KONTROL-DENETİM-SİSTEM

KONTROL-DENETİM-SİSTEM
28.06.2022 - 15:15
Güncelleme 28.06.2022 - 15:16
Özel Haber
3

OKUYUCU MEKTUBU

  Celal GÜNER

  Emekli Eğitim Müfettişi

***

   Sosyal Medyada katılmış olduğum bir grupta okudum. “Belediye Başkanımızın (Bakan Bey) bazı kararlar aldığını, düzenleme yapılması için bazı dükkanların yıkılarak (Bu haliyle bile çok da güzel oldu bence) yeni proje hazırlanan “Belediye Meydanında” belediye binasının da yıkılıp yeniden yapılacağı (dedikodusu)” haberini. Dedikodusu dedim çünkü inşallah öyledir de aslı yoktur.

   Belediyede kararlara nasıl alınır belli. Belediye Meclisi ve görevleri ile projelerin hazırlanması, komisyonlarda görüşülmesi ve bütçelenmesi de belli. Yani bir Belediye Kanunu var ülkede. Tabi uygulanmak istenirse.

   İlginç olan bir durum da;  nedense “Belediye Meclisi” sanki yok sayılması,  alınan ve çoğu uygulanan kararlardan Meclis üyelerinin sonradan haberdar olması.

   Belediye Meclisi muhalif üyeleri, seçildikleri partilerin tavırları ile gerektiğinde Belediye Başkanının çalışmalarını denetlemek, azınlıkta iseler de durumu kamuoyu ile paylaşıp tavırlarına taraftar bulmak yolunu seçmeliler. Hatta; “yok hükmünde” sayılıyorlarsa da istifa ederek protestolarını halkla paylaşmalılar.

  Bir başka ve daha güçlü olanı da basının tavrı. Basın-yayın organları kamu adına ve yararına kontrol görevi ile yükümlüdür.

   Komşu İl Bolu Belediye Başkanının başkanlık yaptığı  tüm toplantıları bir yerel TV kanalında canlı olarak yayınlıyor. Bunu Bolu Belediye Başkanı kendisi istiyor ve yayına izin veriyor. Bolu Halkı da durumdan haberdar oluyor.

   Düzce Halkının ne eksiği var da böyle bir uygulamaya reva görülmüyor?

  Yapılan Belediye Meclisi toplantılarında neler konuşulduğu, hangi kararların alındığını bilmek vatandaşa “Demokrasiye katılım” şansı ve gücü vermez ve “dedikoduları” önlemez mi?

   Bu toplantı paylaşımlarının İl Genel Meclisi toplantıları ve hatta güzel bir uygulama olan “Valilik Halk Günü” toplantılarının da anlaşılacak bir yerel TV kanalı ile “canlı yayına” dönüştürülmesi dileğimizdir.

   En azından Belediye Başkanı ve Valimizi bu canlı yayınlar sayesinde halkımız daha çok görür, kendilerini sima olarak da tanır.

***

   Bugün “Millet Bahçesinden”  geçerken özellikle yeşil alanlardaki çadırların altında oturmuş gençler gözüme ilişti. Sevindim. “Belediyemiz, insanlarımız için  yeşil ve  açık alanlar oluşturdu ” diye düşündüm. Ama o da ne lise düzeyi yaşlarda kızlı erkekli gençler iki üç yerde oturmuş çekirdek çıtlatıyor ve çekirdekleri adeta otomatik bir çekirdek açma makinesi ritminde çıtlatıp kabuklarını o güzelim çayırın içine bırakıyorlardı. Randevum olduğu için onları uyarmayı dönüşe bıraktım. İşimi bitirip dönüş yolumu aynı yerden geçirdim. Bu sefer giderken gördüğüm lise düzeyindeki gençlerin yerinde daha yaşlı sakal bıyık karışmış görüntüleri ile daha az okul okumuş gençler oturuyordu. Yeşil alandan yürüyüp yanlarına yaklaşıp “kolay gelsin arkadaşlar” diye selam verdim. Şaşkın bakışları ile beni süzerken bir torbadan aldıkları çekirdeklerini çıtlatıp yere atmaya devam ediyorlardı. Yerde çekirdek kabuğu öbeği haline gelmiş yeri gösterip “kabukları yere atmasanız daha iyi olmaz mı? Yazık değil mi yeşil alan zarar görüyor.” Dedim. Türkçeyi zor konuşmalarından anladım ki “Suriyeli misafirlerimiz(!)”. “Hep atmışlar zaten . Biz atmıyoruz” gibi bir şeyler söylediler. Daha çok tepki gösterip konuyu uzatsam “papaz olacağız” belli. Söylenerek uzaklaştım. Bunun bile kontrol açısından olumlu tepkisi olduğunu düşündüm. Yani bir daha çekirdek kabuklarını yere atarken en azından “etrafta kendilerine kızacak biri var mı” diye biraz çekinirler. Sonuçta öğrenme yaşantı yolu ile gerçekleşir ve pekişir.

   Eğitim, içinde bulunduğumuz toplumun bizden yapmamızı istediği davranış biçimidir.  Orada daha önce oturan gençlerin çevreyi temiz tutma konusunda iyi eğitilmedikleri belli. Bir süre önce aynı bahçenin basamaklı oturma alanına “duvar yazısı” yazan gençler gibi, yürüyüş parkurlarındaki ışıklı panellere  park içinde cirit atan kurye motorlarının ve  kaykaylarını  inadına bu alanda süren  gençlerin zarar vermesi gibi. Daha altı ayını ancak doldurmuş bahçenin kullanımının  bir görevli tarafından “kontrol” edilmesi gerekecek.

