Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :74241340 Aktif Ziyaretçi :24873 25 Ocak 2021 Pazartesi
[17:28] Üniversiteden Çocuklar İçin Yaratıcı Okuma Atölyesi -- [16:48] Cumayeri'nde sokak hayvanları için mama bırakıldı -- [16:33] Doğal yöntemlerle ellerinizi ve dudaklarınızı soğuktan koruyun -- [16:11] Donmuş göl üzerinde tehlikeli anlar! -- [16:11] TRT'ye 3 yılda 7,2 milyar lira verildi! -- [16:02] Bilim kurulu üyesi: Yeme-içme sektöründe normalleşme için erken! -- [15:37] Araç sürücüsü ‘Biraz oyalandık’ dedi, ama!.. -- [15:22] AB'den Türkiye açıklaması: Kayda değer jestler bekliyoruz! -- [15:15] Meslek hayatında kimlik önemli -- [15:11] Ipsos araştırması: Tüketici güveninde Türkiye sonuncu çıktı! --
Tarık Şahin
DÜZCE’YE GİTTİM EN SONUNDA

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:13.11.2020

    Bir makale sitesinde tanıştığım mümtaz bir şahsiyet olan, geçtiğimiz günlerde rahmeti rahmana kavuşan Deneme Yazarı Kadir YAVUZ üstadımın Düzce ziyaretini köşesine taşıdığı DÜZCE temalı köşe yazısı.

   Dünyadayken kıymetini bilmeyiz ya,öldükten sonra ahlar vahlarız ya..Ne iyi adamdı,çok sağlam bir kalemdi deriz ya..Öyle mümtaz bir şahsiyetten bahsediyorum..

   Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun..

DÜZCE’YE GİTTİM EN SONUNDA

   Bu yaz, kendi kendimi dinlendirdim. Gazeteye fazla yazı yazmadım. Birçok kişinin yaz tatiline çıktığı, yani okuyucunun azaldığı bir dönem bende birazcık dinleneyim diye düşündüm.

   İyi düşünmüş müyüm? Dinlendim deyince, hemen bitişiğimizdeki Antalya’ya gidip denize girmedim. Kitaplarımla uğraştım. Şehirde kalan insanları arada bir ziyaret ettim. Elimin altında okumam için beklettiğim 8-10 kitap vardı, onları okudum.

   Ve kendimce tatil saydığım birkaç küçük seyahat yaptım. İzin veya tatil gibi gelen bir veya iki günlük geziler vardır, anlatıla anlatıla bitirilemez. Sanırsınız ki, yıllık iznini kullanmış biri, bir aylık tatilinde yaşadıklarını anlatıyor.

   Bazen, bende kendime şöyle bir veya bilemedin iki günlük izin veririm. Bir dostumun bulunduğu bir şehre gezi düzenlerim. Ne gezidir adı ne de seyahat ama ben o kendimi izinli saydığım güne unutamayacağım kocaman kocaman anılar yerleştiririm. Hafızamdaki albümün bir köşesine çektiğim fotoğraflarımı koyar, onlarla arada bir yaşarım.

   Yazın kavurucu sıcaklarının en yoğun olduğu aylardan Ağustos ayıydı… Düzce’den, bir dostla telefonla tanıştığımız ama görüşemediğimiz o muhteremi göreceğim demiştim. Telefon ettiğim “Geliyorum” dediğim an belki de o dost bana inanmamıştı. “Isparta’dan kalkıp, Düzce’ye beni görmeye gelecek. Hadi canım sende!” demiş olacağını tahmin ediyorum.

   Sıcak bir yaz ve bir de kandil günü! Düzceli, böylesi sıcağın kavurduğu bir Ağustos günü deprem yaşamıştı. O günlere rastlamıştı, benim Düzce’ye gittiğim gün! Akşama yakın saatlerdi, Düzce’deydim. Arkadaşım, beni Düzce Otogar’ından aldı. Yürüdük. “Karanlık basmadan yemeğimizi yiyelim” demişti Tarık Bey, ben de “Olur” dedim. Yemek hem tanışma, hem de bir kaynaşma havasında geçti. Tarık Şahin Bey, Düzce Belediyesi’nde çalışıyor. Düzceli ve haliyle o çevreyi tanıyor, biliyor. Şurada radyocu bir arkadaşım var, onu ziyaret edelim dediğinde; yol yorgunu olmama rağmen nezaketen kendisini kırmadım. Ona tabiyim, misafirim netice de! Radyo da, arkadaşı çıkmak üzereydi; ayaküstü bir sohbetimiz oldu, çaylarımızı söyledi bizden müsaade isteyip ayrıldı. Radyo 81… Sunucu Lale Hanım “Şairsiniz! Ne kadar güzel! Sizi stüdyoya alsam… Beni kırmazsanız tabii ki!” deyince ayağımın tozuyla daldım stüdyoya! Birkaç şiirimi okumuş, Düzce’ye geliş sebebimi izah etmiştim. Saat bir hayli ilerlemişti. Kalktık. Avni Akyol Öğretmenevi’nden bir gün öncesinden yer ayırtmıştım. Öğretmenevine, yürüyerek geldik. Bahçesinde bir saat kadar sohbet ettik. Ertesi gün görüşmek üzere ayrıldık.

