DÜZCEMİZ’İN YENİ MEVZİSİ

  • 12.03.2021
  • Abone ol

   8 Mart Kadınlar Gününde gerçekleşen AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Kongresinde Vekilimiz Sayın Ayşe KEŞİR hanım ile Düzce rüzgarı estiğini yürekten söylememiz gerekir. Düzceliler olarak arkamıza yaslanıp, şehrimizin bürokraside yeni bir “mevzi” daha kazanmasını keyif ve mutlulukla izledik.

   Yıllarca devletimizin en mahrem konularında bürokratlık yapmış, en önemli bakanlıklardan birinde Bakanlık yapmış ve şimdide memleketine hizmet etmek için Belediye Başkanlığı görevinde her dakikasını Düzce’ye daha fazla hizmet getirmek üzere kurgulayan Sn. Dr. Faruk Özlü’ye ciddi bir omuz daha geldiğini gördük.

   Ülkemizin geleceğini ilgilendiren konularda şehrimizden birinin, içimizden birinin, yeniden Düzceli birinin Cumhurbaşkanının en has dairesinde olmasını Düzceliler olarak daha fazla ciddiye almalıyız.

   Ülke siyasetinin çeyrek asrına damga vuran Ak parti tarafında tüm Türkiye’ye örnek gösterilen model Türk Kadını imajını şehrimizden seçmesi; Sayın vekilin bilgi, liyakat ve siyasi tecrübedeki seviyesinin tescillendiğinin açık göstergesidir.

   Ayşe Hanım şimdi teşkilat ve hareket kabiliyetini tüm Türkiye üzerinde uygularken, Düzceli hemşerileri olarak bizde bu hareketin olumlu taraflarını her sahada göreceğiz.

   Düzce kadını için övünç, şehrimiz siyaseti için yeni bir mevzi kazandığımızın özetiyle bu önemli görevde bütün şehir olarak Sn. Genel Başkanımıza destek olmalıyız. Hem yerel, hem de genel siyasetin kudretli tarafında yer alan misyon temsilcilerimize her alanda değer katmalıyız.

   Ankara nezdinde Sn. Faruk ÖZLÜ ile “güçlü” olmanın getirisini belediyemizin başlattığı “kalkınma ve dönüşüm” hamlelerinden zaten bilen Düzcelilerin yeni mevziisinin her siyasi partiye memleketimize hizmet noktasında yol açacak olmasını da ek getiri olarak görmek gerekir. Düzceli Bakanlık aldı, Genel Başkanlık aldı yani Düzceli Ankara’da kıymetli, Düzceli’nin oyu’da Ankara’da kıymetli, bu kıymeti bilmeli ona göre davranmalıyız.

**

   Ülke gündeminin bizim nazarımızda en önemli olayından çıkıp yerel masamızda ne var diye de bakmak icap edecektir.

   Planlı programlı işlerin yürüdüğünü görme keyfinin yanında, yine önceden yorum yapma hastası dostların rahatsızlıklarının nüksetmesini hayretle izliyoruz. Bir proje çizilir, o proje başlarken proje alanı şantiye sahasına döner, kırılır, yıkılır ve sökülür ki yenisi yapılabilsin, proje uygulanabilsin. Bismillah denilen her işe “olur mu” diye başlamak proje bitiminde “güzel oldu”larla utanca dönüşür. Bu duruma düşmemek için başlangıçta sabır, bitişte varsa eksik “eleştirmek” veya “taktir etmek” icap etmelidir.

   Ağaç söküldü, taş kırıldı hamasetinin yanında takvimlenmiş işleyen bir sistem bütünü var. Lütfen bekleyiniz demek için her uygulamada bu belediye uyarı yapacaksa ciddi sosyo-psikolojik sorunlarımız var demektir. Bu sorunları şehrimiz siyasetine yansıtarak hiçbir şey kazanamayız. İstanbul caddesi projesi, Cedidiye meydan, millet bahçesi, cephe düzenleme, asar deresi rekreasyonu bitsin konuşalım, başlayınca olumsuz eleştiri yapmanın manası nedir. Her taş kaldırana, her taş koyana sövmenin alemi nedir?

   Muncurlu Park Göletinin belediyemize geçtiği haberini sevinçle aldık, bu proje tamamlandığında, yenilenmeleri sağlandığında şehrimiz bir güzelliğe, bir sosyal değere daha sahip olacak, bundan hepimiz faydalanacağız. Görsellerden aldığım izlenim sosyal donatıların hâkim olduğu şehir merkezine yakın yeni bir nefes alma sahamızın oluşacağı noktasında. Bunu belediyemiz ve şehrimiz için kazanım görmeliyiz. Göletin tertemiz olduğu insanların yeşile ağaca doyduğu bu gibi alanları oluşturmak siyasi beceri ister. Bu beceriyi konuşturanlara, uygulayanlara destek olmanın borcu ile sağlıklı günler dilerim.

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.