Profesör Dr. Kayıhan Pala’nın söyleşisi birilerini çok rahatsız ediyor!

  • 3.07.2020
  • Abone ol

 

   Halk Sağlığı Hocası Profesör Dr. Kayıhan Pala’nın Bursa’da COVID-19 Hakkındaki 21 Nisan Söyleşisi Birilerini Çok Rahatsız Ediyor!

   Size 27.02.2020 tarihli köşe yazımda Profesör Dr Kayıhan Pala’yı tanıtmıştım. Son paragrafı tekrar aldım köşeme;

   Dr. Pala’nın Termik Santraller ve hava kirliliği ilişkisini bilim insanı, sosyal önder kimlikleriyle ısrarla teşhir ettiğini görüyoruz. O katıksız bir bilim insanı, neden?

  • Bilimsel araştırmalarını tutarlılıkla, yıllar boyunca temel bir ya da en fazla iki alanı seçerek ve o alanlarda literatür taramasıyla derinleşerek yapıyor,
  • Bir halk sağlığı uzmanı olarak Bursa’da “En çok öldüren ve sakat bırakan” sağlık sorununu ele alan araştırmalarıyla, bilimsel ekibini kurarak yürütüyor,
  • Bilimsel çalışmalarını yazdığı için bazı araştırmacılarda gözlenen “Ben bunu daha önce söylemiştim, keşke yazsaydım” hayıflanmasını yaşamıyor,
  • Bilimin siyasi otoriteden bağımsız olması gerektiğini sürekli olarak vurguluyor.

   Sevgili Pala gene rahat durmadı ve bu kez de Bursa’da COVID-19 hastalığının boyutlarını 21 Nisan 2020 tarihinde en Bursa yerel haber sitesiyle paylaştı ve 2 ay sonra önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilen ve Başsavcılık tarafından tarafından “Görevsizlik” kararıyla Uludağ Üniversitesi’ne gönderilen soruşturmanın hedefi oldu. Röportajda özetle şunları diyordu;

  • 'SALGININ GİDİŞATINI EN İYİ ANLATACAK VERİLER ÖLÜMLERDİR'
  • 'COVİD-19 YÜZÜNDEN ÖLEN ÇOK DAHA FAZLA HASTA VAR'
  • 'BURSA'DA VAKA VE ÖLÜM SAYILARI AÇIKLANANIN ÜZERİNDE'; “Geçenlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bursa'da 2700 vaka ve 60 ölüm olduğunu açıkladı. Bize ulaşan bilgiler bunların çok üstünde. Dün itibariyle bana ulaşan bilgilerden derlediğim rakamlar Bursa'da vaka sayısının 4 binin üzerinde olduğunu, ölüm sayısının da 60'ın çok daha üzerinde olduğunu gösteriyor. Bana bugüne kadar 20'nin üstünde yakınını Covid-19 kliniklerinde kaybetmiş ama ölüm raporuna bulaşıcı hastalık ya da Covid-19 yazmayan benim tanıdığım insan müracaat etti.”
  • 'BURSA ÖLÜM SAYILARININ EN FAZLA ARTTIĞI 3 İLDEN BİRİ'; “E-Devlet üzerinden yaptığı incelemelere bakacak olursak Bursa İstanbul'dan sonra Trabzon ile birlikte 1 Ocak ile 20 Nisan arasındaki ölüm sayılarının 2016'dan bu yana son 5 yılla kıyaslandığında en fazla artış gösteren illerden bir tanesi. E-Devlet üzerinden ölüm nedenlerini görmek mümkün değil ama ölüm sayılarındaki artışın bu pandemi dönemine denk gelmiş olması bu ölümlerin önemli bir bölümünün pandemiyle ilişkili olabileceğini düşündürtüyor bize.”
  • 'BURSA SAĞLIKTA GERİ BIRAKILDI'; "Sağlık Bakanlığının sayfasına girdiğimizde Bursa'da yalnızca tek test merkezi çıkıyor. Bu Bursa açısından kabul edilebilecek bir şey değil. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi yıllardır testler yapan bir fakülte. En başından beri yetkilendirilmedi. Bursa Şehir Hastanesi'ne 500 milyon euronun üzerinde para harcadık diye övünüyorlar ama ilk referans hastanesi olarak gösterilmesine ve en fazla vakanın da orada yatıyor olmasına rağmen uzun zaman boyunca test yapamadılar.”
  • 'SAĞLIK BAKANI İLK VAKADAN 1 AY SONRA FİLYASYON DEDİ''SAĞLIK BAKANI İLK VAKADAN 1 AY SONRA FİLYASYON DEDİ';"Sağlık Bakanlığı en başından beri pandemiyi hastanelerde karşılama yönünden olaya baktı. Oysa salgınlar hastanelerde kazanılmaz. Bütün dünyada bunun yolu yayılmasını engellemek yani sahada olmaktır. Bakanlığın sahada savaşın yürütülmesine ilişkin yaklaşımı çok geç ortaya çıktı. Bakan, ilk doğrulanmış vakanın üzerinden bir ay geçtikten sonra filyasyon kavramından söz etmeye başladı. Oysa daha Ocak'ın ikinci haftasında hastalığın insandan insana geçtiği ve büyük bir salgın yaratabileceği açıklanmıştı. Bu ekiplerin çok daha önceden hazır olması gerekirdi. Ekiplerin hazır olmamasının temel nedeninin de sağlık sistemindeki problemler olduğunu söylemeliyiz. Normal bir sağlık sistemi salgınla karşılaşınca filyasyon ekibi kurmaz, elinde zaten vardır. Bizim de vardı ama çok sınırlı sayıdaydı. Sonradan filyasyon eğitimi hiç almamış hekimlerin bulunduğu ekipler kurularak bu iş yürütülmeye çalışıldı. Filyasyon yaptığınızda gidip temaslı kişiye belge imzalatıp siz evden 14 gün ayrılmayın demek de filyasyonu tam olarak yaptığınız anlamına gelmez. Temaslı kişiye tarama testi uygulamanız gerekir. Türkiye'de hala her temaslı kişiye tarama testi uygulanamadığını öğrenmiş bulunuyoruz."
  •  
  • Söyleşinin tümünü http://www.enbursa.com/haber/bursa-da-vaka-ve-olum-sayilari-aciklanandan-daha-yuksek-116202.html sitesinden okuyabilirsiniz, üstünden 2 ay geçse de çok yararlı, uyarıcı bir söyleşi.

   Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin bir öğretim üyesi olarak birkaç soruyla birlikte, beklentilerimi de köşemde iletmek istiyorum.

-Toraks Derneği’nin 19 Nisan tarihli basın açıklamasından çıkan veriler, İstanbul ve Trabzon’da E-Devletteki defin verileri kullanılarak elde edilen 2020 yılına ait haftalık toplam defin sayıları, aynı dönemdeki 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait

toplam defin sayıları ile karşılaştırılmıştır. Sonuçta, 2020 yılındaki ölüm sayılarında

diğer yılların aynı dönemine göre istatistiksel olarak anlamlı artış bulunmuştur (Türk Toraks Derneği, COVİD 19’a bağlı ölümlerin yüksekliğinden endişe duyuyor. Basın Bildirimizi sizlerle paylaşıyoruz).

Grafik 1: İstanbul’da haftalık vefat sayıları

Grafik 2: Trabzon’da haftalık vefat sayıları

Grafik 3: İstanbul’da gün başına düşen defin sayısı

Grafik 4: Trabzon’da gün başına düşen defin sayısı

Görüleceği üzere sadece E-Devlet kanalıyla elde edilen veriler dahi sayınDr Pala’nın savlarını desteklemektedir.

-Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 28 Mart tarihinden itibaren COVİD-19 YETKİLİ LABORATUARI ilan edilerek öncesinde Bolu’ya gönderilen örneklerin Düzce’de değerlendirilmesi sağlanmıştır. Laboratuarımız Düzce’nin tetkik gereksinmelerini tam anlamıyla karşılamıştır. Neden sayın Pala Uludağ Üniversitesi’nin var olan alt yapısının kullanılmadığını, Şehir Hastanesi’nin uzun zaman test yapmadığını sorguluyor? Neden bu sorulara şeffaf yönetim uyarınca yanıt verilmeyip Dr hakkında soruşturma açılıyor? Sorular basit;

BURSA ŞEHİR HASTANESİ’NDE COVİD PCR VE DİĞER TESTLERE KESİN OLARAK NE ZAMAN BAŞLANDI?

GÜNDELİK BAŞVURU KAÇ KİŞİYDİ VE GÜNDELİK TEST SAYISI KAÇTI?

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NİN ALT YAPISINDAN NEDEN YARARLANILMADI?

  • Ülkemizde genel olarak filyasyon çalışmalarının geç başladığını sadece Pala hoca değil tüm ulusal, uluslararası Halk Sağlığı otoriteleri kabul eder. Naçizane bir Göğüs hastalıkları hocası olarak ben de imzamı atarım bu gerçekliğe. Ama örneğin Düzce’de berber ve kuaförlerin en az bir kez PCR çalışmasından geçirildiğini biliyorum. Burada da henüz genç bir kent olan Düzce’de hedefe yönelik taramada iyi adımlar atıldığını söyleyebilirim.

   Bir öğretim üyesi olarak beklentilerim;

  • Uludağ Üniversitesi yönetimince, Sayın Kayıhan Pala hoca hakkındaki “halkı yanlış bilgilendirdiği” ve “paniğe yönlendirici açıklamalar yaptığı” iddialarının bizzat bilim dışı ve halkı tehlikeli pandemi karşısında rehavete iten suçlamalar olduğunun kamuoyuna açıklanması,
  • Pala hocanın Üniversite kurumunun alt yapısının yeterli olduğu halde başvurulmamasının yanlış olduğu beyanının arkasında olduklarını açıklamalarıdır.

Akademinin bağımsız, her zaman gerçek bilginin yanında olduğunu tekrar göstermenin tam sırası. Umutla bekliyorum!.

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.