Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :74240915 Aktif Ziyaretçi :23448 25 Ocak 2021 Pazartesi
[17:28] Üniversiteden Çocuklar İçin Yaratıcı Okuma Atölyesi -- [16:48] Cumayeri'nde sokak hayvanları için mama bırakıldı -- [16:33] Doğal yöntemlerle ellerinizi ve dudaklarınızı soğuktan koruyun -- [16:11] Donmuş göl üzerinde tehlikeli anlar! -- [16:11] TRT'ye 3 yılda 7,2 milyar lira verildi! -- [16:02] Bilim kurulu üyesi: Yeme-içme sektöründe normalleşme için erken! -- [15:37] Araç sürücüsü ‘Biraz oyalandık’ dedi, ama!.. -- [15:22] AB'den Türkiye açıklaması: Kayda değer jestler bekliyoruz! -- [15:15] Meslek hayatında kimlik önemli -- [15:11] Ipsos araştırması: Tüketici güveninde Türkiye sonuncu çıktı! --
Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebilir mi?

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:24.06.2020

 

Bu bir bilim kurgu ögesi gibi görünüyor olabilir, ancak değil. Virüsler, daha fazla konakçıya ulaşabilmek adına viral partiküllerin yayılmasını kolaylaştırmak için davranışlarımızı değiştirebilirler. Bunu birçok çeşitli şekilde yaparlar.

Virüsler davranışlarımızı kontrol edebilir mi? Belki de bu kendinize hiç sormadığınız bir soru, ama birçok insanın sormuş olduğu bir soru. Bu sorunun bir bilim kurgu, ya da hatta bir korku romanından alınmış gibi durduğu doğrudur. Ancak, çok daha karmaşık sorular sormaya alışık olan bilim bunun gerçek olduğunu keşfetti: virüsler gerçekten davranışlarımızı değiştirebilir.

Elbette virüsler bunu direkt bir yolla yapmıyor. İrademizi ele geçirmiyor, ya da bizim adımıza karar vermiyorlar. Doğrusu şu ki, bunu daha alttan, sessiz ve kurnaz bir şekilde yapıyorlar. Çünkü, eğer bu bulaşıcı, mikroskobik varlıkların her şeyin üstünde istediği bir şey varsa o da hayatta kalmak, çoğalmak ve karmaşık ekosistemlerin bir parçası olmaktır.

Bundan dolayı, bu hayati hedefe ulaşmalarının bir yolu, daha fazla viral partikül yaymak adına konaklamak için kullandıkları canlının davranışlarını değiştirmektir. Yani; grip, ishal, hatta basit bir soğuk algınlığı bile geçirdiğimizde deneyimlediğimiz semptomların birçoğu enfeksiyonun diğer sağlıklı bireylere yayılabilmesi için ortaya çıkan şeylerdir.

Örneğin, hapşırmak, işgalci organizmaları vücudumuzdan atmak için ortaya çıkan doğal bir mekanizmadan fazlasıdır. Aynı zamanda virüslerin bir organizmadan diğerine “atlamasını” da sağlayan bir yoldur. Ve bildiğimiz gibi, bu onlar için işe yarayan bir stratejidir. Ancak, bu konuda daha da büyüleyici (ve rahatsız edici) olan gerçekler de vardır.

Virüsler Davranışlarımızı Nasıl Kontrol Eder?

“Virüs” kelimesinin kendisi zaten bizi korkutur, ve güncel bağlamımız olan COVID-19 durumunda bu artmıştır. İnsanların da sık sık söylediği gibi, en kötü düşmanlarımız tam da göremediğimiz düşmanlardır. Bu düşmanlar sadece mikroskop altında görülebilir durumdadır ve sağlığımızı zayıflatma gücüne sahiptirler.

Ancak, peki bu canlılar gerçekte nasıl şeyler? Gerçekte, bu organizmalar genetik bilgi paketlerinden başka bir şey değiller. Göz alıcı bir protein kapsülü ile çevrelenmiş saklama kaplarılar.

Tek amaçları hayatta kalabilmek ve çoğalabilmek için diğer organizmaların hücrelerine girebilmek. Sadece insanları enfekte etmek ile kalmayıp hayvansal organizmaları, bitkileri, mantarları ve hatta bakterileri bile etkiliyorlar.

Bundan dolayı, virüslerin davranışlarımızı nasıl kontrol edebildikleri sorulursa onlar hakkında anlamamız gereken ilk şey bizim düşündüğümüzden daha zeki olmaları.

Elbette beyinleri yok, ancak virologların onları son derece akıllı varlıklar olarak tanımlamaları da yaygın görülen bir durum. Bir hücreye nasıl gireceklerini, hücreyi nasıl savunmasız bırakacaklarını ve viral partikülleri kopyalayabilmesi için hücreyi nasıl dönüşüme uğratacaklarını biliyorlar. Buna ek olarak, yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere, konakladıkları canlının davranışlarını da değişikliğe uğratıyorlar. Hadi bu değişikliklerin nasıl olduğuna bir göz atalım.

