Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :67415059 Aktif Ziyaretçi :40548 15 Kasım 2019 Cuma
[17:47] Su arıtma tesisinin haftalık bakımı yapıldı! -- [17:31] Asar Projesi hazırlanıyor! -- [17:18] ‘Biz Düzce’yi yeşillendirmek için çalışıyoruz’ -- [16:49] Üniversite öğrencilerine uygulamalı eğitim! -- [16:30] ‘Black-Scholes Denklemi’ konuşuldu! -- [16:16] Öğrenciler Cumhuriyet sergisini ziyaret etti! -- [16:00] Kültür ve Cedidiye Mahallesine ziyaret! -- [15:44] Akupunktur ile zayıflayan hastaya başarı belgesi! -- [15:35] Dܒden Bölgesel Kalkınmada örnek bir model! -- [12:33] İkinci el eşya ve antika pazarı açılıyor! --
Ayşegül Şenol Can
SINIRLARI AŞMAK

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:8.11.2019

 

   12 Kasım depreminin üzerinden yirmi yıl geçti…

   Yirmi yılda neler yaşandı..

   Şehrin altını üstüne getiren depremle yaşadıklarımız üzerine ne yazsak az gelir..

   Genellikle yaralar sarıldı, depremin izleri silindi gibi cümlelerle anlatılır deprem sonrası yapılanlar.

   Oysa ki, ülkemizdeki yara sarma politikaları ile sağlam şehirler kuramadığımızı biliyoruz

   Depremin izlerini silmek ise ortada kalan kötü görüntüden kurtulmak olarak değerlendirilir.

   Depremle hayatlarımız parçalanır.

   Can kayıpları, sakatlanmalar, mal kayıpları..

   Geçmişe dair yaşanmışlıklarınız yok olur..

   Hem bireysel olarak yaşamlarımızda, hem de toplumsal hafızamızda yer alan cadde, sokak, bina anlamında kayıplarınızla yaşama yeniden tutunmaya çalışırsınız.

   Eski şehrin gri görüntüsünün yerine tanımadığınız, kendinizi yabancı hissettiğiniz yeni bir görüntü alır yerini..

   Tabii ki bütün bunların ötesinde depremle yaşamayı öğrenmek gibi insan doğasına ters bir terim girdi hayatımıza. Ben bireysel olarak depremle yaşamayı nasıl öğrenebilirim. Bu mümkün müdür?

   Topyekün öğrenilmesi gereken ve uygulanması gereken bir kavramdır depremle yaşamayı öğrenmek aslında..

   Bu karmaşık kamusallık içinde neyi, nerden isteyeceğini tam olarak bilmek gerek.. Örneğin;  Yaşadığımız şehrin zemin yapısını öğrenmekle başlamak lazım.

   Yaşadığımız binanın zemine uygun bir temel seçimi yapılıp yapılmadığını bilmek lazım. Yaşadığımız binanın deprem hesapları yapılmış bir projeye sahip olup olmadığını bilmek gerekir.

   İnşa sürecinin nasıl işlediğini bilmek ve iyi bir yapı denetimi hizmeti alıp almadığını bilmek gerekir.

   Bunlar yeter mi? Yetmez…

   Gittiğimiz alışveriş merkezinin, sokakta yürürken önünden geçtiğimiz binaların, cami minaresinin, çocuğumuzu gönderdiğimiz okulun, sağlık hizmeti aldığımız hastanenin, diğer kamu binalarının güvenli olup olmadığı v.s.

   Liste uzayıp gider, bizse bütün bunları düzenleyen bir görünmez elin varlığına inanarak, şehirde güven içinde dolaştığımızı sanırız.

   Öğrenmek, bilmek istemeyiz ne kadar güvenli bir şehirde yaşadığımızı. Oysa ki şehirdeki imara yönelik alınan kararlar bizim doğrudan can güvenliğimizle ilgilidir. Cadde ve sokağın genişliği dahi bize dairdir, kat sayısı artış kararları bize dairdir. Yanı başımızda yeni temeli atılan binanın güvenliği bize dairdir.

   O zaman bu görünmez elin bulunduğu yerin yönetimi ve işleyişi bizi çok yakından ilgilendirmektedir.

   Görünmez el dediğimiz Belediye ve Valiliktir.

   Tabii ki bu görünmez el dediğimiz yapıların da bizim merakımızı artırmak üzere eğitim çalışmaları yapması gerekir. Var mı böyle bir çalışma, ben şahit olmadım.

   Depreme hazırlıklı olmak, merkezi ve yerel yönetimle halkın arasında işleyecek ciddi bir mekanizmanın kurulması ile mümkündür.

   Tek başına kimse depreme hazır olamaz, depremle yaşamayı öğrenemez.

   Bir mekanizma tanımlamak ve mevzuata ihtiyaç var. Ancak hepsi var bizim ülkemizde, ne yok? Bu konuya dair üretilecek politikalar yok.

   Halkla yönetimler arasında ciddi ve aşılmaz sınırlar var. Kimse bu sınıra dokunmak istemiyor.

   Halkına yakın olmayan bir yönetim anlayışı, devletle halk arasına sürekli sınırlar koyan bir devlet anlayışı ile bir yere varmak mümkün değildir.

   Yaşamak, ciddiye alınması gereken bir durumdur. Anlattıklarımın hepsi yaşamaya dairdir. Sağlıklı ve güvenli şehirlerde yaşamak için bu sınırları zorlamak gerekmektedir.

   Nedenini bilmem ancak akıllı şehirler var, marka şehirler var ancak devletin anayasal görevi olan sağlıklı ve güvenli şehirler kurulması gerektiği halde, halen sağlıklı ve güvenli şehir kuracağım diyen belediyeler yok.

   Belki de kimse kendini yalanlamak istemiyordur.

   Ne dersiniz?

   Ancak biz depreme hazır, sağlıklı ve güvenli şehirler talep etmek zorundayız.

   Bu nedenle sağlam, ne istediğini bilen, baskı grubu görevini yerine getiren, üreten sivil toplum örgütlerine şiddetle ihtiyaç var.. Duyurulur..

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
‘BEN YAPTIM OLDU’ MANTIĞI!..
 
  Ayşegül Şenol Can
SINIRLARI AŞMAK
 
  Ulviye Dikmen
BİRLİKTE BİR YAŞAM MÜMKÜN!
 
  Telat Çelik
BİT PAZARI!
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
VİCDAN ENGELİ
 
  Cemil Acar
DÜZCE ULAŞIM MASTER PLANI
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
KANAYAN YARA ‘DÜZCESPOR’
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Asfalt ekibi Yahyalarda! " Haberine...
 asd
 Neden yahyalar ? Merkezin asfalt durumuna bi bakın önce. Bisiklet yolu yaptınız, sokaklarda hoplayarak geziyoruz. Heryer çukur. Önce merkeze dökün sonra yahyalara geçersiniz. Yalakaların işlerini görmeyi ne zaman bırakcaksınız.
  " Zabıtadan bu kez müzik yapan öğrencilere müdahale.. " Haberine...
 Sanal dedektif
 Bizim zabıtada iş güzarliktan başka birşey yapmaz oldu. yol kenarlarında kaldırımlara araba parklanmalarini lokantaları pide simit fırınlarını lokantaları kasapları kontrol edin. vatandaşa at eşek domuz etimi getiriyorlar. bu zincir marketler ve kasaplara bunları yapmaya gücünüz yetmiyor ürününü satmaya çalışıp evine ekmek getirmek isteyen cekcekcilere gücünüz yetiyor. mercedes bmv wosvagen gibi lüx araç sahiplerine parklanma cezası kesin gücünüz yetiyorsa
  " Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!.. " Haberine...
 şükrü toros
 belediye başkanının gücü zabıtalara yetmiyorsa istifa etsin gitsin yapacak biri gelsin.
  " Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!.. " Haberine...
 Aslı ikinci
 Yazıklar olsun her zaman ki gibi bunlar kendini ne sanıyorlar bunların hiç edebi adabı olmayacak mı anlamıyorum lütfen her önüne gelen artık zabita olmasın
  " Açık yeşil projesi ile boş arsalar değerlenecek! " Haberine...
 Şakir Berkarda
 Bence harika bir fikir. Boş ve bakımsız arsaların sahiplerinin , şehir içinde çirkin bir görüntüye sebep olmaya haklarının olmadığını düşünürdüm.Teşekkürler.
  " Özlü de fidan dikti! " Haberine...
 A.Rıza ÖZÇELİK
 Düzceye ne kadar fidan geldi nerelere kaç adet verildi kaç adeti dikildi kaç adeti kurudu veya çürüdü. Fatura bedeli nedir. En güzel hırsızlık halkın gözünün önünde ve onlara göstererek yapılandır
  " Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! " Haberine...
 Güler
 Ülkemiz deprem bölgesinde. Buna rağmen en az önemli olan insan hayatı... Gerekli zemin çalışmaları yapılmadan yapılan binalar, çarpışık kentleşmeler... Neden? Sırf birileri daha çok kazansın diye...
  " Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! " Haberine...
 Selma K.
 Deprem öldürmüyor, para çalarak, malzemeden kısarak ve gereğinden fazla yapılan katlı binalar öldürüyor... Düzce ye üç kattan fazlası haram...
  " EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE! " Haberine...
 Erdem
  Aradaki düzlüklere masa atsın balkon niyetine kullanır
  " EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE! " Haberine...
 TC Namık
 Artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.nedense
Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu! Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  İşte Kalıcı Konutlar’ın yeni ismi!
  EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE!
  Belediyeden anında müdahale..
  İSTANBUL CADDESİ YAZ-BOZ TAHTASINA DÖNDÜ
  Projeleriyle dikkatleri üzerine çekiyor..
  'BEN YAPTIM OLDU' MANTIĞI!
  BU, HALKA ZULMETMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL!
  YETER ARTIK! ÇÖZÜN BU İŞİ!
  Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!..
  Gürcistan Büyük Elçisi Düzce’de!
  Çocukları yuhalayan velilere tepki!
  Temizlik çalışmaları sürüyor!
  Keşir, mecliste Düzce depremini anlattı!
  Düzcespor’da kongre yapıldı!
  Özlü de fidan dikti!
  Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  Kent Konseyi Kadınları da fidan dikti!
  Parkımızı yapılar işgal etmesin!
  Aradan 20 yıl geçti!
  Bu caddenin başına gelen, pişmiş tavuğun başına gelmedi!
  8.11.2019 - VATANDAŞA SORDUK! Düzce deyince aklınıza ilk gelen şey nedir?
  8.11.2019 - İşte Kalıcı Konutlar’ın yeni ismi!
  8.11.2019 - ‘BEN YAPTIM OLDU’ MANTIĞI!..
  8.11.2019 - İSTANBUL CADDESİ YAZ-BOZ TAHTASINA DÖNDÜ
  9.11.2019 - EEE Burası Düzce, OLUYOR BÖYLE!
  9.11.2019 - YETER ARTIK! ÇÖZÜN BU İŞİ!
  11.11.2019 - 20 yıl önceki depremin izleri silindi!
  11.11.2019 - Depremin ‘yarım bıraktığı’ bedenler hayata tutundu!
  13.11.2019 - Gücünüz bu çocuklara mı yetti? Yazıklar olsun!..
  8.11.2019 - BİT PAZARI!