Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :72365932 Aktif Ziyaretçi :3468 15 Ağustos 2020 Cumartesi
[16:43] MHP Cumayeri İlçe Kongresi gerçekleşti! -- [13:42] Divapan büyük sanayi kuruluşları arasında! -- [23:37] Ambulans şarampole devrildi 3'ü sağlıkçı 4 kişi yaralandı! -- [19:36] Yeni ulaşım sistemi eğitimleri devam ediyor! -- [18:06] Toplum Yararı Programı durduruldu! -- [17:43] Sağlık Ocağı için protokol imzalandı! -- [17:37] Düzce Barosu: İstanbul Sözleşmesi'nden imzanın çekilmesi söylemi bile şiddeti arttırıyor! -- [17:28] VALİLİK YENİ KARARLARI AÇIKLADI! -- [17:06] 81 ile yeni koronavirüs genelgesi: ′Mahalle Denetim Ekipleri′ oluşturulacak! -- [16:34] Fenerbahçe Beko Topuk Yaylası'nda! --
Koç; ‘Tatil etkin dinlenme dönemidir’
Yaz tatili başladı. Rutinleşmiş iş ve sosyal yaşamımıza tatil ile ara veriyor, bu sayede ezberlenmiş yaşam tarzımıza ilişkin ezber bozarak kendimizi sonraki iş ve sosyal yaşam için bir anlamda şarj ve motive ediyoruz. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koç, özellikle çocukların tatil dönemini nasıl geçirmeleri ve ailelerin bu konudaki sorumluluklarının neler olması gerektiği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
9.07.2020 - 17:35:07  Haberi Yazd?r

 

   Yaz tatili başladı. Rutinleşmiş iş ve sosyal yaşamımıza tatil ile ara veriyor, bu sayede ezberlenmiş yaşam tarzımıza ilişkin ezber bozarak kendimizi sonraki iş ve sosyal yaşam için bir anlamda şarj ve motive ediyoruz. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Koç, özellikle çocukların tatil dönemini nasıl geçirmeleri ve ailelerin bu konudaki sorumluluklarının neler olması gerektiği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

   Tatilin; belirli bir süreliğine başka yerlere gitmek, gezmek ve eğlenmek olarak algılandığını belirten Prof. Dr. Mustafa Koç, “Aslında tatil, etkin dinlenme dönemidir. Tatile gidip dönen insanlarla konuştuğunuzda, geçen süreyi ne kadar yoğun ve dolu dolu yaşadıklarını anlatırlar. Fakat sonunda şunu söylerler ‘yorulduk ama değdi.’ Başka yerlere gitmediğimiz zaman, bulunduğunuz yerde zamanı dolu dolu yaşayabileceğimiz bir formatta değerlendirilmediğinde tatil, bizi dinlendirmek yerine yoran bir zaman dilimi haline gelmektedir. Günümüz ekonomik şartları göz önüne alındığında, herkesin tatilde yeni bir yerlere gitmesi, daha önce görmediği yerleri görmesi ve böylece tatilini değerlendirmesi neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bunun için biz o cennetlere gidemiyorsak, bulunduğumuz yeri cennete çevirmeye bakalım. Tatil bir anlamda bir yıl boyunca birikmiş zehrin dışarı atılmasıdır. Bunun için de ihtiyaç duyduğumuz bizi anlayan, bizi bilen, bizi seven ve böylece bizi bize sevdiren insanlarla birlikte olmaktır. Çünkü insanın zehrini insan alır ve bunu ancak yukarıda bahsettiğim özelliklere sahip insanlar yapabilir.” şeklinde konuştu.

“Tatilde En Çok Sıkıntıyı Çekenler Çocuklar”

   Tatilde en çok sıkıntıyı çekenlerin çocuklar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Koç, “Onlar gönüllerince bir şeyler yapmak isterler. Çünkü enerjilerinin boşalması gerekir. Eğer tatile de gidilemiyorsa alışılagelmiş çevrede alışılagelmiş işleri yapmaktan daha sıkıcı bir şey yoktur. Çünkü aynı şeyleri, aynı şekilde, aynı yerde yapmak çok sıkıcıdır. Bu bağlamda çocukların tatildeki yaşantılarını zenginleştirerek enerjilerini boşaltmak ve aynı zamanda bu etkinliklerle de çocuğa sosyal yaşam için gerekli becerileri ve tutumu kazandırmak yetişkinlerin elindedir. Çocukların yapacağı etkinlikler yerel yönetimler tarafından desteklenmeli ve hatta organize edilmelidir. Çünkü genetik yeteneklerimiz ancak doğru gelişimsel deneyimlerin uygun zamanda, uygun şekilde yaşanmasıyla orta çıkar.” diyerek tatil döneminde yapılması gereken faydalı etkinlikler hakkında tavsiyelerde bulundu.

