Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :71906101 Aktif Ziyaretçi :3870 14 Temmuz 2020 Salı
[17:58] Dܒden 15 Temmuz etkinliği! -- [17:34] Ekonomi ve Risk Yönetimi semineri gerçekleştirildi! -- [16:08] SU VARDI DA!.. -- [16:05] KGK: Hainleri lanetliyoruz! -- [15:18] Yığılca'da kooperatifler sorunlarını aktardı! -- [14:56] Belediyeden sivrisinek uyarısı! -- [14:27] S Plaka sahipleri dikkat! -- [12:20] Obezite Merkezi ilk mezunlarını verdi! -- [12:03] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [17:45] İKV 58. Genel Kurulu toplantısı tamamlandı! --
Algün
Hümeyra Yılmaz
KALP AÇTIRAN

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:28.12.2019

 

   2019 yılında burada 15 köşe yazım yayımlanmış. Yeni yıla girerken de 2018 yılından öğrendiklerim diye bir yazı yazmışım. O yazımı tekrar okuduğumda “Saatlerimiz ayrı çalışır ama aynı zamanın insanlarıyız.  İnsanlığımızın onurlandırıldığı, korunduğu, sevildiği yeni bir yıl olmasını dilerim.” İşte bu iki cümleyi kalplerinize yazmanız güzel olur.

   Peki ya 2019 yılından ne öğrendim? Senin öğrendiklerinden bize ne demeyin, bilgi paylaşımı için konuşmaya gerek yoktur bazen. Büyük ihtimalle aynı çizgide olduğumuz insanlarla aynı duyguları paylaşıyoruz. Ya da yakın zamanda bu tecrübelerle karşılaşacaksınız.

   2019 yılında;

   Denklikler ve uygunlukların insanları bir arada tutmaya yetmediğini.

   Acı bedenimizde nasıl kalıcı değilse, hiçbir duygunun da kalıcı olmadığını. Ondan değil mi büyük acıların hafiflemesi, büyük mutluluklara alışmak, güzellikleri sıradanlaştırmak...

   Herşeyin, her varlığın sevgiden oluştuğunu... Önceki yazılarımdan birinde engelli yeğenimden bahsetmiştim. Yazımdan kısa bir süre sonra tüm bağımlılıklardan ve engellerden kurtuldu, özgürleşti. Çoğumuz buna ölüm der ama o kendi dünyasına gitti. Bildiği tek şey sevgiydi. Doğdu, tek bir insanın kalbini kırmadan incitmeden 11 yıl yaşadı ve gitti. Üstelik onu hep koruyan ve koşulsuzca seven annesinin kollarında. Böyle bir tecrübeyle karşılaşan insanlar bilir ki; kendini değil önce onu düşünürsün. Acısı kalbini yaktığında derin bir nefes alıp onun gerçek bir melek olduğunu ve çok mutlu olduğunu hissedip, buradaki bedeninde tutmayan bacaklarıyla orada nasıl koştuğunu hayal edersin. Acın garip bir tebessüme dönüşür ve yüreğine su serper yaşam... Sana öyle bir eşik atlatır ki sorguluyorum sandığın hayatı sil baştan masaya yatırırsın... Sevgi senin sandığın gibi bir şey değilmiş Hümeyra, sevgi canlı bir şey ve herşeyin içinde sevgi var... Kadınlık ve erkeklikle, annelik babalıkla, akrabalıkla humanizmle vs. vs açıklamaz... Daha büyük, daha kutsal... Çok daha çok... Zamanla odandaki çiçeğin solmadığını farkedersin...

   Herşeyin, her varlığın iletken olduğunu... Aldığını veren, insandan ya da kendi zihninden. Canlı cansız.

   Aslında bizim aklımızın erdiği, ulaşabildiğimiz, bize göre en başta olan zamanlarda yaşayan bilgelerin en sade cümlelerle binlerce yıla nasıl ışık tuttuğunu...

   Ya da beş aydır yaptığım yoganın, en basit asanaları ile birikmiş ne varsa ağrı, sızı, acı değişmez, kendinizle nasıl yüzleştirdiğini... Fiziksel ve ruhsal bir iyileşme sürecinin nasıl hızlı aktığını. Aslında yaşam insanın yanında, insanı yaşatmak ve iyileştirmek isterken zihinlerimiz, edindiğimiz modifikasyonlardır bizi yoran, üzen, hasta eden. Kendimize yaptıklarımıza bir bakın... Bize en çok kim zarar vermiş? Bir kişi mi, bir ölüm mü, bir haksızlık mı? Ya da bunlardan nasıl etkilendiğimiz ve süreci yönetme biçimimiz mi?

   Bedenin ruhu, ruhun bedeni, zihnin akışı nasıl etkilediğini... Muazzam bir dengenin olduğunu ve bu dengeye ulaştıran yolun herkese açık olduğunu...

   Yapmam gereken tek şeyin inanmak olduğunu, alışkanlıklardan çıkmak olduğunu, ben buyum dedirten ne varsa çöpe atmam gerektiğini, bir ruhun sınırsız olduğunu, zihnin hikayeler yazmayı sevdiğini ve asıl yoranın kendi hikayelerimin olduğunu...

   Kendi tecrübelerimle başkalarına akıl vermemem gerektiğini, herkesin ayrı bir yazgısı olduğunu ancak ben bunları yaşadım denebileceğini ve kimsenin işine karışmamayı... Ben kimim ki, neyim ki başka bir insanı eleştirebilecek, yargılayabilecek, asıp kesebilecek, ya da bravo diyebilecek fikrini sindirmeyi...

   Kimseyle özdeşleşmemem gerektiğini, ne acısına ne mutluluğuna haddinden fazla bulaşmamam gerektiğini...

   Evet biz aynı zamanda yaşayan ama saatleri farklı insanlarız. Bu fark bizi biz yapan şey. Bu fark oluşturan ve ayrıştıran şey de aynı zamanda... Haklı da çünkü her birimizin ruhu ayrı, bedeni ayrı, kalbi ayrı, duyguları ayrı... Ama aynı kurallarla yaşıyoruz, aynı yollarda evcilleştirilmeye çalışıyoruz.

   Yeni yıldan dileğim kendimizi farkına varmak... Kendimizi şifalandırmak. Zihinden hastalıklı duyguları çıkartıp koca bir boşluk oluşturmak ve o boşluğu iyi niyet ve sevgiyle doldurmak. Kolay değil, çaba istiyor... Çok çaba istiyor.

   Dünya heybeniz iyi niyet ve sevgiyle dolduğunda diğer duygulara yer kalmayacaktır. E tabi gül bahçesinde yaşamıyoruz. Nasıl bedenimizin bir ömrü varsa her duygunun da bir ömrü var. Acıyı ve mutluluğu gereğinden fazla yüklenmek dengeyi kaybettiren şey değil mi?

   Bir cümle daha var “En büyük kötüler en büyük iyilikleri yapanlardır.” Bu cümle beni uzun süre düşündürdü. Önce dedim ki insanları iyi kötü diye ayırma, sonrası türlü türlü düşünceler... “Ün başlangıcıdır gözden düşmenin” diyerek tamamladım. Neyi ne için yaptığımızın önemini anladım. Ben kimim ki bir başkasına iyilik yapma ukalalığım var. Ben sadece paylaşabilirim... Paylaşmak iyilik yapmak değildir ama paylaşanlar egolarıyla değil sevgileriyle hareket edenlerdir. Ve onlar bilir ki hiçbir şey bize ait değildir.

   Kendi hikayemde yaşadığım her şeye teşekkür ediyorum bu yıl. Daha iyisi, kötüsü, eksiği, fazlası, aldığı verdiğiyle ne olduysa layığım olmuş. Bahanem yok. Ama yok. Keşke yok...

   Sanırım geldiğim nokta şu; bilmeden gelişigüzel yaşadığımız onca yıl çoğumuz için çöp... Önemli olan deneyim değil, doğru deneyim. Önemli olan acının, hüznün, sevginin kalbi açan cinsten olması.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
SU VARDI DA!..
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
MEMLEKET İÇİN SESSİZCE VE SABIRLA
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ
 
