ERDEM VE İRFAN SAHİBİ OLMAK

  • 4.07.2022

   Tekrardan merhaba değerli okurlar.   Bu yazımızda özellikle biz insanlara has bir özellikten ‘’ERDEM’’den bahsedeceğiz. Peki, öyleyse erdem nedir?

   Erdem,  insanca kabul edilen güzel davranışların benimsenmesi ve hayatın her alanında, her zaman uygulanmasıdır. Bir bakıma erdemlik ahlaki açıdan doğruluktur ve tutarlılıktır. Erdemli insan, yanlışın peşinden gitmeyen, doğruyu savunan, benimseyen insandır. Erdemli insan komşusu farkına vardığında utanacak bir hareket yapmaz.

   Erdem; yiğitlik, doğruluk, dürüstlük, bilgi sahibi olmak, güvenilir olmak, kararlılık, cesaret, ölçülü ve dengeli olmak, kendini bilmek gibi toplum tarafından kabul edilen doğru, güzel, iyi davranış kalıplarının benimsenmesi ve ona uygun davranılmasıdır.

   Erdem, iki yüzlü olmamaktır; riyakarlıktan uzak; kendiyle tutarlı;  insanlara yol gösteren; örnek olan davranışların benimsenmesi ve uygulanmasıdır. Erdemli insan sözüne güvenilir, iyi insandır. Toplumda böyle bir insan olarak bilinmek tanınmak istemez misiniz? Şimdi, güzel insanların bu konu üzerinde söylediklerine bir bakalım:

   "Toprak gibi olmalısın. Ezildikçe sertleşmelisin. Seni ezenler sana muhtaç kalmalı. Hayatı sende bulmalı.” (Can Yücel)

   "Onur, erdemin armağanıdır.”   ( Çiçero)

   "Insanlar eşittir; doğum değil, erdemdir farkı yaratan."  (Voltaire)

   "Tüm erdemlerin temel özelliği, yükselme yolunda sürekli bir çaba, bizzat kendinle mücadele, daha büyük ve derin bir saflığa, bilgeliğe, iyilik ve sevgiye yönelik doymak bilmez bir istektir."   ( Goethe)

   "Erdem akla uygun davranmaktır."   ( Spinoza)

   Erdemlilik, aptallık da değildir. Çünkü erdemli insan aklı savunur.

   Erdemli olmak hünerdir. İnsan erdemli olarak yaşamazsa, ne için yaşar ki!

    Bütün toplumlarda erdemli insanlar övülmüştür. Toplum içinde kendinden emin olunan insanların genel özelliği erdemli oluşlarıdır.

   Erdemli insan yalan söylemez, kimseyi aldatmaz, verdiği sözü yerine getirir, başkasının hakkına tecavüz etmez, insanların arkasından dedikodu yapmaz, yalan söylemez, başkalarına şirin gözükmek için inanmadığı değerleri savunmaz, her durumda adaletli olmaya gayret gösterir, kendisi için istediği şeyleri kardeşleri için de ister, kibirle küçülmez, bozgunculuk yapmaz.

    Erdem karakter tamlığıdır. Değiştirilemez. Erdemli insan bilgisi ve donanımıyla öfke kusan bireyin iç huzurunu sağlar. Olumsuz düşünceyi olumluya çevirir. Bireyin olgunlaşmasını ve içe dönmesine yardımcı olur. Barışçıdır. Özü sözüyle, ahlak yapısıyla saygınlık uyandırır. Bu insan paylaşmayı sever sohbeti doyurucu ve haz vericidir.

   Bilgelik vasıfları taşır. Düşüncesinin gelişime açık olması, yaşama bağlılığı ve insanları sevmesi kişiye bu özellikleri kazandırır. Bu insanın olaylar karşısında kayıtsız kalması mümkün değildir. Duyarlı olması, çözümü barış yoluyla halletmesi onun görevidir.

   İnsan olarak doğarsınız. Ancak erdemli olamazsınız. Bu karakter bütünlüğüdür değiştirilemez...

ERDEMLİ İNSAN NASIL OLMALIDIR?

   Erdem, insanın tam bir ahlaki olgunluğa ulaşması demektir.

   Ahlaklı insan dediğimiz zaman genellikle ahlak kurallarına uygun bir hayat yaşayan insan aklımıza gelir, ama erdem sahibi insan ondan da ileridedir. Erdemli insan kendisinden beklenenin daha fazlasını verir, ahlak konusunda başkalarına hep örnek olur. Çok kimsenin ahlakı yasaklara uymak şeklinde kendini gösterir, erdemli insanın ahlakı böyle pasif değildir. O yapılması yakın olandan kaçınmakla beraber, yapılması gereken şeylere özellikle önem verir ve onlarla uğraşır.

    Mutluluk kesin tarife gelmeyecek kadar kaypak ve insanlara göre değişen bir şeydir. Ama mutluluğu yapan unsurlardan birinin ve belki en önemlilerinden birinin erdem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Erdemli insan, hatta herhangi bir ahlaklı insan, vicdanı rahat olan insan demektir. Kendi kendisiyle hesaplaştığı her zaman kurtulur, vicdan huzuru içinde yaşar İnsanı en fazla sıkıntıya düşüren şey suçluluk duygusudur, yani vicdanının kendisini suçlu çıkarmasıdır.

   Erdemli insan bu türlü suçlamalarla hiç karşılaşmaz Fakat insanın kendini haklı ve masum görmesi onu mutlu etmeye yeter mi, başkaları tarafından suçlanan veya pek çok şeylerden mahrum yaşayan bir insan nasıl mutlu olabilir? Bu soruya kısaca şöyle cevap verebiliriz: Sadece erdemli olmasından dolayı mahrumiyet içinde yaşayan insan sıkıntıları hiçbir zaman önemsemez. Maddi bir eksiklik onu kısa bir zaman içinde ve yine maddi bakımdan sıkıntıya sokabilir. Ama manevi bir kusurun verdiği rahatsızlık onu her an ölümüne kadar takip eder. Ahlakdışı yollardan servet ve şöhret sahibi olan kimselerin gizlice çektikleri derin ıstırabı dile getiren yüzlerce masal, öykü, roman, tiyatro eseri vs de gösteriyor ki, insanlar erdem ile mutluluk arasındaki ilişkiyi iyi anlamışlardır. Erdem, ahlak kurallarına karşı pasif bir boyun eğme değildir, demiştik. Belki de bizim mutluluğumuzun başlıca sebeplerinden biri ahlaki konularda bir şeyler yapmış olmanın verdiği tatmin duygusudur. Erdem derecesinde bir ahlaki eylem, tıpkı bir eser yaratmak suretiyle yaratıcı gücünü ve kişiliğini ifade ederse, erdem sahibi kimse de böylece sıradan bir varlık olmaktan kurtulur ve varlığını ahlaki eylemiyle devam ettirme fırsatı bulur.

   Bir dahaki yazımızdaki buluşmak dileğiyle. Hoşçakalın, dostça kalın..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.