Hastalık Belirtileri: Virüslerin Yayılma Yolları

Virüslerin davranışlarımızı kontrol edip edemeyeceğini bulmak için size son zamanlarda yapılmış bir çalışmadan bahsedeceğiz. Bu çalışma PLOS Patojenler dergisinde yayınlanmış ve İsveç’teki Linköping Üniversitesinden Dr. Claudia Hagbon ve Dr. Maria Istrate tarafından yürütülmüştür.

Bu çalışmada her yıl 600.000 çocuğun hayatını alan bir bulaşıcı hastalık türüne daha yakından bakmaya çalışmışlardır. Bu çok yüksek bir figürdür ve nedeni bir rotavirüstür.

En belirgin semptomlar her zaman kusma ve ishaldir. Kusmanın vücudun kendisinin hastalığa karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması olduğuna inanılır.

Kusmanın kötü bir gıdayı, tehlikeli bir elementi ya da başka bir toksik bileşeni vücuttan uzaklaştırmak için ortaya çıkan beyin ile bağırsak arasındaki bir bağlantıdan dolayı gerçekleştiği düşünülüyordu.

Bu durumda, serotonin sinir sistemini aktif hale getirdi, böylece beyin bu davranışı oluşturup bu zararlı elementleri vücuttan uzaklaştırabildi.

Bu İsveçli doktorlar bu konuda şunu keşfetti: rotavirüs kusma ve ishal mekanizmalarını kontrol ediyordu ve bunu da son derece belirli bir amaç için yapıyordu: viral partikülleri yayıp diğer insanları enfekte etmek.

Davranışsal Viroloji Bilimi

Virüsler davranışlarımızı kontrol edebilir mi? Görebildiğimiz üzere, cevap evet. Evet kontrol ediyorlar, ve stratejileri bizim semptomlarımızı diğer insanlara, hatta diğer konakçılara geçebilmeleri için kendilerinin enfeksiyon mekanizmalarına dönüştürmektir. Amaçları hayatta kalmak ve üremek; hapşırma, kusma, ve ishal gibi davranışların kontrolünü ellerine almaktır.

Ancak, davranışsal viroloji bölümü daha da ileriye gitmiştir. İsveç’in Stockholm kentindeki Karolinska Enstitüsünde yapılan araştırma gibi araştırmalar daha da fazla bilgiyi gün ışığına çıkarmıştır.

Bazı virüsler davranışlarımızı tamamıyla değiştirebilir. Sinirlilik, insomnia ve hiperaktivite gibi şeylere yol açabilir, hatta bir kişinin davranışlarını radikal bir şekilde değiştirebilirler bile.

Bunun örneklerinden biri Creutzfeldt-Jakob hastalığıdır (deli dana hastalığı), bu hastalıkta hayvanlar progresif demans, yürüme zorluğu, ajitasyon ve duygudurum değişiklikleri gibi problemlerden muzdarip olurlar. Bir diğer örnek ise Borna hastalığı virüstür, ki bu virüs de ilk defa 1766’da atlarda görülmüştür.

Ancak bu hastalık bazı insanları da etkilemiş ve şizofreniye çok benzer olan bazı klinik semptomların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Kuduz ise bir virüsün bir hayvanın davranışlarını nasıl etkileyebileceğinin bir başka örneğidir.

Sonuç olarak, neyse ki, bilim bizi bu virüslerin birçoğunun ortaya çıkarttığı etkilerden korur. Geri kalan, henüz elimizde aşısı olmayan ya da bir savunma mekanizması geliştirmemiş olduğumuz hastalıklar için ise son derece etkili bir stratejimiz var: sık sık ellerimizi yıkamak, ve hijyen.

KAYNAKÇA

Hagbom, M., Istrate, C., Engblom, D., Karlsson, T., Rodriguez-Diaz, J., Buesa, J., Taylor, J., Loitto, V., Magnusson, K., Ahlman, H., Lundgren, O., & Svensson, L. (2011). Rotavirus Stimulates Release of Serotonin (5-HT) from Human Enterochromaffin Cells and Activates Brain Structures Involved in Nausea and Vomiting PLoS Pathogens, 7 (7) DOI:  10.1371/journal.ppat.1002115

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
 
  Ayşegül Şenol Can
YİNE DEPREM; YİNE ACI!
 
  Ulviye Dikmen
2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
 
  Telat Çelik
KİRLİ YIL
 
  Peri Meram Arbak
‘BURASI DÜZCE’ DE YAZMAK
 
  Hümeyra Yılmaz
RANTIN OLMADIĞI YER
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
 
  Orçun Togan
Kaldırım Mühendisi Aranıyor!
 
