Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :61339104 Aktif Ziyaretçi :69927 11 Aralık 2018 Salı
[10:59] Obezite Merkezi açıldı! -- [10:19] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [15:55] 50 TON HAMSİYLE DÖNDÜLER! -- [15:52] Başkan, İmamhatiplileri ağırladı! -- [15:48] Çöplükte yaralı bulunmuştu... Bir şüpheli tutuklandı! -- [15:39] Kahvehanede silahlı kavga! -- [15:32] Su kanalına devrildi: 4 yaralı! -- [15:25] Çalışmalarını tanıttılar! -- [15:20] Üniversiteden Doğaya Dönüş programı! -- [14:36] Vali Dağlı: Yüksek hayat standartları için çalışmayı sürdüreceğiz! --
Ahmet Altun
BELAM
Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:1.6.2018

 

   Hiç yanılmadım. Sanırım hiç de yanılmayacağım bu konuda.

   İleri demokrasi, hak, hukuk, garip, gureba diye yola çıkılmıştı. Bir baktık ki, hak diye diye ballı ihaleler alınıyordu. Hiçbir özelliği olmayıp partili olanlar hayal edemeyecekleri makam ve servete ulaşıyordu.

   Hukuk denilen kurum bir zümreyi kayırıyor yani sana bana gelince tıkanıyordu. Eh garip gureba da Ramazan’da fitre verilecek güruhtu. Makarna, kömürle köleleşecek kesimdi. Kendi kendine yetenler de taraf olmayınca bertaraf oluyor, büyük sermayeye köle yazılıyordu.

   Güç ve para elde edilince alaycılık, kibirlilik tavan yaptı. Tabi bir süre sonra bu ikiyüzlülük fark edilince demokrasi, hak hukuk bir tarafa bırakılıp despotik yöntemler devreye girdi.

   24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi bu özelliklerini alenen dışa vurmaktan adeta gurur duymaktalar. Keza makam ve servet istekleri ahmakça ve dalkavukça yaranmalarına konsantre ediyor onları. Kendilerine verilecek “nimetler” için dokuz takla atmakta insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmaktalar. Buna da itibar edilmezse despot bir tavırla halkı tehdit etmekteler.

   “Bizi sevin, sevmezseniz zorla sevdiririz” gibi bir önerme ile karşımızdalar. Denendi ve tuttu önceki seçimlerde. Bir daha ve daha şiddetli bir şekilde sevmemizi isteyecekler. Sanırım bu defa halk onları öyle bir sevecek ki mutluluktan uçacaklar.

   Ekonomiyi dibe vurduran, insani ve toplumsal değerleri yok eden, suç patlamasına yol açan, hukuku adeta pas pas haline getiren, bir dediği bir dediğini tutmayan ve her önüne gelene kandırılan bir yönetici seçimi kazanırsa her işi düzelteceğini söylüyor. Hatta seçimi kazanırsam dahi demiyor. “Seçimden sonra şöyle yapacağız, böyle yapacağız” diyor. Yani halkın oyunun tersi olması ihtimalinin olmadığını düşünüyor. “A, B ve C planlarımız var” diyerek mealen ben bir şekilde kazanıncaya kadar seçim bitmez dayatmasında bulunuyor. Sandığı da oy kullananlara ve sandık kurullarına değil, kolluk güçlerine teslim edeceğini söylüyor.

   Bir tanesi çıkıyor “muktediri başkan yapana kadar, eşlerimiz bize haram” diyor. Diğeri televizyonda, seçimi kaybederlerse gömdükleri silahlarla “Bismillah” diyerek muhalifleri öldürmeye başlayacağını ima ediyor. Bir aday da dükkanında elini sıkmayan esnafı yanında gelenlerle birlikte tekme tokat dövüp, dükkanını kapatacağını söylüyor. Tehditli, dayaklı, böbürlenmeli demokrasi ne iyi değil mi?

   İktidar partisine devlet imkanlarını kullanmak serbest. Muhalifleri öldüresiye dövmek, ekmeğini almak, göz altına almak, tehdit etmek serbest. Muhalefete her şey yasak.

   Hadi bu dünyanın imkanlarını haksızca kullanıyorsunuz öbür dünya da mı size tapulu kardeşim. Yok onlara oy verilmezse dinden çıkılırmış, yok ibadetler kabul olmazmış falan filan.

   En sonunda kendine oy veren seçmenlere bu defa oy vermezlerse münafık olacağını bile söylediler iyi mi? Yakında cennetten tapu dağıtmaya başlarlarsa şaşmayın.

