İKİ GÜZEL İNSAN

  • 25.03.2022

   İki güzel insanın birbirlerine olan hasretinin çok güzel bir örneğini anımsatmak istedim.

   Günümüz yaşamında, yaşamakta zorlandığımız koşullarda yitirilen insanlığa örnek bu söyleşi..

   Öyle bir girdabın içindeyiz ki, insan olmanın erdemlerini unutup, günü nasıl kurtarırızın derdine düşmüş olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz...

   Savaşın acımasız yüzünün yanı sıra, tüm yaşayanlar olarak, geçim derdinin umutsuzluğunda, yüzler asık ve solgun, gülmek unutulmuş, komşuluk yok olmuş, yardımlaşma ve de dertlerde sarmallaşma  bitmiş, yorgun ve de solgun benizlerle birbirinden uzaklaşan insanlara dönüştük..

   Çok karamsar bir tablo çizmek istemem ama gerçeğimiz bu..

   Bu tabloyu geçirdiğimiz deprem felaketinde görmüştük..

   Doğal afetin insanların hatalarıyla nasıl felakete dönüştüğünün tanıklığını ettik, hem de en acısıyla...

   Şu anda da farklı depremler yaşıyoruz. Yine insanoğlunun bize dayattıklarıyla....

   Ancak umut, bizi yüreklendirip, birbirimizi görmemize ve de kucaklamamıza, sorunları aşmada sağ duyumuzu öne çıkarmada öncülük edecektir...

   İki güzel insan tutsaklığın umuda dönüşümünü nasıl paylaşıyorsa, bizlerde bir anlamda tutsaklık gibi görünen sorunları, umudun pençesinde aşacağımıza olan inancımla, unuttuğumuz sevgi sözcükleriyle selamlıyorum  sizleri... umut ve sevgimle diyerek....

   NAZIM HİKMET’İ VE ABİDİN DİNO’YU SAYGI VE ÖZLEMLE SELAMLIYORUM

 

 

   NAZIM HİKMET,  Saman Sarısı şiirinde,

   'Sen mutluluğun resmini yapabilir misin ABİDİN?' sorusuna bir resimle değil bir şiirle yanıt vermiş ABİDİN DİNO;

MUTLULUĞUN RESMİ

   Kokusu buram buram tüten

   Limanda simit satan çocuklar

   Martıların telaşı bambaşka

   İşçiler gözler yolunu.

   İnebilseydin o vapurdan

   Ayağında Varna'nın tozu

   Yüreğinde ince bir sızı.

   Mavi gözlerinde yanıp tutuşan

   hasretle kucaklayabilseydim

   seninle, bir daha.

   Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi

   Bağrımıza bassaydık seni Nazım,

   Yapardım mutluluğun resmini

   Başında delikanlı şapkan,

   kolların sıvalı, kavgaya hazır

   Bahriyeli adımlarla düşüp yola

   Gidebilseydik Meserret Kahvesine,

   İlk karşılaştığımız yere

   Ve bir acı kahvemi içseydin.

   Anlatsaydık

   o günlerden, geçmişten, gelecekten,

   Ne günler biterdi,

   Ne geceler...

   Dinerdi tüm acılar seninle

   Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.

   Ve dolaşsaydık Türkiye'yi

   bir baştan bir başa.

   Yattığımız yerler müze olmuş,

   Sürgün şehirler cennet.

   İşte o zaman Nazım,

   Yapardım mutluluğun resmini

   Buna da ne tuval yeterdi;

   Ne boya..''

   Abidin Dino, sanatın her dalında gösterdiği çalışmalarla çağdaş kültürün gelişmesinde çok çaba harcamış bir sanatçıdır.

   Dino, aslında hayatı boyunca çizdiği, bir nevi kartvizit işlevi gören el ve parmak çizimleriyle bilinir.

   Picasso’nun deyimiyle; en düzgün el ve parmak çizen iki kişiden biridir.

   Bu tablosu için, Nazım Hikmet şiir yazmıştır;

   “Bu adamlar, Dino,

   ellerinde ışık parçaları,

   bu karanlıkta, Dino,

   bu adamlar nereye gider?

   Sen de, ben de, Dino,

   onların arasındayız,

   biz de, biz de, Dino,

   gördük açık maviyi.''

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar