Diyabet hastalarında Covid-19 enfeksiyonu neden ağır seyrediyor?

  • 1.02.2021
  • Abone ol

“ÖNCE SAĞLIK”

   Diyabet toplumumuzda ve dünyada en sık karşılaşılan kronik hastalıklardan birisidir. Ülkemizde 2015 sonunda yapılan araştırmalarda yüzde 14 olan diyabet sıklığına bozulmuş glukoz toleransı ona %6’lık bir rakamda eklenince yaklaşık yüzde 20 ye varan bir orana ulaşmaktadır.  Maalesef diyabet hastaları kronik komplikasyonların yanı sıra enfeksiyon gibi komplikasyonlarla da çok sık karşılaşmaktadırlar.

   Covid-19 enfeksiyon salgınının hale devam ettiği ülkemizde ve dünyada, bazı hastalık grubundaki bireylerin bu enfeksiyon ile karşılaşmaları sonucunda ağır komplikasyonlar ve daha sık ölüm olduğu bir çok araştırmada ortaya konulmuştur.

   Diyabetik hastalar bu enfeksiyonla karşılaştıklarında semptomsuz geçirme oranı oldukça düşük olup, hastaneye yatış oranları, yoğun bakıma giriş ve maalesef ölüm oranları açısından en şansız hasta grubu olarak göze çapmaktadır.

   Bu durumun birçok sebebi ortaya konulmuştur. Genel olarak diyabetik hastaların doğal bağışıklık sistemleri zayıftır. Enfeksiyon sırasında diyabetik hastalarda C-reaktif protein ve interlökin-6 gibi inflamatuar sitokinlerde aşırı artış olmaktadır. Bu yüzden sitokin fırtınası ile birlikte organ hasarları diyabetik hastalarda çok gözlemlenmektedir.

   Daha önceki bilgilerimizde diyabetik hastalarda toplum kökenli pnömoni yani akciğer iltihabı (zature), özellikle kan şekerinin bozuk olduğu kişilerde oldukça sık görülen bir enfeksiyon tipidir. Özellikle kan şekerinin yüksek seyreden kişilerde patojenlerin enfeksiyon yapma yani klinik olarak hastalık oluşturma güçleri artmaktadır. Hiperglisemi yani kan şekeri yüksekliğinde vücudun savunma hücreleri olan lökositlerin mikroorganizmaları yok etme gücü azalmakta, enfeksiyon bölgelerine gitme süreleri uzamaktadır. Bunun sonucunda mikroplarla savaşması gereken hücreler görevini yapamadığı için enfeksiyonlar hızla yayılmakta ve ağır seyretmektedir.

   Özellikle Tip 1 diyabeti olan hastalarında enfeksiyon sırasında ketoasidoz dediğimiz koma durumu bile gerçekleşebilmektedir. Özellikle kan şekeri yüksekliğinde hava yolları içerisindeki salgılar şeker oranı artmakta ve bunun sonucu olarak akciğerlerde yapısal hasarlar enfeksiyonla beraber çok gözlemlenmektedir.

   Covid -19 zarfında bulunan gliko protein çıkıntılar ACE-2 enzimini kullanarak hücre içine girmektedir. Dolayısı ile buyolağı kullanarak enfektivitesini göstermektedir. Ağır enfeksiyonlarda buyolak üzerinden proinflamatuar cevabı artırmaktadır. Bunun sonucunda özellikle şiddetli akciğer enfeksiyonları ve akut repiratuarstres hastalığı (ARDS) diyabetik hastalarda çok daha sık izlemlenmektedir. Çünkü, diyabetik hastalarda ayrıca ACE-2 ekspresyonu azalmıştır.

   Ayrıca ACE-2 enzimi pankreasta da görev yapmaktadır.Covid-19 enfeksiyonu sırasında pankreasın insulin salgılayan pankreas Beta hücrelerinde hasar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda da kan şekeri rügülasyonu bozulmakta ve diyabetin kontrolü zorlaşmaktadır.

   Yapılan gözlemsel çalışmalarda Covid-19 ile enfekte olmuş diyabetik hastalarda kan şekeri kontrolü kötü olan kişilerde Covid-19  sonrası ikincil enfeksiyonlar daha sık geliştiği ve hastaların hastanede yatış sürelerinin uzadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca buna bağlı olarak ek ölüm oranlarında artışta gözlemlenmiştir.

   Bu yüzden hem covid enfeksiyonun kontrolü hem de ardından gelişebilecek sekonder enfeksiyonların önlenmesi için çok iyi bir kan şekeri kontrolü sağlanmalıdır.

   Tip 2 DM ile beraber obezitenin varlığı malesef Covid-19 enfeksiyonunun şiddetini ve sonuçlarını daha da kötüleştirmektedir. Obesite ile beraber sitokin yanıtları (CRP ve IL-6) seviyeleri daha da belirgin artmaktadır. Bu iki durum birlikteliğinde sitokin fırtınası riskibelirgin artmaktadır.Sitokin etkisi ile anti-insulin etkinlik belirginleşmekte ve kan şekeri daha da kötüleşmektedir

   Diyabet hastaları ne yapmalıdır? 

   Diyabet ve obezitesi olanlarda bu hastalık saydığımız nedenlerden dolayı oldukça ağır ve ölümcül seyredebilmektedir. Bu yüzden diyabet hastalarının enfeksiyon kapmamak için maksimum çabayı sergilemesi gerekmektedir.

   Bu hastaların Covid-19 mazereti ile düzenli yapmaları gereken kontrollerini ihmal etmemeleri gerekmektedir. Kan şekerlerini sık control etmek, yükseklik durumlarında mutlaka takip eden hekimile irtibat sağlamalıdır. Beslenmede karbonhidratlı beslenmeyi azaltmak, mevsim meyve sebzelerini bol tüketmek, balık tüketmek ve bol sıvı almak beslenme konusunda yapabilecekleri konulardır. Uygun zamanlarda açık ve güneşli havalarda yürüyüş ve spor çok önemlidir.Özellikle vitamin D eksikliği açısından kontoller yapılıp gerekli oranda vitamin D alınmalıdır.

   Hastalık olmadan tedbiri almak en önemli konu olarak göze çarpmaktadır. Bu bağlamda sosyal mesafeyi korumak, düzenli ve uygun şekilde el yıkamak, hijyen kurallarına maksimum seviyede riayet etmek, kapalı ortamlarda çok uzun süre kalmamak, evi sık sık havalandırmak, maskeyi mutlaka kullanmak ve gereksiz yere seyahat etmemek gibi temel önlemlere katiyen uyulmalıdır.

   Sağlıklı günler dilerim.

   Doç. Dr. Yusuf AYDIN

   Email: [email protected]

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.