“Çocuklarla Birlikte Kamp Yapın”

   İlk olarak ailelere çocuklarla birlikte kamp yapmalarını öneren Prof. Dr. Mustafa Koç, “Kamp çadırınızı, uyku tulumlarınızı hazırlayın ve kamp yapmaya çıkın. Gidecek bir yer bulamazsanız bile evinizin bahçesinde bunu deneyin. Zeki çocukların en temel özelliği, çok fazla uyarıcıya ihtiyaç duymadan gerekli ilişkilendirmeleri yapabilmeleridir. Çadır ortamında dahi ev yaşamındaki gibi gerekli olan davranışları ve sorumlulukları yerin getiren bir çocuk, yetişkin yaşamda değişen şartlara ve ortamlara zorlamadan uyum sağlayabilecektir. Kamp şartlarında beklenmeyen durumlarla başa çıkma becerisi, yetişkin yaşamda krize müdahale edebilme becerisinin de temelini oluşturacaktır.” dedi.

“Bir Sebze ya da Meyve Yetiştirin ve Yiyin”

   Bir canlının bakımını üstlenmenin ve onun yaşaması için gerekli olan işlerin yapılmasına ilişkin sorumluğu almanın, sosyal yaşam için gerekli olan birçok tutumun da temelini atmak olduğuna işaret eden Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi, böyle bir etkinliğin çocuğa; empati kurma, sorumluluk alma, planlı olma, haddini bile, dürtü kontrolü ve paylaşma becerileri için mükemmel bir temel oluşturduğuna dikkat çekti.

“Uçurtma Uçursunlar”

   “Öncelikle çocuğa nasıl uçurulacağını öğretin. Bunun için önce siz yapın. Öncesinde, anında ve sonrasında ne yapması gerektiğini model olarak ona gösterin. Bu etkinlik, çocuğun hem büyük hem de küçük kas gruplarını etkin bir şekilde kullanmasına katkı sağlayacaktır. Bu da çocuğun kontrol algısını güçlendirecektir. Kontrolün kendisinde olduğunu düşünen çocuklar, sosyal yaşam için olmazsa olma ‘bağımsızlık’ duygusunu kazanırlar.”

“Ateşböceği Yakalasınlar”

   Ateşböceği yakalamanın, çocuğun sahip olduğu enerjiyi olumlu bir şekilde harcamanın bir yolu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koç, “İzin verin ateşböceği yakalasınlar. Sonrasında tekrar doğaya bıraksınlar. Ateşböceğini yerine kendilerini koysunlar. Yakalanınca neler hissettiklerini soralım. Daha sonra serbest kalınca neler hissettiklerini soralım. Bu iki etkinlik sonrası hissedilen duyguların bizi nasıl etkileyeceğini tartışalım. Bu etkinlik çocuğa yaşam için el freni olan bitmemiş işlerini bitirmenin en işlevsel yolu olan affedicilik yönü kazandıracaktır.” diye konuştu.

“Çocuklarla Birlikte Yürüyüş Yapın”

   Çocukların gelişim sürecinin kritik evrelerinde kazanmaları gereken birtakım gelişimsel özellikler olduğunu dillendiren Mustafa Koç, “Bu gelişimsel özelliklerin kazanılması, ancak doğru gelişimsel deneyimlerle olabilir. Yani çocuk yürümeyi öğrenmesi için belirli bir zaman diliminde elinden tutmak gerekir. Eğer bu gelişimsel deyim olmaz ise çocuk hayata karşı uygun duruş koymayı öğrenemez. Bu bağlamda çocuk yerinde, zamanında ve dozunda ertelemeyi, vazgeçmeyi ve savaşmayı öğrenmek zorundadır. Yürüyüş esnasında çocuk, bazen dinlenmeyi erteleyecek çünkü dinlenirse programın gerisinde kalacak. Bazen de bundan vazgeçecek çünkü vazgeçmezse zarar görecek ve bu şartlara dayanmayı öğrenecek. İşte çocuk bu etkinlik sayesinde, yetişkin yaşamda ruh sağlığını koruyacak en temel iki anlayışın da temelini atmış olacaktır. Bunlardan birincisi sahip olduklarının farkında olarak ‘şükretmek’, ikincisi de gelecekte belirlemiş olduğu hedefe ertelemeden ve vazgeçmeden ulaşmak için çalışmak ki bu da ‘sabretmektir’.”