   Ertesi gün! Öğretmenevi’nden yürüyerek belediyeye gideyim diye düşünmüştüm. Yolumun üstündeki dereyi izleyerek yürüdüm. Derenin adı: Hasar Deresi! Dereden bir müddet sonra ayrılmış, merkeze doğru ilerliyordum. Düzce’deki Final Dershanesine uğrayıp, oradaki arkadaşları ziyaret ederek güne başladım. Hoş sohbet bir müdürle epeyce konuştuk. Eski bir belediyeci olduğundan, müzik çalışmaları yaptığından; çok değerli olduğunu söylediği Vali Bey’e geçenlerde verdikleri konserden bahsetti. Dershanenin yöneticisi yoktu. Kendilerine kitaplarımdan imzalayıp bıraktım. Geldiğimi, akşama kadar Düzce’de olacağımı söyleyip, Müdür Bey’in yanından ayrıldım. Yol üzerindeki Hükümet Binasına uğrayıp, içimden Vali Bey’i ziyaret etmek geldi. Düzce Valisi Vasip Şahin… Kendimi tanıttığım Özel Kalem Müdürü’ne Isparta’dan geldiğimi, gazeteci olduğumu sadece bir selam verip, ayrılacağımı söyledim. Vali Bey’le görüştü, bekleyen bir heyet olmasına rağmen onlarla birlikte makama alındım. Tanıştık, konuştuk. Isparta deyince, Vali Yardımcısı Atilla Durmuş’un oradan geldiğini hatta bugün burada olduğunu, emekli olmak için dilekçe verdiğini söyleyince hemen Atilla Bey’in odasına gitmek üzere Vali Bey’e bir kitabımı hediye edip, ayrıldım. Atilla Bey, tam çıkıyordu ki ayakta karşı karşıya geldik. Beni görünce inanamadı. Sarıldık. Raporlu olduğunu, Isparta’dan geldikten sonra ayrılmaya karar verdiğini bugün gelip dilekçeyi vermiş olduğunu söyledi. Dün gelseydin veya yarın gelseydin beni burada bulamazdın, dedi. Nasip denilen şey bu işte! Koluma girdi, Vali Bey veda yemeği veriyor, bekletmeyelim, dedi. Avni Akyol Parkındaki, Saydam Kebap… Vali Yardımcısı Atilla Durmuş, diğer vali yardımcıları ve ilçe kaymakamları… Atilla Bey’in emekliliği münasebetiyle verilen veda yemeği… Vali Bey, bir yanına beni diğer yanına da Atilla Bey’i almıştı.

   Yemekten sonra Atilla Bey beni bırakmadı. Oradan, Düzce Doğa Koleji’ne gittik. Kolejin sahibi Önder Bey’in dostu Milli Eğitim Şube Müdürü Haşmet Bey, çiftliği andıran o güzelim kolejin havuzuna götürecekmiş. Gittik.

   Akşam Adapazarı’na gidecektim. Havuzda akşama kadar yüzdük. Haşmet Bey, bizi şehir merkezine getirdi… Ayrılırken “Gitme! Benim de misafirim ol!” dedi. O gün için kendilerine teşekkür ettim, o günün anısına bir şiir kitabımı hediye ettim kendilerine ve vedalaştık. Bir saat kadar Atilla Bey’le dolaştık. Atilla Bey, beni otogar’a kadar getirdi ve uğurladı.

   Ve Düzce’nin ardından Adapazarı… 15-20 yıldır görmediğim güzel insan, değerli ağabeyim İsmail Can’ı ziyaretim.

   Tarık Şahin’i ziyarete gidiyorum. Bir başka “Şahin” çıkıyor karşıma... Düzce Valisi Vasip Şahin. Isparta Vali Yardımcısı Atilla Bey’i gidip Düzce’de görüyorum. Vali Bey’i ziyarete gitmesem onunla görüşemeyeceğim. Isparta’dan ayrılırken veda edemeyen Atilla Bey’le burada buluşmak, Veda yemeğine katılmak varmış kaderde! Şu kadere bakın ki, 20 yıldır, görüşemediğimiz İsmail Can Ağabey’i de gelip görmek varmış kaderde!

   Kendimi dinlendirdiğim, unutamadığım güzel anılarla dopdolu iki günlük tatilim, İsmail Can Ağabey’imi ziyaretimle son buldu.

   Kendimce tatil yaptığım bir seyahatimde, böylece tamamlanmış oldu.

   KADİR YAVUZ

   Deneme Yazarı

   Düzce Hatırası/2013

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
 
  Ayşegül Şenol Can
YİNE DEPREM; YİNE ACI!
 
