Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :66531531 Aktif Ziyaretçi :36129 19 Eylül 2019 Perşembe
[17:51] 2 DAKİKADA BUGÜN -- [16:32] Fındık bahçesinde yangın! -- [16:03] İnönü, Anıtpark ve Avni Akyol BİRLEŞECEK! -- [14:15] Rüşvet alan mübaşir tutuklandı! -- [14:06] Orman İşletmeden köylüye kredi desteği! -- [14:00] Deniz sezonu kapandı! "İyi bir sezon geçirmedik" -- [13:49] Gaziler Günü'nü kutladılar! -- [13:41] TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ -- [13:41] Yarım asırlık değirmen yeniden hizmet verecek! -- [13:34] Özlü: 17 Eylül milletimizin derin yarasıdır! --
Ahmet Altun
BELAM

Yazarın Diğer Yazıları :
Tarih:1.6.2018

 

   Hiç yanılmadım. Sanırım hiç de yanılmayacağım bu konuda.

   İleri demokrasi, hak, hukuk, garip, gureba diye yola çıkılmıştı. Bir baktık ki, hak diye diye ballı ihaleler alınıyordu. Hiçbir özelliği olmayıp partili olanlar hayal edemeyecekleri makam ve servete ulaşıyordu.

   Hukuk denilen kurum bir zümreyi kayırıyor yani sana bana gelince tıkanıyordu. Eh garip gureba da Ramazan’da fitre verilecek güruhtu. Makarna, kömürle köleleşecek kesimdi. Kendi kendine yetenler de taraf olmayınca bertaraf oluyor, büyük sermayeye köle yazılıyordu.

   Güç ve para elde edilince alaycılık, kibirlilik tavan yaptı. Tabi bir süre sonra bu ikiyüzlülük fark edilince demokrasi, hak hukuk bir tarafa bırakılıp despotik yöntemler devreye girdi.

   24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesi bu özelliklerini alenen dışa vurmaktan adeta gurur duymaktalar. Keza makam ve servet istekleri ahmakça ve dalkavukça yaranmalarına konsantre ediyor onları. Kendilerine verilecek “nimetler” için dokuz takla atmakta insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmaktalar. Buna da itibar edilmezse despot bir tavırla halkı tehdit etmekteler.

   “Bizi sevin, sevmezseniz zorla sevdiririz” gibi bir önerme ile karşımızdalar. Denendi ve tuttu önceki seçimlerde. Bir daha ve daha şiddetli bir şekilde sevmemizi isteyecekler. Sanırım bu defa halk onları öyle bir sevecek ki mutluluktan uçacaklar.

   Ekonomiyi dibe vurduran, insani ve toplumsal değerleri yok eden, suç patlamasına yol açan, hukuku adeta pas pas haline getiren, bir dediği bir dediğini tutmayan ve her önüne gelene kandırılan bir yönetici seçimi kazanırsa her işi düzelteceğini söylüyor. Hatta seçimi kazanırsam dahi demiyor. “Seçimden sonra şöyle yapacağız, böyle yapacağız” diyor. Yani halkın oyunun tersi olması ihtimalinin olmadığını düşünüyor. “A, B ve C planlarımız var” diyerek mealen ben bir şekilde kazanıncaya kadar seçim bitmez dayatmasında bulunuyor. Sandığı da oy kullananlara ve sandık kurullarına değil, kolluk güçlerine teslim edeceğini söylüyor.

   Bir tanesi çıkıyor “muktediri başkan yapana kadar, eşlerimiz bize haram” diyor. Diğeri televizyonda, seçimi kaybederlerse gömdükleri silahlarla “Bismillah” diyerek muhalifleri öldürmeye başlayacağını ima ediyor. Bir aday da dükkanında elini sıkmayan esnafı yanında gelenlerle birlikte tekme tokat dövüp, dükkanını kapatacağını söylüyor. Tehditli, dayaklı, böbürlenmeli demokrasi ne iyi değil mi?

   İktidar partisine devlet imkanlarını kullanmak serbest. Muhalifleri öldüresiye dövmek, ekmeğini almak, göz altına almak, tehdit etmek serbest. Muhalefete her şey yasak.

