Yurdum yangın yeri, yurdum sel yeri ama çok güzel..

  • 16.08.2021

   Öyle güzel yurda sahibiz ki, ne yangın ne sel kulun yaptığı hatayı affetmeyip bir yolunu bulup kendini kurtarmanın mücadelesini veriyor…. İçimizin yanmasına aldırmadan, kulun  kendine bir lutfu olan doğayı yok etmeyi başarmaya devam ediyoruz… Umarım doğanın uyarısını dikkate alıp bu güzel memleketi çıkar uğruna yok etmeye devam etmeyiz…

*

   Bir hafta önce çok sevgili bir arkadaşımla Kastamonu gezisi yapmıştık.  Doğanın güzelliği bizi büyüledi..

   Tarihi yapısına sahip çıkılmış, müthiş bir antik kent…

   Konakların, gelen konukları  ağırlamak üzere hizmete sunumu, işletmecilerin gezgincileri ağırlamaları görülüp örnek alınması gerek…

   Sahip çıkılan sadece konaklar değil… Geçmişin tüm kültürleri öylesine sahiplenip yaşatılmaya çalışılmış ki, tüm halk ve yöneticiyi alkışlamak ve örnek almak gerek..

   Küre dağları, Ilgaz dağları ve Cide öylesine alımlı ve albenili ki unutmak mümkün değil… 

   Üzücü olan hemen ardımızdan  gelen selin felaketi beni çok etkiledi…. Eminim Kastamonu yaralarını saracaktır..

*

   Çekme helva yapımını izledik. Hani “helva canım” diyerek geçtiğimiz helvanın nasıl bir emekle oluştuğunu görmek, her zaman emeğin hakkının verilmesinin önemini gösterdi bize…

   Şapka devriminin başlatıldığı Kastamonu’nun, o çok güzel şapkaları büyük bir gururla sergilemeleri görülmeye değer…

   Yöresel bebeklerin müzesi de öyle etkili ki hayranlığınız her an artıyor..

   Yöresel yemekleri ve de pastırmasıyla memleket tanıtımında tavan yapmış Kastamonu…

   En temiz şehir olma gururunu da taşıyor Kastamonu…

*

   Yolumuz Safranbolu’nun güzelliğiyle devam etti..

   İlk karşımıza çıkan çikolata müzesi oldu..

   Müthiş tatlı bir müze…

   Müzede ki tüm yapıtlar çikolatadan.

   Devletin yöneticilerinin portreleri çikolatadan..

   Safran çiçeği çikolatadan.. Safran Safranbolu’nun simgesi olan çok kıymetli bir baharat.

   Müzenin iç kapıları bitter çikolatadan… Bir ufaklık bir kapının kenarını kemirmeden edememiş, çok da haklı..

   Safranbolu’nun da tarihine ve kültürüne sahipliği de olağanüstü..

*

   Tüm bu anlatımları memleketimize sahip çıkılmasının ne kadar önemli olduğunun bilinmesi gerektiğine olan inancımla anımsatmak istedim..

   Belediye başkanımız Sayın Faruk Özlü beyefendiyle neler yapılabileceği konusunda görüş bildirimlerimizle, memleket adına çalışmalarımızı yapmamız gerektiğine inanıyorum..

   Çünkü bu memleket hepimizin.. Bizlerde bu memlekette yaşıyorsak bir köşeden eleştirerek değil, “neyi nasıl yaparda memleketimizi marka yaparız”ın mücadelesini vermeliyiz…

   Bir gurup kadın arkadaşın DAĞ ÇİLEĞİ KÖYÜ projesini, sayın başkanımızla elele  vererek yaşama geçirip, Düzce markası, -örneğin dağ çilekli çikolata gibi- bir çalışmanın zorlu yolunda sabırla yürüyoruz..

   Doğa tüm cömertliğiyle sunum yapmış memlekette.. Ormanlarımız, şelalelerimiz, yaylalarımız, yöresel yemeklerimiz var… Ören kentimiz tarihiyle memlekete kitaplar yazmış…

   Daha ne bekliyoruz memlekette, gelen gezginlere anılar yazdırmak için..

   Biz-siz olayını bırakıp, bu güzel memleketi dillere destan edecek tarihi yazalım hep beraber..

   Canlarımız daha çok yanmadan, sellere kapılıp yok olmadan bu memleketin güzel tablosuna sahip çıkalım…

   Biz istersek başarırız, çünkü inatçı ve sabırlıyız.. 

   Umut ve sevgiyle.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.