MAVİ SAKAL

  • 14.12.2019
  • Abone ol

 

   İnsan olmak seni savunmasız yapar.  

   “Birçok kadının bir anne kurdun yok ediciler konusunda yavrularına verdiği eğitim kadar bile temel eğitimi yoktur.

   Anne kurt şöyle der; “Tehditkarsa ve senden büyükse kaç; daha zayıfsa, bak ne istiyor; hastaysa, yalnız bırak; dikenleri, zehri, sivri dişleri ya da keskin pençeleri varsa, geri dön ve ters yöne git; güzel kokuyor, ama metal çenelerle sarılıysa, onunla birlikte yürü” der ‘Kurtlarla Koşan Kadınlar’ kitabında.

   Yine kitapta Mavi Sakal öyküsü vardır. Mavi Sakal, zalim bir soylu ve karısını konu alan bir Avrupa masalıdır. Onun yasaklı odası, Binbir Gece Masallarında Şehrazat’ın “Hamal ve Bağdatlı Üç Hanım” masalıyla da benzer.

   Dağlarda bir tutam sakal saklanırmış, olduğu yere nasıl geldiği belli olmayan ve kimsenin dokunmasına izin verilmeyen çivit mavisi sakal. Göldeki karanlık buzlar kadar, bir çukurun gölgesi kadar mavi. Anlatılanlara göre bu sakal bir zalime aitmiş.

   Aynı anda üç kız kardeşe kur yapmış bu zalim. Kızlar ormanda yalnız yaşayan, dışlanmış bu adamın sakalından korkuyor, seslendiği zaman oradan uzaklaşıyormuş. Mavi Sakal samimiyetine inandırmak için onları bir geziye çıkarmış. Süslü ve gösterişli atlarla, köpeklerle geziye başlamışlar, dev bir ağacın altında durmuşlar ve onlar için hazırlanan ziyafet sofrasına oturmuşlar.

   Kızlar şöyle düşünmüş; “Belki de Mavi Sakal o kadar da kötü biri değildir.”

   Harika geçen gün sonunda iki kardeşin kuşkuları devam ederken, küçük kız kardeş herkesin korktuğu ama çekici ve cömert olan bir adamın o kadar da kötü olamayacağını düşünmüş. Kendi kendine telkinde bulundukça, adam gözüne daha iyi, sakalı da daha az mavi görünmeye başlamış. Mavi Sakal ile evlenmiş. Ve birlikte Mavi Sakal’ın ormandaki şatosunda yaşamaya başlamışlar.

   Bir gün Mavi Sakal uzun bir yolculuğa çıkıyor gibi yapmış ve karısına hazinelerle dolu şatodaki tüm odaların anahtarını verip tek bir odanın kapısını açmamasını öğütlemiş. O gider gitmez, genç kadın odaya girmiş.

Altı kadın cesedi görünce dehşete kapılmış ve elinden düşen anahtar kanlara bulanmış. Kadın kan lekesini çıkarmaya çalışırsa da nafile, leke bir türlü çıkmamış. Mavi Sakal, sırrının karısı tarafından öğrenildiğini, anahtardaki kan lekesinden anlayınca, ona dua etmesi için birkaç dakika mühlet vermiş. O sırada erkek kardeşleri gelmiş ve kızı kurtarmış.

   Öyküde küçük kız kardeş yok ediciyi anlamayan bir kız. Çünkü, “Kızlara her türlü tuhaflığı- ister sevimli, ister sevimsiz olsun-görmezden gelmeleri, onları hoşa gider hale getirmeleri öğretilir. Sakalı o kadar da mavi değil demesinin sebebi budur. Nazik olmaya dönük bu ilk eğitim, kadınların sezgilerini umursamamalarına neden olur. bu anlamda kadınlara bilerek yok ediciye zalimliğe boyun eğmeleri öğretilmiştir.”

   Her ne kadar bir kurt yavrusu olmasak, onlar gibi eğitilmeksek de akıl ve düşüncelerimizden bağımsız olarak hareket etmemiz gereken zamanlar var.

   Çünkü her zaman insanlarla karşılaşmıyoruz.

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.