Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64069390 Aktif Ziyaretçi :16575 26 Nisan 2019 Cuma
[13:19] Yetenek taraması 2.ara ölçümü yapıldı! -- [13:08] Yağızhan Mustafa Ödemiş Moskova’ya gitti! -- [12:58] Ecre Berlin’de ülkemizi temsil edecek! -- [12:44] Küçükler tenis müsabakaları yapıldı! -- [12:31] Minik Judocular Yunanistan’da esti! -- [10:24] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [17:25] Özlü bu hamlesiyle halktan destek gördü -- [15:55] Başkan Özlü kimseyi geri çevirmiyor! -- [14:50] Adıge Cumhurbaşkanı'ndan Başkan Özlü'ye ziyaret! -- [14:49] İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!.. --
Hümeyra Yılmaz
AKIL VE HAYAT

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:18.1.2019

 

   Saat 01.14...            

   Düzce Kalıcı Konutlar.         

   Ocak ayının 15’i. Kadime göre dünyanın ilk günleri. Herkesten ve her şeyden önce yani. Doğa bizsiz, güvenliyken. Bir meşenin diğerini kandırmadığı, ayının balık stoğu yapmadığı zamanlar.

   Herkesten ve herşeyden sonra, yeni yılın ilk günlerinde öyle çok isterdim ki; akıl fiziği değiştirsin. Aslında aklın fiziği değiştirdiğine eminim yanlış anlaşılma olmasın ama akıl yetimiz konusunda kaygılar taşıyorum.

   Bireysel, güdüsel, dürtüsel, falansel fişmansel akıllar var da, ortak akıl, kamu aklı, devamlılık yok. İlkel güdüler tam yol ileriyken duyguları kontrol eden güvenli bir limanımız yok.

   Depresyon var, intihar var, dürtüsel saldırganlık var, alkol bağımlılığı var, cinsel sapkınlık var, öfke patlaması var, mükemmeliyetçilik, tenkitçilik, kontrolcülük, alaycılık, acımasızlık, anlayışsızlık var. Kıskançlık, isteksizlik, vicdansızlık, amaçsızlık, motivasyonsuzluk var. Problemden kaçma, gücü kötüye kullanma, çaresizlik, nefret var. Acizlik, dışlanmışlık, kötü yüreklilik var. Pes etmek, dışlanmak, dışlamak, ümitsizlik, intikam var. Sevgisizlik, mahrum bırakılmak, ötelenmek var.

   Duygular, duygular, duygular var.

   Olumsuz duygular değişmeden akıl nasıl çalışır.

   Bazen kafamızı kaldırır sorarız, “Neden bana bunları yapıyorsun?” Yaratıcıya, karşımızdaki insana, kendimize... Bunun yan çizmek olduğunu yazıyordu bir kitap. Yan çizmek! Kim kime ne yapıyor? İyiyi ve kötüyü yaratan ve yaşayan biziz. Oysa ki kendi yaşamımızı sürdürebilmek için donanım var. Varsa nerede? Aklımız yukarıda yazdığım o zavallı duygular arasında kaybolmuş.

   Yani özetle akıl, hislerin esiri. Fizik hislerin esiri.

   Çirkin, umutsuz duygularla bakan bir göz ve kalp beynin düşmanı, beyin uykunun, uykusuzluk organın. Melesa; derin bir yası olan, kederli, özleyen, esir, özsaygısı eksik, aidiyet duygusu olmayan, ön yargılı, kibirli, ayrılık acısını atlatamamış bir akıl sağlam bir akciğer düşmanı.

   Duygular ve organlar birbirine bağlı. Duygular ile sektörler, duygular ile gelecek, duygular ile kader bağlantılı. Nasıl ki nükleerle hasta edilirse insan, ayarları ile oynanırsa da hasta olur.

   Ne zaman ki akıl derse; hop hepinizin üstünde ben varım. İşte gün bayram günü, kazalar dışında tıbba gerek duyulmayan bir döneme hoş geldiniz!

   İnsan ırkı yaratıldığından beri toplulukları etki altına almak için çeşitli yöntemler uygulanmış. Gücü isteyenler bazen gıdayla, müzikle, uyuşturucuyla, kaba kuvvetle, dinle, büyüyle, büyücüyle gücü elinde tutmak, hükmetmek arzusuyla yanıp tutuşan liderler ya da lider olmak isteyenlerin hikayeleri okunmuş, anlatılmış, yaşanmış ya da hala yaşanmaktadır.

   Bize ayar verenler ve biz.

   Ayarı veren akıllı, ayarı alan sadece kıllı mı?

