Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :64069098 Aktif Ziyaretçi :15630 26 Nisan 2019 Cuma
[12:58] Ecre Berlin’de ülkemizi temsil edecek! -- [12:44] Küçükler tenis müsabakaları yapıldı! -- [12:31] Minik Judocular Yunanistan’da esti! -- [10:24] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [17:25] Özlü bu hamlesiyle halktan destek gördü -- [15:55] Başkan Özlü kimseyi geri çevirmiyor! -- [14:50] Adıge Cumhurbaşkanı'ndan Başkan Özlü'ye ziyaret! -- [14:49] İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!.. -- [14:43] Düzce Üniversitesine yoğun ilgi! -- [12:17] Adige Cumhuriyeti Başkanı Düzce'de! --
Küçük; ‘Biz havanın - tavanın peşinde değil, hizmetin peşindeyiz’
CHP ve İyi Parti Belediye Başkan Adayı Ömer Küçük ile Cumartesi Kahvaltısında bir araya geldik. Düzce’nin sorunlarından çözüm önerilerine, polemiklerden olay yaratan uygulamalara, enine boyuna her konuda konuştuğumuz Küçük, Düzce için çizdikleri yol haritasını uzun uzun anlattı.
22.3.2019 - 14:30:26  Haberi Yazd?r

   Acaroğlu Tesislerinde düzenlenen Gazete burasıdüzce’nin Cumartesi Kahvaltısında bu kez konuk koltuğunda CHP ve İyi Parti Belediye Başkan Adayı Ömer Küçük vardı.

   Düzce’nin tanınan simalarından biri olan Küçük, Gazete burasıdüzce’nin yazarlarının sorularını cevaplarken, Düzce’deki her sorun için ürettikleri projeleri de sıraladı.

ÇÖPÜ EKONOMİK GELİR HALİNE GETİRMELİYİZ

   Fatih Melih Maradit: Düzce’nin çöp sorunu ile ilgili ne tür bir projeniz var?

   Ömer Küçük: Düzce maalesef sorunlu bir kent. Düzce’nin sorunlarından bir tanesi de çöp. Biz çöpümüzü taşımayla çözüme ulaştıralım diye düşündük herhalde ki geçmişte böyle bir çözüme varıncaya kadar denemelerimizi yaptık. Ama hala çöpümüzü dökecek bir alanımız yok. Dolayısıyla Hecinler Köyü’nde oluşturulan bir ortam var. Doğal bir ortam ama vahşi bir depolama sistemine dayalı bir ortam. Bu da Düzce’nin çöp sorununu çözmeyecek. Çöpü Düzce Belediyesi’nin ekonomik gelir kaynağı olarak değerlendirmemiz lazım. Bunu yaparken de insanımızı çöp toplama alanında eğitmemiz lazım. Bunu yapmanız için, sağlıklı ortamlarda çöpünüzü toplayıp, ayrıştırıp, işleyip, bundan almanız gereken tüm verimleri aldıktan sonra da posasını gübre olarak değerlendirmeniz lazım.

DÜZCE TÜRKİYE’YE ÇÖP İLE TANITILAN BİR İL OLDU

   Biz çöpü, gerçek anlamda Düzce’nin yereline sorun olmayacak bir depolama alanında toplayacağız. Hecinler’de yanlış bir uygulama yapıldı. Önce çöpü işleme tesisleri, sonra depolaması yapılsaydı belki bu sorunları yaşamayacaktı Hecinler. Siz çöpü depolayayım sonra işlerim mantığıyla yola çıkarsanız, o çöpün bütün olumsuzluklarını, o bölge halkına yaşatırsınız. Öyle bir sorunla karşı karşıya kaldığınız için de Düzce’de yer yerinden oynadı. Düzce Türkiye’nin geneline çöpü ile tanıtılan bir il oldu. Mecliste konuşulan çöp, ulusalda konuşulan çöp ama çöpü değerlendiremeyen bir Düzce Belediyesi. Biz öyle olmayacağız. Bizim ilk projelerimizden biri Düzce’nin Belediyesi’ni güçlendirmek, gelir getirici yatırımları arttırmak. Çöpte tüm ekonomik değerleri aldıktan sonra, posasını da bizim tarımla uğraşan halkımıza geri döndürmek adına gübre yapıp tekrar ekonomiye kazandırmak şeklinde bir projemiz var. Bununla ilgili tüm çalışmalarımızı yaptık. Mesela İtalya’da bir çöp fabrikasını şehrin göbeğine yapmışlar. Bir alışveriş merkezi görüntüsünde ama çöp işliyor. Biz şehir merkezine yapacağız demiyorum ama gerçekten bir AVM şeklinde çöp işleme tesisi yapılabiliyorsa dünyada, Düzce’de de çöpü sorun olmaktan çıkarabiliriz. Biz çöpü iyi bir istihdam kaynağı, gelir kaynağı olarak değerlendireceğiz. Benim bu konuda hiç endişem yok. Suda nasıl iddialı konuşuyorsak, çöpte de aynı şekilde iddialıyız.

YEPYENİ BİR ARITMA TESİSİ KURACAĞIZ

   Fatih Melih Maradit: Sudaki iddianız nedir?

