YENİ YIL

  • 28.12.2019
  • Abone ol

 

   Günler ayları, aylar yılları kovalıyor ve bir yılın daha son günlerini yaşıyoruz. Genellikle ülke ve şehrimiz için iyi dileklerle başladığımız bu yılda, yerel yönetim seçimleri yapıldı. Yılın orta kısmında Türkiye’deki yerel seçimleri konuştuk, bir o kadar da İstanbul gibi bir metropol şehrin seçimlerini konuştuk.

   Seçimler sonrasında yerel yönetimlerin yüklü borç batağı içinde olduğunu gördük. Büyük şehirlerin büyük bir kısmını kaybeden iktidar, belediyelerde konuşulan yüklü borçlar ve sorumluları ile ilgili hiçbir işlem başlatmadı.

   Düzce’de de aynısını yaşadık ve belediye işçileri yılın son günlerinde ödenmeyen maaş, mesai ve ikramiyelerini almak derdindeler. Yani sizin anlayacağınız belediye borç yükünden dolayı personelinin maaş ve diğer haklarını ödeyemez durumda.

   Bu yıl başkaca neler oldu diye baktığımızda, seçilmiş belediye başkanları daha göreve başlar başlamaz görevlerinden alınıp yerlerine kayyumlar atandı.

   Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerindeki artış ile çocuk istismarı ile ilgili suç oranlarındaki artış, insanın kanını donduracak düzeye geldi ve artık biz kadınlar için kendi yaşam hakkımıza sahip çıkmak ve çocuklarımızı istismardan korumak için, kadına yönelik şiddete ve çocuk istismarının önlenmesine yönelik önlemlerin alınması yönünde tüm sesimizle bağırmamız gerekiyor.

   Şehrimizde son günlerde Ankara-İstanbul arasını 1.5 saate indirecek hızlı trenin Düzce’den de geçmesi yönünde çeşitli girişimlerde bulunulmakta, hatta bakanlığın bu konuda yeşil ışık yaktığı yönünde bir kısım haber kaynaklarında haberler var. Ne getirir ne götürür tabi ki tartışılır. Ancak olabilirliği noktasında sanırım Bolu da istiyor, Düzce de istiyor, Sakarya da istiyor, Kocaeli de istiyor 1,5 saatte dört yerde durak olursa bu yol nasıl 1.5 saatte biter diye insan şöyle bir düşünüyor. Bu konuda eski milletvekillerinden Osman Çakır sosyal medya hesabından benzer mahiyette bir açıklama yapmış, ancak tepki almış. Tabi ki herkesin gönlü olsun diye şöyle demek mümkün: “İstanbul ve Ankara arasında ortalama orta noktası Düzce'ye tekabül ediyor. Bu nedenle Düzce’de bir durak olmalıdır.” Bakalım iktidar kanadı bu noktada ne kadar başarılı olacak, göreceğiz.

   Ancak tabi ki Düzce merkezin sorunları devam ediyor. Hava kirliliği, trafik, yolların yetersizliği, toplu taşımadaki yetersizlikler, hala erişime açılmayan Kervan Kavşağı, yolların çamuru, hastanesizlik, doktorsuzluk, okulların durumu ve eğitimdeki sorunlar, hasarlı binaların durumu, cümle hizmetlerde ve yapılan işler ile inşalardaki denetimsizlik v.b. sorunlarımız aynen devam ediyor.

   Son günlerde ülkemizde çeşitli meslek disiplinlerinde yapılan iç düzenlemelerde ve tavsiyelerde bir de bakıyorsunuz ki fetva gibi ilkeler üretilmiş. Hatta bir arkadaşım kendisine gelen bir mesajdan bir kısım okutarak örneğin “Birinci bölüm, denetçiler için etik ilkelerin dini dayanaklarını ve inanç ilkelerini açıklar. İkinci bölüm, dini dayanaklardan türetilmiş genel etik ilkeler ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (Kurum) tarafından yayımlanan “Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar”da yer alan ve Fıkhî ilke ve kurallara aykırı olmayan etik ilkeleri kapsar. Uygulanacak prosedürlerle ilgili olan üçüncü bölüm, ikinci bölümde belirlenen genel etik ilkelerden türetilmiş etik davranış kurallarını içerir. Bu etik davranış kurallarının amacı, mesleki görev veya hizmetlerini yerine getirirken etikle ilgili ortaya çıkan hususlarda Fıkhî ve mesleki bir bakış açısıyla hangi davranışın kabul edilebilir olup olmadığı konusunda denetçilere rehberlik sağlamaktır” gibi bir paragraf okutarak bunun ne anlama geldiğini ve şer’i hukuka göre olup olmadığını sordu. Ben de öylece kalakaldım. Çünkü benim ezbere bildiğim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası der ki; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, sosyal bir hukuk devletidir.” Bu hüküm Anayasa’nın değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerindendir. İnsan bir an öylece kalakalıyor. Yok canım öyle şey olur mu? Şer’i hukuk bizim ülkemizde uygulanmıyor ki dedim. Ancak daha fazla izahatta bulunamadım. Çünkü bu izahatı sanırım bizi yönetenler bu halka vermek zorundadır.

   Çeşitli gayet anormallikler hüküm sürerken, normal bir şeyler görmek istemekteyiz.

   Öyleyse umudu yitirmeden Nazım Hikmet’in Nikbinlik şiirinden bir alıntı ile bitireyim yazımı...

   “Güzel günler göreceğiz çocuklar,

   güneşli günler

   göre-

                      -ceğiz...

   Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar,

   ışıklı maviliklere

   süre-

                             -ceğiz...

   …………”  N.H.

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • adil kara
    adil kara
    2.01.2020 21:31

    yeni yıl yeni umutlar getirsin güneşli günler getirsin düzceye düzceye hızlı treni düzceye fuar alanını düzceye kongre merkezini düzceye 5 yıldızlı oteli düzce büyük stadyumu düzceye ilçelere osb düzceye melen parkı asar parkı düzceye çevre yollarını düzceye bişiklet yollarını düzceye çevre yolarını düzceye kardüze kayak merkezi düzce efteni tabiat parkını olimpiyat hazırlık merkezini düzceye bol kazanç getirsin güzel günler görecez ama yöneticiler bu yazdıklarımdan hangisini yapabilecek diye umudum hala sıcak hala temiz hala mavi düzcespor şampiyon diyecekmiyim diye düşünmeden yapamıyorum saygılarımla