   Tek gerçek vardır. Ve bu gerçeği inanan ve inanmayan herkes kabul eder. İnsanların beyni, zekası ve aklı vardır. Akıl doğuştan gelen yetenekleri ve zekayı ve aile mirasımızı nasıl kullandığımızdır. Ve bu eğitim ve öğrenimle gelişir.

   Derseniz ki ne diplomalı belgeli insanlar var, silah edilmiş! Kendi akılları ile değil üst akıllarla hipnoz, şeyhinin dediğine sorgusuz oyunu, parasını, gönlünü, en kuytusunu vermiş.

   Benlik bilinci de olacak yani.  “Ben” ve dünya arasında bağlantı kurabilecek. Dünya diyoruz yalnız. Kişi kararlarını bir birey olarak almak zorunda, çünkü bireysellik benliğin bir parçası. Benlik bilinci tamamen bireye özgü bir özellik.

   Benlik bilinciyle akıl gelişir, fizik değişir.

   İnsan kendini neye layık görüyorsa onu yaşar. Bunu bize başkası değil, biz yaparız. Aynaya baktığımızda gördüğümüz her çizgi ve hissettiğimiz her duygunun sorumlusu biziz. Kendini mağdur ve ezilmiş gören herkes bu rolü giymiştir.

   Sarmaşıkla çevrilmiş bir ağacı kurtarmak için bir balta hamlesi yeterli. Ya kesersin ağaç kurtulur, ya izlersin önce ağaç sonra sarmaşık kurur.

   Ama doğa asla celladına aşık olmaz. İradesizdir ama savunmasız değil.

   Ya insan, övündüğü irade, övündüğü savunma, övündüğü benlik. Tüm bu övünülecek özellikleriyle beyni hasta, hisleri hasta, aklı hasta, hayatı hastalıklı, bağımlı, görünmez prangalarla esir ve celladına aşık.

   “Ben ben ben” diyerek, hiçlikten bahsetme ukalalığına dahi sahip ancak sürü halinde... Ve  modern dünya hastalık ve alışkanlıklarına sahip.

   Son şanslar bunlar. Kendimiz ve geleceğimiz, benliğimiz ve insanlık onurumuz için.

   Yazımın sonunda tarihe baktım, artık 16 Ocak. Saat 03.54. Yer Kalıcı Konutlar. Dışarıda kar var, elektrikler gidip, geliyor, soğuk... Sene 2019. Yarın merkezde işlerim var. Sokağa çıkmaya korkuyorum. Edinilmiş olumsuz tecrübelerim var. Otobüs seferleri aksayacak, gerçekten çok kıymetli olan, caaaanım siyah inci bazalt ile döşenmiş kaldırımda nasıl yürüyeceğim... Kayıp düşeceğim, canım yanacak... Ağır bir is, sis, pis, gri kokusu...  İnsan kendini güvende hissetmiyor.

   Bir Düzcelilik aklı, birlik ruhu ile güvende olmak istiyorum. Sistemin yarattığı aslında içindekilerin de memnun olmadığı bu çarka umutla ve “Düzce bana ait” güle güle diyemez miyim?

   Düzce ile aramıza giren her ne varsa da bilsin ki; Düzce halka ait.

   Düzce halkının, Düzceli sivil ve siyasi grupların gelişmiş bir ortak akıl yürütmesinin zamanı çok geçmiş. Bu geç kalmışlık rehavet getirse de... Şimdi ortak akıl, şimdi ortak irade, şimdi güç birliği zamanı değil midir?

   Bu Düzce her ne kadar ateşten bir gömlek olsa da, birlikte su taşımaya gönüllü olan herkes taraf olmalı.

   Hasta eden, aklımızla oynayan, ayarımızı kaçıranları da affedip, tüm yangınları söndürüp, sarmaşıkları kesip yolumuza bakarız.

   Bize yutturulan onca kötü hissin ve yaşanmışlığın karşısında, tertemiz tek anı, tek gülümseme ve bizdenlik...

   Karanlık ne kadar büyük olursa olsun, aydınlığa boğulmaya mahkumdur.