  Hümeyra Yılmaz
Mevkiimiz kalıcı sorunlar güncelleme
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
NASIL BİR BAYRAM?
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " MEMLEKET İÇİN SESSİZCE VE SABIRLA " Yazısına...
 Kamer Kumbutoğlu
 Gerçekleştirilebilirse her yönüyle muhteşem olur.
  " DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ " Yazısına...
 Yılmaz Yıldız
 Köpeğin de Kadın emekçilerinde de yaşamından/ölümünden kendini sorumlu tutan birine ancak saygı duyulur ! Algı.. Basın.. Kışkırtılmış linç edepsizliği/.., Hukuk NE güne duruyor ? Varsa bir ihlal-kasıt gereğini yapar/işinden etmek NE demek ? Derhal görevi iade edilmeli.., Adli/idari soruşturma sonucu beklenmeli..,,
  " MEMLEKET İÇİN SESSİZCE VE SABIRLA " Yazısına...
 Haluk Korkmaz.
 Her satırın altına bende inanarak ve sevinçle imzamı atarım. Sağolun Ülküye hanım.
  " DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ " Yazısına...
 Ulviye Dikmen
 arkadaşı selamlıyorum cana mal olmak kolay değil ama kaza bu olabiliyor sokağın güzeline üzüldüm ama Birsene de çok üzüldüm çünkü çok üzüldüğünü anlıyorum bilerek asla yapmayacağını da biliyorum sevgiler size
  " DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ " Yazısına...
 Erdoğan Sezgin
 Görüntülerde köpeği görüp görmediği anlaşılmıyor ama yaşamını hayat kurtarmaya adamış birinin bilerek ezdiğini düşünmek vicdansızlık olur. Peri hocam Düzce yoğun tütün ekimi yapılan illerden biri. Gerek insan sağlığı, gerekse toprak verimliliği konusunda Üniversitenin bir çalışması oldumu.
  " DÜZCE VALİLİĞİ " Yazısına...
 kamil turkeli
 sayın telat çelik. sizin gibi herkes düzcede duyarlı olsa düzce gerçekten yaşanabilir mutlu bir kent olurdu düzcenin sorunlarını saysak roman yazardık kardüzü efteni tabiat parkı düzcespora büyük stadyum katı atık merkezi trafik park sorunu gibi yapılması gereken onlarca yüzce sorunu çözmesi gereken idarecileri harekete geçirecek düzce siviltoplum böyle bir irade yokki düzce kalkınsın gelişşin eski bakan eski milletvekili ne katkı vermiş ne verecek muhalefet hangi sorunu dile getirmiş hangisini takip etmiş düzce sahipsiz sadece ben değil benim gibi binlerce kişi düzceyi gerçekten sahipsiz sanıyor umudumuz düzceye sahip çıkacak idarecilerin gelmesi ilan versek ortaya çıkarlar mı hayal düzce işte bu
  " NEREDESİN FAHRİ BEY? " Yazısına...
 ali ihsan çelik
 sayın maradit boşu boşuna aramayın bulamazsınız ben anlatayım sayın fahri çakır akp kurucu il başkanı eski milletvekili eski düzce tso başkanı düzceye hangi yatırımı getirdi kardüz davos olacaktı eftenia otel efteni tabiat parkı olimpiyat hazırlık merkezi katı atık merkezi çevre yolları yarım kalmış yatırımlar düzce spora büyük stadyum söz verilmiş onlarca yatırımı kim takip edecek
  " İlk kazma vuruldu! Millet Bahçesi 300 gün içinde bitecek! " Haberine...
 fatih uçar
 yalnız bu bahçelerin birde milleti olmalı
  " DÜZCE VALİLİĞİ " Yazısına...
 Peri Arbak
 Çabalarınıza sağlık, bilim her zaman yolunu bulur.
  " DÜZCE VALİLİĞİ " Yazısına...
 ulviye dikmen
 tüm yaşayanların hakkını korumak sanırım kabullenmesi en zor bir yaşam hakkı ne diyelim akıl başa gerek sevgiler... Necmi arkadaşa bir kez daha teşekkürler
Koç; ‘Tatil etkin dinlenme dönemidir’ Koç; ‘Tatil etkin dinlenme dönemidir’
  ‘Düzcespor’un hakkının göz ardı edilmesine müsaade etmeyeceğiz’
  Meteorolojiden uyarı!
  Üretimde Dijital Dönüşüm projesi toplantısı yapıldı!
  Samsunspor teknik direktörü Sağlam, Akçakoca'yı ziyaret etti!
  Mezarlıklar temizleniyor!
  Dinçer, meclis sonrası açıklamalarda bulundu!
  ÇAKAR; ‘GÜNCEL KONULARI TAKİP EDİYORUZ’
  8,5 kilogram esrar ele geçirildi!
  CHP’li Aytuğ Atıcı Düzce’yi ziyaret etti!
  Drone ile maske denetimi yapıldı!
  1 ölü, 1 yaralı!
  Tokmak; ‘Mideyi zorlayacak gıdalardan uzak durulmalı’
  Sağanağın ardından denizin rengi kahverengiye büründü!
  Vali Atay’dan OSB’ye ziyaret!
  Amonyak gazından etkilenenler hastaneye kaldırıldı!
  1.248 kök kenevir ve 4.250 gr kubar esrar ele geçirildi!
  TFF’ye dava açtılar!
  İlk kazma vuruldu! Millet Bahçesi 300 gün içinde bitecek!
  Sınır Ötesi E Ticaret Eğitimi tamamlandı!
  Koyuncu; ‘Düzcespor’un hakları yok sayılamaz’
  7.07.2020 - DÜZCE VALİLİĞİ
  13.07.2020 - DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ
  13.07.2020 - MEMLEKET İÇİN SESSİZCE VE SABIRLA
  12.07.2020 - NEREDESİN FAHRİ BEY?
  10.07.2020 - İlk kazma vuruldu! Millet Bahçesi 300 gün içinde bitecek!