Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :72827324 Aktif Ziyaretçi :29880 21 Eylül 2020 Pazartesi
[12:55] 560 personel her gün sahada! -- [12:32] Okullarda yüz yüze eğitim başladı! -- [12:16] Ardiyede çıkan yangın eve sıçramadan söndürüldü! -- [11:57] 1 kişi hayatını kaybetti! -- [21:00] Otomobilde uyuşturucuyla yakalanan 2 kişi tutuklandı! -- [19:38] Balıkçılar poyraz nedeniyle limana demir attı! -- [15:25] İYİ Parti’den sağlıkçılara aşure ikramı! -- [15:01] Gaziler Günü Anıtpark’ta törenle kutlandı! -- [14:34] Gaziler Günü mesajı yayınladılar! -- [14:02] Vali Atay, Standard Profil'i ziyaret etti! --
Hümeyra Yılmaz
KALP AÇTIRAN

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:28.12.2019

 

   2019 yılında burada 15 köşe yazım yayımlanmış. Yeni yıla girerken de 2018 yılından öğrendiklerim diye bir yazı yazmışım. O yazımı tekrar okuduğumda “Saatlerimiz ayrı çalışır ama aynı zamanın insanlarıyız.  İnsanlığımızın onurlandırıldığı, korunduğu, sevildiği yeni bir yıl olmasını dilerim.” İşte bu iki cümleyi kalplerinize yazmanız güzel olur.

   Peki ya 2019 yılından ne öğrendim? Senin öğrendiklerinden bize ne demeyin, bilgi paylaşımı için konuşmaya gerek yoktur bazen. Büyük ihtimalle aynı çizgide olduğumuz insanlarla aynı duyguları paylaşıyoruz. Ya da yakın zamanda bu tecrübelerle karşılaşacaksınız.

   2019 yılında;

   Denklikler ve uygunlukların insanları bir arada tutmaya yetmediğini.

   Acı bedenimizde nasıl kalıcı değilse, hiçbir duygunun da kalıcı olmadığını. Ondan değil mi büyük acıların hafiflemesi, büyük mutluluklara alışmak, güzellikleri sıradanlaştırmak...

   Herşeyin, her varlığın sevgiden oluştuğunu... Önceki yazılarımdan birinde engelli yeğenimden bahsetmiştim. Yazımdan kısa bir süre sonra tüm bağımlılıklardan ve engellerden kurtuldu, özgürleşti. Çoğumuz buna ölüm der ama o kendi dünyasına gitti. Bildiği tek şey sevgiydi. Doğdu, tek bir insanın kalbini kırmadan incitmeden 11 yıl yaşadı ve gitti. Üstelik onu hep koruyan ve koşulsuzca seven annesinin kollarında. Böyle bir tecrübeyle karşılaşan insanlar bilir ki; kendini değil önce onu düşünürsün. Acısı kalbini yaktığında derin bir nefes alıp onun gerçek bir melek olduğunu ve çok mutlu olduğunu hissedip, buradaki bedeninde tutmayan bacaklarıyla orada nasıl koştuğunu hayal edersin. Acın garip bir tebessüme dönüşür ve yüreğine su serper yaşam... Sana öyle bir eşik atlatır ki sorguluyorum sandığın hayatı sil baştan masaya yatırırsın... Sevgi senin sandığın gibi bir şey değilmiş Hümeyra, sevgi canlı bir şey ve herşeyin içinde sevgi var... Kadınlık ve erkeklikle, annelik babalıkla, akrabalıkla humanizmle vs. vs açıklamaz... Daha büyük, daha kutsal... Çok daha çok... Zamanla odandaki çiçeğin solmadığını farkedersin...

   Herşeyin, her varlığın iletken olduğunu... Aldığını veren, insandan ya da kendi zihninden. Canlı cansız.

   Aslında bizim aklımızın erdiği, ulaşabildiğimiz, bize göre en başta olan zamanlarda yaşayan bilgelerin en sade cümlelerle binlerce yıla nasıl ışık tuttuğunu...

   Ya da beş aydır yaptığım yoganın, en basit asanaları ile birikmiş ne varsa ağrı, sızı, acı değişmez, kendinizle nasıl yüzleştirdiğini... Fiziksel ve ruhsal bir iyileşme sürecinin nasıl hızlı aktığını. Aslında yaşam insanın yanında, insanı yaşatmak ve iyileştirmek isterken zihinlerimiz, edindiğimiz modifikasyonlardır bizi yoran, üzen, hasta eden. Kendimize yaptıklarımıza bir bakın... Bize en çok kim zarar vermiş? Bir kişi mi, bir ölüm mü, bir haksızlık mı? Ya da bunlardan nasıl etkilendiğimiz ve süreci yönetme biçimimiz mi?

   Bedenin ruhu, ruhun bedeni, zihnin akışı nasıl etkilediğini... Muazzam bir dengenin olduğunu ve bu dengeye ulaştıran yolun herkese açık olduğunu...

   Yapmam gereken tek şeyin inanmak olduğunu, alışkanlıklardan çıkmak olduğunu, ben buyum dedirten ne varsa çöpe atmam gerektiğini, bir ruhun sınırsız olduğunu, zihnin hikayeler yazmayı sevdiğini ve asıl yoranın kendi hikayelerimin olduğunu...

   Kendi tecrübelerimle başkalarına akıl vermemem gerektiğini, herkesin ayrı bir yazgısı olduğunu ancak ben bunları yaşadım denebileceğini ve kimsenin işine karışmamayı... Ben kimim ki, neyim ki başka bir insanı eleştirebilecek, yargılayabilecek, asıp kesebilecek, ya da bravo diyebilecek fikrini sindirmeyi...

   Kimseyle özdeşleşmemem gerektiğini, ne acısına ne mutluluğuna haddinden fazla bulaşmamam gerektiğini...

   Evet biz aynı zamanda yaşayan ama saatleri farklı insanlarız. Bu fark bizi biz yapan şey. Bu fark oluşturan ve ayrıştıran şey de aynı zamanda... Haklı da çünkü her birimizin ruhu ayrı, bedeni ayrı, kalbi ayrı, duyguları ayrı... Ama aynı kurallarla yaşıyoruz, aynı yollarda evcilleştirilmeye çalışıyoruz.

   Yeni yıldan dileğim kendimizi farkına varmak... Kendimizi şifalandırmak. Zihinden hastalıklı duyguları çıkartıp koca bir boşluk oluşturmak ve o boşluğu iyi niyet ve sevgiyle doldurmak. Kolay değil, çaba istiyor... Çok çaba istiyor.

   Dünya heybeniz iyi niyet ve sevgiyle dolduğunda diğer duygulara yer kalmayacaktır. E tabi gül bahçesinde yaşamıyoruz. Nasıl bedenimizin bir ömrü varsa her duygunun da bir ömrü var. Acıyı ve mutluluğu gereğinden fazla yüklenmek dengeyi kaybettiren şey değil mi?

   Bir cümle daha var “En büyük kötüler en büyük iyilikleri yapanlardır.” Bu cümle beni uzun süre düşündürdü. Önce dedim ki insanları iyi kötü diye ayırma, sonrası türlü türlü düşünceler... “Ün başlangıcıdır gözden düşmenin” diyerek tamamladım. Neyi ne için yaptığımızın önemini anladım. Ben kimim ki bir başkasına iyilik yapma ukalalığım var. Ben sadece paylaşabilirim... Paylaşmak iyilik yapmak değildir ama paylaşanlar egolarıyla değil sevgileriyle hareket edenlerdir. Ve onlar bilir ki hiçbir şey bize ait değildir.

   Kendi hikayemde yaşadığım her şeye teşekkür ediyorum bu yıl. Daha iyisi, kötüsü, eksiği, fazlası, aldığı verdiğiyle ne olduysa layığım olmuş. Bahanem yok. Ama yok. Keşke yok...

   Sanırım geldiğim nokta şu; bilmeden gelişigüzel yaşadığımız onca yıl çoğumuz için çöp... Önemli olan deneyim değil, doğru deneyim. Önemli olan acının, hüznün, sevginin kalbi açan cinsten olması.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurlad
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
Pandeminin İzleri; Göğüs Hastalıkları Uz
 
  Hümeyra Yılmaz
DÜZCE VİCDAN MUHASEBESİ
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
TAMER HOŞVER
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Doç. Dr. Yusuf Aydın
İnsulin direncimi nasıl yenebilirim?
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 Kemal kaya
 Düzcespor destek bekliyor
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 birde küçük melen saray yeri tokuşlar çakırlar arası melen yatağı taş duvarlarla su kanalını yapıyorlardı durdu. neden durdu. bu melen yatağı ve asar suyu bentlerle yükseltilerek kayıklarla gezinti yapılabilinir. yan yollara büfeler parklar çay bahçeleri yapılarak düzce güzelleştirilebilinir. örnek eskişehir porsuk çayı gibi
  " 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!.. " Yazısına...
 hikmet neğuç
 cumhuriyet caddesinin devamı olan 3.5 klm çamköyü toki arası 5 yıldır yol açıldı stablize şeklinde duruyor. bahane para yok. düzce belediyesi isterse orayı hurdalarıyla yapar ve düzce ereğli istanbul arası trafiğini oldukça da rahatlatır. oradaki yer sahipleri de yerlerini değerlendirir
  " ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN! " Haberine...
 GÜLER.E.
 teşekkür ediyorum bir okur olarak dünyanın geleceği bilimsel olayların gelişimi insanların bilinçlendirilmesi, geleceğimizin pek parlak olmadığı bu dünyada cahil toplumu bilinçlendiren haberler yapın. siyaseti bırakın o bunu demiş şu bunu demiş düzce olarak düzceyi marka yapalım en azından biz Türkiye'ye örnek olalım bizi yöneten idarecilere sesleniyorum . bırakın birbiriniz yemeyi yoksa çok geç olacak.
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Çok üzüldüğüm bir kayıp oldu mehmet arif'in ölümü ve annesi Emine Abla Aşık veysel'in dediği gibi "sen bir kere gittin bense hergün uğurluyorum seni" der gibi bakıyor dünyaya kolay değil bir evladını kaybetmek, kardeşleri soner ve ışıl'ın, abisi Ali'nin başı sağolsun mehmet abinin ruhu şad olun..Arif'in ruhu şad olsun Allah rahmet eylesin..o iyi evlat ve iyi bir ağabeydi..
  " Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Rehabilitasyon merkezi çok güzel bir kazanım Düzce sokak yaşayanları için ama lutfen gerekeni daha fazla ve canların yaşamını kurtarmak için daha fazla yapmak gerek bizlerden ne beklenirse yardımcı olmak görevimiz
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Zafrt İSMİÇOĞLU
 Kalemine sağlık abla.Duygular ortak...
  " Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık " Yazısına...
 Murat batur
 Ölümü ile bizlerı onanmaz bir üzüntüye sevk eden evladımızın böyle bir göreve gönüllü gitmesi ve süreci uzatma talebinde bulunması ayrı bir hüznün gerekçesi olabilir mi,hayata tutunabilmek adına hep mücadele eden ve yaşam şartlarının bedeli altında sosyo ekonomik ezikliğin bir bedeli sermayesini can yapan insanlardır.bu güzel ve saygın evladımız da bu bedeli canı ile ödemiştir.kahpe ve şerefsiz insanların insani yardım aracına çapraz ateş açarak katliam yapması ise muhataplarımızın ne tiyniyette olduğunu göstermektedir . Şehidimiz,garibimiz nurlar içinde uyuşun.arkasında binlerce boğazı düğümlenmiş düzcelinin göz yaşı ve duası var .
  " Şehidin cenazesi yarın defnedilecek! " Haberine...
 ulviye dikmen
 Sevgili arkadaşımız Gıdımanın oğlu Mehmet e uğurlar olsun yıldızlar yoldaşı olsun
  " TAMER HOŞVER " Yazısına...
 Peri Arbak
 Nuri bey hissettiğiniz acıyı ben de bir hekim olarak duyuyorum. Sağlık sisteminde zaman zaman hatalar da olur, bazen hastalarımızın duasını bazen de bedduasını alırız. Tamer kardeşimin ölümü bana halen çözülemeyen hava kirliliği sorununu düşündürdü. Düzce havası en kirli kentlerden ilk on içinde. Bence bölge milletvekillerinin bu konuda kayda değer girişimde bulunmadığını gözönüne alırsak hepsine sevdiklerimizin ölümünde sitemlerimizi iletelim. HAVA KİRLİLİĞİ SİGARA KULLANIN YA DA KULLANMAYIN KALP KRİZİ ÖLÜMLERİNİ ARTIRIR. Hepimize sağlıklı ömürler diliyorum.
Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor! Döngelli imamı hem cemaatin hem gençlerin takdirini topluyor!
  TSO’dan bir proje daha!
  Şehidin cenazesi yarın defnedilecek!
  Taziye mesajı yayınladılar!
  DONAT, DÜZCE’Yİ TÜRKİYE’YE TANITTI
  Yol açma çalışmaları Beyciler’de devam ediyor!
  DÜZCE’DEN ŞEHİDİMİZ VAR
  ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!
  Şehadet haberi babaevine ulaştırıldı!
  Yanmaz, motosiklet tutkunlarıyla buluştu!
  Kablo hırsızlığı soruşturmasında 2 tutuklama!
  Şehidimiz son yolculuğuna uğurlandı!
  Evin camına çarpıp düşen şahin ekiplere teslim edildi!
  Kapoğlu istifa etti!
  Yarın Covid-19 denetimleri yapılacak!
  Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor!
  DÜZCE’YE OKUL MÜJDESİ!
  Modern Sanayi Sitesi protokolü tamam!
  Kgk Genel Merkezinden Kıdıman için başsağlığı mesajı!
  Gök Kubbeye Yolculuk projesi tamamlandı!
  ‘Devletimiz harekete geçmeli’
  15.09.2020 - Mehmet Arif Kıdıman’ı sonsuzluğa uğurladık
  20.09.2020 - 'DAHA NE OLSUN' DİYECEĞİZ AMA!..
  16.09.2020 - Sokak hayvanlarının tedavi ve bakımları yapılıyor!
  15.09.2020 - Şehidin cenazesi yarın defnedilecek!
  18.09.2020 - ÖNLEM ALINMAZSA KUM FIRTINALARINA HAZIR OLUN!