Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64412018 Aktif Ziyaretçi :32037 20 Mayıs 2019 Pazartesi
[17:37] Ereğli Belediyesine EBYS eğitimi verildi! -- [17:22] Özlü KSS esnafıyla iftarda buluştu! -- [17:10] Yeni doğan ziyaretleri sürüyor! -- [17:01] Sinan Yağmur okurları ile buluştu! -- [16:33] İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz! -- [16:23] Kaynaşlı'da şehit ailelerine iftar! -- [16:15] Özlü ramazan sokağında! -- [16:17] 19 Mayıs coşkuyla kutlandı! -- [16:11] 1919 fidan diktiler! -- [16:07] Denize düşen genci ekipler kurtardı! --
Özkan GÖZÜTOK
Marka, Şehir ve Düzce

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:17.4.2019

Bugün, kullandığımız ürünlerden aldığımız hizmetlere kadar her şeyin bir markası var. Cebinizde ki telefonun, giydiğiniz ayakkabının, kullandığınız arabanın markalarını düşünün. Günlük yaşantımızda ister istemez binlerce markayla haşır neşir oluyoruz. Peki, sizce bir kent “marka” olabilir mi?

“Marka Şehir” söylemi dünyada çok eski bir geçmişe sahip olmakla birlikte, ülkemiz için oldukça yeni bir kavram. Bazı şehirlerin akıl almaz öyküleri vardır. Kimisi turizm,  kimisi üniversite kimi spor kimi de tarihi bir kent… Sadece güzellikleri, tarihi özellikleri ya da yemekleri değildir onları çekici kılan, kendilerine has enerjileri vardır.

Bugün Eskişehir denilince akla üniversite gelir. Her üniversite öğrenci adayının tercih listesinde mutlaka Eskişehir vardır. Bu Eskişehir’de ki eğitim kalitesini değil Eskişehir ile öğrencinin özdeşleştiğini gösterir.

Trabzon denilince ise akla Trabzonspor gelir. Trabzon’da ise bir futbol takımı ile o yörenin insanının birbiriyle kenetlendiğini görürüz. Artık futbol bir spor dalı olmaktan çıkmış kentin simgesi haline gelmiştir.

Gaziantep tarih boyunca her daim tarihi ve kültürel zenginlikleriyle adından söz ettirmiştir. İzmit sanayi şehridir Antalya ise turizm. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün...  Dediğim gibi her kentin farklı bir öyküsü ve farklı bir enerjisi vardır.

…Peki ya Düzce?

İstanbul ve Ankara arasında sıkışmış, küçük Türkiye örneğinin sergilendiği bir şehir. Batı Karadeniz Bölgesinde  farklı kültürlerin yaşadığı, farklı hayat tercihlerinin bir arada mozaik oluşturduğu  dopdolu bir kent.

Bugün sokağa çıkıp Düzce’nin neyi meşhur diye sorduğunuz da farklı farklı cevaplar alırsınız. Şelaleleri, fındığı, tütün kolonyası diyenler de olacaktır, Batı Karadeniz’in Efes’i olarak adlandırılan Konuralp yada mavi bayraklı plajlarıyla bilinen Akçakoca diyenlerde. Keşke mümkün olsa da herkes alt yapı sorunları tamamen çözülmüş “engelsiz bir kent” diye bilse. Yada spor, fuar, üniversite yahut turizm şehri.

Bir kentin birden fazla özelliği sahiplenmemesi gerekir; çünkü bir şehir hedef kitleye sadece bir özellikle anlatılabilir. Fazlası, iletişim karmaşası yaratır. Yani Düzce, Türkiye şehirleri arasında anılırken bir özelliği daha ağır basmalı, o özelliği ile markalaşmalı, kendine ait öyküsü ile öne çıkmalıdır.

Bazı şehirler konumlarıyla ya da sahip oldukları tarihi –kültürel değerleriyle eskiden beri birer marka özelliği göstermekte. Fakat bir kent sahip olduğu şelalesiyle, yeşiliyle, dağı ve taşıyla kendiliğinden marka olmaz. Şehrin marka olması için o şehri yöneten vali, belediye başkanı, sivil toplum örgütleri ve halkın aynı fikir etrafında birleşip sahip çıkmaları gerekir. Bu çaba ancak çok uzun süre istikrarlı şekilde sürdürülürse bir kent marka şehir olur. Bu süreç sonu olmayan -sürekli- bir süreçtir.

Ne yazık ki günümüz de “Marka Şehir” olmak küçük siyasi hesaplara kurban edilmiş içi boş bir kavram olarak çıkıyor karşımıza. Bir logoya sahip olmak, reklam yapmak ve hatta kaldırım taşı döşemek bile marka şehir olmak için yeterli görülüyor. Oysaki  marka olmak logoyla, söylemle olacak bir iş değildir. Marka olmak öncelikle bir strateji ve bu strateji çerçevesinde oluşturulmuş uzun soluklu bütünleşik bir kampanya gerektirir.

Bu tabi ki basit bir süreç değil.  Eğer kişisel egolarımızdan kurtulabilir ve kendi çıkarlarımızı bir yana bırakabilirsek Düzce’nin de marka şehirler arasında yer alabileceğine inanıyorum. Ancak bu hedefe varmak için yerel yönetiminden çalışanına, ev kadınından esnafına herkesin Düzce için çaba göstermesi gerekir. Şehir hakkında söz sahibi olan vali, belediye başkanı, sivil toplum örgütleri ve özel sektörde uğraşan iş adamları aynı fikir üzerinde hizmet ettiklerinde ancak somut olarak bir sonuç alınabilir. Unutmamak gerekir ki marka yaratmak insan işidir.

Markalaşma hem sanayinin gelişmesi hem de yatırım ve turizm gelirinin artmasını sağlamak için önemlidir. Eğer sizin marka değeriniz yüksekse, ilgi çekmeniz de o kadar fazla olur. Dediğim gibi Düzce’yi marka şehir haline getirebilmek için yeni bir öykünün yanı sıra, kente yeni anlamlar da yükleyebilmeliyiz. Markalaşma sürecine şehrin tüm kurumlarıyla birlikte katkıda bulunmalıyız.

Dünyaca ünlü Fransız tasarımcı Philip Starck İstanbul için “dünyanın en heyecan verici” kenti tanımlamasını yapıyor. Umarım bizde marka şehir kavramını tanımlarken Düzce için söyleyecek bir şeyler bulabiliriz.

Sahi sizce Düzce marka şehir olabilir mi?

Peki, Senin Yorumun?
Adnan  /  24.4.2019 - 16:56:15
 Hayal görme kanka
Mürsel  /  23.4.2019 - 11:55:43
 Bunlar varken hiç birşey olmaz. Örnek tıranvay yüz karası idi iki görünmez oldu
Necmiye Şahin  /  19.4.2019 - 17:28:04
 bir düzceli olarak çok zor düzcemiz çok güzel ne yazık ki bu belediye ile bir şey olmaz o sade çörekleniyor
Ruhset Çalışkan  /  19.4.2019 - 10:37:17
 Yeşiliyle doğasıyla ve yaylaları ile marka olabilir.
Fatma Duman  /  18.4.2019 - 11:24:56
 Düzcemizin insanlari can ciğer gibi
Fanhri  /  17.4.2019 - 19:15:39
 Olabilir niye olmasın zaten yeşil Düzce diye herkes öyle biliyor ama?
  Fatih Melih Maradit
Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tar
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
PANDORANIN KUTUSU
 
  Ulviye Dikmen
HAYVAN HAKLARINDA ÖNGÖRÜLERİMİZ
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
ÜNİVERSİTE
 
  Peri Meram Arbak
SOMA İŞ CİNAYETİ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
SENİ KİM YARATTI?
 
  Cemil Acar
Her Şey Güzel Olmalı
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Veis Özkurt
 
  Aysel Dural
KISSADAN HİSSE
 
  Erdal Pişken
NE OLACAK BU DÜZCESPOR’UN HALİ?
 
  Özkan GÖZÜTOK
Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kaz
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Tayfur Ardıyok
 Soylenenler bazen yanlış anlaşılıyor bazende kasıtlı carpitiliyor. borçları ödemede gayrimenkul takası söz konusudur. bu yıllar önce Bolu Belediyesi'nin uyguladığı yöntemdir. burada zaten fiilen belediyenin elinden çıkmış arsaların borç karşılığı maliyeye devri sözkonusudur. yıllardir belediyenin arsalarina camiler okullar yapılmış. arsa halen belediyeye ait ama üzerindeki yapı devletin. işte bu tür arsaların gene devlete devri söz konusudur. zaten borcun büyük kısmı maliye ve sosyal sigortalar kurumuna olan borclardir. bu borçlardan da belediyenin kasasından para çıkmadan bu şekilde kurtulmak mümkündür.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Hayri Uluışık
 Soran diliniz dert görmesin
  " İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK! " Haberine...
 sevgi
 Ya kaldırımları otopark haline getirenlere ne demeli?
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Zeki Yeşilyurt
 Bundan takriben bir hafta önce belediyeye şu abonesi adıma kayıtlı olan yakinimin abone borç detayini çikarttirmak için gittim. borcu çıkardılar. bende dedim ki ben aboneligimi iptal ettirmek istesem bana ne kadar ücret vereceksiniz. cevap tuylerimi diken diken etti. 3 kuruş alırsınız burada öyle gözüküyor. dedim ki şu anda yeni aboneden siz 3 kuruş mu alıyorsunuz. Hayır. peki reel abone ücreti şu an 3 kuruş değilse neden benim hakkımı yiyorsunuz. ben 30 sene önce bu aboneyi alırken o günkü bedel abone ücreti ne ise onu verdim. şimdi soruyorum sayın başkanıma. bende bir akp li yim bu Allahtan revamı. bu ve buna benzer haksizliklari düzeltmek bu kadar zormu. iletişim için 0 505 578 12 11 saygılar
  " SENİ KİM YARATTI? " Yazısına...
 Murat Öz
 Hümeyra Hanım Tebrikler çok güzel bir konuyu işlemişsiniz.Hep üstümüze biçilen kıyafete göre yaşıyoruz.Teslimiyet nedir .Dilin söylediğini kalben tasdik nedir anlam maddede mi yoksa mana damıdır.Böyle bir yazı bekliyor olacağım sizden. Sağlıcakla kalın.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Düzceli..
 Secim öncesi Haymana konuşmasında sayın Erdoğan “Ya şu anda belediyelerin çoğu batık. Bitik. Personelinin maaşını ödeyemiyor, yerel seçimler bitecek bunlar sanki 8 ekonomisini düzeltecek. Türkiye ekonomisinin sorumlusu benim ben. Şu anda devletin başında kim var? Tayyip Erdoğan var. Kim var? 14 tane bakanı var. Kim var? Yardımcıları var.” ifadelerini kullandı.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Murat ÖZ
 Sayın Maradit Öncelikle böyle bir yazı kaleme aldığınız için tebrik ederim.Bir kaç hususu ifade etmek isterim insanları din ile uyutup paraya ve güce tapan evrensel dünyanın özellikle yüce dinimizin öğütlerini okumadan araştırmadan adeta tapanlar bunda sorumludur.Öncelikle Düzcede 1995 sonrası seçilen ve o yöneticileri iş başına getiren halk kusurludur.Yıllardır yok edilen değerlerimiz ve kaynaklarımıza rağmen yüksek bir oy oranı ile bizleri bu günkü ekonomik çıkmaz ve borç batağına sürükleyen iktidar adayına oy verdiniz sorgulamadan.Işin özünde belediyeden nemalanan bir ahali ve arada bir işi görülen vatandaş muhalefet dinsiz imansız ve terörist gibi gösterilerek halk kandırıldı.Bir parantezce Düzce basınına hiç muhalefet yapamadınız gerçekleri yazamadınız.Sonuç iflas etmiş bir belediye iflas etmiş ahlak iflas etmiş toplum kaldı.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 F Sönmez
  Sayın Keleş sattıkları yetmiyormuş gibi parkları da satmaya kalkmıştı. Biz o zaman da dedik şimdi de diyoruz. Satarak borç ödenmez. Bu yol yanlış. Önce belediye kasasından çalınanları geri alalım. 1 liralık iş 5 liraya yapılmış. Sayın Özlü ben müfettiş değilim diyor. Tamam size müfettiş ol demiyoruz, ancak müfettiş gibi davranıp Düzce'nin hakkını savunmalısınız. Müfettiş isteyebilir , Üniversite den bir bilirkişi heyeti oluşturup bunları inceletebilirsiniz.
  " Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!.. " Yazısına...
 Hakan Yunus
 Net!
  " İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK! " Haberine...
 Hakan
 Bu cadde Karayip Korsanları filmindeki Tortuga gibi.
Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı! Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Konuralp için özel proje hazırlanacak!
  İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  Anlamlı ziyaret!
  Bir işçi inşaatın çatısından düştü!
  Düzceli kitapseverler için geliyorlar!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Küp taş onarım çalışması yapıldı!
  İNTİHAR GİRİŞİMİ!
  Zabıtadan kaldırım ihlaline ceza!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Öğrencilerden matbaa ziyareti!
  Kanalizasyon hattı çalışmaları başladı!
  İftar sofraları kurulmaya devam ediyor!
  Cumayeri'nde cinayet!
   Astımınızla sağlıklı yaşayabilirsiniz!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hayvanları HUZURSUZ EDİYORLAR!
  Temizlik çalışmaları devam ediyor!
  Son ödeme tarihi 31 Mayıs!
  17.05.2019 - Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!..
  17.05.2019 - İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  16.05.2019 - Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kazanır!
  17.05.2019 - SENİ KİM YARATTI?
  14.05.2019 - Hayvan barınağı ilgi bekliyor!