“Çocuklar Kendi Aralarında Su Savaşı Yapsınlar”

   Suyun hem sesinin hem de kendisinin insanı iyi hissettiren ve iyileştiren bir yönü olduğunu belirten Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi,  “Su savaşı etkinliği suyun bu iki özelliği yanında, çocukların sahip oldukları negatif enerjinin uygun bir şekilde dışa vurumunu sağlayabilmesi açısından önemlidir. Uygun zaman diliminde çocuğun bu saldırganlıkla ilgili enerjisini bu şekilde dışa vurması onun ileride iş birliğine, birlikte yaşama, paylaşma ve sorumluluk almak gibi olumlu özelliklerin kazanılmasına katkı sağlayabilecektir.” ifadelerini kullandı. 

“Limonata Satsınlar”

   “Aileler yerel yönetimlerle iş birliği yaparak ‘Limonata Yapmak Bizden Satmak Çocuklardan’ adı altında, uygun yerlerde çocukların sorumluluk almasını ve bunun sonuçlarına katlanmasını sağlamak amacıyla böyle etkinlikler düzenleyebilirler. Yalnız bu etkinliği asla çocukların kendi aralarında yapacakları bir yarışa dönüşmemesi gerekiyor. Bunu önlemenin en temel yolu, limonata satma konusunda birbirilerine yardım etmeleri, birbirilerinin limonatalarını övmeleri ile mümkün olur. Bu etkinlik çocuğa yaşamı bir yarış içinde değil, paylaşma ve iş birliği içinde yaşama anlayışı kazandırması açısından önemlidir.”

“Hayal Kursunlar”

   Çocukların kazanmaları gereken düşünce formunun soyut düşünme olduğunu söyleyen Mustafa Koç, “Görsel izlenimlerin düşünce sürecini etkilemesini engellemenin en işlevsel yollarından biri de hayal kurmaktır. Çocuklara belirli konularda, belirli zaman diliminde hayal kurmaları, bu hayallerini yazmaları ve uygun bir zamanda da bir araya gelerek paylaşmaları istenebilir. Bu durum çocuğa bir başlatma, sürdürme ve sonlandırma fırsatı ve bunun sorumluluğunu alabilme cesareti verebilecektir. Bu aynı zamanda çocuğa yetişkin yaşamda kendi sorumluluğunu alabilmek için müthiş bir hazır bulunuşluk sağlayacaktır. Kazandıkları paranın bir kısmını kendilerine, bir kısmını ailelerine ve bir kısmını da yardıma muhtaç çocuklara versinler. Bu etkinlik aynı zamanda çocuğun bireyselleşmesi ve sosyalleşmesi için uygun gelişimsel yaşantı oluşturabilir.” diyerek açıklamalarına devam etti.

“Araba Yıkasınlar, Bahçe Sulasınlar”

   Televizyon, bilgisayar ve mobil telefonların, çocukların günlük yaşamlarını herhangi fiziksel etkinlikte bulunmadan doldurabildiği noktasında uyaran Prof. Dr. Koç, gerçek dünyayı sanal bağlamda öğrenen çocukların uyum sorunları yanında, birçok gelişimsel sorunlar da yaşayabildiğini belirtti. Araba yıkamanın ve bahçe sulamanın çocuğun ezberlenmiş olan bu yaşam tarzına ilişkin zinciri kırmak için uygun bir etkinlik olacağına da sözlerine ekledi.

“Kuşlara Yem Versinler”

   Kuşların yemeleri için uygun yerlere kuşyemi koymanın ve onların gelip o yemi yemelerini beklemenin, çocuğa büyük bir huzur ve mutluluk vereceğini dile getiren Prof. Dr. Koç, bu eylemin çocuğa bir şeye ulaşmak için elinden geleni öncelikle yapmayı, sonra da umutla beklemeyi ve sabretmeyi öğreteceğini ifade etti.

   “Burada yarının insanını yetiştiriyoruz. Ya da öyle sanıyoruz. Biz şimdi ve burada yarın istediğimiz insanı yetiştirmeye çalışıyoruz. Sanırım en büyük hatayı şimdi ve burada yapıyoruz. Aslında biz şimdi ve burada yarının olabileceği insanı yetiştirmeliyiz. Hangi meslek sahibi olursa olsun ama mutlaka ve mutlaka iyi insan olsun.” şeklinde konuştu.

“Duygularını İfade Etmelerine Yardım Edin”

   Prof. Dr. Mustafa Koç, “Çocuklara; duygularını doğru kişiye, doğru şekilde, doğru yerde ve doğru zamanda dışa vurabilmeyi öğretmek ona verilebilecek hediyelerden en büyüğüdür denilebilir. Çünkü duygularını bu şekilde yaşayarak kendini düzenlemeyi öğrenebilen bir çocuk, kendini sevmeyi başarmış demektir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Biz Düzceliler; önce “yapılmasaydı”, son
 
  Ayşegül Şenol Can
KAHVALTI HABERLERİ
 
  Ulviye Dikmen
BÜTÜN DERTLERİ TOKLARIN VİCDANINA YÜKLEM
 
  Telat Çelik
DÜZCE VALİLİĞİ
 
  Peri Meram Arbak
DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ
 
  Hümeyra Yılmaz
DÜZCE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU
 
  Cemil Acar
SEZEN AKSU
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
VARAN 3
 
  Tarık Şahin
Virüsler davranışlarımızı kontrol edebil
 
  Aysel Dural
Galatasaray’ın renkleri neden sarı kırmı
 
  Erdal Pişken
KENDİN ÇAL KENDİN OYNA
 
  Özkan GÖZÜTOK
Haydi Akçakoca’ya
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Biz Düzceliler; önce “yapılmasaydı”, sonra da “yıkılmasaydı” deriz!!! " Yazısına...
 F Sönmez
 ''Yiğidi öldür ama hakkını yeme'' diye bir halk deyimi vardır. Faruk Bey geçmiş dönemin yanlışlarına vurduğu neşterle herkesi şaşırtmıştır.Parkları bu şekilde cesurca temizleyeceğini beklemiyorduk.Kaç nesildir öylece duran Konuralp tarihini gün yüzüne çıkarmak az iş değil.Asar suyu ile ilgili çalışma yaptıklarını biliyorum.Gördüğüm kadarıyla sizin kapı ihalesi hikayeniz de olmuyor.Peki bunlar yeterli mi? elbette değil. Ancak aynı partinin belediyede geçmiş üç dönemiyle kıyasladığımızda çok önemli bir farklılık var.Efendim vali konağı niye yıkılmış. Yunus Emre ''Bir bağ ki viran ola.İçi dikenle dola.Ayıklamak neylesin.Od ile yakmayınca. demiş.
  " DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ " Yazısına...
 F Sönmez
 Çok kibar, naif dediğimiz bazı insanların alkol aldığında nasıl saldırgan ve bambaşka insan haline geldiklerini görmüşüzdür.Belki gerçek kişilikleri bu. Aynı şeyleri sosyal medyada da görmeye başladık. Maalesef bu sokakta,evde olduğu gibi basında da oluyor.Bir kere bu iklimi değiştiremezsek insanlık ölecek. Birsen Ocaklı ve diğerleri bizim insanlığa tutunduğumuz kollarımız.Sizin, İlknur Arslanoğlu'nun Birsen Ocaklı gibi nasıl insanlığa adanmış bir fedakarlıkla çalıştığınızı da biliyoruz.Böyle insanlar aynı zamanda insanlığın deniz feneridir. Buralardan kuvvet alarak geleceğe umutla bakıyoruz.Kaleminize sağlık uyarıcı ve öğretici olmuş.
  " Biz Düzceliler; önce “yapılmasaydı”, sonra da “yıkılmasaydı” deriz!!! " Yazısına...
 Ayşegül Şenol Can
 Merhaba fatih bey parkların satılmasına ilişkin davayı peyzaj mimarları odası genel başkanlığı açti ve kazandı kendilerine ve değerli avukatları Av.Emre Baturay Altınok'a teşekkür ederiz.
  " Düzce dahil tüm illerde koronavirüs denetimi yapılacak! " Haberine...
 Şebnem Ertan
 Çok geç kalındı.Ben fahri polis memuru olsam takmayanların fotoğrafini çeker cezayı basardım.Düzcede nerdeyse %90 oranında maskeyi çenesinde vede dirseğinde tutan çok kişi var.Uyarincada dövecekler gibi hakaretleri var.
  " DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ " Yazısına...
 Sevda bilal
 Ne tuhaf bir milletiz onca köpek tecavüzcüleri ortalıkta dolaşırken !!kendini toplumun ezilen kesimine adamış bir bilim kadınıyla uğraşmak ancak bu çarpık ülkede görülür !
  " DÜZCE KASRI NEDEN YENİDEN İNŞA EDİLECEK? " Haberine...
 Murat
 Düzce ilinin ilk valisi sanki çok onemliymiş gibi,daha enkazlardan dumanlar tüterken hiç sıkılmadan kendisine kaçak olarak bu saray yavrusunu yaptırmıştı.düzceli yıkımların altında geleceğini ararken bu nasıl bir gafletti olacak gibi değil.neticede yapı kaçak olduğundan ona da kısmet olmadı. Sanki uğursuzluk bundan sonra da devam etti ve kim çalıştırmaya kalktıysa başarılı olamadı, Sanki garip gurebanın ahı vardı.şimdi yıkılıp yeniden yapılacakmış hayırlısı olsun.
  " Jandarmadan uyuşturucu operasyonu! " Haberine...
 Uzun
 Peki bu kadar uyuşturucu yakalanıp nasıl serbest kalabiliyor anlamak mümkün değil..
  " İçinden Düzce Geçen Kitaplar " Yazısına...
 Sefer özbasan
 Ben de eski yaşadığım düzce yi hayal ediyorum korunmalıydı çünki yalanmışlar yenilenme ile
  " Mevkiimiz kalıcı sorunlar güncellemenin de güncellemesi " Yazısına...
 Dilek Şengül
 Yıllardır müşteri bekleyen esnaf şükür belediye geldi artık bu pasaj canlanır derkeeeeeen. Şok şok şok üst katla alt kattan bagımsız bir hale getiren
  " Mevkiimiz kalıcı sorunlar güncellemenin de güncellemesi " Yazısına...
 İlhami Han
 Söylediklerine katılmamak mümkün değil... var bir aymazlık ve maalesef devam ediyor düzelir mi? Emin değilim
Yedigöller'de Göktaşı Yağmuru etkinliği düzenlendi! Yedigöller'de Göktaşı Yağmuru etkinliği düzenlendi!
  Hobi olarak başladığı kaz yetiştiriciliği gelir kapısı oldu!
  Belediyeden sivrisinek operasyonu!
  1 kişi hayatını kaybetti!
  Bu çay ocağında kitap okuyana çay bedava!
  Özlü'nün acı günü!
  Üç plaja mavi bayrak çekildi!
  Silahlı kavgada biri kadın iki kişi yaralandı!
  Anadolu Otoyolu'ndaki zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı!
  Anadolu Otoyolu'nda hafif ticari araç devrildi: 3 yaralı!
  Fındığın hasat dönemi başladı!
  Şahin; ‘Fındık hasat dönemi üreticilerimize hayırlı olsun’
  DÜ Hürkuş Roket Takımından büyük başarı!
  Özlü ve Keskin’den Gönül Asuk’a tebrik!
  Kent ormanında yangın!
  Yeni ulaşım sisteminde şoförlerin eğitimi başladı!
  Er’den Mustafa Kemal Ortaokulu açıklaması!
  Dernek toplantıları bakanlığın iznine bağlandı!
  Tebessüm Derneği’nden Aydın’a ziyaret!
  İYİ Parti’den Düzce Kasrı raporu ile ilgili açıklama!
  İçme suyunda yaşanan kesinti ve basınç sorunu çözüme kavuştu!
  11.08.2020 - DR. BİRSEN OCAKLI VE TOPLU HİSTERİ
  11.08.2020 - Biz Düzceliler; önce “yapılmasaydı”, sonra da “yıkılmasaydı” deriz!!!