ÜNİVERSİTE

  • 27.02.2020
  • Abone ol

 

   Üniversiteler temel olarak üç başlıkta faaliyet yürütmek üzere kurulan kurumlardır. Bu üç başlıktan birincisi eğitim öğretim, ikincisi temel bilimsel araştırmalar ve üçüncüsü ise toplum hizmetleridir.

   Düzce Üniversitesi kurulduğundan beri bu alanların hepsinde her geçen gün yükselen bir çabayla faaliyet yürütmektedir. Henüz yeni kurulmuş bir üniversite olmasına rağmen, kimi yıkıcı siyasetçilerin koltuk kavgasıyla yürüyüşünü kesintiye uğratmaya çalışsa da, bu yıkıcı siyaset girdabından kurtulduktan sonra önemli gelişmelerle yoluna hızla devem etmektedir.

   Temel bilimsel araştırmalar konusunda ise önemli çalışmalar yapmakta ve bu çalışmalar gerek yerel, gerekse ulusal düzeyde kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Dünyada bir tek Efteni Gölü bölgesinde yetişen ve Düzce Üniversitesi’nin ilgili hocalarının keşfettiği ‘Düzce Sultanbaşı Çiçeği’ bunlardan sadece biridir.

   Bu bilimsel çalışmaları yürüten Düzce Üniversitesi’nin değerli çalışmalarının şehre hizmet veren hem kamu, hem de özel teşebbüslerin yapmış olduğu hizmetler de mutlaka bilimsel bir ayak olarak dikkate alınması gerekir. Halk için bilim üreten bu değerli kurumun her faaliyette görüşünün mutlaka alınması gerekir. Çünkü halk için değer üreten bu kurum, yine halk için yapılacak bir faaliyetin sıhhati ve selameti açısından sürecin içinde olmazsa olmazdır.

   Yönetenler ve bazen de halk için ortaya koydukları bilimsel çalışmalar bazen çok memnuniyet yaratmasa da, toplumun toplam selameti açısından hayati önemdedir. Tam bununla ilgili geçen aylarda yaşanan bir olay kamuoyuna çok yansımasa da duyduğumda beni çok rahatsız etmiştir.

   Düzce Valiliğine bağlı sulak alan komisyonu diye bir komisyon ilimizde faaliyet göstermektedir. Bu komisyonun bileşenlerinden biri de Düzce Üniversitesi’dir. Üniversite adına bu kurula katılan Prof. Dr. Necmi AKSOY, Doç. Dr. Akif KETEN ve Doç. Dr. Deniz YAĞLIOĞLU’dur. Komisyonda Güzeldere Şelalesine giden yolun genişletilme çalışması ele alınmaktadır. Yapılan yol genişletme çalışmaları daha önce ilan edilen koruma alanının sınırları içerisindedir. Dolayısıyla yapılacak bir çalışmanın Milli Parklar başta olmak üzere üniversitenin de kontrolünde yapılması gerekmektedir.

   Ancak ne olduysa burada bir aksaklık ortaya çıkmış ve koruma alanı tahrip edilmiştir. Dolayısıyla üniversite hocaları duruma itiraz ederek, bilimsel olarak korunması gereken alanın dışına çıkıldığını iddia etmektedir. İddia o ki tam bu komisyon toplantısında toplantıya başkanlık eden Vali Yardımcısı Yakup TATOĞLU hocaların konuşmasına müsaade etmiyor ve bunun üzerine bizim burada konuşmamıza gerek yoksa dışarı çıkalım serzenişinde bulunan hocalara o zaman dışarı çıkın diyor. Burada ‘o zaman dışarı çıkabilirsiniz’ demek en hafif tabirle toplantıdan bilim insanlarını kovmaktır. 

   Ben konuyla alakalı ileride daha detaylı araştırma hakkımı saklı tutarak başta Vali Yardımcımız olmak üzere, tarafları dinledim. Toplantıda hocaların dışarı çıkarılması olayına Vali Yardımcımız yaşanmadığını söyledi.

   Gerçekleri diğer muhataplarla konuşup elbet ortaya çıkartacağım. Ancak yöneticilerin daha dikkatli olması ve ömrünü bilimsel çalışmalara yani halka adamış insanlara biraz daha özenli davranmaları gerekir.

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • Peri Arbak
    Peri Arbak
    27.02.2020 20:14

    Bir kentin sorunları tartışılırken ilk söz BİLİM İNSANLARINDA olmalıdır. Bilim insanları verilerin analizinden harekete geçer ve çözüm yollarını popülizme kaymadan, birilerine şirin görünmeye çalışmadan ifade ederler. Adı geçen 3 bilim insanını dürüst tutumlarından dolayı tebrik ediyorum. Bırakın dışarı çıkarmayı bilim insanına güleryüzlü, ve saygılı davranmamak, önemsememek dahi çok şansız bir tablodur ve umarım Telat beyin araştırmasıyla ortaya çıkar. Üniversiteler hak ettikleri saygıyı görmelidir, yoksa saygıyı hak etmiyor muyuz?