   Bugün olur, olmadı mı? Yarın muhakkak olur.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
ÖZGÜR, DİNAMİK, DÜRÜST
 
  Semih Şenkaya
BURASI DÜZCE, OLMUYOR BÖYLE
 
  Ayşegül Şenol Can
MERHABA
 
  Ulviye Dikmen
DÜZCE’DEN SEVGİLER
 
  Ahmet Altun
KURT İLE KUZU
 
  Telat Çelik
TEŞVİK VE DÜZCE
 
  Peri Meram Arbak
Kabak Festivali İzlenimlerim
 
  Erkan Arslan
CAMBAZ’A BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
KARANLIĞA AY DOĞARSA
 
  Cemil Acar
Seçimlerin ardından (1)
 
  Aysel Dural
17’NCİ SIRA
 
  Erdal Pişken
BURASI DÜZCESPOR.COM
 
  Özkan GÖZÜTOK
BİR "MERHABA" DA BENDEN
 
  Caner Besler
Daha istekli olmalıyız
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!.. " Haberine...
 Duzceli
 Heryerde bu yapılaşma var. onlar ve benzerleri gibi çirkin görüntüler apartman altlarına yapılan lokanta ve cafeler ve kaldırıma tasan çirkin goruntuler.
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Turgut Duygulu
 Gerçekten başkan halkın gözünde puan almak isterse bunu yapmalı maaş almamalıdır NİYE ALSINLAR BAKIN OVACIK BELEDİYE BAŞKANI KOMİNİST DİYORLAR ADAM İŞÇİLERLE BERABER YEMEĞİNİ HERGÜN AYNİ ŞEKİLDE PAYLAŞIYOR YANİ ADAM KOMİNİST MÜSLÜMAN DEYİL YAANİİİ
  " Marka, Şehir ve Düzce " Yazısına...
 Adnan
 Hayal görme kanka
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Muammer Yıldırım
 Şeffaf olmayan ve her yıl sonu denetlenmeyen Belediyeler böyle borçtan batıyor hizmete gelince tam bir hüsran paralar çarçur buhar olmuş çok düşündürücü..
  " Marka, Şehir ve Düzce " Yazısına...
 Mürsel
 Bunlar varken hiç birşey olmaz. Örnek tıranvay yüz karası idi iki görünmez oldu
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 fuat kam
 Maaş olmalı lakin makul düzeyde, hizmet bedelsiz olmaz zira maaş alınmazsa fitne olur,nasıl derseniz belediye ihalelerinden komisyon almakla suçlanırlar .
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Aydın
 Belediyecilik Gönül işi diye çıktılar yola. Eee o zaman taşın altına başkan ve yardımcılarıda el sokmalılar. Gönüllü seçildiler. Valla ben yapardım ki kocaman bakan neden yapmasın.
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Gönül A.
 Haydi başkan örnek ol..
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Hakan
 Belediye Başkanı ve yardımcıları bir an önce feragat etmeli. Ali Koç'u örnek alsınlar, adam önce kendi fedakarlık yaptı.
  " DÜZCE OTLARI TYCHE BEREKET FESTİVALİ " Yazısına...
 Peri Arbak
 Düzce Otları Festivali bir kadın manifestosudur, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan yapılan hiçbir eleştiriyi de kabul etmek mümkün değildir. Ulviye ablacığım eleştiri adına atılan taşlardan başlarımızı korumak gerekir. Bu güzel festival dostça eleştirilerle hep sürsün. Hepinizin eline, aklına ve yüreğine sağlık.
Çocuk oyununa büyük ilgi! Çocuk oyununa büyük ilgi!
  İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!..
  Mesleğimi seviyorum
  Bize tertemiz bir sayfa gerek!
  Özlü bu hamlesiyle halktan destek gördü
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Şirketlerin üst yönetimi belirlendi!
  İtfaiye aracı ile çarpıştılar: 5 yaralı!
  Özlü'den taziye mesajı!
  FETÖ davası devam ediyor!
  Yazılanlardan haberiniz var mı?
  Özlü’yü tebrik için Düzce’ye geldi!
  Hasel Ahşap’a üst düzey ziyaret
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Safir Koleji'nden kandil etkinliği: Minikler ikram dağıttı!
  KESKİN; Düzce’deki eğitim için ciddi hamleler yapılıyor
  Festival 26 Nisan’da başlıyor!
  Yol açma çalışmalarına devam!
  Evinde ölü bulundu!
  Mahalle sözleşmeleri rehber olacak!
  Turizmin dijital dönüşümü anlatılıyor!
  19.4.2019 - Üstüne bir bardak su mu içelim?
  22.4.2019 - FERAGAT EDENLER!
  19.4.2019 - Marka, Şehir ve Düzce
  19.4.2019 - KUTLAMA VE DİLEKLER
  20.4.2019 - Bize tertemiz bir sayfa gerek!
  22.4.2019 - DÜZCE OTLARI TYCHE BEREKET FESTİVALİ
  25.4.2019 - İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!..