   Dolar beş liraya dayanmış, sorumlu bakan ben bu kadar arttığına inanmıyorum diyor. Muktedir de “kur-murhikaye, rekor kırdık” diyor. Gerçeği böyle gizleyebileceklerine gerçekten inanıyorlar. Daha da azgınlaşarak devam edecekler ve sonuna kadar zorlayacaklardır. Haksız olarak sahiplendikleri “nimetlere” canları pahasına sarılacaklardır. Bekaa, mazlumlar, din, bayrak “nimetlerin” üzerine örttükleri örtüden başka bir şey değildir.

   Evet. Onları sevmek zorundasınız. Sevmezseniz zorla sevdirmeye kalkmaktadırlar. Ak Partili olmamak diye bir suç icat etmişlerdir. Ak Partiye muhalif olduğunu açıkça söylemek de bu suçun ağırlaştırılmış biçimidir. Fiilen de bu suçlar acımasız bir şekilde cezalandırılmaktadır. 

***

   Kur’an’a göre büyük zalimler ve müşrikler Allah’a inanırlardı. Fakat ona ortak koşarlardı. Zaten Allah’a inanmadan ona ortak da koşulamaz. Bunlar namaz, oruç gibi dini ritüelleri icra eder ve en asgarisinden zekat verirlerdi. Örneğin Firavun halkın tanrıya inanmasına değil, kendisinden izin alınmadan inanmasına kızmaktaydı. Haşa Allah ancak o onaylarsa var sayılacaktı. Güç sahibi ve zengin oldukları için bu dünyada olduğu gibi öbür dünyada da yine haşa Allah nezdinde tek torpil (şefaat) yapacak gücün kendisine olduğunu halka kabul ettirmeye çalışmaktaydı. Otoritesi için binlerce insanın öldürülmesine, rahatı için halkın köle olarak çalışmasına karar vermekteydi. Bunu da atadığı yardımcıları yani “Haman’lar” aracılığıyla ve “Karun’un” finansmanı ile yapardı. Bir de “Belam’ları” vardı. Bel’am; Firavun, Hâmân ve Kârun ile işbirliği hâlindedir ve o üçü Belama muhtaçtırlar. Bel’am, “kader” der, “sabır” der, “günah” der, “mânâsı başka” der, “farklı bir anlamı var” der ve milletin düşüncesini değiştirir. Halkı, eleştiremez, îtirâz edemez hâle getirir. Halk, yanlış öğrendiği din nedeniyle “yeter artık” diyemez duruma gelir. Çünkü öğrendiği yanlış bilgi buna engel olur. Bel’amın görevi tüm zamanlarda, Firavun, Hâmân ve Kârun’un direktifleri ve istekleri doğrultusunda, din yoluyla “halkın gazını almak”, “sesini kısmak”, “sivri yerlerini törpülemek” olmuştur. Halkın dinini imânını hattâ ilahını değiştirir ve onları bambaşka yollara sokar; şirk yollarına.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Bir deli kuyuya taş atmış!..
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
YAŞANABİLİR ŞEHİR, DÜZCE
 
  Ulviye Dikmen
Seçimlerin getireceklerini beklemek
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
KARŞILAMA
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
KADIN
 
  Aysel Dural
HIRSIZ KİM?
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
IŞIL IŞIL PARLIYORLAR
 
  Caner Besler
Bursa’dan şen dönüyoruz
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Vildan menekay
 Kalemine yuregine saglik sevgili Fatih Maradit.. Asillerin unutuldugu vekillerin kafasina gore isler yaptiklari bir ulkede yasiyoruz. Bende bir sözumüzle iade edeyim hemen yazıya binayen, peki hırsızın hiç mi sucu yok denir ya, burada bizler hırsız değiliz tabi ama teşbihte de hata olmaz denir . :) Bizler halk olarak hiç bir şekilde tepkimizi göstermiyoruz ya da gösteremiyoruz. sonuç olarak da tekrar bir sözümüzle bağlıyayım, köpeksiz köy buldular değneksiz dolaşıyorlar.. Kendi içimizden çıkartıp töbe haşa ilah yaptığımız siyasiler de her türlü rant peşinde koşabiliyorlar.. Aslında tepkisiz kalmakla suçlu bizleriz onlar değil. seçildiği günden itibaren tek icraatı, kaldırım taşlarını yenilemek olan bir başkanı sorgusu sualsiz 2'nci kere seçmekte nedir? Onlar kendi kendilerine gelmiyorlar biz seçiyoruz, Önümüzdeki seçimde iyi düşünmeliyiz sandığa giderken..
  " Düzce'nin il oluşunun yıl dönümünü kutladılar! " Haberine...
 murat
 düzcenin ilk valisi fikret güven daha enkazın dumanları tüterken yıkılmış biran bir kent' e kaçak bir valilik saray'ı yaptırmış ve adeta vatandaş ile alay etmiş di. birde kendisine vali bey diyenleri azarlayarak "bana sayın valim " diye hitap edeceksiniz demişdi.. ne diyeyim buda bizim kaderimizmiş.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Hasan Tahsin
 Çözüm aslında yazının içinde var.Rant mı hizmet mi.Millet yararı mı, şahsi menfaat mi. Yöneten mi önemli, yönetilen mi. Düzce de, Türkiye de köklü çözümlere gebe. Bu sistem ve kafayla daha fazla gidemeyiz. Türkiye her alanda üretim seferberliği başlatmalı. İsraf ve tüketim ekonomisine son verilmeli. Düzce belediye hesapları açık olmalı. Taş kuyuya atılmadan önce halka sorulmalı. Delilere değil namuslu akıllılara ihtiyaç var. Düzce ve Düzce halkı önemli ise makam arabasına gerek yok. Değilse başkan Audiye, millet de trene biner. Trenden inme zamanı geldi bence.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Peri Arbak
 İstanbul caddesi kapalı kalmalıydı, aslında yayaya açık cadde düzenlemesinin yararları Çevre Bakanlığının bünyesindeki kirlilik ölçüm cihazlarıyla izlenebilseydi o kısacık mesafedeki trafiği engellemenin bile ne kadar yararlı olabileceği görülecekti. Ben de sonradan olma Düzce'li olarak yaya trafiğine açık yolların artırılması, yaşlı ve engelliler için küçük elektrikli taşıtların kullanılmasının taraftarıyım. Yalnızca esnaf talebinden yola çıkmak Düzce'de çalışan nüfusunun en az %80 ve üstünü oluşturan diğer bireylere haksızlık olmuyor mu?
  " 'Ulaşmak İstediğimiz Hedef; Antarktika'da Söz Sahibi Olmaktır!' " Haberine...
 Serpil Orpen
 Turist olarak Antarktika ya gittim.Bizim orada ne yapmak istediğimizi anlamadım. Orada bilimsel çalışma yapan ülkeler vardı! Biz hangi bilimsel çalışmaları yapacağız?
  " Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı! " Haberine...
 Bayram Cakmak
 Medya o Resimleri Toplumla okuyucuyla paylaşsın ki biz de ona göre değer biçelim...
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 orhan
 çok guzel duzcemin yoneticileri veya ulkemin yoneticileri yada yoneten kişileri oyleki hiç para kazanmaya aile yonetmek gibi sorunu olmayan kişiler tarafında yonettikleri bu ulke veya şehir harcamayı seven ama kazanmayı bilmeyen kişilerin yonettiği düşünürsek bunlar normaldir. devlet akıtıyor ama insanı duşunen veya ulkeyi duşünen yokki benim duzceme ulkeme kolaylık versin
  " ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’ " Haberine...
 şükrü toros
 az parayla çok işi bırak , az parayla az iş de yapsanız Düzcelilerin makbulü, ama nerdeee.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 oktay
 Yerinde ve güzel tespitler.. Deliler belli, delidir ne yapsa yeridir misali deli kusurlu. Peki deliyi oraya taşıyanların hiçmi kusuru yok..!
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Selma Keskin
 Kaleminize sağlık, doğru yazılanlara hiç bir şey denmez...
Çocuklar Cario tipi helikopterle tanıştılar! Çocuklar Cario tipi helikopterle tanıştılar!
  Başından vurulan kişi davasında bir kişi tutuklandı!
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’
  Polisten uyuşturucu operasyonu!
  Cüzdanı sahibine teslim etti!
  Bir deli kuyuya taş atmış!..
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Vatandaştan Vali'ye çağrı: Lütfen bu sorunu çözün... Elektrik arızaları vatandaşı çileden çıkartıyor!
  Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı!
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Havuz sırası annelerinde!
  Üniversiteden "Doğaya Dönüş Atölyesi"
  Yığılca'nın sokaklarına başkanların ismi verildi!
  Sağlık Müdürü uyardı: Soba değil ihmal öldürür!
  İki katlı ev tamamen yandı!
  Düzce standı ilgi odağı oldu!
  Rektör çalışanlarını dinledi!
  Öğrencilerden Sevgi Evlerine ziyaret!
  Çöpte yaralı bulunan kişi hayatını kaybetti!
  Evrensel konulara öncülük ediyor!
  7.12.2018 - Bir deli kuyuya taş atmış!..
  5.12.2018 - Vatandaştan Vali'ye çağrı: Lütfen bu sorunu çözün... Elektrik arızaları vatandaşı çileden çıkartıyor!
  4.12.2018 - Cüzdanı sahibine teslim etti!
  6.12.2018 - Bir deli kuyuya taş atmış!..
  7.12.2018 - HIRSIZ KİM?
  7.12.2018 - ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’
  8.12.2018 - Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı!
  9.12.2018 - 'Ulaşmak İstediğimiz Hedef; Antarktika'da Söz Sahibi Olmaktır!'
  10.12.2018 - Düzce'nin il oluşunun yıl dönümünü kutladılar!