   Hadi bu dünyanın imkanlarını haksızca kullanıyorsunuz öbür dünya da mı size tapulu kardeşim. Yok onlara oy verilmezse dinden çıkılırmış, yok ibadetler kabul olmazmış falan filan.

   En sonunda kendine oy veren seçmenlere bu defa oy vermezlerse münafık olacağını bile söylediler iyi mi? Yakında cennetten tapu dağıtmaya başlarlarsa şaşmayın.

   Dolar beş liraya dayanmış, sorumlu bakan ben bu kadar arttığına inanmıyorum diyor. Muktedir de “kur-murhikaye, rekor kırdık” diyor. Gerçeği böyle gizleyebileceklerine gerçekten inanıyorlar. Daha da azgınlaşarak devam edecekler ve sonuna kadar zorlayacaklardır. Haksız olarak sahiplendikleri “nimetlere” canları pahasına sarılacaklardır. Bekaa, mazlumlar, din, bayrak “nimetlerin” üzerine örttükleri örtüden başka bir şey değildir.

   Evet. Onları sevmek zorundasınız. Sevmezseniz zorla sevdirmeye kalkmaktadırlar. Ak Partili olmamak diye bir suç icat etmişlerdir. Ak Partiye muhalif olduğunu açıkça söylemek de bu suçun ağırlaştırılmış biçimidir. Fiilen de bu suçlar acımasız bir şekilde cezalandırılmaktadır. 

***

   Kur’an’a göre büyük zalimler ve müşrikler Allah’a inanırlardı. Fakat ona ortak koşarlardı. Zaten Allah’a inanmadan ona ortak da koşulamaz. Bunlar namaz, oruç gibi dini ritüelleri icra eder ve en asgarisinden zekat verirlerdi. Örneğin Firavun halkın tanrıya inanmasına değil, kendisinden izin alınmadan inanmasına kızmaktaydı. Haşa Allah ancak o onaylarsa var sayılacaktı. Güç sahibi ve zengin oldukları için bu dünyada olduğu gibi öbür dünyada da yine haşa Allah nezdinde tek torpil (şefaat) yapacak gücün kendisine olduğunu halka kabul ettirmeye çalışmaktaydı. Otoritesi için binlerce insanın öldürülmesine, rahatı için halkın köle olarak çalışmasına karar vermekteydi. Bunu da atadığı yardımcıları yani “Haman’lar” aracılığıyla ve “Karun’un” finansmanı ile yapardı. Bir de “Belam’ları” vardı. Bel’am; Firavun, Hâmân ve Kârun ile işbirliği hâlindedir ve o üçü Belama muhtaçtırlar. Bel’am, “kader” der, “sabır” der, “günah” der, “mânâsı başka” der, “farklı bir anlamı var” der ve milletin düşüncesini değiştirir. Halkı, eleştiremez, îtirâz edemez hâle getirir. Halk, yanlış öğrendiği din nedeniyle “yeter artık” diyemez duruma gelir. Çünkü öğrendiği yanlış bilgi buna engel olur. Bel’amın görevi tüm zamanlarda, Firavun, Hâmân ve Kârun’un direktifleri ve istekleri doğrultusunda, din yoluyla “halkın gazını almak”, “sesini kısmak”, “sivri yerlerini törpülemek” olmuştur. Halkın dinini imânını hattâ ilahını değiştirir ve onları bambaşka yollara sokar; şirk yollarına.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
YÜREK MESELESİ VE AKİF!
 
  Ayşegül Şenol Can
KADIN OLMAK
 
  Ulviye Dikmen
Şehrin öyküsünü yazacak yürek olmalı!
 
  Telat Çelik
ÖZLÜ
 
  Peri Meram Arbak
Işıtan Gündüz’ün Ardından
 
  Hümeyra Yılmaz
İyiler ayağa kalksın, toplum vicdanı yık
 
  Cemil Acar
Nazmi Çiloğlu ve Necmi Hoşver
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş
 
  Aysel Dural
20 KURUŞ DEYİP GEÇME!
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Fevzi
  DÜZCE'mizin bu duruma gelmesinde payı olanlar utansın. Bizden önceki nesil Düzce'yi hep ön plana çıkarmışlar ve karşılığını almışlardır. Bizim nesilde başarılı olduğuna inanıyorum. 1984 yılından sonra ekonomik ve sosyal açıdan sarsıntıya başlayan Düzce'miz son yıllarda şiddetli sarsıntı yaşıyor. Bu duruma gelmesinde siyasetin önemli rolü olduğu kanaatindeyim.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Refiye
  İyi parti milletvekili Allah razı olsun sizden bizimkiler nerde acaba vekillerimiz seçim zamanı çok görüyordum neyse olsun rabbime havale ediyorum Dr. bir an önce atayın bir konuşun cumhurbaşkanına iletin Haberi olursa yollar sanıyorum.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Mustafa
 Bizim milletvekilleri kendilerini düşünüyor. 2 seneye emekli oy verenler düşünsün.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Mahmut
 Çürümüş bir zihniyetin (metal yorgunluğu) faydası olmaz Düzce’ye hizmeti görmek istiyorsak rekabet için değişim şart.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Engin
 Düzce ye gelmek isteyen yok
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Nurten
 Düzce millet vekilleri ne ise yarıyor
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Hasan
 Artık buna çözüm bulunsun.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Ali
  Adamlar baktı bizim iktidar partisinin vekilleri bir işe yaramıyor Allah rızası için bir el atalım demişler kadersiz Düzce.
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Tzcğl
  Bu yeni değil senelerdir ayni durumdayız. Nedense gelen doktorlar kaçıyor. Teçhizat az adam der tabi yapacaksam tam teçhizatlı yerde doktorluğumu yapayım der gider. Buradakiler hasta değil mi? Buradaki hastanelerin bağımsızlığı eksikliklerini gidermek neden kimsenin aklına gelmiyor. Hastalar Kocaeli, Bolu, Zonguldak, İstanbul’a gidiyor. Bu görmezden gelmek niye kardeşim sıra size gelmeyecek mi?
  " TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’ " Haberine...
 Gafur
 Vallahi felçli hastam var Psikiyatriye götüremem tek doktor olduğunu söylediler. Cumaya da bir umut nasıl götürüp getiremem problem Allah'a yalvarmaktan başka çaremiz yok.
Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı? Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
  HOŞVER; Eksikleri tamamlayın sonra konuşun!
  HASTANELERİMİZ YETERSİZ!
  Veteriner İşleri Müdürlüğüne inşaat teknikeri!
  2014’de 181 Milyon olan borç 5 senede 477 Milyona nasıl çıktı?
  Sanki fazlamız varmış gibi şimdi de doktorlarımızı gönderiyorlar!..
  ÖZLܒNÜN ACI GÜNÜ!
  BAŞKAN ÖZLÜ TEK TEK AÇIKLADI!
   ‘Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli’
  HOŞVER; ‘HAZMEDEMİYORUM!...’
  Sigara boykotu Düzce’ye de sıçradı!
  Düzce'deki hastanelerin durumu ulusal basında!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
  Sofuoğlu: ‘Pisti tamamlamanın vakti geldi’
  2 DAKİKADA BUGÜN
  TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’
  Avrupa İkincisi Düzce’den!
  Şifalı su mühürlendi!
  Geleneksel Tıp anlatıldı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  16.09.2019 - 2014’de 181 Milyon olan borç 5 senede 477 Milyona nasıl çıktı?
  18.09.2019 - TÜRKKAN; ‘Düzce’de doktor açığı varken, neden doktorları gönderdiniz?’
  13.09.2019 - Veteriner İşleri Müdürlüğüne inşaat teknikeri!
  13.09.2019 - YÜREK MESELESİ VE AKİF!
  16.09.2019 - Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı?
  18.09.2019 - HOŞVER; Eksikleri tamamlayın sonra konuşun!
  16.09.2019 - HASTANELERİMİZ YETERSİZ!
  18.09.2019 - ARAŞTIRMA KOMİSYONU NE OLDU?
  12.09.2019 - ‘Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli’
  17.09.2019 - Sanki fazlamız varmış gibi şimdi de doktorlarımızı gönderiyorlar!..