Yüreği yeten var mı?

  • 6.09.2021
  • (5)

   Bir önceki yazımda; gazeteci bir arkadaşın, bazı siyasi partilerin ilk yapılacak seçim için milletvekili aday listeleriyle ilgili bir takım isimler üzerinde çalışmalar içinde olduğu duyumunu iki programında dillendirdiğini ve buna ilgili partilerin sessiz kalmasına değinmiştim.

   Bu yazıma; kimi siyasi parti temsilcileri sosyal medyadan, kimi telefon ederek, kimi ise bizzat ziyaretime gelip birer kahve eşliğinde cevap verdi.

   Sağolsunlar…

*

   Neredeyse bütün siyasi partilerin yetkili kadrolarında görev alan arkadaşlardan verilen cevaplar genelde; “Bizim partimizde kapalı kapılar arkasında aday pazarlığı gibi gizli-kapaklı işler olmaz”“Biz ne dersek diyelim kararı genel merkez verir. Onun için biz pazarlık etsek bile sonuç hüsran olur”, “Bizde kararı yönetim kurulumuz verir”, “Biz temayül yaparız. Ama sonucunu pek bilmeyiz. Son karar genel merkezindir” şeklindeydi.

*

   “Bizim partimizde kapalı kapılar arkasında aday pazarlığı gibi gizli-kapaklı işler olmaz” gibi cevap veren arkadaşlara diyeceğim şu ki;

   Bugüne kadar gelmiş geçmiş tüm siyasilerin hep aynı tür konuşmalar yaptığını bizler iyi biliriz. Çünkü başka verebilecekleri cevap yoktur.

   “Evet biz gizli görüşmeler, pazarlıklar halindeyiz” diyemeyeceklerine göre ve partisinin bu konuda biraz reklamını yapıp, biraz da yüceltmek adına, “Bizim partide kesinlikle böyle bir şey yoktur” der, çıkarlar işin içinden.

*

   “Bizde yönetim kurulu karar verir. Bizde genel merkez karar verir” şeklindeki cevaplayan arkadaşlara ise sormak istiyorum; “Sizde aday belirlenmesindeki demokrasi anlayışı bu mu?..”

   Yani yönetim kurulunuzdaki 15-20 kişi mi karar verecek adaylarınıza, yoksa genel merkezinizdeki 3-5 kişi mi?

*

   Ve tabii bir de “Biz bu partide çalışıyoruz, emek veriyoruz. Aday olmak veya aday belirlemesinde söz sahibi olmak, önce çalışıp didinenlerin hakkıdır” diye düşünenler var.

   Peki bu durumda, memur olup, uzakta olup veya o anki durumunda müsait olamayıp da parti için çalışamayanlara böyle bir hak verilemeyecek mi?

*

   Yani arkadaşlar, demokratik bir yolla milletvekili adaylarınızı belirlemek ve bu yol için mücadele etmek hiçbirinizin aklına gelmiyor mu?

   Mesela; bakıyorum da ön seçimi telaffuz eden hiç kimse yok, iyi mi!..

   Gerçi; “Ön seçimi hatırlayan var mı?”, diye sormak, bence en doğrusu!

   O halde hemen anlatayım; son zamanlarda tamamen unutulsa da, eskiden siyasi partiler seçimden 2 veya 3 ay önce delege veya üye bazında ön seçim yaparlardı.

   Aday adayları müracaat eder, delege veya üyeler onlara oy verirlerdi. En çok oy alana göre milletvekili sıralaması belirlenirdi.

   Delege daha dar kapsamlı olduğundan, en demokratiği üye bazında olan ön seçimdi. Ha  bir de tabii ön seçimde belirlenen adaylar genel merkez tarafından değiştirilmesin diye de hakim huzurunda (yani resmi) bir oylama gerçekleşir, sandıktan en çok oyu alarak çıkan isimler kesin aday olurlar, liste sıralamasında bile oynama yapılamazdı!.

*

   Eee o zaman buyurun bakalım...

   Şimdi tüm siyasi parti temsilcilerine soruyorum;

   İlk yapılacak seçimde adayların belirlenmesi için, yüreğiniz yetiyor mu, üye bazında, hakim huzurunda ön seçim yapmaya?..

   Bunu gerçekleştirebilecek parti “En demokrat parti benim” demeyi hak etmiş bir partidir.

   Ve ve ve yüreğiniz yetiyor mu genel merkezinize “Ben bölgemde üye bazında, hakim huzurunda ön seçim isterim. Yoksa istifa ederim” demeye?

   Ve bu cesareti gösterebilecek siyasi parti temsilcisi de en demokrat siyasetçidir.

   Eee ne diyorsunuz bakalım; var mı yüreği yeten!..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (5)

  • Düzceli..
    Düzceli..
    8.09.2021 21:34

    Seçimle gelinen bir noktaya, atama ile gelen, birinden demokrasi söylevi dinlemek ilginç olmalı.. Düzce ve Bolu gündemini beraberce takip eden biri olarak Bolu daki siyasilerin duruşlarını takdir ettim.. İktidar partisinin il başkanlığı seçimi, ikinci adayın ısrarla ben seçime giriceğim, demokrasi anlayışım bu demesi sonrası iki kez seçim günü kongere iptal edilmişti.. Bizde ise Kaynaşlıda benzer bir olay yaşanmıştı..

  • Düzceli..
    Düzceli..
    8.09.2021 21:03

    ikinci adayla, seçimin kabul görmediği, il, ilçe, belde yönetimlerinde merkezin tercihinin onaylandığı toplantılara demokrasi şöleni diyebilmek, rahmetli Demirelin üstün demoğoji üslubunu bile aşar.. Malesef aynı olayı parti başkanlarının değiştirilemez oluşundada görüyoruz.. Anayasa çiğnenmiş, mühürsüz oylar kabul görmüş, bunu 2 saatte kabullenmiş bir muhalefet liderinden TC yi, Anayasayı savunmasını bekliyoruz..

  • Düzceli..
    Düzceli..
    8.09.2021 20:45

    Ön seçim eskiden sık duyulan bir yöntem ken, son dönem temayül yoklaması diye bir terim türedi.. Temayül kökeni Arapça olduğu için olsa gerek.. İktidar partisinde millet vekili adaylar için Temayül yoklaması yapılmıştı.. 11 inci sıradaki, 27 inci sıradaki ve hiç seçime girmeden de bir diğeri Vekil adayı olmuştu.. Oy kulanan parti üyelerinden de bir tepki gelmemişti. Bir sonraki seçimde ise, demokrasiyi biraz daha geriye götürerek, temayül sandıkları açılmadan Ankaraya gitmişti..

  • makam sever
    makam sever
    8.09.2021 01:51

    ortalık sakatatçı dükkanına döndü..

  • Murat batur
    Murat batur
    6.09.2021 17:35

    Sevgili maradit hiç güleceğim yoktu vallahi hala gülümsüyorum.siyaset yürek işi ve cesaret ister eyvallah da..... bu yürek bu cesaret bu ciğer hatta karaciğer,hatta dalak nerede...allah ömrümüzün son deminde bunu bize nasip edecekmi diye sormadan edemiyorum...