‘Bu bahçede gül bitmez’ diyenler olacak!

  • 30.11.2023
  • (4)

   Bir bankanın reklam filminde, Atatürk ve küçük bir çocuğun arasındaki konuşma konu edilmişti.

   Atatürk bahçede güllere dokunurken eline diken batar, eli kanar ve çocukla arasında şöyle bir diyalog geçer.

   Küçük çocuk Atatürk’ün elinin kanamasına çok şaşırır ve sorar; “Senin eline diken batar mı?”

   Atatürk; “Batmaz mı?”

   Çocuk; “Senin elin kanar mı?..”

   Atatürk; “Kanamaz mı?”

   Çocuk; “Ama sen Atatürk değil misin?”

   Atatürk; “Öyleyim çocuk..”

   Çocuk; “Amaaaa!!!”

   Atatürk şöyle cevap verir;

   “Sen şimdi bırak benim kim olduğumu..

   Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak, elin kanayacak, güneş seni terletecek…

   ‘Bu bahçede gül bitmez’ diyenler olacak..

   ‘Gül öyle yetiştirilmez, böyle yetiştirilir’ diyenler olacak..

   Sen kendine şunu soracaksın:

   ‘Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum?

   Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?’

   Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak..

   Kim olursan ol, tek isteğin şu kokuyu duymak olacak…”

*

   Çok etkileyici, çok ilham verici sözlerdi bunlar.. İlk izlediğimden beri hiç aklımdan çıkmadı..

   Geçtiğimiz gün Düzcemiz’in sevilen iş insanlarından Ragıp Gökesaoğlu ve Muzaffer Komit ile birlikte, Düzce Üniversitesi Orman Fakültesine bir ziyaret için gittiğimizde, gördüklerim karşısında işte bu sözler aklıma geldi.

   Bizi Orman Fakültesi Dekanı değerli hocamız Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu ve yine bir değerli hocamız Prof. Dr. Necmi Aksoy karşıladı.

   Herbaryum ve laboratuvar ile ilgili çalışmalarını göstererek bilgiler verdiler. En son yapımı bitmek üzere olan Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesini gezdirdiler.

   Bu işleri gerçekleştirmek için 10 yıldır büyük çabalar içine girmişler.

   10 yıl.. Dile kolay!..

   Yani Atatürk’ün reklam filminde o küçük çocuğa anlattığı gibi; o gülü yetiştirmek için belki de canları yanmış, ellerine dikenler batmış, güneş onları terletmiş, ve yine belki de “bu bahçede gül bitmez”, “o gül öyle yetiştirilmez, böyle yetiştirilir” diyenler olmuş.

   Vazgeçmemişler..

   10 yıl çalışıp, çabalamışlar ve herbaryum çalışmalarının yanı sıra bölgenin tek botanik bahçesini hayata geçirmek üzereler.

*

   Botanik bahçesi bir şelaleden başlıyor, aşağıya doğru iniyor ve taşlarla dekore edilmiş bir havuzla sona eriyor.. Yani Düzce şelaleleri ve Efteni gölü resmedilmiş.

   Etrafı envai çeşit süs ve tıbbi bitki çeşitleri ile bunların ne olduğunu anlatan bilgilerle donatılmış.

   Şelalenin başladığı yere, yani en tepeye bir kafeterya ve en aşağıya küçük bir eğitim binası konmuş.. Dileyen her Düzceli isterse burada bu konularda eğitim alabilecek.

*

   Son rektörümüz Nedim Sözbir dahil, önceki yıllarda görev yapan rektörlerimiz bu projenin arkasında durmayı bilmiş.

   Az kalmış.. Eli kulağında.. Bitti bitecek.. 

   Sonra ne mi olacak?

   İsterseniz eşinizle, dostunuzla o güzel manzarada, envai çeşit ağaç ve bitkilerin ortasında çayınızı yudumlayabileceksiniz.

   Yine isterseniz il dışından gelen misafirlerinize bölgenin tek botanik bahçesini gezdirebileceksiniz.

*

   Ve tabi turizm..

   Gelen turistin rotasına, Belediye Başkanımız Faruk Özlü’nün büyük çabalarıyla ortaya çıkardığı Konuralp Antik Kentimizin kazılarının ardından, bölgenin tek botanik bahçesi de eklenebilir.

   Ne dersiniz, Sayın Başkanımız, Sayın Rektörümüz?

   Gelin bu konunun üzerine biraz daha eğilelim.

   Elbette biliyorum, yine her zamanki gibi; “Bu bahçede gül bitmez” ve “O gül öyle yetiştirilmez, böyle yetiştirilir” diyenler olacaktır. Ve tabi sırf eleştirmiş olmak için “Sırası mı?” diyenler de, hatta belki de, “Reklam amaçlı yapıyorlar” diyenler de çıkacaktır.

   Ama unutmayalım; eğer mevzu Düzcemiz’se, ne elimize batan diken ne de söylenenler umurumuzda olmamalı..

   Kalın sağlıcakla. 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (4)

  • Peri Arbak
    Peri Arbak
    2.12.2023 15:59

    Necmi ve Haldun hocalar Düzce Üniversitesinin can damarları, Düzce böyle hocaları olduğu için şanslı.

  • Yücel Çağlar
    Yücel Çağlar
    1.12.2023 10:44

    Sayın Maradit; Düzce'nin doğal varsıllıklarının başta Düzceliler olmak üzere yurttaşlarımıza böylesine güzel ve işlevsel bir ortam oluşturulması övünülecek bir çabadır. Ek olarak; bu oluşumun Mustafa Kemal Atatürk'ümüzden bir anıyla ilişkilendirilip haberleştirilmesi de çok yerinde ve güzel olmuş. Başta Sayın Dr Necmi Aksoy olmak üzere anılan ortamın oluşturulmasına katkıda bulunan herkese, size ve gazetenize teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

  • ertan savaş
    ertan savaş
    30.11.2023 18:17

    Fatih bey yine konuşturmuş. Hocalarımızın 20 sene önce attığı temellerin yeşermesi harika olmuş. Düzcenin gururu hepsi. Necmi hocam, Haldun hocam ve diğer hocalarımız

  • F Sönmez
    F Sönmez
    30.11.2023 17:57

    Son zamanlarda okuduğum en güzel yazı. Bazı savaşların gizli kahramanları vardır. Bence Necmi Hoca da onlardan biri. Mutlaka ekip arkadaşları da öyledir. Gösteriş yapmadan, ruhuyla hissederek görevini yapan bir arkadaş. Ömrünü Düzce'nin ormanına taşına toprağına verdi dersek abartmış olmayız. Maalesef birçok kurum gibi üniversitelerimiz de tarikat ve cemaat tahakkümünden kurtulamadı. Böyle bilim insanları yeterince değerlendirilemiyor.