Sokak çocuğu ve sokak hayvanı olmak zor yaşamdır!

  • 2.12.2021

   Kendimizin dışındaki yaşama hep yabancıyızdır..

   Bize dokunmayan bin yaşasın dercesine duyarsızlıkla kapadığımız gönlümüz ve gözümüz ne yazık ki insanlığın dramını yaşatır bize..

   Ne kadar acımasız bir yaşamı seçer de ve de ne kadar mutlu oluruz bu dramatik yaşam da..

   O sokağın çocuğunun ve de sokağın hayvanının kendi seçimi olmayan bu yaşamda, ne denli suçumuz olduğunu bilmezlikten gelerek, mutlu mesut yaşarız da, yüzümüz hiç kızarmaz hiç alınganlık etmeyiz...

   Bizim çok sevgili çocuklarımıza ya da torunlarımıza aldığımız canlı ama oyuncak olarak gördüğümüz canları sokağa bırakıp giderken nasıl can acıttığımızı duymayız görmeyiz bile...

   Sokaklarda bizim artıklarımızı toplayan sokak çocuklarına, nedenini bilmediğimiz yitik hayatların, nedenini sormadan hor görürüz, uzak tutarız yaşamdan, hiç vicdanımız sızlamadan...

   Suçluyuz hanımlar ve beyler, çok şeyi değiştirebileceğimiz halde, kör, sağır ve dilsiz olduğumuz için suçluyuz...

   Kendi lüksümüz için bu yaşanmamış hayatları görmemezlikten geldiğimiz için hepimiz çok suçluyuz..

   Sadece suçlayarak kimilerini, yaşamı doğru tutamayız..

   Elimizi yüreğimize koyarak o sıcacık villalarımız da, sıcacık döşeklerimizde yaşanmamış soğuk mu soğuk o yaşamları bir düşünelim, sonra da mışıl mışıl uyuyalım kuş tüyü yastıklarımızda...

   Ben bugün sizinle sokak hayvanlarının yasal haklarını kısaca paylaşmak istiyorum...

   Hani hep onlara biraz su ve biraz yemek vermek için uğraşan insanları suçlamadan önce ,bilmeniz için...

   Sonra karlar altında, yağmurlar altında başlarını sokacakları bir delik aryan o masum yaşamları düşünmeden, o canlarını alarak, bize sunulan kuş tüyü yastıklarda uyumaya devam ederiz..

YASAL BİLGİLENDİRME

-- 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, sahipsiz hayvanların yaşam haklarını YASAL güvence altına almıştır.

-- Hayvanları Koruma Kanunu 3. MADDESİ hayvanların YAŞAM ORTAMINI "Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri ifade eder." olarak tarif eder. BU 3. MADDEYE GÖRE, "sokaklar, parklar, hayvansal doğal güdü ve yetenekleri ile girebildikleri özel veya kamuya ait ayırımı olmadan ağaçlı, yeşil bahçeler ve tüm açık alanlar dahil olmak üzere HER YER kedi ve köpeklerin "doğal olarak yaşadıkları" yerler yani "yaşama ortamları" dır. Yani kanun yaşama ortamını tarif ederken, özel alan veya kamu alanı diye bir ayırım yapmamış, hayvanın doğal yetenekleri ile kendi seçerek yaşayacağı her yeri YAŞAM ORTAMI olarak tanımlamıştır. Her sokak hayvanının yaşadığı semte/alana ait bir sokak/mahalle/site sakini olduğunu belirtmiş ve site/apartman bahçesi gibi ortak alanlarda, sokak hayvanlarının her yerde özgürce bulunabileceğini ifade etmiştir.

-- Hayvanları Koruma Kanunu 18. MADDESİ, "Özellikle kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen gönüllü kişilere yerel hayvan koruma görevlisi adı verilir." hükmü vardır. 18. MADDEYE GÖRE, özel veya genel alan olarak bir ayırım yapmadan, kedi ve köpeklerin "bulundukları bölge ve mahal" her neresi ise(Bir üniversite kampüsü de olabilir.), orada yaşamalarının bu yasa ile güvence altına alındığını ve orada yaşamaları için Yerel Hayvan Koruma Görevlisi gönüllülere sorumluluk ve görev verildiği açıkça belirtilmiştir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.