Düzce halkı sağlıksız ve hasta. Biz Düzce’yi iyi yapacağız diyoruz. Ekonomik ömrünü tamamlamış bir arıtma tesisimiz var. Dünya Sağlık Örgütü’nün yasakladığı borularla siz suyunuzu dağıtmaya kalkıyorsunuz ve dağıtıyorsunuz. Biz herşeye sıfırdan başlayarak yepyeni bir arıtma tesisi kuracağız. Uğur Suyu yetmeyecek ki, yetmiyor zaten. Bizim insanımız suyun kıymetini bilmiyor. Türkiye’nin genelinde bir sorun bu. Biz suyumuzu tasarruflu kullanırken hem insanımızın ev ekonomisine katkı sağlaması, hem de suyu gerçek anlamda içilebilir bir su haline getireceğiz. Bizim musluklarımızdan akan su içilebilir bir su değil. Bizim musluklarımızdan akan su ile çay bile demlemiyor bizim analarımız.

ÇOK İDDİALIYIZ

   Biz sorumluluklarımızı yerine getireceğiz ve çok iddialıyız. En büyük idealimiz de Düzce Belediyesi’nin istihdam yaratan, sanayisi olan bir yer olması. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi gelirleriyle birlikte tüm insanına hizmet verebilen bir Düzce Belediyesi’nin olması. Bu yüzden gerekirse profesörlerin içinde olduğu endüstriyel kuruluşları mutlaka yapacağız. Özellikle mevcut Belediyemizdeki personelimizi ürküten, mevcut Belediye’deki personelimizi tehdit edercesine, “bunlara oy vermeyin” diyen zihniyete seslenmek istiyorum. Bu zihniyet artık geride kaldı. Tehditle, korkutmayla alacağınız oyların Düzce’ye bir katkısı olmayacaktır. Zaman o kadar hızlı geçiyor ki 15 senedir bu zihniyetin yönettiği Düzce’de maalesef istihdama yönelik hiçbir gelişme yok.

SİZ SAVURDUNUZ, BİZ DERLEYİP TOPLAYACAĞIZ

   Düzce’nin gençleri işsiz, güçsüz. 15 sene önce beş yaşında olan gençlerimiz şimdi 20 yaşında. Çocuklarımızın geleceği adına hiçbir çalışmamız yok. Düzce’nin gençlerini, Düzce’ye problem olmaktan çıkaracak bir proje bu. İstihdam alanı sağlayan, kendi fabrikaları olan, fabrikalardan kazandığını halkıyla paylaşan bir Düzce Belediyesi. En büyük hedefimiz budur. Bizim projelerimizin yüzde 80’i sosyal proje. Kaynak diyenlere onların savurganlıklarını örnek gösterebiliyoruz. Siz savurdunuz, biz derleyeceğiz, toplayacağız, halkımıza sunacağız.

   Ayşegül Şenol Can: İmar ve yapılaşmada Düzce’ye nasıl bir fark yapacağınızı merak ediyorum. Kentsel dönüşüm konusunda ne düşünüyorsunuz? Tarım arazileri aleyhine sürekli imar plan sınırlarında bir genişleme var. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? Hava kirliliği konusunda ne gibi tedbirler düşünüyorsunuz?

   Düzcemiz deprem yaşamış bir bölge ve çok canımız yandı. Biz projelerimizi hazırlarken önce ön çalışma yaptık. Proje merkezlerini ziyaret ettik, Ankara’ya gittik. Proje üretim merkezlerinde Düzce’ye ne gibi katkı sağlayabilecekleri konusunda çalışmalar yaptık. Benim deneyimim de var çünkü bu benim üçüncü kez Belediye Başkan adaylığım. Altyapımız bu konuda kuvvetli.

PROJELERİN TAMAMINI GENÇLERLE HAZIRLADIK

   Projelerimize en son karar verdik. Düzcemiz’in toprağına basan, Düzcemiz’in suyunu içen üniversitemizin gençleriyle hazırladık. Üniversite gençlerinin bize söylediği ilk şey “simülasyon merkezimiz olsun” dediler. Biz depremi asla unutmayalım, biz bizim insanımızı simülasyon merkezimizde Düzce depreminin bize verdiği o olumsuz yaşamı akıllardan hiçbir şekilde çıkarmamalarını ve ona göre yaşamalarını, planlamalarını gösterelim. Bizim çocuklarımız çok önemli gerçekten. 81 projemizin tamamını üniversitedeki gençlerimizle hazırladık. Biz önerilerimizi söyledik, onlar yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek adına önümüze koydular, onayını verdik ve sonra projelendirdik.

KAT EKLEYEN BİR SİSTEM İSTEMİYORUZ

   Bizim çalışmalarımız Düzce’nin bağrından çıktı. Biz Düzce ile birlikte yola çıktık. Bizim proje grubumuz Düzce’nin kendisidir. O yüzden depremle ilgili, kat sayıları ile ilgili kesin karalığımız var bizim. Biz mevcudu koruyacağız ama üzerine kat ekleyen bir sistem kesinlikle istemiyoruz. Düşünebiliriz ama gereğini yerine getirebilecek, o yatırımları depreme dayanıklı hale sokabilecek bir yatırımcı gelir, en ufak detayına kadar Düzce Belediyesi’nin bunun kontrol gücünü oluşturabilirsek, kat iznine müsaade ederiz. Sorumluluğu üstlenebileceksek eğer müsaade ederiz. Biz sorumluluğunu üstlenemeyeceğimiz hiçbir konuya izin vermeyi, yani tutup da 10 kata izin vermeyiz.

