Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :71826769 Aktif Ziyaretçi :198 9 Temmuz 2020 Perşembe
[22:18] ‘Düzcespor’un hakkının göz ardı edilmesine müsaade etmeyeceğiz’ -- [17:31] Drone ile maske denetimi yapıldı! -- [15:06] CHP’li Aytuğ Atıcı Düzce’yi ziyaret etti! -- [14:52] Sağanağın ardından denizin rengi kahverengiye büründü! -- [14:26] Prof. Dr. Ateş Kara açıkladı; A ve 0 kan grubu olanlar dikkat! -- [14:15] Korkutan sivrisinek açıklaması: Taşıdıkları sadece koronavirüs değil! -- [14:11] Bankalara borcu olan herkesi ilgilendiriyor! -- [13:41] Koyuncu; ‘Düzcespor’un hakları yok sayılamaz’ -- [13:08] Vali Atay’dan OSB’ye ziyaret! -- [12:48] Sınır Ötesi E Ticaret Eğitimi tamamlandı! --
Ulviye Dikmen
HEİDİ NEDEN ÇIPLAK AYAKLI?

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:28.09.2019

 

   Birçoğumuzun, özellikle de çocukluğunu 80’ler ve 90’larda yaşayanların severek takip ettiği çizgi film kahramanı, Alp Dağları’nın sevimli kızı Heidi’yi hepiniz bilirsiniz.

   Peki Heidi yaz kış neden hep çıplak ayakla dolaşıyordu? Hiç düşündünüz mü? İlk akla gelen, Heidi’nin özgür ruhundan dolayı ayakkabı giymeyi kendisinin istemediği yönünde. Ancak gerçek hiç de öyle değil, hatta şok edici... Heidi bir köle çocuktur ve dönemin İsviçre yasalarına göre köle çocuklar ayakkabı giyemez...

   Orijinal hikayenin yaratıcısı Johanna Spyri, 53 yaşındayken yazdığı Heidi yoluyla, 80’lere kadar İsviçre toplumunda konuşulması tabu olarak kabul edilen çıplak ayaklı çocuklar hadisesine dikkat çekmiştir.

   Peki nedir bu olayın aslı? Heidi’nin gerçek hikayesi ne?

   Heidi’nin gerçek hikayesi Verdingkinder diye anılan çıplak ayaklı çocuklar, amiyane tabirle köle çocuklar ile başlıyor.

   İsviçre’de gayri meşru olarak dünyaya gelen, anne babası hapiste olan, suç işlemiş yahut kimsesiz kalmış çocuklar kilise papazları tarafından onlara bakabilecek kişilerin yanına yerleştiriliyor ya da bir başka deyişle satılıyorlardı.

   Toplum tarafından dışlanan bu çocuklar çiftliklerde çalışmaları için kiralık olarak verilir veya şehir, kasaba merkezlerinde kurulan çocuk pazarlarında ev işlerinde kullanılmak üzere satışa çıkarılırlardı.

   Çocuklar satın alındıklarından itibaren onları satın alan kişinin vesayetinde sayıldıkları için, başlarına gelen dayak, işkence, taciz ve hatta tecavüz vakalarıyla hiç kimse ilgilenmezdi. Çünkü bu çocuklar toplumun gözünde iyi bir ailenin yanına yerleştirilerek kurtarılmış sorunlu çocuklardı ve şikayet etmek yerine kurtarıldıkları için sadece minnettar olmalıydılar!

   Ahırda hayvanlarla yatıp kalkmaya layık görülen, çuvaldan elbiseleriyle sadece ekmek yedirilen bu çıplak ayaklı çocuklar, uzun yıllar boyunca İsviçre halkı tarafından kanıksandı, hatta öyle ki, birçok aile bu çocukların ayakkabılı “normal” çocuklardan ayırt edilmesinde kolaylık sağladığından zavallı çocukların çıplak ayakla dolaşmasının daha uygun olduğunu düşünmekteydi!

   İsviçre toplumunun üstü kapalı olarak işlediği bu kölelik sistemi, ilk bakışta çok uzak bir tarihe ait kötü bir anı gibi geliyor, ancak İsviçre’de Verdingkinder denilen bu kölelik sistemi, inanması güç bir şekilde 1981 yılına kadar tam olarak yasaklanmadı!

   Daha da kötüsü, İsviçre devletinin şu an bazıları hala hayatta olan bu insanlardan resmi olarak özür dilemesi ise ancak 2013 yılında mümkün oldu.

   İsviçre toplumunun garip bir şekilde kanıksadığı ve tepkisiz kaldığı bu olaya yükselen ilk sesler ancak yabancılardan geldi. Bir Rus doktorun, çalıştırıldığı çiftlikte ağır ve yoğun tecavüzlere uğrayan ve bunun sonucunda hayatını kaybeden bir erkek çocuk için resmi rapor hazırlaması bu olaya yükselen ilk seslerden biridir.

   Bu tür vakalarda doktorlar çoğunlukla ölü çocuğun ölüm sebebini görmezden geliyor ve üstünü kapatıyordu. Yani doktorun yaptığı bu eylem hiç rastlanan bir durum değildi. Sonuç olarak Rus doktorun hazırladığı bu rapor otoriteler tarafından dikkate alınmadı ve doktor farklı milliyeti yüzünden dışlandı. Bu olaydan sonra bazı kadın örgütleri ve sendikalar da çocuk kölelerin durumuna karşı seslerini yükselttiler. Ayrıca bazı yazarlar da bu olaya karşı tavır aldılar.

   Kendisi de Verdingkinder adı verilen kölelik sisteminin kurbanı olan yazar Carl Loosli, annesi ve babasını doğru dürüst göremeden 11 yaşına kadar çiftliklerde çalıştırılıp tacizlere uğramıştı. Yazarlık yaptığı dönemde başına gelenlere sessiz kalmadı ve bu konu üzerine yazılar yazdı.

   Ne yazık ki, İsviçre’nin tabu olarak kabul ettiği ve kanıksadığı bir sisteme çomak sokmaya çalıştığı için yazdıkları hiç bir zaman ciddiye alınmadı ve yaşadığı dönemde değer görmeyen bir yazar olarak kaldı. Ayrıca ünlü ressam Albert Anker de İsviçre yaşamını yansıttığı tablolarında çokça bu çıplak ayaklı çocuklara yer vererek, görmezden gelinen bu gerçeği tablo meraklısı zengin zümrenin önüne sermeyi amaçlamıştır. (Alıntı)

   Sevgili Melek Çağatay’ın bizlerle paylaştığı bu öyküyü ben de sizlerle paylaşmak istedim...

   Bu gün de, pek de yabancı olmadığımız böylesi düzenlere karşı çıkma cesaret ve sorumluluğu taşıyan insan yüreklerine teşekkür ediyor bu düzenlerin tümüyle kalkması için hepimizin bu duyarlığı ve yürekliliği göstermesi gerektiğine inanıyorum...

   Umut ve sevgimle.. Teşekkür ederek…

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
NEREDESİN FAHRİ BEY?
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
ORADA, BİR KÖY VAR UZAKTA!
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
Profesör Dr. Kayıhan Pala’nın söyleşisi
 
  Hümeyra Yılmaz
Mevkiimiz kalıcı sorunlar güncelleme
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
NASIL BİR BAYRAM?
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " DÜZCE VALİLİĞİ " Yazısına...
 ulviye dikmen
 tüm yaşayanların hakkını korumak sanırım kabullenmesi en zor bir yaşam hakkı ne diyelim akıl başa gerek sevgiler... Necmi arkadaşa bir kez daha teşekkürler
  " NEREDESİN FAHRİ BEY? " Yazısına...
 Yılmaz uğurlu
 Yazdıklarına aynen katılıyor.Sadece Mehmet keleşe ne olmadıysa fahri çakırada aynısı olur.(isimlerinin baş harflerini bilerek küçük harf koydum.)
  " ‘Herkesin DEVA Partisi’nde yeri olacak’ " Haberine...
 Baturrdeşim
 Değerli kardeşim,insanlık ve yaşadığın toprak için görev yapacaksan yolun açık ve aydınlık olsun.ulkemizin onurlu ve çalışkan siyasetçilere ihtiyacı var temenni ederim ki bu ulvi yürüyüşünde hak,hukuk ve adalet kavramları daima düşüncelerinde olur.hayirlı olsun.
  " NEREDESİN FAHRİ BEY? " Yazısına...
 Sedat
 Milletvekili diye seçilenler ne yazık ki Meclisin kapısından içeri girince herşeyi unutuyorlar...!!!!!!
  " NEREDESİN FAHRİ BEY? " Yazısına...
 Ilhami Alparslan
 18 yılda Ak partiden milletvekili olan kaç kişi adını Düzce'ye yazdırdı merak ediyorum.
  " NEREDESİN FAHRİ BEY? " Yazısına...
 Mahmut Gül
 Güzel yazı nasiplenene çok şey anlatır
  " Baro Başkanlarından açıklama: Bu bölme ve parçalama projesinden vazgeçilsin! " Haberine...
 şükrü toros
 avukatlar cüppelerine şimdiden ilik açıp düğme diksinler, ilerde lazım olacak durum onu gösteriyor.
  " ORADA, BİR KÖY VAR UZAKTA! " Yazısına...
 ali ihsan çelik
 düzce kardüzü eftenia tabiat parkı kurugöl kaynaşlı güzel dereşalalesi düzcenin yaylaları konuralp turizim potansiyeli fakıllı magarası sarıkaya magarası denizi bunun gibi saymakla bitmez görülmesi gereken yer cennet düzcemizi düzceli vatandaş düzceyi tanımıyor ama abantı gölçük düzceliye sorsak düzcenin yarısı buralara gitmiştir ama düzcenin güzelliklerini bilen varmı desek düzceli olmayanlar düzcelilerden daha çok biliyor işte düzcenin vizyonu düzcenin hali bakanlık yapmış özlü idarecilerdüzcenin tanıtımına katkı verecek projeleri varmı benden bir öneri hava durumuna göre düzcedeki tüm belediyeler birleşip hafta sonları düzcenin güzelliklerine tur düzenleseler düzce turizimde patlama yapar bizden söylemesi. birde düzce tanıtma vakfı düzceyi nerde tanıtıyor merak konusu
  " TUİK BİZLE KAFA MI BULUYOR? " Yazısına...
 akif ÇEBİ
 tuik gerçekten düzceyle kafa buluyor. nedenmi efteni tabiat parkımız var herkez boluya abanta gölçük gidiyor. kardüzümüz var herkez kartalkayaya gidiyor. çevre illerde sakarya kocaelide büyük satadyumlar yapılıyor düzceye çivi çakılmıyor. sorunlar saymakla bitmiyor. yarım kalmış yatırımlar çürüyen eftenia otel gibi birçok konuyu hala çözüme kavuşturamayan yetkililer . nerde sayın düzce valisi düzcenin bakan belediye başkanı ilçe belediye başkanları siyasiler muhalefet düzcenin sorunlarını neden halledemiyor. bu konuları yetkililer sorup haber yaparsanız düzce kamuoyu bilgilenir. düzce yaşanacak belki mutlu şehirler arasında olur
  " Milli bilardocu Savaş Bulut kupa için mücadele edecek! " Haberine...
 Mehmet altun
 Başarılar diliyorum savaş kardeşime.
DÜ 7. Duyu: Gölge başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor! DÜ 7. Duyu: Gölge başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor!
  Düzce 5 yaş okullaşmada 8. sıraya yükseldi!
  S Plaka Toplantısı gerçekleştirildi!
  Otomobilinde ölü bulundu!
  İşte okulların açılacağı tarih!
  Uyuşturucu operasyonunda 11 kişi yakalandı!
  ‘Herkesin DEVA Partisi’nde yeri olacak’
  Cip tıra çarptı: 2 ölü, 1 yaralı!
  CHP Düzce Heyeti Hendek’te!
  Tedbirleri uygulamadaki başarısı ile Düzce 5 il’den birisi oldu!
  Emekli maaş zammı ve memur maaş zammı belli oldu!
  Yaylalar doğaseverleri cezbediyor!
  Akçakoca'ya 400 kişilik ‘katamaran’ gezi teknesi getirildi!
  Yılmaz; ‘Sivas Katliamı Cumhuriyet’e vurulan ağır bir darbedir’
  Altınışık: Milli kahramanlarımızın ismine dokunmayın!
  Er, güven tazeledi!
  Lunaparklarda alınacak önlemler açıklandı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Köprüden düşen otomobildeki 5 kişi yaralandı!
  Batı Karadeniz'in incisi eski günlerine dönüyor!
  Akçakoca'da otomobil inşaat alanına yuvarlandı: 2 yaralı!
  3.07.2020 - NEREDESİN FAHRİ BEY?
  7.07.2020 - DÜZCE VALİLİĞİ
  3.07.2020 - ‘Herkesin DEVA Partisi’nde yeri olacak’