TÜRKÇE

  • 5.01.2011

 

Sevgi hiç bir şey almadan verilmez.Hiç bir şey karşılıksız değildir.

 

Vatan sevgisi de karşılıksız değildir.Ruhumuzun derinliklerinde çok şeyler almışızdır.Annemizi, babamızı, evimizi, sıcak çorbamızı, arkadaşımızı, sevgilimizi vermiştir.

 

Hatta “sevmiyorum” deme özgürlüğünü vermiştir.Bu güzelliklerin oluşması için büyüklerimizde büyük özverilerde bulunmuştur, aç kalarak evsiz kalarak , aşkını feda ederek, herşeyden ötesi canlarını vererek; hayatta  bir tek canın riyası olmaz.

 

Bir insan doğar büyür gelişir ve ölür.Devletler doğar, büyür gelişir, bölünür ve yok olur. Milli Devletler  hiç bir zaman yok olmaz.Türk devleti  milli bir devlet olarak bölünme şansımız yok, eğer bölünürsek yok olmaya mahkumuz.

 

Çocuklarımız bizim ama torunlarımız babalarını hiç bilmeyecek.Dedelerimizin babaları bizlere babalarımızı tanıma hakkını verdiyse, bizlerde torunlarımıza babalarını bilmek hakkını vermek bir borç tur.

 

Bizlere aykırı gelen vatanımızla ilgili söylemlere sağduyu ile yaklaşmayalım. Sağduyu ile yaklaştıkça alışıyoruz.Alıştıkça söylemler doğal gelmeye başlıyor, o konuşmalar üzerine komplolar kurmaya başlıyoruz.Farkında olmadan onların  istedikleri çizgeye yakın durmaya başlıyoruz.

 

Sağduyu ile yaklaşmayalım derken, kıralım dökelim mi, kat'iyen hayır.Devletin kurumları ve kolluk görevleri var.Her kurum kendi üzerine düşeni yapar.Bu ülkeyi seven insanlar kendi işini iyi yapmaya çalışmakla yetinmeli , ülkenin  ve milletin menfaatlerini çevresindekilerle  paylaşmalı  (Tabi ki  hep aynı insanlarla oturarak kahve veya karesi ile değil).

 

Bir anne ile genç kızın anlaşmazlığı gibi  vatana hizmet sevgisi .Genç kız isyankar otoriteye karşı, annenin de kendince kuralları vardır.

 

Ama bir gerçekte vardır ki anneye bir şey olsa en çok kızın canı yanar ve sahipsiz kalır; kıza bir şey olsa en çok annenin canı yanar geleceksiz kalır.Gün anne ile kızın net olma günüdür.Herkesin taviz vermeden başka fikre saygımda var deme günü değildir.Onun için kimse ile tartışma günü değil fikir alışverişinde bulunmak hiç değil.

 

Bu konuda benim gibi düşünmeyen kusura bakmasın aynı sofrada yemekte yemesin.Sohbeti de eksik olsun.Tavır net TÜRKÇE SEV ; TÜRKÇE DÜŞÜN; TÜRKÇE KONUŞ.Bu ortak payda da değilsen bana selamın uzak olsun.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (9)

  • Mustafa Kavaklı
    Mustafa Kavaklı
    14.04.2011 00:59

    Birileri kimi zaman Atatürkçülük, kimi zaman milliyetçilik,veya İslami yaklaşımlarla bizlere kendi istedikleri renkte gömlek giydirmeye kalkıyor. Ben düşlerimi ana dilimle görüyorum. Bu yurtta kimsenin kimseyi öteleme hakkı yoktur. Bu yurta herkes Türktür diyenlere derim ki.. evet 1944 milliyetçilik olayları olmasaydı, bu gün anadoludaki etnik halklar ben daha kaliteli Türküm tartışması yapıyor olurdu..Açın Google ye Nihal Atsızın Oğluna mektubu yazıp okuyun. Sonrada yukarki makaleyi tekrar.

  • Mustafa Kavaklı
    Mustafa Kavaklı
    14.04.2011 00:55

    Hain,Dürzü,Deyus Ethem dersiniz, amma.. Çerkes bir halkın adıdır, madem herkes Türk bu sıfat niye takıldı. Atatürkün amasya tamimini beraber imzaladığı kişilerin isimlerinin başına etnik kökenleri getirilmiyor. Ne mutlu sizeki Türksünüz.. Ama bende bir Çerkez olarak mutluyum.Geçenlerde kimliğine ya sev ya terket çi sloganlarla yaklaşılan bir Yurtaşımız gazetecilere şöle diyordu. Bana hoşgörü gösteriyorlarmış. Bana niye hoşgörü gösteriyorsunuz, 1700 senelik kilisem var bu yurta.

  • Mustafa Kavaklı
    Mustafa Kavaklı
    14.04.2011 00:53

    Bence bölücülük benim Çerkezim, birilerinin Lazım, Gürcüyüm, Arnavutum demesi değil, ısrarla herkes Türktür denmesidir. Geriye dönüp baktığımızda yurdumda bölücülüğü her zaman ülkeyi yönetenler yapmıştır veya başlatmıştır.Hep örnek verilir ya, yineliyim. Kuvayi milliye başladığında Yurdun tek düzenli organizesi Kuvayi seyyare idiki..Başındada tüm isyanları bastıran ve o dönem adı Ethem bey olan zatın adı nasıl oluyorda yıllarca ders kitaplarında Hain Çerkes Ethem olarak okutuluyor.

  • engin
    engin
    26.02.2011 20:59

    düşünememek suç degildir hakan çetin . suni gündemlerle tatmin olmaya çalışıp esas görevini unutanlarla hiç işim olmaz .

  • AHMET
    AHMET
    1.07.2011 10:56

    Vural ve İbrahim kardeşlerim o kadar güzel yorumlamışlarki sadece onlara katılmakla yetiniyorum . Güzel yazılarının devamını bekliyoruz daha sık olsun Hakan başarılarının devamını diliyorum A.S.E V.S.T

  • Sefer
    Sefer
    1.06.2011 20:13

    Türk dil kurumu sözlüğünde “sağduyu” nun anlamı : “Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği, aklıselim, hissiselim. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü”. Olarak ifade edilmiştir. “sağduyu ile yaklaşmayalım” şansız bir ifade olmuştur. Biz her zaman sağduyu ile hareket etmeliyiz.yani doğruyu yanlıştan ayırt etmekten hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz. Sağ duyu ile yaklaşmayalım demek doğru düşünmeyelim demek anlamına gelmektedir. saygılarımla

  • Vural Çatikkaya
    Vural Çatikkaya
    1.06.2011 17:46

    Bizlere aykırı gelen vatanımızla ilgili söylemlere sağduyu ile yaklaşmayalım. Sağduyu ile yaklaştıkça alışıyoruz.Alıştıkça söylemler doğal gelmeye başlıyor, o konuşmalar üzerine komplolar kurmaya başlıyoruz.Farkında olmadan onların istedikleri çizgeye yakın durmaya başlıyoruz. tamamen katılıyorum.

  • ibrahim altunkaynar
    ibrahim altunkaynar
    1.05.2011 17:24

    şimdiTÜRKİYE nin gercekleri ile karsıkarsıyayız ben abhaz kokenliyim bizimde birdilimiz var cerkezinde lazında hadi baklım bende istiyorum anadilde eğitim belediyede abhazca cerkezce lazca tabelalar bizede verilsindiye oratya cıkılırsa ne olacak bu vatan için nasıl canakkalede kan dokulduyse diyarbakırda da dökülür mardinde de üçbeş haddini bilmeze bu vatan bırakılmaz alırız diyen varsada pılınıbırtısını toplayıp gitsin barzanin kucağına sesiz kalııyoruz ondan azıyorlar bunlar tek dil tek millet olamak için cok mucadeler verildi bu topraklarda

  • Ahmet ÇODUR
    Ahmet ÇODUR
    1.05.2011 16:39

    Teşekkür ederim Hakan kardeşim, hislerimize tercüman oldun. Bizim oralarda iki dil sevdasında olanlara yılan dil derler. Sağlıcakla kal...