   10 kata izin verdiğimiz zaman onun depremde asla bir zarara uğramayacağının garantisini görebilmemiz ve denetimi bizim yapabilmemiz lazım. Biz de memleketimizin hızlı gelişmesini istiyoruz. Biz Düzce'nin bulunduğu ortamda çok garip bırakılmasını, çok sahipsiz bırakılmasının sürekli gündeme taşıyan bir yönetime aday olan Belediye Başkan adayıyız. Katlı binalar da olsun ama gereği yapılsın. Gereği yapılmayacaksa o sorumluluğu asla üzerimize almamak adına nokta kımıldamayız. Bu konuda Düzce’nin bize güvenmesini istiyoruz.

EĞRİYE EĞRİ, DOĞRUYA DOĞRU DERİZ

   Kentsel dönüşüm konusunda gittik gördük. Aslında Düzce’nin sanayi çarşısının kentsel dönüşüm çalışmasını Mehmet Keleş yapmış, projelendirmiş, kaynaklarını bulmuş. Ankara’da tesadüfen bizim proje yapmak istediğimiz çalışma gruplarından bir tanesi, bizim önümüze animasyon olarak Düzce’nin kentsel dönüşümünün tamamını gösterdiler. Kaynağını da bulmuşlar, parasını da hazırlamışlar fakat geri döndürmüşler. Biz, “doğruya doğru, eğriye eğri” diyen bir zihniyetiz. Arkadaşlarımızın yapmış olduğu çalışmayı beğendik. Ama teknik anlamda Düzce’nin sivil toplum örgütleriyle, mimarlarıyla, Mühendisler Odası ile görüşmeden faaliyete geçirecek bir yapım yok.

DÜZCE’NİN DEĞERLERİNDEN OLUŞAN BİR KURUL OLUŞTURACAĞIZ

   Biz Düzce’nin büyüklerini de unutmayacağız. Onların fikirlerini de alacağız. Bir kurul oluşturacağız Düzce Belediyesi olarak. Biz Düzce Belediyesi’nin gerçekten geçmişten günümüze katkı sağlayan değerli büyüklerini, bir kenara koyup da kendi bildiğimizi okuyacak değiliz. Biz bizim büyüklerimizi hak ettikleri noktada görmek istiyoruz. Kentsel dönüşümünde olması gerektiğine inanıyoruz.

DÜZCE’NİN GELECEĞİNE TALİBİZ, ZAMAN KAYBINA DEĞİL

   Bugün Düzce’nin hemen girişinde oradaki insanımıza artık rant değil, çile kapısı olan sanayi çarşısının mülk sahiplerinin, kiracılarının, esnafının artık bir yaşam düzeyine ve üst seviyeye çıkartılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Onun için kentsel dönüşüme sıcağız, yapılması gerektiğine inanıyoruz ama gereğini yaparken de oranın mülk sahibini, kiracısını, insanını göz önüne alacağız.

MECLİS ÜYELERİMİZE SORUMLULUKLAR YÜKLEYECEĞİZ

   Biz Belediye Meclis üyesi arkadaşlarımızı sadece parmak kaldırmak için ayda bir toplantılara çağırmayacağız. Biz Belediye Meclis Üyelerimize sorumluluklar yükleyeceğiz. Bu sorumlulukların gereğini de isteyeceğiz. Yapabilen, bu sorumluluğun gereğini yerine getirebilen arkadaşlarımızla çalışmaya devam ederiz. Eğer yerine getiremiyorlarsa hiç kusura bakmasınlar onu kenara iteriz ve sadece parmak kaldırmaya çağırırız. Ama onun yerine de profesyonel arkadaşımızı koyarız. Biz, “Düzce'nin geleceğine talibiz” diyoruz, zaman kaybına değil. Bunu da sivil toplum örgütlerimizden oluşturabiliriz. Kentsel dönüşüm olmazsa olmazımız.

BELEDİYE OLARAK AMBALAJ FABRİKASI YAPALIM

   İnsanımız çok tembelleştirildi. Biz diyoruz ki; “Düzce Belediyesi olarak çok hızlı bir şekilde ambalaj fabrikası yapalım.” Biz bu çalışmayı yaparken fındığı da entegre edelim. Düzce Belediyesi’nin öncülüğünü yaptığı, fındıkçının da ortak olduğu ama her fındıkçının eşit olarak ortak olduğu, 100 dönüm fındığım var ben 10 hisse alayım dediği, 100 dönüme de bir hisse, bir dönüme de bir hisse verebilecek, ortak aklın yönetebileceği bir fındık sistemini oluşturmak istiyoruz.

   Mahalle statüsüne kavuşturulmuş köylerimizde biz vatandaşımıza “Siz üreteceksiniz biz satın alacağız. Hem siz kazanacaksınız hem biz belediye olarak kazanacağız” diyoruz ama aldığımız yanıt “bizi tarlada mı çalıştıracaksınız” oluyor. Hemen tepki gösteriyorlar. İnsanımız gerçekten çok tembelleşti. Aslında bizim topraklarımızın çok verimli olduğunu biz biliyoruz.

DÜZCE BELEDİYESİ’NİN YÖNETİMİ DÜZCE’DEN DEĞİL

   Hava kirliliği, trafik sorunu, ulaşım sorunu her şey sorun. Siz Düzce Valiliği olarak yakılmasına engel olmanız gereken kömürleri “hayır” diye dağıtırsanız, bizim insanımızı kanser edersiniz. Kanser vakasının en fazla olduğu illerden bir tanesi de Düzce.

   Düzce Belediyesi’nin yönetimi Düzce’den değil. Talimat veriliyor, istendiğinde Belediye Başkanı alınıyor, istediğinde müdür alınıyor.

ARTIK GINA GELDİ

   Son Belediye Meclis üyelerini tebrik edelim, son toplantılarına katılalım dediğimizde karşımıza çıkan; yine Düzce’yi borç yükümlülüğü altına sokmaya çalışan bir Düzce Belediyesi. Teşekküre gittiğimiz Düzce Belediyesi Meclisi’ni protesto ettik. Hala daha seçime 20-25 gün kala kredi peşinden koşturup da Düzce’nin doğmamış çocuğunu borçlandırmak adına yapılan çalışmalardan, artık gına geldi. Biz böyle yönetilmemeliyiz.

OTOBANIN YEŞİL PERDE İLE GİZLENMESİ LAZIM

   Otobanın hava kirliliğine çok büyük bir olumsuz etkisi var. Otobanın yeşil perde ile gizlenmesi lazım. Düzce il sınırları içerisinde hem sesten, hem de egzoz gazından doğacak olumsuzlukları gidermek adına otoban kenarının il sınırları içerisinde bütününün yeşil bir perde ile tamamen kaybedilmesi lazım. Böyle bir çalışmamız var çünkü 100 bin ağaç projemiz var. En ince detayına kadar biz Düzce için çalıştık. Bizim faydalanmamız gereken Orman Fakültemiz var. Biz otobanı sadece yeşil perdenin arkasından geçiş güzergahı olarak göstereceğiz.

HALKIMIZA ÇALIŞACAĞIZ, BİRİLERİNE DEĞİL

   Telat Çelik: Hiçbir Belediye Başkanı'nın, hiçbir siyasinin gücünün yetmediği parklarımız var. Sizin gücünüz bu parkların gerçek park alanına dönüşmesine yetecek mi?

   Benim bir önceki adaylığımda ilk söylediğim söz; Düzce’deki parklarda tuvalet ücretsiz olacak, o parklar özüne dönecek. Biz “doğru olanı yapacağız” diyoruz. Doğru olanı yaparken halk arkamızda olursa, halk bizi oraya oturtturursa, halkımıza çalışacağız, birilerine değil. Geçmişte yapılan hatalardan dolayı bir bedel ödemek zorunda olabilir Düzce Belediyesi. Çünkü yasaları da yok sayamayız.

   Yasaların onlara vermiş olduğu hakları yok sayıp, yasa dışı davranamayız. Belediye Başkanlığı’nın vermiş olduğu makam gücünü kullanarak, o arkadaşlarımızla birlikte oturup o sorunu gideririz. Gidereceğimize inanıyorum; çünkü kimsenin ekmeği ile oynamayacağız, biz doğruyu yapacağız. Doğruyu yaparken de müstecir konumunda olan bizim arkadaşlarımızın, onların geleceğini olumsuz etkileyecek bir yapılanmada da diretmeyeceğiz. Ama illaki orada kalacaklarsa o zaman Belediye’nin koşullarına uyarak kalacaklar.

HALK ÇAYI 50 KURUŞ İSTİYORSA, ÇAY 50 KURUŞ OLACAK

   Belediye’nin koşulları halkın istedikleridir. Halk simidin 50 kuruş olmasını istiyorsa simit 50 kuruş olacak, halk çay 50 kuruş olsun istiyorsa çay 50 kuruş olacak. Halk tuvalete para vermek istemiyorsa, onlar da para almayacaklar. Onların istediği gibi değil, Düzce’nin istediği gibi olacak o parklar. Bu konuda gereğini yapmak adına hiçbir engelimiz yoktur.

BİZ ÖYLE HAVANIN - TAVANIN PEŞİNDE DEĞİLİZ

   Telat Çelik: Bizim sendikanın ofisi Belediye’nin hemen arkasında. Biz oraya Mehmet Keleş’in Başkan olduğu dönemde taşındık. Taşındığımızda bir sabah balkonda otururken Mehmet Keleş’in sırayla 7-8 kişi tarafından karşılandığına rastladık. Bunun her gün aynı olduğunu da gördük sonrasında. Eğer siz Belediye Başkanı olursanız siz Belediye’ye geldiğinizde böyle bir karşılama olacak mı?

   Her yiğidin bir yoğurt yeme tarzı varmış. Beni Düzce biliyor. Benim şuradaki ortamım neyse, “Başkan olduğumuzda da ben evime otobüsle gideceğim” diyen bir insanım. Şimdi gideceğim ama “oy için yapıyor” demesinler diye, şimdi öyle yapmıyorum. İnşallah Düzce beni Belediye Başkanı yapar bakın o zaman nasıl otobüsle gidiyorum. Biz öyle havanın tavanın peşinde değiliz, biz Düzce’ye hizmetin peşindeyiz.

