Yaşasın bulutların, kuşların ve insan gözyaşlarının devrimcisi Rosa

  • 6.09.2022

   Rosa Lüksemburg’dan alıntılara devam ediyorum...

   Bugünün koşullarında neden? diye bir soru gelirse dağarcığınıza, işte tam da bu koşullar yaşanmasın, insanlar haklarıyla insanca yaşayabilsin diyen yüreklerin, canları pahasına verdikleri mücadeleleri anımsat ve anımsamak için derim..

   Haklar, insanlara hak ettikleri için değil, uğrunda mücadele ederek kazandıkları için verilmiştir..

   Tarihimiz bu mücadelelerin örnekleriyle doludur.. Bende insanca yaşamanın zor koşullarda kazanılmış hakların sahiplerini kısaca anımsattığı için yeğenimle paylaşıp sizlere aktarıyorum.

   Spartaküs, “Ateş ve Ruh Demektir!" başlıklı yazıda Lenin Lüksemburg için;

a. Polonya'nın bağımsızlığı konusunda yanıldı;

b. 1903'te Menşevizmi değerlendirirken yanıldı;

c. Sermaye birikimi konusunda yanıldı;

d. Bolşeviklerin Menşeviklerle birleşmesini savunurken yanıldı;

e. Cezaevi yazılarında yanıldı." diye yazıyordu.

   Bu konuları kısaca ele almak istiyorum:

   a. Lüksemburg Polonyalı bir Yahudi'ydi. Polonya o dönemde Rusya, Almanya ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arasında bölünmüştü. Lenin Polonya'nın kendi kaderini tayin hakkını savunurken, Lüksemburg buna karşı çıkıyordu. Haklı olan Lenin'di. Ancak Lüksemburg Çarlık Rusya'sı ile Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altındaki ezilen hakların kendi kaderlerini tayin hakkına karşı değildi. Konu burada ele alınamayacak kadar uzun.

   b. 1903 yılında Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin İkinci Kongresi'nde parti Bolşevikler ve Menşevikler olmak üzere ikiye ayrıldı. Anlaşmazlık tüzüğün birinci maddesinden kaynaklanıyordu. Bu maddede Lenin: "Parti üyesi parti organlarından birinde çalışır." derken, Menşevik önderlerden Martov buna karşı çıkıyordu. Lüksemburg başta olmak üzere Avrupalı Marksistlerin neredeyse tamamı Menşeviklerden yana bir tutum alıyordu. Lüksemburg Lenin'in parti anlayışını yanlış yorumluyordu. Ekim Devrimi Lenin'in haklılığını doğruladı. Bu konu da birkaç satırla geçiştirilemeyecek kadar önemli.

   c. Lüksemburg Marks'ın Kapital'inin ikinci cildini eleştiren bir kitap yazdı. Adı: Sermaye Birikimi. Ancak Lenin başta olmak üzere hiçbir Marksist entelektüelin desteğini alamadı. Marksistler, asıl yanılan Lüksemburg dediler.

   d. Lüksemburg Bolşeviklerle Menşeviklerin tekrar bir parti çatısı altında toplanmasını savunuyordu. Lenin birleşmeye karşı çıkıyordu. Şubat Devrimi Menşeviklerin gerçek yüzünü açığa çıkardı. Lenin haklıydı.

   e. Lenin Lüksemburg'un  cezaevi yazılarından söz ederken, onun Rus Devrimi kitabından söz ediyor. Lüksemburg kitabının kimi yerlerinde Bolşevikleri eleştirirken yanılıyordu. Avukatı, sevgilisi ve yoldaşı Paul Levi başta olmak üzere Spartaküs önderler bu kitabı yayınlamaması konusunda Lüksemburg'u uyarıyorlardı. O da kitabı yeniden gözden geçirmek koşuluyla yayınlamadı. Ancak sınıf mücadelesinin fırtınalı günlerinde kitabı bir türlü gözden geçiremedi.  biliyoruz ki, bir süre sonra öldürüldü. Paul Levi alçağı Üçüncü Enternasyonal'den atılınca, intikam hırsıyla kitabı yayınladı. Ancak yine de kitabın son tümcesi şudur: Gelecek her yerde Bolşevizmindir. Ve önemli bir kitaptır.

   Yaşasın bulutların, kuşların ve insan gözyaşlarının devrimcisi Rosa Lüksemburg!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar