Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64432562 Aktif Ziyaretçi :7629 22 Mayıs 2019 Çarşamba
[17:24] BELEDİYEDE MAAŞ KRİZİ! -- [17:18] Özlü; ‘Çalışma şartları iyileştirilecek’ -- [16:58] Beton Kano takımı yeniden şampiyon! -- [14:14] Konuralp pirincinde ekim zamanı -- [14:07] Traktör ile çarpıştı: 1 ölü! -- [14:01] Tanıtım günleri başladı! -- [13:56] Eğitim Materyalleri sergisi açıldı! -- [13:50] El Ele Gönüllere projesi amacına ulaşıyor! -- [13:32] Görenleri şok etti! -- [13:24] Mahalle iftarları devam ediyor! --
KESKİN; Düzce’deki eğitim için ciddi hamleler yapılıyor
Safir Kolejleri Kurucu Genel Müdürü Cemil Keskin, “Düzce’nin şu anda bulunduğu yeri Düzce’ye yakıştıramıyorum, daha ileri düzeylere çıkabiliriz. Ben bunun işaretlerini görüyorum: Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Üniversitesi, Düzce Milli Eğitim Müdürlüğü ciddi hamleler yapmaktadır” diyor.
19.4.2019 - 10:29:01  Haberi Yazd?r

    Safir Kolejleri Kurucu Genel Müdürü Cemil Keskin ile bir taraftan eğitimde yaşanan sorunları konuşurken, diğer yandan da Safir Koleji’nin nasıl bir eğitim verdiği konusunu ele aldık...

   Keskin, Safir Koleji olarak oldukça iddialı olduklarını ifade ederek, eğitimin gelişmesi adına neler yaptıklarını tek tek anlattı.

   İşte Cemil Keskin ile röportajımızdan öne çıkanlar;

   Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

   Ben Cemil Keskin. Düzce Kaynaşlı doğumluyum. 1974 yılında doğdum, evliyim, ikisi erkek, ikisi kız dört çocuğum var. Sınıf öğretmeniyim, eğitim yönetimi ve denetimi yüksek lisans ve doktora programları tamamladım. Şu an Safir Kolejleri Kurucu Genel Müdürü olarak görevimi sürdürmekteyim.

   Bu mesleğe nasıl başladınız? Neden bu mesleği tercih ettiniz?

   Mesleğe 1996 yılında sınıf öğretmeni olarak başladım. Yaklaşık 23 yıldır özel okullarda çalışıyorum. Aynı zamanda da eğitim yönetimi ve denetimi eğitimi alıyorum. Bu mesleği çok seviyorum. Öğretmek, eğitmek benim için çok önemli. Çünkü kendim de öğrenmeyi, kendimi yetiştirmeyi, geliştirmeyi seviyorum. Öğrenmeyi, bütün çevreme öğretmeye çalışıyorum. Çünkü eğitimle kalkınmanın, eğitimle gelişmenin doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bunun için öğretmenlik mesleğini tercih ettim ve bunun için özel okulculuk sektöründe çalışmayı tercih ettim. Hiç devlet okullarında çalışmadım. Çünkü özel okulculuğu daha aktif, daha dinamik, daha etkili ve daha tatmin edici buluyorum.

“EĞİTİM MODELİNİ GELİŞTİREBİLİRSEK

AVRUPA VE AMERİKA GİBİ ÜLKELERİ GEÇEBİLİRİZ”

   Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'deki eğitim sistemini ve eğitim anlayışını nasıl buluyorsunuz?

   Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye eğitim sistemi henüz gelişmekte olan bir eğitim sistemidir. Tabii diğer ülkeler deyince, Avrupa ve Amerika ülkelerini kastediyorum. Afrika ülkeleri bunun dışındadır. Gelişmiş ülkelerin eğitim sistemleri bundan yaklaşık 300 yıl önce oluşturulmaya başlanmış ve 12 yıllık zorunlu eğitim İngiltere’de 1873 yılında başlamıştır. 12 yıllık zorunlu eğitim Türkiye’de 2013 yılında başlamıştır, yani arada 140 yıllık bir fark vardır. Dolayısıyla bu farkı ciddi bir şekilde kapatmaya çalışmaktayız, çalışmalıyız. Zaten zorunlu eğitimin başladığı yıllara baktığımızda ne kadar geride olduğumuzu anlamış oluruz. Biz eğitim hamlesini geç algıladığımız için koskoca bir imparatorluğu kaybetmiş bir milletiz. Dolayısıyla geç başlamamıza rağmen, daha hızlı çalışarak Avrupa ve Amerika gibi ülkeleri de geçebilecek bir eğitim modeli geliştirebiliriz, diye düşünüyorum. İslam dünyasına baktığımızda ve Türk dünyasına baktığımızda bunu başarabilecek tek ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla ben de bu noktada Safir okullarını kurarak ülkemizin eğitim sorunlarına çözüm üretmek üzere çalışmaktayım.

“DÜZCE’DEKİ EĞİTİM İÇİN CİDDİ HAMLELER YAPILIYOR”

   Düzce’yi eğitimde nerede görüyorsunuz? (Eksiklerimiz ve/veya faydalı uygulamalar)

   Düzce’nin eğitim durumunu değerlendirecek olursak üniversiteye giriş ve nitelikli Anadolu liselerine giriş sınavları başarı sıralamasına baktığımızda, Düzce’nin çok iç açıcı yerlerde olmadığını görüyoruz. Bu durum halkımızın eğitimin önemini ve ciddiyetini henüz farkına varmamış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Tabii ki eğitimde sunulan fiziksel imkanlar, aktivite imkanları, eğitimci kadrosunun inanmışlığı başarıda çok önemlidir. Düzce’nin şu anda bulunduğu yeri Düzce’ye yakıştıramıyorum, daha ileri düzeylere çıkabiliriz. Ben bunun işaretlerini görüyorum. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Üniversitesi, Düzce Milli Eğitim Müdürlüğü ciddi hamleler yapmaktadır. Düzce’nin eğitim kalitesini yükseltmek için ve son yıllarda özel okul sayısı 2’den 5, 6’ya çıkmıştır. Bu da Düzce halkının eğitime verdiği önemin gittikçe arttığını göstermektedir. Dolayısıyla umutluyum. Biz de Safir Koleji olarak Düzce’de her türlü desteği vermeye hazırız.

“SAFİR KOLEJİ OLARAK, OLDUKÇA İDDİALIYIZ”

   Sizce ideal bir eğitim nasıl olmalı? Eğitimde öncelikler nelerdir?

   İdeal eğitim kavramını bir çerçeve içinde tanımlamak veya tarif etmek imkansızdır. Çünkü her toplumun birbirinden farklı maddi ve manevi ihtiyaçları vardır. Bireye indirgediğimizde de durum aynıdır. Tüm ihtiyaçlara cevap veren bir eğitim sistemi idealimizdir. Eğitimde önceliklerimiz bireyin ve toplumun tüm değerlerini belli bir saygınlık içinde kucaklayabilmektir. Bu anlamda Safir Eğitim olarak oldukça iddialıyız. Aklın ve bilimin ön planda tutulduğu bir eğitim modeli önceliğimizdir.

“SAFİR KOLEJİ ÖĞRENCİSİ,

GENİŞ BİR YELPAZEDE EĞİTİM GÖRMEKTE”

   Düzce’de Safir Kolejinde okumayı planlayan öğrencileri nasıl bir eğitim bekliyor?

   Safir Koleji öğrencisini bekleyen eğitim, öncelikle akademik eğitim ve onun olmazsa olmazı spor-sanat eğitimleridir. Bunun haricinde velilerin isteğine göre şekillendirilen değerler eğitimleri bulunmaktadır. Bu üç eğitim kategorisi öğrencimizin hayata hazırlanmasında, akademik sürecini devam ettirmesinde bizim için çok önemlidir. Eğitim sistemimiz belli bir kitleye göre lokalize edilmemiştir. Tam tersine tüm kitlelerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmaktadır.

“EN İYİ İNGİLİZCE KADROSU”

   İdealize ettiğimiz eğitim, öğrencilerimizin ülke kalkınmasında önemli aktörler olmalarını sağlamak. Bunun yanında dünya çapında faaliyet yapabilmek için öncelikle bir dünya dili haline gelmiş İngilizceyi, pratik olarak aktif olarak konuşabiliyor olmalarını sağlamak gerekir ki, biz buna konuşturan İngilizce diyoruz. Yabancı dil eğitiminde iki farklılık oluşturduk. Çocuklarımızın İngilizce konuşmasını sağlamak için anadili gibi İngilizce konuşan üç yabancı öğretmen arkadaşımızı istihdam ettik. Dört yerli ve üç yabancı eğitmenle şu anda Düzce’nin en kaliteli İngilizce kadrosu Düzce Safir Koleji’ndedir. Tabii ki sadece konuşturmak yetmez aynı zamanda akademik başarının da yüksek olması gerekir. Bunun için de 5, 6, 7 ve 8. sınıflarımızda yoğun bir şekilde iki haftada bir veya aylık sınav kontrolleri ile çocuklarımızın öğrenme eksikleri tespit ediliyor ve bu eksikleri gidermeye yönelik birebir programlar düzenlenerek eksiklikler gideriliyor. İkinci farklı uygulama ise Englishportfolio. İngilizce öğretmenimiz çocuğumuzun annesi, babası ve çocuğumuzla birlikte, yaklaşık yarım saatlik bir İngilizce konuşma performansı sergiliyor. Böylece velilerimiz çocuğunun yıl içinde İngilizce’de hangi etkinlikleri yaptığını görüyor. Hangi performansları gerçekleştirdiğini görüyor ve çocuğundan da bizzat İngilizce dinlemiş oluyor.

“AİLELERLE BİRLİKTE”

   Ayrıca bireysel akademik başarı görüşmeleri yapıyoruz. Öğretmenlerimiz her bir çocukla birlikte annesi ve babasını görüşmeye alıyoruz. Yıl boyunca göstermiş olduğu performansları öğrenme eksikleri varsa bunları nasıl giderileceğini konuşuyoruz, kararlar alıyoruz. Sonra da danışman öğretmenlerimiz bunların takibini yapıyor. Böylece çocuklarımızın sınavlarda da yüksek başarı sağlamasını gerçekleştiriyoruz.

   Safir Koleji öğrencisi, birçok spor branşında, müzik alanında, görsel sanatlar alanında, baleden yüzmeye kadar, hatta Kur’an okuma derslerine kadar, geniş bir yelpazede eğitim görmektedir. An itibariyle ulaşamadığımız etkinlik alanı kalmadı diyebiliriz. Ayrıca okulumuz şehir içinde kolayca ulaşılabilir bir konumdadır.

“İMAM HATİP KONSEPTİ GİBİ

BİR ÖZELLİĞİMİZ YOKTUR!”

   Kur’an okuma demişken, Safir Koleji için Özel İmam Hatip konsepti gibi bir algı var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

   Manevi değerler eğitimi hassasiyetimiz sanırım rakiplerimiz tarafından kasıtlı değerlendirilmektedir. Kur’an okuma dersimiz seçmeli bir dersimizdir, rakiplerimizin bunu farklı bir yere çekmesini eğitime saygısızlık olarak görüyorum. Böyle bir algıyı Safir Kolejiyle rekabet edemedikleri için oluşturmaya çalıştıklarını sanıyorum. Bizim İmam Hatip konsepti gibi bir özelliğimiz kesinlikle yoktur, öyle bir şey olsaydı bunu tabelamıza yazardık. Safir Koleji çağın gereksinimlerini görebilen ve bu doğrultuda eğitim politikaları geliştirebilen bir okuldur. Önceliğimizin çocuklarımızı akademik olarak geleceğe hazırlayacak bir eğitim anlayışı olduğunu vurgulamak isterim.

“DÜZCE, KENDİNİ EĞİTİME ADAMIŞ OLMALI”

   Düzce’de eğitimi daha ileriye taşıyabilmek için neler yapılabilir?

   Düzce’de eğitimi ileriye taşıyabilmek için bütün Düzce bürokrasisinin bütün Düzce sivil toplum kuruluşlarının velilerimize çocuklarının geleceğine yatırım yapmaları konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmaları gerekmektedir. Çünkü her eğitim süreci bireyin çalışma hayatında maddi ve manevi kazanımlar sağlamasına katkıda bulunmaktadır. Bunun için çocuklarımızın daha fazla eğitim daha kaliteli eğitim konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Topyekûn Düzce, kendini eğitime adamış olmalı. Bunun bir örneği Finlandiya’da var. Birkaç tane inanmış adam, bütün ülkeyi gezerek halkın eğitimi ile ilgili bilinçlerini artırdılar. Eğitime olan inançlarını geliştirdiler ve bu ülke dünyanın en önemli teknoloji üreten ülkelerinden birisi oldu.

   Biz de topyekûn Düzce’de ve Türkiye’de eğitimin önemine herkesi inandırarak dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi olabiliriz. Bunun için neyimiz varsa eğitime yatırmalıyız. Yaşamımızda önceliği olmayan aktivitelerden tasarruf edip geleceğe yatırım anlamı taşıyan eğitime doğru yönelmeliyiz.

“DÜZCE’YE ÇOK İYİ BİR EĞİTİM KAMPÜSÜ KAZANDIRMA

GİRİŞİMLERİMİZ VAR”

   Geleceğe yönelik plan ve projelerinizden bahseder misiniz?

   An itibariyle Türkiye’nin birçok yerinde okullarımız var. Safir Eğitim olarak büyüme hedefimiz elbette ki var. Ancak şu an önceliğimiz Düzce’dir. Düzce’ye çok iyi bir eğitim kampüsü kazandırma girişimlerimiz var. Büyük oranda hazırlıklarımız bitti.  Çok yakın bir tarihte inşaat aşamasında olacağımızı düşüyorum. Bunun yanında planlamalarımızı kısa ve uzun vadeli olarak şekillendiriyoruz. Kısa vadede Düzce’deki kültürel dokuya müdahale etmek istiyoruz. Bu nedenle şehrimizde geniş katılımlı bir kitap fuarını organizasyonunu üstlenmeyi istiyoruz. Bununla birlikte yaşayan kütüphane adında bir proje üzerinde de çalışıyoruz. Kısa zamanda bunu da gerçekleştirmeyi umuyorum.

DÜZCE HALKININ EĞİTİMİN ÖNEMİNE TAM İNANMIŞLIĞI GEREKİYOR

   Sizce Düzce’nin en büyük sorunu nedir ve bu sorunun çözümü için ne yapılabilir?

   Bir eğitimci gözüyle tabii ki eğitimdir, diyeceğim. Bu sadece Düzce’nin değil tüm ülkenin öncelikli sorunudur. Sorun eğitimse olaya içeriden bakmak gerekir.  Yani eğitimin içine girdiğimizde Düzce gerçeğinde görmemiz gereken eğitim sorunları başlıklarını belirlemeliyiz. Birincisi halkın eğitime olan ilgisizliği, ikincisi eğitim tesislerinin yetersiz oluşu, üçüncüsü eğitim kadrolarının ihtiyaca cevap verememesi, son olarak da bizim gibi faaliyet gösteren özel okulların başarıyı artırma yerine başarılı öğrencileri transfer ederek isim yapmaya çalışıp, piyasa algılarıyla oynamalarıdır. Bu durum beni aşırı derecede rahatsız etmektedir. Bizler devlet okullarından başarılı öğrencileri alıp isim yapmak yerine, kendi eğitim sistemimizle ve başarımızla devlet okullarının rol modeli olmalıyız. Tüm Düzce halkının eğitimin önemine tam inanmışlığı gerekmektedir. Zira ne kadar kaliteli eğitim sunarsanız sunun, alacak olanın ilgisizliği o kalitenin yok olmasına neden olur. Bu da eğitimcilerin, eğitim yatırımları yapan insanların motivasyonunu düşürür ve umutsuzluk ortamı oluşur.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Ağayı ağa yapan değnekçileridir!
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
PANDORANIN KUTUSU
 
  Ulviye Dikmen
HAYVAN HAKLARINDA ÖNGÖRÜLERİMİZ
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
ÜNİVERSİTE
 
  Peri Meram Arbak
SOMA İŞ CİNAYETİ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
SENİ KİM YARATTI?
 
  Cemil Acar
Her Şey Güzel Olmalı
 
  Nuri Çetin /Anılar ve Düzce
Veis Özkurt
 
  Aysel Dural
KISSADAN HİSSE
 
  Erdal Pişken
NE OLACAK BU DÜZCESPOR’UN HALİ?
 
  Özkan GÖZÜTOK
Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kaz
 
  Caner Besler
Başarı Basamakları
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Hayati Algül
 Bir belediyeyi 16 yıl yönetip de 450 milyon borca sokan yönetimi bu halk hala seçiyorsa herşeye müstehaktır. şimdi sayın özlü veya kim olursa olsun soralım kendi işyerleri yücelirken, oradaki ticari faaliyeti kat kat kar ederken neden belediyeler borç batağında kardeşim. bu millet sizi destekliyorsa yazık.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 YAZIK SİZE
 belediye personeli 8 gündür maaş alamıyor. bütün personel perişan. krediler kartlar elektrik faturaları çocukların servisleri vs vs. hiç haber yapamıyorsunuz. öncü ve dtv ye de aynısını yazdım. hepiniz BUKELAMUM Gibisiniz. size gülüyorum medya mı komiksiniz. OKUYUCUYA CEVAP - EDİTÖRDEN ; Sayın okuyucu.. Konuyla ilgili isim ve mail adresi vermekten kaçındığınız için size ulaşamıyoruz. Ayrıca bizlere whatsup hattımızdan da ulaşabilirdiniz. Ancak yine de ihbarınız üzerine Belediye yetkilileriyle bir görüşme yaptık. Ve konuyla ilgili haberimizi ilerleyen saatlerde internet sitemizde bulabilirsiniz. İlginize teşekkür ederiz. (Not : İlgili haber yayınlanmıştır. http://www.burasiduzce.com/haber-detay.asp?id=47555&belediyede_maas_krizi )
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Seçil Seven
 Bir kere artık bakan değil, Düzce'nin belediye başkanı. niye bakan diye hitap ediliyor. bu olayda yapılanlar ayıp ötesi. yazık çok yazık. insanları değersiz hissettiremezsiniz
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Mustafa Sarıoğlu
 Parklarda ki rant alanına dönüşen ucube yapıları yıktı. milletin takdirini topladı. Lâkin Faruk özlüye bu hâl kibir enaniyet ve makam sorhoşluğuna dönüştü. sayın faruk özlü o işler öyle yürümüyor. sende geçmişte kalan her belediye başkanı gibi öğrenirsin.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Hale
 müthiş bir yazı!! tebrik ederim👏👏👏👏👏👏👏 bu tip konuları çok duyar olduk..Ah İsmail Bayram sen çok mütevazi bir başkandın diyesim geldi..
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Faruk Küçüktaş
 Her makamın liyakat sahibi vardır.. Makam adabının okulu yoktur. Tecrübe ile kazanılır. Umarım Sayın Başkanım bu olaydan sonra, bu yazıyı okuduğunda gerekli ayarları yapacaktır. Lütfü abim protokol de vip hizmete laiktir. O bu hizmeti Düzcenin her kurumunda almalı.. Çünkü Düzce için bulunmaz bir insan. Kültür bekçisi. Yazınız için çok teşekkür ederim Fatih Bey.
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Bedri Avdas
  Ben Düzcemizin bir türlü ileri gidememesini Düzcede yaşayan bizlere bağlıyorum.Zira Düzcede maalesef gerine gerine ben Düzceliyim diyenimiz çok az.3 nesil 4 nesil önce Düzceye yerleştiğimiz halde soranlara Trabzonluyuz Rizeliyiz Orduluyuz Giresunluyuz Çorumluyuz Sivaslıyız vs diyoruz.Öncelikle Düzcelilikte birleşmelyiz.Artık yaşadığımız ekmeğini yediğimiz havasını soluduğumuz yer olan Düzceyi asıl şehrimiz olarak kabullenmeliyiz.Düzceyi nasıl daha ileriye taşıyabileceğimiz düşünmeli Düzcenin menfaatlerinde birleşmeliyiz.Çünkü çocuklarımıza geldiğimiz şehirleri değil Düzceyi miras bırakacağız. Birbirimiz suçlayarak bir yerlere varamayız.tek çare Düzce dendiğinde tek vücut olabilmekte
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Irfan Durmaz
 Hepimizin suçu var.
  " DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR? " Yazısına...
 Engin Akar
 Samimi olmak, samimi olmak, samimi olmak, yirmi yıldır samimi bürokrat ve siyasetçi gelmedi bu şehre.
  " Ağayı ağa yapan değnekçileridir! " Yazısına...
 Yusuf Darıyerli
 Benim de dikkatimi çeken konu: "Arşivini bize açabilir misin?" gibi sorunlu bir teklif için Lütfü Abi'nin başkanlık ofisine çağrılması ve işin savsaklanması... Ayrıca esas konu Arşivin kıymetli bir birikim ve telif hakkı ile korunan kültürel varlık olduğu gerçeğinin göz ardı edilerek, "Arşivini bize açabilir misin?" gibi sığ bir soruya indirgenmesi...
Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı! Ramazan sokağında hafta sonu rüzgârı!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  İNTİHAR GİRİŞİMİ!
  İftar sofraları kurulmaya devam ediyor!
  Cumayeri'nde cinayet!
  Öğrencilerden matbaa ziyareti!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hayvanları HUZURSUZ EDİYORLAR!
  Temizlik çalışmaları devam ediyor!
  Son ödeme tarihi 31 Mayıs!
  Akçakoca'da Sarıoğlu dönemi!
  İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz!
  İlk icraatlara muhalefet ne diyor?
  Kuvvetli yağış bekleniyor!
  Borcu yapandan HESAP SORULMALI!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Öncelik yayanın öncelik hayatın!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Özlü KSS esnafıyla iftarda buluştu!
  19 Mayıs çağrısı yaptılar!
  21.05.2019 - Ağayı ağa yapan değnekçileridir!
  17.05.2019 - Bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!..
  22.05.2019 - DÜZCE NEDEN YERİNDE SAYIYOR?
  17.05.2019 - İstanbul Caddesi ‘yine’ EVLERE ŞENLİK!
  16.05.2019 - Markanız, Ramazan da Kalbe Dokunarak Kazanır!
  17.05.2019 - SENİ KİM YARATTI?
  21.05.2019 - İyi Parti Özlü'nün iftarına katılmıyor: Müsriflikten vazgeçmek için adım atmak istiyoruz!