Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :65964582 Aktif Ziyaretçi :42171 19 Ağustos 2019 Pazartesi
[12:37] TSO’dan hayırlı olsun ziyareti! -- [09:30] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [14:59] Deprem farkındalığı için pedala bastılar! -- [14:39] Düzce Barosu, açılış toplantısına katılmayacak! -- [14:19] 17 Ağustos'u unutmadılar! -- [10:32] Alman genç İslam'ı seçti! -- [10:24] Pat pat kazası: 3 yaralı! -- [10:15] Kayıp kadın eski eşinin evinde bulundu! -- [17:34] Akçakoca’da bir terörist yakalandı! -- [17:06] Valilikten şiddetli yağış uyarısı! --
Ayşegül Şenol Can
Sağlıklı ve dengeli bir çevre

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:1.2.2019

 

   Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı başta anayasanın 17. ve 56. maddeleri ile ve taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış bir haktır. 

   Günümüzde ise yaşamın sürmesi için gereken su, hava, toprak ile yaşam alanları hızla kirletiliyor, kentler ve doğal alanlar ile kültürel varlıklar sermayenin kar hırsına kurban ediliyor.

   Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunması için yasal düzenlemeler var ancak en önemli mekanizma denetim mekanizmasıdır. Bunun çalıştırılması gerekir. Çalıştırmak için en önemli araç ise çevre bilinci ile donatılmış toplumsal yapıdır. Yani sen-ben-o gibi tarif edeceğimiz halkın kendisidir. Bu konuda başta merkezi idare ve yerel yönetimler olmak üzere siyasi partiler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları halkın bilinçlenmesi noktasında üzerlerine düşen görevi yerine getiriyorlar mı?

   Örneğin Düzce’nin her yanı kum çakıl ocağı olmuş tabiri caizse boş buldukları yere kum çakıl ocağı yapılmış. Özellikle Dünya Bankası konutlarını geçince bir bakıyorsunuz yer yerde toprağı üzerindeki örtü sökülmüş ve her yer delik deşik görüntüsü veriyor. Kum çakıl ocakları ve taş ocaklarının denetimi çok önemlidir.

   Düzce Üniversitesi’nin en üretken bilim insanlarından olan Prof. Dr. Necmi Aksoy yeni bir bitki türü keşfetmiş. Bitkiye 2010 yılında trafik kazasında hayatını kaybeden İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Asuman Efe’ye saygı olarak “Düzce Efe Moru” adı verilmiş. Ancak bu otun yaşaması da tıpkı bizler gibi sağlıklı ve dengeli bir çevre hakkının korunmasından geçmektedir.

   ………..

   Son günlerin en önemli konularının başında sebze meyve fiyatlarındaki astronomik artış gelmekte. Çünkü patlıcanın, biber domates gibi sebzeler ve yine ıspanak, pırasanın marketteki Pazar tezgahlarındaki fiyatı göz döndürüyor.

   Soğan fiyatına ise halen bir çare bulunabilmiş değil. Soğan depolarına yapılan baskınlar fiyatları azaltması beklenirken, artışına sebebiyet verdi. Artık yemeğe bir baş yerine tariflerde yarım baş soğan konulmasına ilişkin ölçüler yer alacak. Faiz ve enflasyondaki düşüş olduğu durumda dahi gıda fiyatları düşmüyor. Son çare olarak gümrük vergisi sıfırlanarak soğan ithalatının önü açıldı.

   Gıda fiyatlarının düşmemesinin nedeninin ise, tarımsal üretimde kullanılan ve büyük oranda dışa bağımlı olan girdilerin fiyatı düşmediği gibi, sürekli olarak artıyor. Dövizdeki artışa bağlı olarak özellikle gübrenin, ilacın, tohumun ve diğer girdilerin fiyatı 2018’in ikinci yarısından bu yana yüzde 50 ile yüzde 100’ün üzerinde arttı. Girdi maliyetlerini düşürmeden fiyatları nasıl düşüreceksiniz?

   Kaldı ki soğanda olduğu gibi her üründe böylesi ithalat kapısı açılınca, üreticinin daha az ekim yapması da pek muhtemel. İthalat baskısı ile az üretim körüklenmektedir. Bu nedenle ithalat sarmalının kırılması gerekmektedir. Bunun için de çiftçinin üretim yaparken satacağı ürünle hem yaşamını sürdürecek, hem de girdileri temin ederek üretimi sürdürecek bir yapı sağlanmalı.

   Türkiye, uzun yıllardır üreticiyi ithalatla terbiye etme politikası uyguluyor. Fakat son 10 yılda bu politika doruğa çıktı. Bu nedenle fındık, incir gibi Türkiye’nin üretiminde lider olduğu bir kaç ürün dışında ithal edilmeyen hiç bir ürün kalmadı. Üreten köylü bile artık tüketici oldu. Bu nedenle fiyatlar kontrol edilemiyor.

   Özetle, yapılması gerekenlerin en başında yüksek girdi fiyatları, çiftçinin para kazanamaması, pazarlama zincirindeki sorunlar nedeniyle ürünün tüketiciye pahalı ulaşması. Ürün kayıpları. İklim değişikliğine bağlı felaketler. İthalatın yarattığı tahribat. Üretici örgütlenmesinin yetersizliği. Bu sorunların tümünü kapsayacak bütüncül bir politikanın oluşturulması ve kararlılıkla uygulanması ile soruna çözüm bulunabilir.

   Yani sizin anlayacağınız yüksek fiyatlara devam…

   Kalın sağlıcakla.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM!
 
  Ayşegül Şenol Can
AFETLERLE MÜCADELE
 
  Ulviye Dikmen
DOSTA VEDA...
 
  Telat Çelik
KÖMÜRÜN KARASI
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
Hastaneye 112 çağırmak!
 
  Cemil Acar
Nazmi Çiloğlu ve Necmi Hoşver
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Birşeyler oluyor ama çözemedim!
 
  Aysel Dural
20 KURUŞ DEYİP GEÇME!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
İyi Gelecek, İyi Bir Stajla Başlar
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM! " Yazısına...
 Nizametti ulaş
 https://yesilgazete.org/blog/2019/08/10/7den-70e-sele-tepesinde-bir-kasaba/
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
  Maalesef Türkiye bu sazan sarmalı tezgâhına düşmüş bulunuyor. Alıntı.. Sazan Sarmalı Osman Başıbüyük, Sun Savunma Net, 09 Mart 2019 Hükümet, maaşları ödeyebilmek için küresel piyasalardan borçlanmak zorunda. Üretimi artıracak yönde tedbirler almaya kalkışırsa 1 kuruş para vermezler. İşte çeşitli baskı araçları kullanılarak bir ülkeyi üretimi artıracak tedbirler almaktan alıkoyarken, ithalata yönlendirmeye, bunun bir sonucu olarak fiyat kontrolü rejiminin doğmasına neden olmaya, bu süreçte borç vermeye devam ederek krizi daha da derinleştirmelye ve sonunda hedef ülkeyi iç ve dış politikada kendi kararlarını alamaz hale getirerek esir alma utezgâhına SAZAN SARMALI deniyor..
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
 Bir alıntı ile katıla yım.R. Serdar oğlu.. Yıllardır yazıyoruz, söylüyoruz; “Krizi çıkaran borçtur. Bu kadar borç aldınız, borçla ÜRETİM DEĞERİ olmayan inşaatlar yaptınız. Bu borcu çeviremezsiniz, batarız” dedik.     Her aklı başında yönetici, ekonomist bunu söyledi ama siz dinlemediniz. Üstelik sizi uyaranları muhalif diye hapse attırdınız.” Şimdi sizi uyardığımız noktaya geldiniz.     Yok faiz lobisi imiş, yok dolar lobisi imiş, yok Trump imiş! Suçu başkalarına atıp kurtulma çabasındasınız. Bu dediklerinizde haklı olsanız bile iktidar tek başınıza sizsiniz, engel olsaydınız!     Bu sebepten; Yaşadığımız ekonomik ve siyasal krizin TEK SORUMLUSU ERDOĞAN’DIR… Devlet yönetiminde YETKİ kimde ise SORUMLULUK da ondadır.
  " Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR! " Haberine...
 Düzceli..
 Deman ile ya.. Bakan parametreler süper dedi..Devamında bak ne dedi...Bakandan Dolar ile ilgili açıklama..   Ekonomik parametrelerimizi normalleştirebilme yönünde planktonlaştırabilip patikadan aşşağı saldığımızda konvansiyonel değerler doğrultusunda aslında gaye Kendi t stabil bir paradigma çizdiğimizi söyleyebiliriz,panik yapmayın..
  " DOSTA VEDA... " Yazısına...
 Kaan Arslanoğlu
 Teşekkürler Sevgili Ulviye Dikmen'e.. Işıtan Gündüz için yazdığı bu güzel yazı için. Saygılarla..
  " MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM! " Yazısına...
 Abdullah Steş
 İstanbul caddesinde çift sıra park yapılıyor,polisler büyük caminin önünde,zabıtalar spor dokağın başında muhabbet ediyorlar,başka söze gerek varmı.
  " Işıtan Gündüz’ün Ardından " Yazısına...
 memduh
 Kimse tek başına hayallerninin ötesine geçemez"! 68'den 78'e evriyen sıçramaların ktanatlanması için, soluğu diyeliktiğin zenginlik pınarı bir 'sınıf Dilmi'nin atexşli hecelerindrenm üreyecek kelimelerlme kanatlanalım"!
  " Işıtan Gündüz’ün Ardından " Yazısına...
 Kaan Arslanoğlu
 Işıtan abi'yi en güzel yönleriyle çok kısa anlatan gayet güzel bir yazı olmuş. Peri Arbak'a teşekkürler, sevgiler, saygılar. Işıtan Gündüz anısına sevgiyle saygıyla..
  " Hastaneye 112 çağırmak! " Yazısına...
 ali ihsan çelik
 sayın hümeyra hanım sizin gibi bence binler hasta aynı muameleye uğruyor hepsinide ayrı ayrı dertleri şikayetleri oluyor ama maalesef yönetici konumundaki yetkililer neyin peşinde olduklarını anlamak mümkün değil bir pikeyi çok gören yetkili doktoru çağırıp tedaviyi yaptıramayan tıp ögrencileriyle acili idare eden yöneticiler işini düzgün yapmayan çalışanlar olduğu müddetçe bu hikayeleri dinlemeye devam edecek bence devam etmemesi için birileri çıkıp özür mü dileyecek yoksa olanları yok sayıp gülüp çekeklermi bu yazınız herşeyi gösterecek valimi başhekimi sağlık il müdürümü rektörmü siyasiler nasıl tepki verecekler merak ediyorum Allah şifalar uzun ömürler hayırlı yaşamlar diliyorum.
  " Yatırımcıların önünü açacak! " Haberine...
 akif ÇEBİ
 faruk özlü görsün belki düzceye türkiyeye faydalı bir proje bu havayolu projesi alaplı eregli düzce bolu sakarya bartın karabuk zonguldak yararlanacak sahip çıkacak siyasiler neyin peşinde
Gülden Mutlu Akçakocalı sevenleriyle buluştu! Gülden Mutlu Akçakocalı sevenleriyle buluştu!
  Grev çadırında bayramlaşma!
  Yeni öğrenciler için kayıtlar başlıyor!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Akçakoca’da bir terörist yakalandı!
  Afetzedelere kurban eti dağıtımı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  MHP'liler bayramlaştı!
  Onarım ekibi Akınlar Mahallesinde!
  Millet İttifakı bayramlaşmada buluştu!
  Tatilcilerin dönüş yolculuğu başladı!
  Kayıp kadın eski eşinin evinde bulundu!
  Binali Yıldırım ve eşi bayramı selzedelerle geçirdi!
  Rafting turları hız kazandı!
  Ak Parti'nin yıldönümünü kutladılar!
  Düzce Barosu, açılış toplantısına katılmayacak!
  Valilikten şiddetli yağış uyarısı!
  Traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti!
  17 Ağustos'u andılar!
  Tablet satın alırken dikkat edilmesi gereken ipuçları!
  Elegan bir silüete vurgu yapan gömlekler
  12.08.2019 - Düzce esnafı BiTTi BiTiYOR!
  13.08.2019 - MAL DA BİZİM, CAN DA BİZİM!