Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :74242189 Aktif Ziyaretçi :27558 25 Ocak 2021 Pazartesi
[17:28] Üniversiteden Çocuklar İçin Yaratıcı Okuma Atölyesi -- [16:48] Cumayeri'nde sokak hayvanları için mama bırakıldı -- [16:33] Doğal yöntemlerle ellerinizi ve dudaklarınızı soğuktan koruyun -- [16:11] Donmuş göl üzerinde tehlikeli anlar! -- [16:11] TRT'ye 3 yılda 7,2 milyar lira verildi! -- [16:02] Bilim kurulu üyesi: Yeme-içme sektöründe normalleşme için erken! -- [15:37] Araç sürücüsü ‘Biraz oyalandık’ dedi, ama!.. -- [15:22] AB'den Türkiye açıklaması: Kayda değer jestler bekliyoruz! -- [15:15] Meslek hayatında kimlik önemli -- [15:11] Ipsos araştırması: Tüketici güveninde Türkiye sonuncu çıktı! --
Peri Meram Arbak
Pandeminin İzleri; Göğüs Hastalıkları Uzmanının kaleminden

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:31.08.2020

 

   Dr. Şennur Özen benim gibi bir göğüs hastalıkları uzmanı ve çiçeği burnunda köşe yazarı. Eskişehir Haber yerel gazetesinde yeralan ilk yazısı beni çok etkiledi, sizlerle bir kısmını paylaşıyorum.

   “Bir Cumhurbaşkanlığı genelgesi yayınlanmıştır. Pandemi mücadelesine katkı sağlamak için doğrudur. Ne kadar çok insanı dolaşımdan çekerseniz o kadar iyi bir iş yapmış olursunuz. Bu ve önceki genelgeler ile kısa çalışma, evden çalışma, kronik hastalığı olanlar ile 60 yaş üstü çalışanlar da korunmaya alınmışlardır. Çok doğrudur.

   Organize sanayi bölgelerinde çalışanların durumu acıklıdır. Bir başka yazımın konusu olacak kadar, çok sayıda sorunu barındırmaktadır. Ama dikkatinizi çekmek istediğim meslek grubu doktorlardır. Tüm bu genelgelerden hariç tutulmuştur. Kronik hastalığı vardır. Kanser olup iyileşmiştir belki, ama hala risk altındadırlar.

   Hastalıklarını gerekçe gösterip izinli olmak isterler. Genellikle kabul edilmez.

   Genç yaşta istifa ederler aç açık kalacaklarını bile bile…

   Emeklilik hakkı kazanmıştır ama mesleğine aşıktır. Kısacık bir mola ister kabul edilmez.

   Çaresiz yüreği yanarak emeklilik dilekçesi verir. Bunu da ancak 1 Haziran'dan, yani devletin pandemi tedbirlerini kaldırıp, tam açılımın oluşturulduğu tarihten itibaren yapabilme hakkına sahip olmuşlardır.

   Kamuda çalışıp da, çoğunun etkin çalışma süre ve eforlarından pek de emin olamadığımız   çalışanların  tüm maaş özlük hakları vb hakları aktif çalışanlar gibi uygulanacakmış. Elbette maddi  kayba uğramamaları memnuniyet vericidir. Birçok kamu çalışanı, hasta olmadığı halde, doktorların kapısında kuyruktadırlar. Ne için? Bana J44. 9 (KOAH) tanısını yaz. Bana I10 (hipertansiyon) tanısını yaz. Bütün ICD kodlarını da ezberlemişlerdir. Kamu çalışanlarında durum bu, benim de onlarca kez muhatap olduğum bir durum idi.

   Peki özel sektörde durum nedir? Onlardan daha önce astım, KOAH gibi tanıları almış olup da E-nabızda tespit edilenlerin dileği nedir? Bu hastalığı var ama pandemi döneminde çalışmasında sakınca yoktur diye durum bildirir rapor düzenlenmesidir. Sakıncası yok mu? Elbette var.

   Yüreğiniz kan ağlayarak yazarsınız. Aman sakın maskeni mesafeni ihmal etme der ve onlarca ilave tedbirleri anlatıp uyarırsınız. Onlar bu tedbirlere kolaylıkla uyum sağlarlar. Hasta olmak nedir bilirler. Çalışmaz ise  aşından işinden olacaktır. Ücretsiz izin verilecektir. Doktorlar için hiçbir madde yoktur bu genelgede…

   Ne yaşlarının, ne de hastalıklarının bir önemi vardır. Çünkü onlar da aynen askerler, polisler gibi ölmek için doktor olmuşlardır, kamunun ve yüksek makamların gözünde. Oysa doktorlar ölmek için değil yaşatmak için doktor olmuşlardır. Çaresizce çırpınırlar. Yüzlerce sorumsuz düğün misafirlerinin, konvoy yolcularının, adettir diye bulundukları göstermelik taziye ziyaretçilerinin, hasta olduklarında, geldiği kişiler halen dövüp sövmekte oldukları hakaret ettikleri doktorlardır.

   Zaten bilirler, dövseler de sövseler de ceza almayacaklardır. Bir süreliğine de aman doktor canım doktor diyebilmektedirler. Ne çıkar ki bundan? O doktorlar, çaresizce oksijen sistemi ve ekipmanı bulmaya çalışır, doktorluğun yanı sıra bir de mühendislik yaparlar, o kabloyu buna ekleyerek, parlak zekaları ile, anlık çözüm oluşturan icatlar yaparlar. Elinde olmayan ilaçları yalvar yakar komşu illerdeki hastanelerden temin etmeye çalışır.

   Gecesini gündüzüne katar. Bir gün o da hasta olur. İzolasyona alındığında, ek ödemeleri verilmez. ASM hekimi ise, maaşı çalıştığı kadar verilir ve sonra belki de ölür. Görev şehidi sayılmaz. Geride bıraktıklarına bir hak tanınmaz.

   Doktorlar kimsesizdir..

   Tükenirler, işini hekimlik vicdanı ile yapmaya çalışır her daim. Akıl almaz tanı ve tedavi algoritmaları içinde boğulur, insan için doğruyu yapmak adına bin bir çare üretmeye çalışır.

   Evet doktorlar, hemşireler, temizlik personeli pandemide savaşan yegane kahramanlardır.

   Kamuda izinli sayılanların çoğu da hastalığın yaygınlaşmasına aracılık eden orada burada maskesiz mesafesiz gezmekte olan sorumsuzlardır. Hastalığından dolayı genelge ile izinli sayılan  kamu çalışanları da evinde oturmalıdırlar. Aynen sapasağlam olup da, maske mesafe kuralına en çok uyduğu bilindiği halde evde hapsedilen 65 yaş üstü vatandaşlar gibi evlerinde oturmalıdırlar.

   Unutulmaması gereken yegane şey şudur.

   Bir pandemiden hastane tedavisi, ayaktan tedavi vb. ile kurtulunamaz. Alınacak tedbirler, uygulanmasını da sağlamak ve temaslılar ile riskli işlerde çalışan gruplara test yapıp, semptomsuz taşıyıcıları tespit edip izole etmekle kurtulunabilir. Halk da bilmelidir ki maske çene altına takılacak bir aksesuar değildir. Mesafe konusu çok önemlidir. Artık eskiden yapılan arkadaş toplantıları, ve birçok sosyal etkinlik 11 marttan öncesindeki  günlerde kalmıştır.

   Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.”

   Yerel gazetelerimizde yazarak çığlığımızı siz Eskişehir’lilere, Düzce’lilere duyurmaya çalışıyoruz. Oradan Sağlık Bakanlığı’na ulaşması yerel siyasilere, sivil toplum örgütlerine, duyarlı halkımıza bağlı, çığlığımız çığlığınız olursa biz de kendimizi güvende hissedeceğiz.

   Sevgili Dr. Şennur Özen, beynine, yüreğine, kalemine sağlık.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
 
  Ayşegül Şenol Can
YİNE DEPREM; YİNE ACI!
 
  Ulviye Dikmen
2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
 
  Telat Çelik
KİRLİ YIL
 
  Peri Meram Arbak
‘BURASI DÜZCE’ DE YAZMAK
 
  Hümeyra Yılmaz
RANTIN OLMADIĞI YER
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
 
  Orçun Togan
Kaldırım Mühendisi Aranıyor!
 
