Kim takar Yalova Kaymakamını?

  • 22.03.2024
  • (0)

   Eskilerden gelen bir sözdür.. Çok da önemli olmayan birinden bahsederken kullanılır genelde..

   “Kim takar Yalova Kaymakamını!..” derler..

*

   Peki bu söz nereden çıkmıştır?

   Şöyle anlatılır;

   “Bir gün Yalova’ya genç, yeni mezun bir kaymakam atanmış. İlk kez göreve başlayacak olan Kaymakam, İstanbul’dan vapura binerek Yalova’ya hareket etmiş.

   Yalova’ya geldiğinde iskelenin tıklım tıklım insanlarla dolu olduğunu görmüş. Güverteye çıkmış, etrafa gülümseyerek bakıyormuş. O kalabalığın kendisi için toplandığını düşünmüş.

   Yanından geçen bir boyacıya usulca sormuş:

   -’Bu kalabalık Yalova Kaymakamını bekliyor değil mi?’

   Boyacı, gülmüş:

   -’Kim takar Yalova Kaymakamını ağabey. Halk Gazi Paşa’yı bekliyor’ demiş.

   Meğer, o gün Yalova’ya Atatürk geliyormuş, kalabalık da Atatürk’ü karşılamak için toplanmış…”

*

   Geçtiğimiz haftalarda eski Belediye Başkanlarımızdan Ruhi Kurnaz’ın vatandaşlara hitabında anlattıklarını duyunca, hemen aklıma “Yalova Kaymakamı” hikayesi geldi.

   Ruhi abi yanında Belediye Başkanı Faruk Özlü otururken şöyle konuştu;

   “27 Mart 1994’de belediye başkanı oldum. Depremden önce iki sel felaketi geçirdim. Bir tane bakan getiremedim Düzce’ye.. Bir bakan!... Bırakın bakanları bir milletvekili getiremedim!.. Bir DSİ Genel Müdürünü getiremedim!..

   Şimdi bakıyorum bir sel oluyor Düzce’de.. Arabalar peşi sıra geçiyor.. Falanca bakan gelmiş.. Falanca Genel Müdür gelmiş.. O bakan gelmiş, bu bakan gelmiş..

   Yav Allah aşkına yaa, koca Ankara’daki bakanı getirdiler, Düzce’ye Belediye Başkanı yaptılar. Düzce için ne büyük şeref bu..”

   Ruhi Kurnaz hatıralarından bahsederken aslında, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün Ankara’da ne denli değer gördüğünü ve onun itibarıyla Düzce’ye de bu denli ilgi gösterildiğini ifade etmeye çalışmıştı..

*

   Ben de; gazetecilik hayatım boyunca birçok siyasetçiyi yakından tanıma ve onlarla Ankara bürokrasisinin gerçekleriyle yüzleşme imkânı buldum.

   Bir Avni Akyol’un, bir Necmi Hoşver’in Ankara’daki havasına birçok kere bizzat şahit oldum..

   “Aşılmaz” denen kapıları nasıl aştıklarını, bakanlar tarafından “bakan” gibi karşılandıklarını, defalarca kendi gözlerimle gördüm..

   Ha bunun yanında isim vermeyim ama bakanın özel kaleminden bile randevu alamayanını da görmedim değil!..

   Kaldı ki o zamanlar bakanlar milletvekillerinin arasından seçilir, diğer milletvekillerinin bakanlara ulaşması daha kolay olurdu. Şimdilerde ise çok daha zor!..

*

   Gelelim eski Başkanlarımızdan Ruhi Kurnaz’ın söylediklerine..

   Ruhi abi çok doğru söylemiş.. Düzce küçük ve çiçeği burnunda bir il.. Ve yeni yeni gelişmekte olan bir il.. Düzce Belediyesi 81 il arasından neden bu denli itibar görsün ki?

   Öyle ya, “O kadar eski, o kadar büyük il varken, kim takar Yalova Kaymakamını!..” derler adama..

   Ama işte Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün farkı da burada ortaya çıkıyor aslında..

   Yine kendi gözlerimle gördüm; Büyükşehir Belediye Başkanlarının Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’yü kapılarda törenlerle karşıladığını.. Bir bando-mızıka takımları eksik oluyordu.. Önünde ceketlerinin düğmelerini ilikleyip, büyük saygı ve itibar gösterdiklerine bizzat şahit oldum..  

   Ve Bakanların saygı ile Düzce’nin taleplerini dinlediklerini ve halletmek için ellerinden geleni yaptıklarını görüyoruz.

   Ankara bürokrasisi zaten onun için çocuk oyuncağı olmuş..

   Büyük iş çevrelerindeki havasını ise “TOGG” la perçinlemiş.

   Düzce Belediyesinin bankalar nezdindeki yerlerde sürünen kredi notu bile, son 5 senede yükselmiş..

   Düzce tekrardan eski havasına, eski itibarına ancak kavuşmaya başlamış..

   Daha ne olsun?

*

   Anlayacağınız; bir belediye başkanının iş yapabilmesi için, kaynak bulabilmesi için, önce o belediyenin ne denli büyük bir belediye olduğuna bakarlar.. Sonra ne denli itibarı olduğuna.. Sonra ise başındaki adama bakarlar, “adam mı” diye..

   “Adam mı” derken, yanlış anlaşılmasın.. Demek istediğim; geçmişine bakarlar.. İtibarına bakarlar.. Konuşmasına bakarlar.. Yaptığı işlere bakarlar..

   Yoksa bırakın bakanını, genel müdürünü, özel kalemiyle bile görüştürmezler sizi.. Kapıdan içeri bile zor girersiniz!..

   Yani derler ki adama; “Kim takar Yalova Kaymakamını!..”

*

   Evet.. Seçime az bir zaman kaldı. Önce; bu seçimlerin yerel seçim olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Yani anlayacağınız; Düzce’nin kaderini oylayacağız..

   Sandık başına gittiğinizde bu yazının başlığındaki söz (“Kim takar Yalova Kaymakamını!”) gelsin aklınıza ve oyunuzu ona göre kullanın..

   Düzcemiz en iyisine, en doğrusuna, en itibarlısına layıktır.. Sonra “ah, vah” etmenin Düzce’ye faydası olmaz!

   Benden söylemesi..

   Kalın sağlıcakla.. 

***

   (NOT : Önümüzdeki hafta seçimlerle ilgili yazacağım son yazıda, Belediye Başkan Adaylarının seçim sürecindeki performansları ve bu performanslara karşı geri dönüşler hakkındaki düşüncelerimi aktaracağım.)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.