ÇATIR ÇATIR HESAP SORMAK!!!

  • 17.08.2021

   17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 22 yıl geçti..

   Bu deprem Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Yalova ve İstanbul Avcılar’a kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki tüm yerleşimleri yerle bir etti.

   Üç farklı noktada meydana gelen depremde önce Gölcük’te sonra Sakarya Arifiye’de en sonunda da Gölyaka ilçemizde olmak üzere üç ayrı noktada fay hattı kırıldı.

   Tam 45 saniye sürdü.

   17 Ağustos depremi bölge insanın yaşamını çok derinden etkiledi. Sevdiklerimizi kaybettik, kimimiz kolunu bacağını kaybetti, kimimiz malını mülkünü, işini. Ancak hepimiz derinden etkilendik. Travma yarattı hayatlarımızda. Kimimiz günlerce aradı yakınını da hala bulamadı. Acılar sıralamakla bitmez.

   Ancak Türkiye coğrafyasında bir türlü yerimize doğru yerleşemediğimiz için acılar bitmek bilmiyor. Her yıl depremler orman yangınları seller kasıp kavuruyor bizleri.

   Ancak bir türlü bitmek bilmeyen doğal afetler ile mücadele etmek bizi manevi olarak çökertiyor maddi olarak eziyor.

   Kaybettiğimiz canlar yüreklerimizi yakıyor.

   Milli gelirin önemli bir bölümü afet sonrası ortaya çıkan hasarları gidermeye harcanıyor.

   Nedeni nedir?

ÖNCEDEN ÖNLEM ALMAMAK!!

   Önceden önlem almak bir kültür aslında..

   Doğru yere yerleşmek gerekiyor öncelikle bataklıkları yerleşime açmamak gerekiyor dere yataklarını yerleşime açmamak gerekiyor, verimli tarım arazilerini yerleşime açmamak gerekiyor, doğal alanları talan etmemek gerekiyor. Bu da doğru ve bilimsel planlamayla mümkün.

   Biz buna şehirler kurulmadan önce verilen yer seçimi kararları diyoruz.

   Sonrasında ne geliyor, binalar inşa edilirken doğru proje yapmak gerekiyor.

   Doğru proje seçilen yerin jeolojik, topografik yapısına uygun mühendislik hizmeti almış projeler yapmak suretiyle ilgili idare olan belediye ya da valiliğin ruhsatlandırdığı binalar yapmak gerekiyor.

   Ruhsat verme sorumluluğu çok önemlidir. Çünkü içinde YAPI DENETİM hizmetinin de verildiğini gösterir. Bina yapma süreci bir bilimselliği ve kamusal denetimi gerektirir.

   Bizim piyasa koşullarında "kaç lira" diye konuştuğumuz yapılar ranta konu olduğundan çok daha fazla kamusal denetime ve bilimselliğe muhtaçtır. Buna da paha biçilemez.

   İşte benim bir paragrafla anlatmaya çalıştığım süreç için bir kararlılık gerekmektedir. Bilime saygı göstermeyi ve kamusal denetimi ilke edinmeyi gerektirir. Aklı ve vicdanı cüzdanında olanların anlayamayacağı bir şeydir bu.

   İyi bir yönetim anlayışı gerektirir. Öyle her oy alan bu işleri başarabilseydi biz bu acıları ve rezillikleri sürekli yaşamazdık. Aslında ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ilgilidir bu işler neticesinde. İnsan yaşamını rantın üzerinde tutmayı gerektirir.  Çevre bilinci gerektirir. Doğaya saygıyı gerektirir. Bir ağaca bir çiçeğe saygı duymayı gerektirir. Her bizi "yönetirim" diyenin peşine takılmamayı gerektirir. Her felaketten sonra gerçek sorumluların tespiti ile birlikte bizi iyi yönetemeyenlerden ÇATIR ÇATIR HESAP SORMAYI gerektirir.

   Hesap sormayı bilmezsek ve öğrenemezsek doğa bizi çok hesaba çekecek, öyle görünmekte.

   Ancak her afet sonrasında hiçbir şey olmamış gibi unutup yaşamaya devam etmekten hemen sonrasında bir yenisini yaşamaktan usandık. 

   Aklı ve vicdanı olmayan yöneticilerin, yönetim hakkından gelen kendini temize çekmesinden bıktık, usandık. 

   Akılsız fikirsiz bahanelerden usandık ve açıklamalardan usandık. 

   Yapanın yanına kar kalmasından usandık.

   Aklı ve vicdanı olan bir tek yönetici olmaz mı ülkede?..

   Bu yöneticilerin bir özür dilememesinden bıktık, usandık. 

   Hesap sorma mekanizmalarının bir türlü işlememesinden usandık..

   Yıllarca süren mücadelelerden bir sonuç alınamamasından usandık..

   Deprem sonrası elinde ekmeklerle gözünü silen amcanın, evi yandığı için yanan evinin önünde dışarıda yatan teyzenin, selden zarar gören çamurun içinde eşini çocuğunu arayan annenin görüntüsü geçiyor güzümün önünden..

   Ey bizi yönetemeyenler!! Yani kısacası bizi çook yordunuz ve usandırdınız, artık yeter…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.