  Tarık Şahin
İNSANLARI ETKİLEME ve KAZANMA İPUÇLARI
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Prolaktin yüksekliği kısırlığa yol açar
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Orhan Gün
 Fatih bey, maalesef Düzce çoktan bozuldu. Artık Düzce eski Düzce değil. Düşünün bu zamanda eski Düzce'yi arar olduk, Eski Düzce diyorsak yeşilinden bahsediyoruz, İnsanların birbirine daha saygılı olduğu hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı Düzce. Ama maalesef Düzce elden gitti. Şimdi kışın havasının pisliği birinci geliyor yurtta düşünün, Çarpık yapılaşma gelişmeyen yollar, Düzce'nin başından sonuna dümdüz bir caddesi , Bulvarı bile yok. Ovada kurulan bir şehir olmasına rağmen.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 İzzet Geçalp
 Fatih'im bizler yinede şanslıyız, Bahsettiğin o eski Düzce'de çocukluk ve gençliğimizi bi nebze olsa da yaşadık, Şimdiki nesil ne yapsın,anlatsan eski Düzce'yi masal dinler gibi dinleyecekler zavallılar..En çokta onlara üzülüyorum..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Batur
 Sevgili Maradit, istediğin kadar işte, onlar mantıklı ve güzel istekler ama boşuna isteme onlarda rant yok oy yok . 30 yılda yeşil ve oksijen deposu düzceden geriye zehirli havası ile çarpık yapılaşmış beton yığını bir düzce yaratıldı.sebep olanlar biz değiliz onlar kendilerini biliyor ama tarih tabi ki sorgulayacak.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Nuri Çetin
 Fatih bey, benim istediklerimin yarısını istemişsiniz ama keşke olabilse o kadarına da razı olacağız artık..Teşekkürler.. Gerçekten bam teli ne basmışsınız..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Didem Aksoy
 Bazı şeyleri eleştirmek kötü değildir, 5 yıldır düzcede yaşayan biri olarak heryerde yeni binalar, inşaatlar ve daha kötüsü bunların boş olması beni üzüyor.... İnsandan çok ev yapılıyor ve o güzelim yeşilliğe, içinde yaşayan canlılara verdiğimiz zarar aklımızın alamayacağından daha büyük.. Betonlaşmanın verdiği zararlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor umarım geç olmadan anlaşılır.
  " 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz " Yazısına...
 Peri Arbak
 Ne güzel yazmışlar, hakikaten ilk kezleri yaşadık
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Ragıp Gökesaoğlu
 Çok anlamlı bir yazı
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Yuca
 Olması gerekeni istemekten daha doğal ne olabilir ki ? Aynen katılıyorum. Doğruya doğru diyenlere destek olmaya devam etmeli yanlışı da her zaman eleştirmeliyiz.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Hasmet Batur
 Az bile istemişsiniz...Düzce'nin sorunları o kadar fazla ki...yazmaya kağıtlar yetmez...
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Birkan Mertol
 Fatih bey ağzına sağlık. çok güzel bir yazı. aynı şeyleri istiyoruz. neden kötü olsun ki?
Düzce’de kaç kişi aşı oldu? Düzce’de kaç kişi aşı oldu?
  Ziraat Bankası tarlaları satışa çıkardı!
  Çelikpala Ailesinin acı günü
  Bıçak altına yatmadan güzelleşmek mümkün!
  Ak Parti kongresi gerçekleşti! Erdoğan: Sandıkları patlatacağız!
  Bolu Belediye Başkanı cami yaptırmak istedi, AKP meclis üyeleri okul dedi!
  TOGG fabrikası için bin 500 kişi çalışacak!
  ULAŞIM ANKETİNDE SON 10 GÜN
  Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  Kilosundan 6-7 bin lira gelir elde ediliyor!
  Bacaya giren Baykuş, evi küle çevirdi!
  Er, Akşener'le birlikte AB Büyükelçisini ağırladı!
  Bolu, Türkiye’nin en soğuk ili oldu
  Alışverişe gelenler mahsur kaldı!
  Gaziler Derneği Başkanı son yolculuğuna uğurlandı
  Düzceli çiftçilere maddi destek devam ediyor
  228 köy yolu ulaşıma açıldı
  Er'den OSB açıklaması: Genişletmenin geçerli sebepleri açık ve şeffaf aktarılmalı!
  Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele
  Düzce’ye 500 bisiklet ve scooter geliyor!
  21.01.2021 - Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
  20.01.2021 - Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmızı?
  24.01.2021 - 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
  18.01.2021 - Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
  19.01.2021 - Düzce'de konut satışı yarı yarıya düştü!
  19.01.2021 - Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  20.01.2021 - 228 köy yolu ulaşıma açıldı
  20.01.2021 - Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  21.01.2021 - Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele