Elinize, dilinize hakim olun!

  • 18.03.2022

   Bir bürokrat, yoksul bir dostuna ziyarete gitmiş. Sohbet ederlerken demiş ki:

   - Senin oğlana bir eş bulalım, zamanı geldi artık.

   Yoksul adam:

   - Ben hayatımda oğlumun işine karışmadım, demiş.

   Bürokrat hemen atılmış:

   - Ama bu kız Sayın Bakan'ın kızı, deyince Adam:

   - Aaa! tamam o zaman, demiş ve durumu kabul etmiş.

   Sonra bizim bürokrat Bakan'ın evine gitmiş:

   - Kızınız için harika bir koca adayı buldum, demiş. Bakan şaşırarak:

   - Ama benim kızım daha çok küçük, diye itiraz etmiş. Bürokrat:

   - Ama bu genç adam Dünya Bankasında başkan yardımcısı, deyince. Kızın babası Bakan:

   - Aaa! tamam o zaman, diyerek duruma hemen razı oluvermiş.

   Sonunda bizim bürokrat DÜNYA BANKASI başkanını ziyarete gitmiş ve demiş ki:

   - Başkanım, size harika bir başkan yardımcısı adayı buldum.

   Dünya Bankası Başkanı:

   - İyi ama benim zaten ihtiyacımdan fazla yardımcım var, deyince Bürokrat:

   - Ama bu Sayın Bakanın damadı, demiş. Başkan da:

   - Aaaa! tamam o zaman, demiş.

**

   İşte politika da, politikacı da budur aslında...

   Hepsi aynı değilse de çoğu politikacı, amacına ulaşmak için her türlü vaatte bulunur, her türlü yalanı söyler.

   Hedeflerine ulaşmak için, daha fazla oy alabilmek için, bin bir türlü takla atarlar.

   Ha bu arada, dün söylediklerinin bugün tam aksini söyleyebilirler, şaşırmayın, alışın artık bunlara!

*

   Bir de taraftarları vardır ki, bazısı kraldan çok kralcı kesilir.

   Taraftarı olduğu partisinin liderinin bile telaffuz etmediği sözleri, hakaretleri sayıp döker rakip gördüğü parti mensuplarına veya liderlerine.

   Her ne kadar kimi gözü kapalı inansa da söylediklerine, kimi de birilerinin gözüne girmek için yapar bunu!..

*

   Şimdi bakıyoruz ki ülkemiz yavaş yavaş seçim atmosferine giriyor.

   Haliyle kentimizin sokaklarında Ankara’dan gelen birçok politikacı, meydanlarımızda bir çok lider göreceğiz.

   Güzel olan; demokratik bir ortamda, her politikacı kendi fikirlerini söyler, neler yapmak istediğini anlatır ve gider.

   Biz Düzcelilere yakışan ise kim olursa olsun, her geleni en güzel şekilde ağırlamak ve yolcu etmektir. Misafirperverliğimizi tüm ülkeye göstermektir.

   Unutmayalım; gerek sosyal medyada ve gerekse başka mecralarda herhangi bir siyasetçiye, bir lidere hakarete varan sözler veya eylemler, size bir şey kazandırmadığı gibi, Düzcemiz’in adının kötü anılmasını sağlar.

   Yapmayın kardeşim!..

   Elinize, dilinize hakim olun!.

   Bugün başkasına yaptığınızı yarın size yaparlarsa, sonra söyleyecek söz bulamazsınız.

   Düzce’mizin adının kötü anılmasına, bu şekilde el aleme rezil edilmesine, hiç kimsenin hakkı yok!

   Ve bunu yapanlar Düzce’ye ihanet etmiş demektir.

*

   Hangi görüşten olursak olalım, hepimiz yıllardır bu kentte birlikte yaşıyoruz.

   İyi günde, kötü günde birbirimize sarılıyoruz.

   Bize yakışan, herkesin siyasi görüşüne saygı göstermektir.

   Haa öte yandan; bu süreçte liderler birbirine aşırı derecede kırıcı olabilir.. Her şeyi söyleyebilirler..

   Ama sonra bir bakarsınız ki, dün dünde kalmıştır!.. Örneği çok!!!

   O yüzden; siz, siz olun fazla kaptırmayın bu söylemlere kendinizi.. Yoksa gün gelir, kapı komşunuzun bile yüzüne bakamazsınız!..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.