UFKUN ÖTESİ…

  • 24.01.2024
  • (1)

   “Bu kitapta ne yazdınız” diye soranlara “Bildiklerimi..” diyor.

    Özellikle “Savunma Sanayi Bölümü” bir çırpıda okunuyor.

   Ülkelerin savaş stratejileri ve teknoloji yarışı hakkında bir belgesel gibi. 

   Kitabın yazarı Dr. Faruk Özlü..

   Biz Düzceliler için çok değerli bir isim.

   Ve bu güne kadar edindiği önemli bilgileri kısaltmış, ÖZÜNÜ çıkarmış, önümüze koymuş.

   Adeta bir bilgi hapı bu!..

   Bir-iki günde sıkılmadan okuyarak, devlet hafızasında kayıtlı birçok kaynağa ulaşmış oluyorsunuz.

*

   Evet içinde siyaset var!

   Ama zaten siyaset de aslında “devleti yönetme sanatı” demek.

   Parti propagandası ise kitabın özüne dokunmadan “teğet geçmiş” diyebilirim.

   O bakımdan karşıt görüşler için de rahatsız edici değil.

   Herkes için okumaya değer.

* * *

   Avrupa'da 18. ve 19. yüzyıllarda buhar gücünün,  makineleşmiş endüstriyi doğurmasıyla 1. Sanayi devrimi başlamıştı. Bizler onu ıskaladık.

   1870-1913 arasında montaj hatları ve elektriğin üretimde kullanılması ile ikinci sanayi devrimine geçildi. Onun da gerisinde kaldık…

   Derken dijital teknoloji ve programlanabilir makinelerle birlikte üçüncü sanayi devri dönemi yaşandı. Onu da tribünlerden takip ettik.   

   Dijitalleşme üzerinde yükselen 4. sanayi devrimine ise Türkiye’nin nasıl ayak uydurabileceği konusunu Özlü kitabında ele alıyor: Devir AR-GE, inovasyon ve tasarım devri…

   “Gelecek 10-20 yılda imalat, enerji, tarım ve ulaştırmada çok hızlı ve dramatik DEĞİŞİMLER OLACAK”. Sanayi 4,0’ın labirentlerinde kaybolmamak için doğru bir yol haritamız olmalı..

   Sanayide, savunmada, tarımda BU var olma savaşı sürüyor.   

   “Sadece ufku görmek yetmez, ufkun ötesini de görmek lazım!” diyen Atatürk’ün sözleri ile başlayan kitapta yüksek teknolojileri üreten ve ihraç edebilen, AR-GE’yi (devlet eliyle şeklen sürdüren değil) özel sektöre benimsetebilmiş,  vasıflı insan kaynağını ve nitelikli işgücünü oluşturmuş, inovasyona önem veren, orta gelir (orta teknoloji) tuzağından kurtulmuş, bilgi temelli ekonomiye geçebilmiş, toplumun teknoloji okur yazarlığını sağlamış, siber güvenlikte ileri bir Türkiye hayali kurulmuş. 

   Özlü, teknoloji üreten KOBİ’lerin Türkiye’yi büyütebileceğinden emin. TÜBİTAK’daki verimsiz yapılardan ve bundan fayda temin edenlerden de bahsediyor. 

   Güney Kore’nin ve bizim savunma sanayilerimizin projelerini kıyaslarken ki dramatik  bölümü ise bir solukta okuyorsunuz.

   Türkiye’nin bir Jet eğitim uçağı (TF-X) yapıp elde ettiği tecrübeler ışığında beşinci nesil savaş uçağı (FX) yapmaktan vazgeçmesi. Bunun yerine sınırlı tecrübe ve teknoloji ile 2030 yılı sonrası teknoloji barındıran MİLLİ MUHARİP UÇAĞI yapma yoluna gitmesi çok dikkat çekici. 

   Çünkü programında ortak başka bir ülke olmadan böyle bir yeni nesil savaş uçağını geliştirmeye çalışan dünyadaki tek ülke Türkiye!..

   Bu son derece iddialı bir proje. Ve ilk kurgularının yapıldığı yıllarda ABD, Rusya ve Çin dışında böyle beşinci nesil bir savaş uçağı projesi yoktu.

   İngiltere bizimle ortak olacakken son anda (her zamanki kaypaklığı ile) İtalya ve İsveç’le ile bir araya gelip 5. nesil uçak yapımına girişti.

   Ardından Almanya da, Fransa ve İspanya işbirliği ile böyle bir uçak projesine başladılar. 

*

   Kitap bana “Hayalleri olmayanlar asla uçmaz!” sözünü hatırlattı. 

   Evet “ya önden gider tozu toprağa katarsın ya da geride kalır başkalarının tozunu yutarsın!”

   Saygılarımla.                       

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (1)

  • CEM
    CEM
    24.01.2024 12:37

    FARUK BEY GERÇEKTEN ÖNEMLİ BİR ŞAHSİYET. ANLAMAK DİNLEMEK VE HIZINA YETİŞMEK LAZIM. BİRAZDA YANINDAKİLERİ PARTİ DIŞINDAN SEÇSE…