İyiler ayağa kalksın, toplum vicdanı yıkansın!

  • 31.08.2019
  • Abone ol

 

   Bir raporla başlayayım yazıma..

   Türkiye’de son üç yılda (2016-2017-2018) 932 kadın cinayete kurban gitti. En çok cinayet İstanbul, Ankara ve İzmir’de işlenirken, faillerin ve maktullerin yüzde 46’sının ilkokul mezunu olduğu belirlendi.

   Kadın cinayetlerinin yarısından fazlası ateşli silahlarla gerçekleşti. Bu silahların yüzde 83’ünün ruhsatsız olduğu belirlendi. Bu rakamı yüzde 31,9 ile kesici ve delici aletler takip etti.

   Kadın cinayetlerinin 72,8’i konut ve metruk binalarda, yüzde 15’i ise sokak ortasında işlendi.

   Cinayete kurban giden kadınların yaş ortalamaları ise her yaşta kadının hedef alındığını ortaya koydu.

   Rapordaki verilere göre, cinayete kurban giden her dört kadından biri 26-35 yaş aralığındayken, son üç yıldaki cinayetlerde en yaşlı kurban 88, en genci ise henüz bir yaşına bile basmamış bir bebek oldu.

   Rapora göre, kadın cinayetleri en çok Cuma günleri işlendi. Perşembe ve pazartesi takip eden günler olurken, Eylül ve Aralık ise kadın cinayetlerinin en yoğun işlendiği aylar olarak raporda öne çıktı.”

   Öldürülen 932 kadının katilleri nerede?

   Bu konu çok önemli bence. Ne kadar ceza aldılar, aldıkları cezayı hangi şartlarda çekiyorlar, iyi hal indirimi oldu mu? Aileleri ve arkadaşları onlara nasıl davranıyor?

   Çok değerli bir avukat ağabeyimizin söylediklerini başlık başlık derledim.

   O diyor ki;

   Kadın cinayetleri için yapılan eylemler işe yaramaz.

   Kadın namusu üzerinden yürütülen dini ve sosyal söylemler değişmedikçe bu vahim durum düzelmez.

   Cinayetlerin bitmeyeceğini hapisteki suçlulara bakarak görebiliriz çünkü kadın katilleri artık aşağılanmıyor hatta itibar sahibi çünkü konu “namus.”

   Kadın öldürenlerin %90’ı namus için kestik, vurduk diyor ancak %99’u bunu kanıtlayamıyor. Maalesef ki toplumun dedikodu kazanı kanıtlanmasa da damgalıyor, şuçu haklı buluyor. Namus için öldürmüş!

   Temelde kadın mal gibi görünüyor. Nazım’ın da dediği gibi, sofradaki yeri öküzden sonra gelen. Eş, kardeş, arkadaş, tüm kadınlar erkeklerin malı, hele ki konu namussa.

   Hiçbir katil kadını neden öldürdünüz diye sorulduğunda “yemek tuzluydu” öyle ya da böyle demiyor. Mesele namussa, öldürmek haktır! Mantık bu...

   Cinayeti işleyenler kanıtlayamadıkları söylemler ileri sürerek hafifletici nedenlerden istifade etmek istiyorlar.

   Eskiden kadın öldürenler, tecavüzcüler ve hırsızlar aynı koğuşta ve diğer suçlulardan ayrı tutulurlarmış. Bırakın ranzada yatmayı, yer bile verilmezmiş.

   Şimdi daha rahat, hatta başları dik yaşıyorlar diyor. Çünkü konu namus.

   Hırsızların da bir açıklaması var elbette, biliyoruz az çok. Kadının mal olarak görülmesi ve namus üzerinden yürünmesi şiddeti beraberinde getiriyor.

   Yapılan medeni düzenlemeler, medeni haklar, ayrıcalıklar, sevgi, saygı, yaşanmışlıklar, itibar bir kenara bırakılıyor. Özetle sosyal ve çarpıtılmış dini söylemler ve en çok cinsel organından aldığı yetkiyle adam katile dönüşüyor.

   Niçin yaptınız?

   Namus için!

   Niçin yaptınız?

   Çocuğumu göstermedi!

   Başka sebep var mı?

   Niçin yaptınız?

   Ama o bana bunu yaptı!

Evet “tarih boyunca erkekler günahlarını, günah işleme gerekçelerini hep kadınların üstüne yıkmışlardır.”

   Umarım bu katiller kadınların olmadığı bir dünyaya giderler.

   Keza sadece kadınlar toplanmaya çalışılıyor.  Ülkemizde çokça kadın sığınma evi var. Düzce’de de ne kadar çok olduğunu tahmin edemezsiniz, inanın ve sizi şaşırtacak kadar çok.

   Özetle mağdur edenler sokakta sallana sallana, gerim gerim gezerken, masumlar ve çocukları kapalı tutuluyor.

   İşte namus namus diye konuşan yobazların oluşturduğu toplum bunu kabul eden vicdandır.

   Toplum dediğimiz şey “vicdan”dır. İnsanların vicdanı; toplum normalidir.

   İçinde olduğumuz düzenin vicdanı buyken kimse kendi vicdanının rahatından, temizliğinden bahsetmesin.

   Bahsedecek olansa elini taşın altına koysun ve öğretilmişler yerine yeniden başlasın öğrenmeye, düşünsün ve önce kendini, sonra yanındakini değiştirsin.

   Neşet Baba’nın da dediği gibi “Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu.”

   Hepimizi vicdan yıkamaya davet ediyorum.

   Tüm suçlar için ağlamaya ve yeniden ayağa kalkmaya, mücadele etmeye. İçinde olduğumuz toplumu yine biz içindeyken değiştirebiliriz.

   Toplum biziz.

   İyiler kendine güvensin!

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.