rejimin simgesi olan başörtülerini ateşte yaktılar. Ateşin dumanı isyan ateşinin fitili oldu.

   İran'ın eskisi gibi olmadığının en önemli göstergelerinden biri, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin önünde eğilip bükülen İran ulusal futbol takımının futbolcularının, ABD ulusal futbol takımı karşısında yenilmesinden sonra ortaya çıktı. İran halkı, İran ulusal futbol takımının yenilgisini sevinç gösterileriyle ve bir şölen havasında kutluyordu. Mesele futbol karşılaşması değildi. Mesele rejimin kendisiydi.

   İran'da Ahlak polisi kaldırılmadı. Ahlak Polisi'nin sokaktaki kolu olan İrşad Devriyesi kaldırıldı. Piramidin en üst tepesinde oturan ve zenginliğine zenginlik katan mollanın gözü hâlâ halkın üzerinde. Ancak molla ülkenin dört bir yanını saran isyan ateşini söndüremedi. O öldürdükçe isyan ordusu çığ gibi büyüyordu. Mollanın gözünü bir türlü uyku tutmuyordu. Gözünün önüne gelen kadınların saçlarından korkuyordu. İsyan ordusunun saçları direnişin simgesi olmuştu.

   Ordular vardır bir ülkeyi işgal eden. Katliam yapan. Korkuyu baskıyla egemen kılan. Ordular vardır özgürlük yolunda can veren. Umudun adı olan. Ve kadınlardan oluşan.

   Zafer İran'da ağlarını örüyor. Başka türlüsü mümkün değil! Umut insanda. Umut direnen insanda. Umut, saçlarını direnişin bayrağı yapan ve Kapsamlı İffet ve Örtünme Yasası'nı bir kâğıt gibi buruşturup atan kadınlar ordusunda. Umut, beyni örümcek ağlarıyla kaplı olan ve namus bekçiliğine soyunan ve elleri kana bulaşmış yobazın çürük bir duvara dönüşen rejimini tekmeleyerek yerle bir eden İran'ın yiğit kadınlarında.

    Zafer, "cesaret ettim” diyenindir. Özgürlüğü İran'a, İran'ın cesaretli kadınları getirecek. Benden söylemesi.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.