ÇAKALLARLA DANS!

  • 11.03.2021
  • Abone ol

  Çakallar köpekgiller familyasındandır.

   Leşçil canlılar olarak bilinen çakallar, hayatları boyunca çoğu zaman kendileri avlanmazlar.

   Sürekli diğer hayvanların avladıkları ve arkalarında bıraktıkları leşleri tüketirler. Bunun yanında, avlanma sonrası beslenmeye çalışan aslan ya da kaplan gibi diğer yırtıcıları, sürekli rahatsız ederler.

   Dünyanın hemen her yerinde bulunan çakallar, birbirinden farklı özelliklere sahip birkaç türden oluşmaktadır. Bu türler, bulundukları iklimin özelliklerine adapte olmuş çakallardır.

   Çok aç kaldıkları durumlarda bu bölgelerde bulunan küçük hayvanları avlayabilirler fakat bu sahne nadiren görülür, çünkü çoğunlukla hazırcı hayvanlardır.

*

   Şu ana kadar yazılanlar, bildiğimiz köpekgiller familyasından çakala ait ansiklopedik bilgiler.

   Bir de argoda kullanılan “çakal” var ki, o çakalı da sosyolog Levent Ünsaldı bir makalesinde çok güzel anlatmış.

*

   İşte Doç. Dr. Ünsaldı’nın o makalesinden bir köşe yazarının aldığı bölümlerle argoda çakal;

   “Yapıyormuş gibi yapan ama yapmayan, işi bilen işe gitmeyen bir figürdür. İşte biz bu figüre ‘çakal’ diyeceğiz?

   Peki, nedir çakalın hususiyetleri?

   Hem kentli hem köylüdür çakal; hem tarım toplumunun şeref, namus ve haysiyet kodlarıyla hareket edebilen.. Hem de bu kodlarda en kabul görmeyeni bile yapabilendir.

   ‘Mahallenin kızlarının’ namusunu koruyan delikanlıdır, ama yazıhanesinin önünden geçen ‘dışarıdan’ kızlara da bakmaktan kendini alıkoyamayandır.

   Hem rasyoneldir hem de değildir çakal; hem J. Stuart Mill’i bile şaşırtabilecek bir faydacılık ilkesini özenle takip edendir... Hem de ‘küçük hesap’ yaparak büyük balığı kaçıran veya tüm itibarını yok edendir.

   Hale kiraz teslimatı yaparken, üç kuruş daha fazla kazanmak için ve fark edileceğini bile bile, Napolyon kirazlar arasına başka tür kirazlar karıştırarak tüm itibarını kaybeden, o hale bir daha ayak basamayan kiraz üreticisidir.

   Çakal; makale yazması yaptığı işin gereği olan, ancak bunu asistanına yaptırtan hocadır...

   Dolayısıyla, çakalı ilk bakışta kavramak her zaman kolay değildir.

   Onu anlamak, sürekli olarak metin altı okumalar yapmayı gerektirir.

   Çakala karşı strateji geliştirmek çok güçtür; sürekli bir ihtiyat ve yorucu bir mesai gerektirir. Çakal, ‘komplo teorilerine’ meyilli kılar karşısındakini.

   Tekinsizliğin en yüksek tahribata yol açtığı alt sınıflarda daha belirginmiş gibi gözükse de aslında içimizden her biridir çakal; bu ülkenin belki de en has figürüdür.

   O halde tüm çelişkileri, zikzakları, kurnazlıkları ve elbette trajedisiyle ‘var olmaya çalışan’ ve elimizdeki mevcut kavramsal teçhizatın zaman zaman tarifte kifayetsiz kaldığı bir tiplemedir...”

**

   Evet, bu yazıyı okuduktan sonra, eminim sizlerin de aklına bir sürü isim gelmiştir.. Ama ben sadece birilerini kastederek bu yazıyı alıntılamadım..

   Çünkü zaten sizlerde bilirsiniz ki; çakallar her yerde, her meslek gruplarında olabilir.

   Siyasetçinin, bürokratın, doktorun, mühendisin, gazetecinin, işadamının, kurumların başındakilerin vs. aralarından bazı çakallar çıkmıştır ve hep de çıkacaktır karşınıza.

   Önemli olan çakalları iyi tanımak ve ona göre hareket etmektir.

   Çünkü; aynı karga misali, hani derler ya, “kılavuzu karga olanın ……” diye..

   Çakallarla da bir yere kadar dans edersiniz!.

   Önceleri ayağınıza basmalarından şikayet edersiniz.. Dansın sonunda ise bir de bakarsınız ki, ne isminiz kalmış, ne de itibarınız!

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.