MAKAMIMIN KAPISI OLMAYACAK

   Ben bizim insanımız neyse o olacağım. Benim Belediye Başkanlığı makamımın kapısı olmayacak. Gelen vatandaş, Özel Kalemden beri, beni direk görecek. Tabi ki özel görüşmeler isteyen vatandaşlarımı, sorunlarını bir başkasının duymamasını isteyen vatandaşlarımız olacak ama makam odasının içerisinde bir makam daha var. Biz bizim insanımızla gizli kapılar arkasında Düzce’yi pazarlayan, Düzce’nin geleceği ile oynayan tarzda bir yönetim tarzı sergilemeyeceğiz. Biz zaten neysek oyuz. Ben Ankara’ya giderken bakarsınız, kendi arabasını kendi kullanan bir Belediye Başkanı olarak da gidebilirim.

DÜZCE’Yİ BURAM BURAM YAŞAYAN BİR İNSANIM

   Kemal Yalçın Can: Bir Belediye Başkan Adayımız sizin açıklamanızdan sonra “ben de evime yürüyerek gideceğim” dedi. Bu konuda ne diyeceksiniz?

   Ulaşım Düzce’de çok büyük dert. Ben evime her zaman otobüsle gidip gelmeyeceğim. Gecenin 1-2’sinde otobüsün olmadığı zamanlarda makam arabasıyla da gidip geleceğim ama bunu tutup da ucuz politika olarak göstermeye çalışan arkadaşlarımıza şunu söylemek isterim: Sorunu yaşarsanız çözüm üretirsiniz. Ben Düzce’yi buram buram yaşayan bir insanım. Özellikle o yoğun saatlerde mutlaka bineceğim ve o sorunu yaşayıp önlemini almak için de arkadaşlarımızla çözüm üreteceğiz. Bizde popülist politika yok. Bizim her söylediğimiz samimi ve dayanağı olan söylemdir. Şimdi bile ben bunu söyledikten sonra birileri otobüse binmeye başlamış. Başkan olursam ben belediye otobüsleri ile dolmuşlar ile evime gideceğim. Düzce’de isteyen istediği araca binecek ve ulaşım özgürlüğü olacak.

İHTİYAÇ SAHİPLERİNE BİR KART VERECEĞİZ.

NEYİ EKSİKSE GİDECEK O KART İLE ALACAKLAR

   Fatih Melih Maradit: Geliri olmayan ailelerle ilgili projeleriniz var mı?

   Düzce Belediyesi artık “gıda yardımı, giysi yardımı” demeyecek. Bir kart verecek ihtiyaç sahiplerine ve o kartı ihtiyacının ne kadar olduğunu belirlediğimiz ailelere vereceğiz. Vatandaş neyi eksikse gidecek o kart ile alacaklar. Tek şartımız Düzce’nin esnafından alışveriş yapılması. Düzce’nin esnafından ayakkabı ihtiyacı varsa ayakkabı, zeytin ihtiyacı varsa zeytin alacak. Ne alacağının kararını kendi verecek. Gidip artık o kapıda bu kapıda vatandaşımızı bekletmeyeceğiz.

ÖĞRENCİMİZİ DÜZCE’YLE BULUŞTURACAĞIZ

   Orçun Togan: Üniversite öğrencilerinin ekonomiye katkısı büyük. Öğrencilerin bilinçaltında ekonomik olarak korkuları var. Düzce merkeze inmiyorlar, inseler bile 9.30-10.00'da geri dönüyorlar. Mecburen gidiyorlar çünkü vasıta olmadığını söylüyorlar. Onları Düzcelilerle kaynaştırma yoluna gidecek misiniz?

   Üniversitemiz var, “üniversite şehriyiz” diyemiyoruz. Düzce, üniversite şehri değil ama üniversitesi çok kıymetli, çok değerli. Bana göre çok da başarılı. Biz öğrencimizi üniversitemizi Düzcemiz’le buluşturacağız, esnafımızı üniversite öğrencimizle kaynaştıracağız. Beçi’yi ziyarete gittik. Beçi Mahallesi üniversitenin hemen önünde ama Beçi Mahallesini de üniversite mahallesi yapamadık. Üniversitenin dibindeki mahallenin caddeleri, sokakları, banketleri hiçbir şeyi yok. Hizmetleri, sosyal bir donatısı yok. Ne bir kaldırımı, ne de parkı var. Üniversitemizi Düzce’nin merkezini bir rekreasyon alanına döndüreceğiz.

BÜTÜN ÖĞRENCİLER 30 TL’YE SINIRSIZ ULAŞIM KULLANACAK

   Bizim bütün öğrencilerimize 30 TL’ye sınırsız ulaşım projemiz var. Biz esnafımızla, öğrencimizle bütünlüğün peşindeyiz. Biz Düzce’nin insanını, esnafını Üniversiteyle hem barışık, hem de birleştiriciliği ön plana taşıyan bir belediyecilik sistemiyle rekreasyon alanlarını, cazibe merkezlerini geniş çapta güzelliklerini ortaya koyacak uygulamayla beraber bir üniversite şehri olacağız. Bunları üniversitemizle, halkımızla ve sivil toplum örgütlerimizle yapacağız.

BEŞ YIL SONUNDA HEDEFİMİZ BOLU SEVİYESİNE GELMEK

   Düzce’nin bütün esnafını harekete geçireceğiz. Üreten, ürettiren, çalışan çalıştıran kazanımlarını da halkıyla paylaşan bir belediye olacağız. Biz öğrencimizin sosyal donatısını güçlendirirsek, öğrenci sayımızın artacağını da çok iyi biliyoruz. Öğrencimizle dertleneceğiz, sevineceğiz, barışık olacağız. Beş yıl sonunda hedefimiz Bolu seviyesine gelmek.

RAYLI SİSTEM İÇİN DÜNYA DEVİ FİRMAYLA GÖRÜŞÜYORUZ

   Tuğba Şen: İstanbul Caddesi ve tramvay yoluyla ilgili bir projeniz var mı?

   İstanbul Caddesi tek başına artık Düzce’ye yetmiyor. Artık ciddi bir yapılanma olması gerekiyor ve alternatiflerinin de olması gerekiyor. Bir tek İstanbul Caddesi’ne odaklı bir Düzce’yi artık gündemimizden çıkaracağız. Rasim Betir’i de, E-5 kenarını da, Asar Deresi çevresini de bir İstanbul Caddesi yapabiliriz. Ulaşım bir dert diyoruz. Raylı sistem için Çin’de dünya devi bir firmanın CEO’suyla görüşüyoruz. Fizibilite çalışmaları yapıyoruz, görüşmeleri sürdürüyoruz. Devam eden çalışmanın sonucunun ne olacağını kestiremediğimiz için raylı sistemden hiç bahsetmiyoruz.

MEVCUT HALİNİ MUHAFAZA ETMEYECEĞİZ

   Bizim bahsettiğimiz raylı sistem; Konuralp merkezli, daha sonra üniversiteye gelen, üniversiteden sonra Kalıcı Konutlarla buluşan, oradan da merkeze inip Devlet hastanesine giden raylı sistem. Yani bir yay çizeceğiz, o yayın içerinde hareket edecek ve hareket kabiliyeti olacak. Bu toplu taşımada Düzce’nin çehresini değiştirecek. Bizim bunu güncelleyebilmemiz için altını doldurmamız gerek. “Nostalji olsun” diye bir raylı sistem yapılmış. Biz o raylı sistemi değerlendireceğiz, yazık etmeyeceğiz. Ama o mevcut haliyle de kullanımının çok saçma olduğunu düşünüyoruz. Mevcut halini de muhafaza etmeyeceğiz.

BİSİKLET YOLUMUZ YOK

   Düzce merkezde bir bisiklet yolumuz yok, yayaların rahatlıkla yürüyebileceği yol yok. Karayolları bölge müdürlerimizle görüştük, yerinde incelemelerde bulunduk. Trafik yoğunluğunu, yaya yoğunluğunu, esnafın işlerliğini, hepsini incelettik. İlk önerdikleri İstanbul Caddesi’nin tek şeritli bir yola, geniş bir bankete hemen eteğinde bir bisiklet yolu halinde, tek yönünü doldurma gibi bir öneride bulundular. Eğer başkan seçilirsem bu öneriyi sunacağız. Soğancı’dan başlayıp hastane yolunda son bulan bir bisiklet yolu yapacağız. Mevcut tramvay hattını da kaldıracağız. Bir işlerliği, bir fonksiyonu yok, bir katkısı da yok.

   Ece Taşlı: Eğer seçilirseniz Estetik Kurulu faaliyete geçecek mi? Çalışmalarınız ne yönde olacak?

   Estetik Kurulu sivil toplum örgütlerinin bünyesinde olması gereken bir kurul. Estetik Kurulunda Mimarlar Odası var mı yok, Mühendisler Odası var mı yok. Bu işin uzmanlarının olmadığı yerde, siz neyin estetiğini yapacaksınız. Estetik kurulumuz bana göre yeterli değil. Bilimsel anlamda göze hitap eden değil de, o bilimin gerektirdiği normları da bünyesinde taşıyan bir Estetik Kurulu olmalı. Bütün bunları içerisinde barındıran bir Estetik Kurulu oluşturulacak.

RABİA HEYKELİ KALDIRILACAK

   Fatih Maradit: İstanbul Caddesi ve Atatürk bulvarında aydınlatmalar ne olacak? Kalıcı konutlarda güreş sahamız ne olacak? Rabia Heykeli ne olacak?

   Aydınlatmalarımız kalkacak, fakat onları da ziyan etmeyeceğiz. Yeni rekreasyon alanlarımız olacak ömürlerini bitirmeden, ziyan etmeden değerlendireceğiz. Yani turizme katkı sağlayacak alanlarda, aydınlatmalarımızı değerlendireceğiz. Gerçek hizmet noktasında kullanabileceğimiz yere kadar kullanacağız.