  Tarık Şahin
İNSANLARI ETKİLEME ve KAZANMA İPUÇLARI
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
Prolaktin yüksekliği kısırlığa yol açar
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Orhan Gün
 Fatih bey, maalesef Düzce çoktan bozuldu. Artık Düzce eski Düzce değil. Düşünün bu zamanda eski Düzce'yi arar olduk, Eski Düzce diyorsak yeşilinden bahsediyoruz, İnsanların birbirine daha saygılı olduğu hemen hemen herkesin birbirini tanıdığı Düzce. Ama maalesef Düzce elden gitti. Şimdi kışın havasının pisliği birinci geliyor yurtta düşünün, Çarpık yapılaşma gelişmeyen yollar, Düzce'nin başından sonuna dümdüz bir caddesi , Bulvarı bile yok. Ovada kurulan bir şehir olmasına rağmen.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 İzzet Geçalp
 Fatih'im bizler yinede şanslıyız, Bahsettiğin o eski Düzce'de çocukluk ve gençliğimizi bi nebze olsa da yaşadık, Şimdiki nesil ne yapsın,anlatsan eski Düzce'yi masal dinler gibi dinleyecekler zavallılar..En çokta onlara üzülüyorum..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Batur
 Sevgili Maradit, istediğin kadar işte, onlar mantıklı ve güzel istekler ama boşuna isteme onlarda rant yok oy yok . 30 yılda yeşil ve oksijen deposu düzceden geriye zehirli havası ile çarpık yapılaşmış beton yığını bir düzce yaratıldı.sebep olanlar biz değiliz onlar kendilerini biliyor ama tarih tabi ki sorgulayacak.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Nuri Çetin
 Fatih bey, benim istediklerimin yarısını istemişsiniz ama keşke olabilse o kadarına da razı olacağız artık..Teşekkürler.. Gerçekten bam teli ne basmışsınız..
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Didem Aksoy
 Bazı şeyleri eleştirmek kötü değildir, 5 yıldır düzcede yaşayan biri olarak heryerde yeni binalar, inşaatlar ve daha kötüsü bunların boş olması beni üzüyor.... İnsandan çok ev yapılıyor ve o güzelim yeşilliğe, içinde yaşayan canlılara verdiğimiz zarar aklımızın alamayacağından daha büyük.. Betonlaşmanın verdiği zararlar yavaş yavaş ortaya çıkıyor umarım geç olmadan anlaşılır.
  " 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz " Yazısına...
 Peri Arbak
 Ne güzel yazmışlar, hakikaten ilk kezleri yaşadık
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Ragıp Gökesaoğlu
 Çok anlamlı bir yazı
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Murat Yuca
 Olması gerekeni istemekten daha doğal ne olabilir ki ? Aynen katılıyorum. Doğruya doğru diyenlere destek olmaya devam etmeli yanlışı da her zaman eleştirmeliyiz.
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Hasmet Batur
 Az bile istemişsiniz...Düzce'nin sorunları o kadar fazla ki...yazmaya kağıtlar yetmez...
  " Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!.. " Yazısına...
 Birkan Mertol
 Fatih bey ağzına sağlık. çok güzel bir yazı. aynı şeyleri istiyoruz. neden kötü olsun ki?
Düzce’de kaç kişi aşı oldu? Düzce’de kaç kişi aşı oldu?
  Ziraat Bankası tarlaları satışa çıkardı!
  Çelikpala Ailesinin acı günü
  Bıçak altına yatmadan güzelleşmek mümkün!
  Ak Parti kongresi gerçekleşti! Erdoğan: Sandıkları patlatacağız!
  Bolu Belediye Başkanı cami yaptırmak istedi, AKP meclis üyeleri okul dedi!
  TOGG fabrikası için bin 500 kişi çalışacak!
  ULAŞIM ANKETİNDE SON 10 GÜN
  Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  Er, Akşener'le birlikte AB Büyükelçisini ağırladı!
  Kilosundan 6-7 bin lira gelir elde ediliyor!
  Bacaya giren Baykuş, evi küle çevirdi!
  Bolu, Türkiye’nin en soğuk ili oldu
  Alışverişe gelenler mahsur kaldı!
  Gaziler Derneği Başkanı son yolculuğuna uğurlandı
  Düzceli çiftçilere maddi destek devam ediyor
  228 köy yolu ulaşıma açıldı
  Er'den OSB açıklaması: Genişletmenin geçerli sebepleri açık ve şeffaf aktarılmalı!
  Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele
  Düzce’ye 500 bisiklet ve scooter geliyor!
  21.01.2021 - Çok şey mi istiyoruz, anlamadım ki!..
  20.01.2021 - Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmızı?
  24.01.2021 - 2020'den 2021'e yeni yaşam biçimimiz
  18.01.2021 - Söylemeyim, söylemeyim diyorum ama!
  19.01.2021 - Düzce'de konut satışı yarı yarıya düştü!
  19.01.2021 - Karda 'penguen yürüyüşü' hayat kurtarıyor
  20.01.2021 - 228 köy yolu ulaşıma açıldı
  20.01.2021 - Bu köyde 3 gündür elektrikler yok! Yollar kapalı!
  21.01.2021 - Hem Kar, Hem Çöp ile Mücadele