İşte benim tahminim

  • 27.03.2024
  • (1)

   Geçtiğimiz hafta belediye başkan adaylarının seçim sürecindeki performanslarıyla ilgili, bir yazı kaleme almayı düşünüyordum..

   Ama tek tek adayları yazmaktansa, son günlerde gördüğüm manzaraları yazmak, belki de hepsinin özeti olacak, diye düşündüm.

*

   Düzce’de son bir ayda seçim yarışı öyle bir hal aldı ki; sanki muhalefet partileri el birliği yapmışlar veya sanki gizli bir ittifak kurmuşlar da, tek bir adaya yüklenme kararı almışlardı.

   Peki kimdi bu isim? Tabi ki Belediye Başkanı Faruk Özlü..

   Bazen sınırı aşan eleştirilerle, tahriklerle bile karşılaştı Başkan Özlü.. Ama duruşundan hiç taviz vermedi..

*

   Diyeceksiniz ki; “Ne var bunda? Tabi ki idarenin başında o var. Başkanlık koltuğunda o oturuyor.. Tabi ki eleştirilecek.. ”

   Bunu söylemekte haklısınız ama bence muhalefetin hesapları başkaydı.

   Mesela; bence İYİ Parti, “AK Parti’den çıkmış bir adayı gösterip, mevcut belediye başkanının yaptıklarını da eleştirirsek, oradan bize oy geçişi olur.. Eee adayın kendi oyu da var..” hesabı yapıyordu..

   CHP ise “İYİ Parti’nin adayı AK Parti’nin oyunu böler.. Biz de aradan sıyrılırız” diyordu belki de!..

   Hemen hepsi her fırsatta, Faruk Özlü’nün yaptıklarını eleştirmek için adeta bir yarış halindeydi..

*

   Sonra mı?

   Sonra neler oldu, hepiniz gördünüz..

   Dışarıdan; lise terk, yöneticilik veya belediyecilik konusunda hiçbir yeteneği ve tecrübesi olmayan bir şarkıcı geldi. Arkasına partisinin yani YRP’nin ülke genelindeki basının pompalamasıyla oluşturulan -belki de yapay- rüzgarını da alarak, Düzce muhalefetinin bu hesaplarını alt-üst etti, iyi mi?

   Öyle ya.. Magazin dünyasındaydı.. Şovu ondan iyi kim bilecekti? “Nereden başlamalıyım da gündeme oturmalıyım? En iyisi basının tamamına pislik atayım da, beni yazıp çizsinler” diye düşündü, belki de.. İstediği de oldu.. Basının tümünü hedef alan yalan, yanlış iftiralarını dile getirerek gündeme geldi..

   Sonra tuttu, mikrofonunu bir kenara fırlatarak Düzceli bir gence dayılandı.. Belki de kimine “Düğününde şarkı söyleyeceğim” gibi boş vaatler veriyordu..  Tabi o arada videolar çekiliyor, şovlar yapılıyor, sosyal medya kaynıyordu..

   Eee magazin dünyası bu.. Reklamın iyisi kötüsü olmazdı, öyle değil mi? Öyle olsa, kendisiyle ilgili yayınlanan o abuk-subuk haberlerin hala google geçmişinde ne işi vardı?

*

   Düzce’nin havasını solumamış, ekmeğini yememiş, daha dün Düzce’ye gelip, kendisine bile oy vermeyecekken herkesten oy isteyen bu aday, işte böylesi şovlarla muhalefet adaylarının hesaplarını bozdu..

   Hatta kimi muhalefet partilerinin meclis üyesi adaylarının, “Başkanlıkta kime verirseniz verin ama mecliste bize verin” dediğini bile duyar oldum, iyi mi!..

   Anlayacağınız sonuçta, Düzce’nin muhalefet adayları ne yapacaklarını şaşırdılar.. Şovmen adayı mı taklit etselerdi, yoksa bildikleri gibi mi yapsalardı?..

*

   Hatta geçen günlerde bir belediye çalışanının iki kelimelik yanlışlıkla söylenmiş bir ifadesine bile, öyle bir umutla sarıldılar ki, yani insanın “Bu kadar mı umutsuz kaldınız?” diyesi gelir..

   Hani YRP’nin adayını anlarım, adam zaten şovmen.. Hadi İYİ Parti’nin adayını da biliyoruz.. Onun da bunu sakız etmesini anlamaya çalışırım.. Ama CHP’nin koskoca TIP Fakültesi mezunu adayının, o iki kelimeye sıkışıp kalmasını, inanın anlamakta güçlük çektim..

*

   Evet.. Durum öyle bir hal aldı ki; muhalefet partileri, şov konusunda uzman bu adayı tehdit olarak görünce, hani o verip aldıkları, her haline, her hareketine, her yaptığına bir kusur bulup yerden yere vurdukları Başkan Özlü için istemeye istemeye de olsa, TV ekranlarında “adamın vizyonu var, projesi var” diye konuşmaya başladılar, iyi mi!..

   Eee aslında Düzce için doğrusu da buydu zaten..

   Ünlü siyasetçi Wendell Phillips’in bir sözü vardır; “Doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar” der..

   Yani, doğruya doğru..

   Faruk Özlü; aldığı eğitimiyle, geçmişiyle, bugüne kadar yaptığı görevleriyle, vizyonuyla, gerçekleştirdiği somut projeleriyle, hayal değil alt yapıları hazır gerçekleştirmek istedikleriyle, zaten bu kentin gelmiş geçmiş en iyi belediye başkanlarından biri oldu.

*

   CHP kökenli çok saygı duyduğum bir abimiz bile; “Bu seçimler yerel seçimler. Kentimizin geleceğini oyluyoruz. Siyaseti bir kenara bırakmalı.. Particilik bir kenarda durmalı.. Siyasi düşünce bir kenarda durmalı.. Biz kentimizin geleceğini düşünmeliyiz.. O bakımdan ‘Faruk Özlü’ demeliyiz” diyordu..

   Ve yine yerel basından “Düzce Son Haber” internet sitesinde okuduğum bir yazıda, muhafazakar olduğunu tahmin ettiğim yazar bir arkadaşımız, yukarıda değindiğim konularla ilgili yazmış.. Ve “Başkan Özlü Düzce İttifakıyla desteklenmeli” diyerek sonunu bağlamış..

   O da doğru demiş.. Çünkü doğru tekdir..

   Son olarak benim de fikrimi soracak olursanız; hangi siyasi görüşten olursanız olun, “Düzce İttifakı” etrafında toplanmalı, kentimizin geleceği için “Mevzu Düzce’yse gerisi teferruat” demeli ve eğitimiyle, geçmişteki görevleriyle, yaptıklarıyla, alt yapısı hazırlanmış yapacaklarıyla, çalmayan-çırpmayan, tecrübeli ve en önemlisi “şov değil icraat” diyenle, yola devam etmeli.

*

   Ha tahminimi de soruyorsanız, ben diyorum ki; doğruluk sonsuzluğun güneşidir. Tüm bu olana bitene rağmen, o güneş nasıl olsa doğacak ve Başkan Faruk Özlü bir 5 yıl daha Düzcemiz’e hizmete devam edecektir.

   Kalın sağlıcakla..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • CEM
    CEM
    28.03.2024 00:24

    HİÇ ŞÜPHESİZ BENCE DE SONUÇ ORTADA ANCAK ÇOK KAN KAYBI YAŞANACAĞI DA AŞİKAR… RENKLİ BİR MECLİS OLACAK UMARIM SABOTE ETMEZ UYUM İÇİNDE “ DÜZCE İÇİN “ ÇALIŞIRLAR