   Güreş sahasından dört semt sahası oluşturabiliyoruz. Oradaki tribünleri alacağız, Düzcemiz’i dörde böleceğiz, semt sahası yapacağız. Tribünleri de semt sahalarında kullanacağız. Güreş sahasını da eski haline dönüştüreceğiz. Senede sadece üç gün için de bloke edip de kullanılmaz halde o yeşil alanı bırakmamalıydık, bu hatayı gidereceğiz.

   Rabia Heykeli bize göre Düzce’ye göre bir partinin simgesidir. O zaman Düzce’nin her tarafına her siyasi partinin simgeleriyle donatmamız gerek. Adil olacağız diyoruz ya, herkesin simgesi olacak ya da Rabia heykeli kaldırılacak ve kaldıracağız.

GÜÇLÜYE HİZMET EDEN BİR BAŞKANLIK İSTEMEDİM

   Barış Zengin: Ömer Küçük olarak Düzce size ne ifade ediyor? Bir siyasi parti üzerinden adaysınız diğer adaylar gibi onların söylemleri siyasi yönelikli ama siz Düzce üzerinden konuşuyorsunuz. Bunun sizin için artısı ne ya da diğer adaylar açısından eksisi nedir?

   Düzce çok şey ifade ediyor doğduk, büyüdük, geliştik, 59 yaşına geldik. Düzce bizim için artık toprağa verilebileceğimiz bir şehir. Düzce beni sevdi. Sevmese her seçim dönemi gelip beni aday eder mi? Ben de tercihimi hep zayıf partilerden yana yaptım güçten yana hiç yapmadım. Güçlünün esiri olmak, güçlüye hizmet eden bir başkanlık yapmak istemedim. Ben gücü Düzce’nin insanından, esnafından işçisinden alıp onlara hizmet isteyen bir karaktere, yapıya sahibim. Düzce gerektiği yerde değil, kalkındırmak da boynumuzun borcudur.

   Ben her siyasi partide görev aldım. Çok çekinceli olarak son dönem adaylığımı kabul ettim. Adaylığı kabul ederken o çektiğim çileyi bir bilseniz kolay değil. Ama ben önceliğimi her dönemde insan odaklı yaptığım için hiçbir vatandaşımıza hangi partidensin diye sormadığım için bir rahatlık var bende, samimi ve içteniz.

KONURALP, BİR SAFRANBOLU OLACAK

   Savaş Arı: Düzce’nin tarihi dokusunu yansıtan Konuralp’le ilgili projeleriniz olacak mı?

   Konuralp bir Safranbolu olacak Allah’ın izniyle. İmara açık bölgelerinde çok katlıları verdiler yıkacak halimiz yok. Şu anki mevcut pozisyonunu merkezi noktayı bir kenara iterseniz o yapılanmayı mevcut haliyle kabullenmek zorundayız ama hizmeti de onların ayaklarına getirmek zorundayız. Şu anda yeterli belediye hizmetleri yok. Konuralp’in binalarını, yapılarını güncelleyeceğiz. Düzce’ye en büyük katkıyı Konuralp yapacaktır. Ağzı kapalı mağarası var, artık onları gün ışına çıkaracağız. Pansiyon sistemi geliştireceğiz oradaki eski evlerin her biri pansiyona dönüşebilir ve bir gelir kaynağı olabilir.

TÜM FABRİKALARLA İRTİBATA GEÇİYORUZ

   Elvan Çiçek: Engellilerle ilgili bir projeniz var mı?

   İşitme engellilerle bir toplantı yaptık. O çocuklara iş bulma noktasında çok zorlanıyoruz. Biz çocuklarımıza istihdam sağlamak için tüm fabrikalarla irtibata geçiyoruz. Evde hastası olan engelli bireyi olan her vatandaşımız için günübirlik, gün aşırı bırakabilecekleri bakım evleri oluşturacağız. Engelli bireyimizi evinden alarak profesyonel ekiplerle bakım evinde misafir edeceğiz. En önemli nokta, bu aile birliklerini sağlayabilecekleri kendi ihtiyaçlarını görebilecekleri vakitler tanıyacağız. Bunun gibi birçok engelli vatandaşlarımız için projelerimiz var. Engellilerimiz için projelerimiz içinde rahat ulaşım ve asansör gibi yapılarımız mevcuttur.

BAKAN OLMAYACAĞIZ, ÇÖZÜM ÜRETEN OLACAĞIZ

   Ayşegül Şenol Can: Projeleriniz ve yapacaklarınızı “anlatmak” konusunda bir eksiklik sezdim bunun için son zamanlar da bir şeyler yapacak mısınız?  Belediyenin yapmış olduğu harcamalarının hesap verilebilirlik konusunda sizin planladığınız nedir? Kent konseyi konusunda nasıl davranacaksınız?

   Biz Düzce’nin meclisini kurduk dedik. Düzce’nin meclisini kurarken de içimizde her partiden arkadaşımız var. Her siyasi partiden arkadaşımızı koymamın gayesi otokontrol olsun, herkes birbirini denetlesin, kimse hata yapmasın, biz de o hatanın altında ezilmeyelim. Bizi de kontrol etmesi anlamında da sürekli halkın içinde olacaklar. Katkılarını meclise taşıyabilecek arkadaşlarla birlikte yola çıktık. Biz bakan olmayacağız gören, yaşayan ve çözüm üreten olacağız.

