Darbe olsaydı neler olurdu ?

  • 11.11.2016

   Demokrasiyle yönetilen ülkelerde, seçimle iş başına gelmiş hükümetler; millet adına, belirlenen bir süre için, anayasa ve yasalarda belirlenen sınırlar içinde devleti yönetir. Bu hem bir haktır hem de bir ödev.

   Halkın oylarıyla seçilen hükümetin, hükümet etme hakkını ortadan kaldırmaya kalkışmak, bu yönetimin yetkisine ortak olmaya kalkmak, bu hakkı kısıtlamak hatta buna teşebbüs etmek bile suçtur. Bu suç için, ceza kanunumuz en ağır cezaları düzenlemiştir. Bunun yanında halkın oylarıyla devleti yönetme yetkisi alan hükümetlerin, bu hakkı bir başka kişiyle, grupla, cemaatle ve sair tüzel ya da özel kişiyle bilerek ve isteyerek paylaşması, bu biçimi ile yönetme hakkının bir kısmını devretmesi aynı suç kapsamında değerlendirilmelidir diye iddia eden, pek de itibarlı olmayan hukukçular da mevcuttur.

   Ülkemizde görev yapan hakim ve savcıların üçte biri, 81 İl Emniyet Müdüründen 76’ sı, Emniyet Teşkilatı ve Adliye personelinin azımsanmayacak bir kısmı, Milli Eğitimde görev yapan öğretmenlerin on binlerle ifade edilen bir kısmı, çeşitli birimlerde görevli çok sayıda bürokrat, Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesinde Darbe yapmaya kalkışacak kadar sayıda rütbeli asker, devlete değil bir terör örgütüne ve onun lideri olan bir hocaya bağlı hareket etmiş görünüyor. Bu terör örgütünün iş adamları arasında iller ve ülke bazında örgütlerinin olduğu, bankasının bulunduğu, yazılı ve görsel basında birçok yayın kuruluşuna sahip olduğu da görünüyor. Bu durumu mevcut hükümetimiz devlete sızma olarak nitelendirse de yaşananın aslında bilerek ve isteyerek yani böyle tercih edilerek oluşturulduğunu düşünen kötü ve art niyetlilerde var olabilir.

   Yukarıda bahsettiğim ve FETÖ/PDY olarak adlandırılan sinsi ve çok gizli örgüt hepinizin bildiği gibi 15 Temmuz gecesi darbe yapmaya kalktı ve bu girişim halkın büyük ve onurlu mücadelesi ile bastırıldı.

   İşte tam da bu noktada; bu hain darbe girişimi başarılı olsaydı , ülkemizde neler aleyhimize dönüşürdü diye bir bakmakta fayda var.

   1- TBMM görev yapamaz hale gelecekti, yasalar ve diğer düzenlemeler belli bir grup tarafından çıkarılacaktı.

   2- Çok sayıda insan gözaltına alınacaktı. Gözaltı süreleri 30 güne veya daha fazla bir süreye bile çıkarılabilecekti.

   3- Gözaltına alınanlar uzunca bir süre avukatları ile görüşemeyecek, dosyalara verilen gizlilik kararları nedeniyle şüpheliler ve avukatları dosyalardan bihaber olacaklar, savunma hakları da kısıtlanacaktı.

   4- Hakim ve savcılar emir ve talimatla hareket edecek, hukuk ortadan kalkacaktı.

   5- İnsanların mallarına, gelirlerine el konulacaktı. İnsanlar işlerinden, görevlerinden mahkeme kararı olmadan çıkarılacak, buna ilişkin yasa yolları da kapatılacaktı.

   6- Tutukluluk süreleri uzun olacak, buna ilişkin davalar da uzunca bir süre açılmayacaktı.

   7- Cezaevlerinde insanlar üst üste yatacaktı.

   8- Muhalif kesimler, basın susturulacak, yapıcı eleştirilere bile kulak tıkanacaktı. Muhaliflerin can ve mal güvenliği kalmayacaktı. Normal sıradan insanlar bile mal ve can güvenlikleri konusunda endişe içinde yaşayacaktı.

   9- Uygar dünya ile Avrupa Birliği ile ilişkiler bozulacak, ülkemizin uluslar arası saygınlığı ortadan kalkacaktı.

   10- Uluslar arası Anlaşmalar askıya alınacaktı.

   11- Ekonomi bozulacak, önemli kur artışları gerçekleşecekti.Yabancı sermaye girişi azalacak, mevcut yabancı sermaye de kaçacaktı.

   12- Mevcut rejim değişecek, cumhuriyet kazanımları, demokrasi deneyimleri çöpe atılacaktı.

   Neyse ki bu hain ve kanlı darbe girişimi başarısız oldu da biz de yukarıda saydığım korkutucu uygulamalarla karşılaşmadık. Rejimimiz ve demokrasimiz zarar görmedi.

   Bu hain terör örgütünün devlet içine sızdığını, hiçbir muhalif fark etmediği ve uyarmadığı halde erkenden fark eden, bu çok gizli terör örgütünün kanlı darbe girişimini bastıran ve ülkemizi korkunç darbe ile birlikte darbenin sonuçlarından da koruyan yetkililerimize teşekkür borcumuz bulunmaktadır.

   Nihayetinde Hükümetimiz tarafından yönetim yetkisi dirayetle ve hassasiyetle kullanılmış, halk için gerekenler yapılmıştır. Daha ne olsun, bozgunculuk yapmanın ne zamanı ne de yeridir….

   Kalın sağlıcakla….

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (3)

  • ali osman küçük
    ali osman küçük
    11.11.2016 19:53

    Bu yazı Metin Güçlü tarafından yazılmış olamaz. Taklit taklit

  • Salih zeki çakmak
    Salih zeki çakmak
    11.11.2016 15:21

    Uyan da balığa gidelim

  • zaloğlu
    zaloğlu
    11.11.2016 15:02

    çok iktidar yanlısı bir yazı olmuş sayın güçlü