YENİ YIL VE EKONOMİK BUHRAN

  • 28.12.2019

 

   2019 yılını geride bırakarak yeni bir yıla başlamamıza sayılı günler kaldı. Geçtiğimiz yıl ülkemiz tarihi açısından çok önemli olayların yaşandığı ve uzunca bir süre konuşulup unutulamayacak bir yıl oldu.

   Bu önemli olayların içerisinde bana göre en önemli olayların başında şüphesiz 31 Mart yerel seçimleri gelmektedir.

   Siyasi hayatı boyunca neredeyse hiç seçim kaybetmemiş olan iktidar, bu yerel seçimlerde en büyük nüfusa sahip ve yaklaşık 25 yıldır yönettiği İstanbul başta olmak üzere sırasıyla Ankara, Mersin ve Adana gibi illerde belediye başkanlığını CHP’ye kaptırdı.

   İstanbul’da seçim kaybetmeyi bir türlü hazmedemeyen iktidar, türlü gerekçelerle seçimi yeniletse de bu sefer daha fazla oy farkıyla karşı karşıya kalarak neredeyse hezimete uğradı.

   Bir tarafta adı neredeyse hiç duyulmamış küçük bir ilçenin belediye başkanı ve diğer tarafta ise başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bakanlar, milletvekilleri, valiler, belediye başkanları, adliye, polis teşkilatı yani aklınıza kim gelirse tüm devlet kuruluşları. Ancak ne yapıldıysa nafile, bir işe yaramadı ve küçük bir ilçenin belediye başkanı karşısındaki tüm güçleri alt ederek tekrarlanan seçimi yeniden kazanmayı bildi.

   Siyaset bu işlerle uğraşırken, iktidarın yıllardır sürdürdüğü yanlış politikalar sonucunda alışkanlık haline getirdiği karşılığı olmayan kazanç ve borçlanmayı temel alan bir ekonomik düzen yarattı.

   Bu düzen içerisinde sürekli borçlanmadan kaynaklı para akışı sağlandı.

   Siyaseti doğru yönetemeyip yanlış politikalar sonucu borçlanmayı yapamaması ise para akışını sekteye uğrattı.

   Zaten temeli ve dayanağı olmayan bu çarpık ekonomik model, en küçük bir sektede ise bugün açıkça görüleceği üzere ülkenin ekonomik sisteminin darmadağın olmasına sebep oldu.

   Sistem darmadağın olunca da ülkede geçim sıkıntısı, açlık, sefalet, iflaslar, intiharlar, yıkılan aileler ve icralar birbirini kovalar hale geldi.

   Tüm bu yaşanan süreci her ne kadar İktidar kriz diyerek adlandırmasa bile, bana göre bu yaşanan süreç kriz diye adlandırılamaz.

   Bana göre bugün ülkemizde yaşanan bu durumun adı Ekonomik Buhrandır.

   Bu ekonomik buhrandan çıkmak o kadar kolay değildir ve toplum açısından çok büyük trajedilerin yaşanmasına sebep olacaktır.

   Dolayısıyla kapanan fabrikaların ve işsiz kalan yığınların olmasına sebebiyet veren, çiftçilerin tarlalarını ekilemez hale getirip borç batağına saplanmalarına neden olan, esnafın siftah yapamadan dükkanını kapatmasına sebep olan, her gün iş aramak için İş-Kur binalarının ve kahvehanelerin hınca hınç dolu olmasını sağlayan şey, yaşanan Ekonomik buhrandır.

   Ekonomik buhranın yaşanmasını ve ortaya çıkmasını sağlayan asıl sebep, ülkeyi yanlış yöneten siyasi iktidardır.

   Artık tabiri caiz ise denizin tükendiği ve hakim siyasetin ülkeyi yönetemez hale geldiği günleri yaşıyoruz.

   Ülkemizin neredeyse tüm kurumları işlevini kaybetmiş ve ehliyet ile liyakat karinesi rafa kalkmıştır.

   Tüm bunların bir sonucu olarak artık ülkede adalet kalmamış ve açlık yığınları ortaya çıkmıştır.

   Yeni yılı tüm bu olumsuzluklar içerisinde karşılıyoruz.

   Umarım 2020 yılı hepimiz için büyük ekonomik buhrandan çıkıldığı ve herkesin mutlu mesut yaşadığı günleri hepimize bir an önce getirir.

   Şimdiden tüm Düzcelilerin yeni yılını kutluyor sağlık ve afiyet diliyorum!...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.