Yangınlar, Konya hadisesi ve ahvalimiz

  • 6.08.2021

   Maalesef ülkemizde son haftalarda yaşanan olaylar tüm bakış acımızı ve hayatımızı etkiledi.

   Biri malum ülkemizin akciğerlerini sömüren yangınlar diğeri Konya Meramdaki bir ailenin katledilmesi… İki olayı da ayrı ayrı incelerken ülke ve milletçe ne hazin durumlar içerisinde olduğumuzu bir kez daha görmemiz gerekiyor.

   Değerli dostlar,

   İklimlerinin değişiklik göstermesi, küresel ısınma diye tanımladığımız durumlar bütünü nedeniyle dünyanın birçok yerinde yangınlar maalesef ki ormanların yanmasına sebep oluyor adeta tabiat insana karşı kinini kusuyor.

   Ülkemizde ise bu durum biraz farklı kabul görüyor, bir grup bunların terör ve komşu ülke istihbarat örgütleri tarafından yapıldığını düşünürken bazıları bu kontrolsüz yangınların turizm bölgelerinin imara açılması için çıkarıldığı kanısında…

   İki düşüncede insanımızın ne denli politize olduğunun, başımıza gelen her türlü durumu siyasi yorduğunun aslında bir göstergesi, bu yorumlar ülkemizin birlik ve bütünlüğünü toptan yıkarken siyasi ikbal ve hedefler için ne denli alçaklaşabileceğini gösteriyor. Orman kundakladığı için tutuklanmış kişi sayısı sadede bir iken onlarca linç videosu sosyal medyada geziyor. Durum gerçekten kritik devlet eğer ormanları yaktığından şüphelendiği bir örgüt yada istihbarat ağı var ise bunu açıklamaktan imtina edeceği kanısında değilim. Hal böyle iken en büyük şüpheli kabul edilmiş Yunanistan’daki yangınlarında gözden kaçırılmaması gerekmektedir.

   Herşey bu kadar ortada iken bu yanan alanlarla ilgili bir kanun düzenlemesi yapıp imara açabilecek o babayiğit kimse yangınlardan sonra göreceğiz. Ben öyle bir babayiğitin (kalleşin) ülkemizde olduğu kanaatinde değilim fakat siyaset anlayışımızdaki eleştiri dozları o kadar zelil durumda ki devlete olan güvenin sarsılması için her türlü fırsatı değerlendiriyor.

   Cumhurbaşkanı ülkenin başı olarak bu afet bölgelerini ziyaret etti yaraları sarmada devlet üstüne düşeni yapacak dedi, bunlar güzel durumlar fakat o çay kolisini hangi üst akıl düşündüyse ortaya çıkan tüm iyi niyeti katlettiğini de bilinmesi gerekir.

   Sıcaklık artışları bu tabloları önümüzdeki senelerde de yaşayacağımızı göz önüne koyuyor, son bahar döneminde bu bölgelerde özellikle yangın yolları açılması ve tedbirler alınması gerekmektedir. Bu memleket ağacını diker, yeniden afet bölgelerini yemyeşil yapar fakat ihmal kabul edilemez bir durumdur. Yangın çıkan yerlerdeki siyasi tercihleri göz önüne koyup buralarda siyasi ayrımcılık yapıldı demek çok tehlikeli bir söylemdir, ülkemizi ayrıştıracak büyük bir hatadır. İktidarı muhalefeti yangın bölgelerinde iken omuz omuza ateşe su dökmenin erdemi varken ne gerek var didişmeye…

   Değerli Dostlar,

   Geçtiğimiz hafta Konya Meram’da tüylerimizi diken diken eden bir olay yaşandı, aynı aileden 7 kişi maalesef dengesiz ruh hastası 1 komşu tarafından hunharca katledildi. Olayın neden olduğu, kim veya kimler tarafından yapıldığı, hangi saiklerle gerçekleştiği gibi durumların hiçbirisi belli değilken sosyal medya maymunları tarafından çizilen senaryo az kalsın geri dönülmez olaylar meydana çıkaracaktı. Kendisini konumlandırdığı rezil yer itibariyle pkk-hdp öyle bi propaganda yaptı ki hepimiz hayretler içerisinde izledik. Olayla ilgili kamera kayıtları ve daha önce cereyan eden olaylar silsilesi yavaş yavaş ortaya çıkınca maskeler düştü.

   Bu elim olay bir kez daha gösterdi ki kişisel hırslarına “milliyet” “millet” gibi kavramlar sokmak tehlikeli iştir, siz ülkenin bir köyünde sen Kürtsün istemiyoruz, Türksün istemiyoruz diye kendi hevangereği konuşursan, ülkenin her tarafındaki insanları zan altında bırakır ve o insanları birbirine bilersin. Sonra o bilenen bıçağın kimi keseceği belli olmaz. Millet ve Milliyetçilik kavramları etnik kökenler üzerinde tahakküm sahaları meydana çıkarmaz, çıkarmaması gerekir. Milliyetçilik kavramlarımız etnisiteleri tek ve bir düşünerek kültür kurumları ile inşa edilmezse sonu felaket olur. Kardeş olmak zorunda değiliz fakat birbirine tahammül eden birbirinden rahatsız olmayan insanlar olmak zorundayız. Ülkemizin bir kere daha tahammülsüzlükle karışmaya onlarca insanın kanının dökülmesine ihtiyacının olmadığını görmek hem siyasilerin hemde toplumun tarihe borcu olarak kabul edilmelidir.

   Şehrimizde ve ülkemizde baş gösteren göbekten konuşma, hevesten konuşma ve hırstan konuşma gibi hastalıklarının bir an önce terketmezsen başımıza gelecek çok şeyler olduğunu görmek için müneccim olmaya gerek yok diyerek iyi haftalar diliyorum.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.