   Ben geçmişteki kent konseylerinde görev aldım. Konsey valilik ve belediye anlamında çok ciddiye alınmıyor. Konseyin katkı sunduğu çözüm ürettiği bir proje yok.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
ÖZGÜR, DİNAMİK, DÜRÜST
 
  Semih Şenkaya
BURASI DÜZCE, OLMUYOR BÖYLE
 
  Ayşegül Şenol Can
MERHABA
 
  Ulviye Dikmen
DÜZCE’DEN SEVGİLER
 
  Ahmet Altun
KURT İLE KUZU
 
  Telat Çelik
TEŞVİK VE DÜZCE
 
  Peri Meram Arbak
Kabak Festivali İzlenimlerim
 
  Erkan Arslan
CAMBAZ’A BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
KARANLIĞA AY DOĞARSA
 
  Cemil Acar
Seçimlerin ardından (1)
 
  Aysel Dural
17’NCİ SIRA
 
  Erdal Pişken
BURASI DÜZCESPOR.COM
 
  Özkan GÖZÜTOK
BİR "MERHABA" DA BENDEN
 
  Caner Besler
Daha istekli olmalıyız
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Emlak8
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!.. " Haberine...
 Duzceli
 Heryerde bu yapılaşma var. onlar ve benzerleri gibi çirkin görüntüler apartman altlarına yapılan lokanta ve cafeler ve kaldırıma tasan çirkin goruntuler.
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Turgut Duygulu
 Gerçekten başkan halkın gözünde puan almak isterse bunu yapmalı maaş almamalıdır NİYE ALSINLAR BAKIN OVACIK BELEDİYE BAŞKANI KOMİNİST DİYORLAR ADAM İŞÇİLERLE BERABER YEMEĞİNİ HERGÜN AYNİ ŞEKİLDE PAYLAŞIYOR YANİ ADAM KOMİNİST MÜSLÜMAN DEYİL YAANİİİ
  " Marka, Şehir ve Düzce " Yazısına...
 Adnan
 Hayal görme kanka
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Muammer Yıldırım
 Şeffaf olmayan ve her yıl sonu denetlenmeyen Belediyeler böyle borçtan batıyor hizmete gelince tam bir hüsran paralar çarçur buhar olmuş çok düşündürücü..
  " Marka, Şehir ve Düzce " Yazısına...
 Mürsel
 Bunlar varken hiç birşey olmaz. Örnek tıranvay yüz karası idi iki görünmez oldu
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 fuat kam
 Maaş olmalı lakin makul düzeyde, hizmet bedelsiz olmaz zira maaş alınmazsa fitne olur,nasıl derseniz belediye ihalelerinden komisyon almakla suçlanırlar .
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Aydın
 Belediyecilik Gönül işi diye çıktılar yola. Eee o zaman taşın altına başkan ve yardımcılarıda el sokmalılar. Gönüllü seçildiler. Valla ben yapardım ki kocaman bakan neden yapmasın.
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Gönül A.
 Haydi başkan örnek ol..
  " FERAGAT EDENLER! " Yazısına...
 Hakan
 Belediye Başkanı ve yardımcıları bir an önce feragat etmeli. Ali Koç'u örnek alsınlar, adam önce kendi fedakarlık yaptı.
  " DÜZCE OTLARI TYCHE BEREKET FESTİVALİ " Yazısına...
 Peri Arbak
 Düzce Otları Festivali bir kadın manifestosudur, elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan yapılan hiçbir eleştiriyi de kabul etmek mümkün değildir. Ulviye ablacığım eleştiri adına atılan taşlardan başlarımızı korumak gerekir. Bu güzel festival dostça eleştirilerle hep sürsün. Hepinizin eline, aklına ve yüreğine sağlık.
Çocuk oyununa büyük ilgi! Çocuk oyununa büyük ilgi!
  İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!..
  Mesleğimi seviyorum
  Bize tertemiz bir sayfa gerek!
  Özlü bu hamlesiyle halktan destek gördü
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Şirketlerin üst yönetimi belirlendi!
  İtfaiye aracı ile çarpıştılar: 5 yaralı!
  Özlü'den taziye mesajı!
  FETÖ davası devam ediyor!
  Yazılanlardan haberiniz var mı?
  Özlü’yü tebrik için Düzce’ye geldi!
  Hasel Ahşap’a üst düzey ziyaret
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Safir Koleji'nden kandil etkinliği: Minikler ikram dağıttı!
  KESKİN; Düzce’deki eğitim için ciddi hamleler yapılıyor
  Festival 26 Nisan’da başlıyor!
  Yol açma çalışmalarına devam!
  Evinde ölü bulundu!
  Mahalle sözleşmeleri rehber olacak!
  Turizmin dijital dönüşümü anlatılıyor!
  19.4.2019 - Üstüne bir bardak su mu içelim?
  22.4.2019 - FERAGAT EDENLER!
  19.4.2019 - Marka, Şehir ve Düzce
  19.4.2019 - KUTLAMA VE DİLEKLER
  20.4.2019 - Bize tertemiz bir sayfa gerek!
  22.4.2019 - DÜZCE OTLARI TYCHE BEREKET FESTİVALİ
  25.4.2019 - İNÖNÜ PARKI BOŞALTILIYOR!..