   Benim sokağımda yapıştırma-kaplama olan bir duvara da yazı yazılmıştı. Evin sahibi yazı yazılan bölümü yeniden kaplattırdı. Duvardaki slogan şöyleydi; “Bu duvar çok güzel” . O yazıyı yazanın güzel bulduğu duvar onun yazısı ile kirlenmişti.

***

   Kaldırımlardaki parkelerin onarılması, sıkılaştırılması durdu galiba. Bol yağmurlu bu günlerde yürürken yerinden oynamış kaldırım taşlarının bir tuzak gibi üst başımızı her ıslattığında Belediye yetkililerinin kulakları çınlatılıyor, haberleri olsun. Diğer cadde ve sokaklardan vaz geçtik,  Mehmet Akif Caddesi, Bolu caddesinin Tarım Kredi Satış Mağazasından önceki 100-200 metre. Yürürken yerinden oynamış taşların sesinden konuştuğunuz bile duyulmaz. O derece…

***

   Son zamanlarda özellikle hafta sonları ana caddelerde ve her gün de sokak aralarında çoğunluğu eski model arabaların “bangır bangır” ve insanları evlerinde bile rahatsız edecek şekilde “gürültü kirliliğine” sebep olduklarına tanık oluyoruz. Bunun “Desibel Ölçümü” yapabilen ekiplerce “kontrolü” yapılamaz mı? Trafik Kanununda nasıl bir yeri var bilmiyorum ama sonuçta “halk Sağlığı” ile ilgili önlemler alınamaz mı?

   Denetim ve kontroller Halk Sağlığı ve Sosyal Yaşam Düzeni açısından oldukça önemlidir.

   Yönetimlerin DENETİM sevmezliği bilinse de (!) ; DENETİM ögesinin,  sistem açısından da Yönetimin varlığını devam ettirme  ve güç toplama açısından da çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Denetim ve kontrolden söz etmişken; İllerde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, ancak; Valiliğin  İldeki diğer birimlerle ilgili de İdari ve Adli pek çok konuda görev verdiği köklü bir kurulu vardır. Eğitim Müfettişlerinden söz ediyorum. Sayıları epeyce azaldı benim ve sonraki birkaç arkadaşımın da emekli olması ile… Milli Eğitim Müdürlüğü ile Valiliğin arasında zemin katta bulunan yerleri (büro ve çalışma odaları) yine Müdürlük içinde başka çalışanlara tahsis ediliyor. Bu durum Denetimin ne kadar göz ardı edildiğini, değersizleştirdiğini gösteriyor. Müfettiş arkadaşları İsmet Paşa İlkokulu yakınında bulunan ve halen Halk Eğitim Müdürlüğü ek binası olarak kullanılan  binaya taşıyarak   Yönetim Ana Binasından uzaklaştırmak hangi aklın işidir bilinmiyor ama yapılmak istenen şey hiç doğru değildir. Çalışmaları doğrudan Milli Eğitim Müdürlüğü Yönetimi ve Valilik ile ilişkili olan bu önemli büronun merkezden uzaklaştırılması her yönden aksaklık yaratacak  ve zaman kaybına neden olacaktır.

   Yönetimler, Denetim ögesi olmadan nereye ne kadar gittiklerini bilemezler. Denetim olmayan sistemler çöker. Akıllı yöneticiler “Denetimin önemini bilir ve denetinden yararlanır.”

  Sağlıcakla kalın… (27.06.2022 Düzce)

  Celal GÜNER

  Emekli Eğitim Müfettişi

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (3)

  • Eğitimci
    Eğitimci
    30.06.2022 20:51

    Sayın Hocam kalemine sağlık. Mevcut anlayış denetimi istemiyor. Okul/kurumları devletin müdürleri yönetmiyor. Akıllı bir müdür Müfettişleri güçlü kılar, merhaba yanından ayırmaz. Anlaşılan teftiş uzaklaştırılarak ötekileştirerek değersizleştirilmek isteniyor. İşi düşünce hatırladıkları müfettişler, fedakarlıktan kaçınmazken bu bakış açısı sorunudur. Bu bakış açısına sahip olan bu zihniyet müfettişlerin bunu affetmeyeceğini, merhaba yol, merhaba su ve elektrik olarak geri döneceğini unutmasınlar.

  • Sakarya
    Sakarya
    30.06.2022 20:33

    EĞİTİM VE DENETİM KAVRAM OLARAK ÇOK GENİŞ BİR ALANI KAPLAR! Önce her konuda eğitim şart. Eğitim sonradan kazandırılması çok zor iş çocukluktan itibaren verilmesi şart hem toplumsal hem çevresel konularda olmalıdır. Denetim her alanda önemlidir denetimi yapabilmek için öncelikle Denetimin ana unsurlarını kapsayan kavramları belirleyip sonrada içini doldurmalı detaylarıbelşrlemeli, Denetimin kuralları kadar Denetimi yapacaklarında son derece eğitimli donanımlı ve Adaletli olmaları şarttır.

  • Emekli Müfettiş
    Emekli Müfettiş
    29.06.2022 07:24

    Emekli olsak da eksik ve doğru olmayan iş ve eylemleri eleştirmek ve çözüm önerileri sunmanın vatandaşlık görevi olduğunu bilincindeyiz. Denetimin, her alanda, geliştirme ve daha güzele ulaşmanın, başarıyı artırmanın ve çalışanı olumlu yönde motive etmenin en önemli yolu olduğunu kavrayamayan yönetimlerin ve yöneticilerin çok olduğu ülkelerde büyüme ve gelişme, huzur ve mutluluk, sevgi ve saygının istendik oranda olmasını beklemek mümkün olamaz.