  Ulviye Dikmen
2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
 
  Telat Çelik
KİRLİ YIL
 
  Peri Meram Arbak
‘BURASI DÜZCE’ DE YAZMAK
 
  Hümeyra Yılmaz
RANTIN OLMADIĞI YER
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
 
  Orçun Togan
Kaldırım Mühendisi Aranıyor!
 
  Tarık Şahin
İNSANLARI ETKİLEME ve KAZANMA İPUÇLARI
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Prolaktin yüksekliği kısırlığa yol açar
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Orhan Gün
 Fatih bey, maalesef Düzce çoktan bozuldu. Artık Düzce eski Düzce değil. Düşünün bu zamanda eski Düzce'yi arar olduk, Eski Düzce diyorsak yeşilinden bahsediyoruz, İnsanların birbirine daha saygılı olduğu hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı Düzce. Ama maalesef Düzce elden gitti. Şimdi kışın havasının pisliği birinci geliyor yurtta düşünün, Çarpık yapılaşma gelişmeyen yollar, Düzce'nin başından sonuna dümdüz bir caddesi , Bulvarı bile yok. Ovada kurulan bir şehir olmasına rağmen.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 İzzet Geçalp
 Fatih'im bizler yinede şanslıyız, Bahsettiğin o eski Düzce'de çocukluk ve gençliğimizi bi nebze olsa da yaşadık, Şimdiki nesil ne yapsın,anlatsan eski Düzce'yi masal dinler gibi dinleyecekler zavallılar..En çokta onlara üzülüyorum..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Batur
 Sevgili Maradit, istediğin kadar işte, onlar mantıklı ve güzel istekler ama boşuna isteme onlarda rant yok oy yok . 30 yılda yeşil ve oksijen deposu düzceden geriye zehirli havası ile çarpık yapılaşmış beton yığını bir düzce yaratıldı.sebep olanlar biz değiliz onlar kendilerini biliyor ama tarih tabi ki sorgulayacak.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Nuri Çetin
 Fatih bey, benim istediklerimin yarısını istemişsiniz ama keşke olabilse o kadarına da razı olacağız artık..Teşekkürler.. Gerçekten bam teli ne basmışsınız..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Didem Aksoy
 Bazı şeyleri eleştirmek kötü değildir, 5 yıldır düzcede yaşayan biri olarak heryerde yeni binalar, inşaatlar ve daha kötüsü bunların boş olması beni üzüyor.... İnsandan çok ev yapılıyor ve o güzelim yeşilliğe, içinde yaşayan canlılara verdiğimiz zarar aklımızın alamayacağından daha büyük.. Betonlaşmanın verdiği zararlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor umarım geç olmadan anlaşılır.
  " 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz " Yazısına...
 Peri Arbak
 Ne güzel yazmışlar, hakikaten ilk kezleri yaşadık
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Ragıp Gökesaoğlu
 Çok anlamlı bir yazı
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Yuca
 Olması gerekeni istemekten daha doğal ne olabilir ki ? Aynen katılıyorum. Doğruya doğru diyenlere destek olmaya devam etmeli yanlışı da her zaman eleştirmeliyiz.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Hasmet Batur
 Az bile istemişsiniz...Düzce'nin sorunları o kadar fazla ki...yazmaya kağıtlar yetmez...
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Birkan Mertol
 Fatih bey ağzına sağlık. çok güzel bir yazı. aynı şeyleri istiyoruz. neden kötü olsun ki?
Düzce’de kaç kişi aşı oldu? Düzce’de kaç kişi aşı oldu?
  Ziraat Bankası tarlaları satışa çıkardı!
  Çelikpala Ailesinin acı günü
  Bıçak altına yatmadan güzelleşmek mümkün!
  Ak Parti kongresi gerçekleşti! Erdoğan: Sandıkları patlatacağız!
  Bolu Belediye Başkanı cami yaptırmak istedi, AKP meclis üyeleri okul dedi!
  TOGG fabrikası için bin 500 kişi çalışacak!
  ULAŞIM ANKETİNDE SON 10 GÜN
  Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  Er, Akşener'le birlikte AB Büyükelçisini ağırladı!
  Kilosundan 6-7 bin lira gelir elde ediliyor!
  Bacaya giren Baykuş, evi küle çevirdi!
  Bolu, Türkiye’nin en soğuk ili oldu
  Alışverişe gelenler mahsur kaldı!
  Gaziler Derneği Başkanı son yolculuğuna uğurlandı
  Düzceli çiftçilere maddi destek devam ediyor
  228 köy yolu ulaşıma açıldı
  Er'den OSB açıklaması: Genişletmenin geçerli sebepleri açık ve şeffaf aktarılmalı!
  Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele
  Düzce’ye 500 bisiklet ve scooter geliyor!
  21.01.2021 - Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
  20.01.2021 - Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmızı?
  24.01.2021 - 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
  18.01.2021 - Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
  19.01.2021 - Düzce'de konut satışı yarı yarıya düştü!
  19.01.2021 - Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  20.01.2021 - 228 köy yolu ulaşıma açıldı
  20.01.2021 - Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  21.01.2021 - Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele