“Güneşe akın edenlerin” şairi

  • 11.07.2022

   Sevgili yeğenimle doyamadığım sohbetlerde onun engin bilgisinin ışığında edindiğim bilgileri ara ara sizlerle paylaşıyorum. Örneğin Rosa Luxemburg gibi bu kez hepinizin yakınen tanıdığınız Nazım Hikmet’ten konu edeceğim. İnsanlığa zincirlerinden kurtulmanın yolunu gösteren büyük şair Nazım Hikmet’ten...

   Sadece şiirlerini okumak değil, ne anlattığını da bilmek gerek komünist Nazım Hikmet’in. “Güneşe akın edenlerin” şairidir Nâzım Hikmet. "Topraktan, ateşten, sudan ve demirden doğanların" şairidir. Güneşi zapt etmeye yeminlidir. Bunun için "bakır ayakları çıplak kahramanlarla güneşe giden köprüyü geçmiş", "göğsünün kafesinden çıkardığı yüreğini güneşten düşen ateşe fırlatmıştı".

   Yüreğini yoldaşlarının yüreklerinin yanına atanların şairidir Nâzım Hikmet.

   Sosyalizmi, "Sosyalizm/Senin anlayacağın yani/El kapısının yokluğu değil de/İmkânsızlığı/Sosyalizm/Devirmek dağları elbirliğiyle/Ama elimizin öz biçimini/Öz sıcaklığını yitirmeden" diye anlatıyordu hala kızına.

   Hep bir ağızdan türkü söylenildiği, hep beraber sulardan ağ çekildiği, demirin oya gibi hep beraber işlendiği, hep beraber toprağın sürüldüğü, ballı incirlerin hep beraber yenildiği ve yârin yanağından gayrı, her şeyde, her yerde, hep beraber olunduğu bir toplumsal düzen olarak tanımlıyordu sosyalizmi.

*

   Ekim Devrimi ile birlikte soyluların ve burjuvazinin sınıf egemenliğinin yerini; işçi ve asker üniformalı köylülerin, başka bir deyişle çizmeleri karlı olanların nasıl aldığını çarpıcı sözcüklerle dile getiriyordu:

"Ve Neva nehrinde buzlar kızarırken

onlar bir çocuk gibi iştahlı

ve rüzgâr gibi cesur,

Kışlık Saray'a girdiler.

Demir, kömür ve şeker,

ve kırmızı bakır,

ve mensucat,

ve sevda ve zulüm ve hayat,

ve bilcümle sanayi kollarının,

ve küçük ve büyük ve beyaz Rusya ve Kafkasya, Sicilya ve Türkistan,

ve kederli Volga yollarının,

ve şehirlerin bahtı

Rusya'da bir şafak vakti değişmiş oldu.

Bir şafak vakti karanlığın kenarından

karlı çizmelerini onlar,

mermer merdivenlere bastıkları zaman..."

*

Lenin'in ölümünü bir ağıtla karşılıyordu:

"Lambayı yakma, bırak,

sarı bir insan başı

düşmesin pencereden kara.

Kar yağıyor

karanlıklara.

Kar yağıyor

ve ben hatırlıyorum,

Kar...

Üflenen bir mum gibi söndü

koskocaman ışıklar...

Ve şehir

kör bir insan gibi kaldı

altında yağan karın.

Lambayı yakma bırak!

Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların

dilsiz olduklarını anlıyorum.

Kar yağıyor

ve ben hatırlıyorum."

*

   Bir gün memleketine de sosyalizmin geleceğini ısrarla belirtiyordu:

"Ve elbette ki, sevgilim, elbet,

dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,

dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla

bu güzelim memlekette hürriyet."

*

   Kendini sosyalizm davasına adadığını, insanlığa ateşi çalarak ulaştıran Prometheus'un tanrılar tarafından cezalandırılması sonucu attığı çığlıkları umursamadığını şöyle açıklıyordu:

"Kalbimizin ensesinde kıvrılan

yağlı uzun saçlarımız yok.

Güle, bülbüle, ruha, mehtaba, falan filan

karnımız tok.

Ve şimdilik

gönül işlerine vermiyoruz metelik.

Sen bize hiç korkmadan

emanet et karını.

Biz

Prometenin çığlıklarını

doldurup pipomuza

kaba kıyım tütün gibi içiyoruz,

yangın kulesiyle verip

omuz omuza

ufuklarda kızaran gözleri seçiyoruz..."

*

Küba devrimini:

"Fidel de içlerinde 82'nin 12'si sağ kalmıştı

Fidel de içlerinde 12 kişiydiler 56'nın Kasımında

Fidel de içlerinde 150 kişiydiler Aralığında 56'nın

Fidel de içlerinde 500 kişiydiler Şubatında 57'nin

Fidel de içlerinde 1000 oldular 5000 oldular Fidel de içlerinde Fidel de

içlerinde bir milyon yüz milyon bütün insanlık oldular yıktılar

Batista'yı 959'un Ocağında" diyerek selamlıyordu.

*

   İnsanlığın kurtuluşu sosyalizm davasına adamıştır kendini daha 19 yaşında. Bu yüzden yıllarca hapis yatmıştır memleketinin zindanlarında. Gün gelmiş ayrılık çalmıştır kapısını. Terk etmek zorunda kalmıştır memleketini bir şiirinde anlattığı gibi:

"kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir

ben ayrılıkların

kimi insan ezbere sayar yıldızların adını

ben hasretlerin"

   Devrime sevdalıdır Nâzım Hikmet. Bundan ötürü devrimin şairidir. Ayrılıkların ve hasretlerin şairidir bir de.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar