Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :59801649 Aktif Ziyaretçi :43560 24 Eylül 2018 Pazartesi
[18:18] Egzersiz felç şiddetini azaltıyor! -- [18:09] Türklerin Erasmus+'ta tercihi Polonya! -- [18:01] Otomobile ödenen ÖTV'de düşüş olacak! -- [17:54] Tüketilen gıdanın DNA'ya 'net' etkileri tespit edildi! -- [17:34] İş birliği projesine TÜBİTAK'tan destek! -- [17:27] Oyuncu anne Düzce'de! -- [17:19] Düzceli kadınlar çocuklar için el ele! -- [17:13] Düzceliler nostaljiye doydu! -- [17:07] MARKA'dan Düzce'ye restorasyon için hibe! -- [17:01] 2018'in markası ödülünü Efteni Bal aldı! --
Yeni bir şeyler tasarlamak bizi de yeniliyor
Elmas Gelinlik işletmecileri Ayşe Aksan ve Fatma Aksan Altundal, “Farklı heyecanları ve özgüvenleri olan gelinler, bizim şevkimizi de arttırıyor. Yeni bir şeyler tasarlamak bizi de yeniliyor” diyorlar..
6.7.2018 - 11:52:37  Haberi Yazd?r

   Gazete burasıdüzce’nin bu haftaki röportaj konukları Elmas Gelinlik işletmecileri Ayşe Aksan ve Fatma Aksan Altundal kardeşler oldu. Mesleklerinin detaylarından ve inceliklerinden bahseden kardeşler; “Mesleğimiz zordur, fakat zorluğuyla doğru orantılıdır keyfi ve hazzı, ‘Aşıklar’dır” diyorlar.

   Ayşe Aksan ve Fatma Aksan Altundal ile gerçekleştirdiğimiz röportajın detaylarına geçelim…

   Gazete burasıdüzce: Sizi tanıyabilir miyiz?

   Fatma Aksan Altundal: Adım Fatma Aksan Altundal. İstanbul doğumluyum, aslen Düzceliyim. Çocukluğumdan beri Düzce’de yaşıyorum. 19 yaşımdan beri esnaf olarak bu işi yapıyorum. Çocukluğumdan beri terziyim. Elmas Gelinlik 8 senedir var.  Ablam Ayşe Aksan ile birlikte çalışıyoruz. Bu işi anneannemden ve annemden öğrendim. Elmas annemin adıdır. Elmas Gelinlik aynı zamanda Elmas Gelintacı’nı bünyesine aldı ve aksesuar mağazamızı yan tarafımıza açtık.

   Ayşe Aksan: Ben de kardeşim gibi İstanbul’da doğdum ve Düzce’de büyüdüm. Biz Düzce’yi önemser, ciddiye alır ve severiz. Yaşadığımız şehri küçümsemek yerine bildiğimiz işi, en iyi kendi şehrimizde icra ederek maddi manevi gücümüzün yettiğince en iyi sonuca ulaşmak gayretindeyiz.

“İŞİMİZİN SORUMLULUĞU VE VEBALİ AĞIRDIR”

   Bize mesleğinizden bahseder misiniz?

   Fatma Aksan Altundal: Gelinlik, gelin çiçeği, gelin tacı, gelin arabası, gelin odası, gelin ayakkabısı, gelin eldiveni, gelin kesesi, gelin(likçi)..

   Ben biraz gelinlikçiden bahsetmek istiyorum bugün. Kısacık rol çalışıyorum yani. Yılın sekiz ayı bütün sıfatlardan arınıp sadece gelinlikçi oluruz biz.  Evlat, eş, akraba, komşu, arkadaş herşey herkes ikinci planda kalır. İşimizin sorumluluğu ve vebali ağırdır. Çünkü telafi edemeyeceğimiz bir hizmettir, bir dahaki seferi yoktur. Zamanında en güzelini ortaya koymaktır. Mecburiyetimizdir bu, ne hastalığımız ne de katılmamız gereken cemiyetler gibi hiçbir mazeretimiz olamaz.

   Bu mesleğin zorlukları nelerdir?

   Fatma Aksan Altundal: Anneannemizden annemize, annemizden bize miras mesleğimiz zordur evet. Fakat zorluğuyla doğru orantılıdır keyfi ve hazzı ‘Aşıklar’dır. Çünkü muhataplarımız aşıklardır. Dolayısıyla duygu durumumuz karmaşıktır. Heyecandan aynaya bakamayan gelinler, provada fenalaşan, kusan, sevinçten erik dalı oynayan, sarılıp sarılıp öpen ve her durumu bir gün içinde her saat değişen yeni bir gelinin provasıyla yaşarız.

“AİLELER ARTIK KARARLARI, YAVAŞ YAVAŞ GENÇLERE BIRAKIYOR”

   Günümüzde ne tarz gelinlikler daha çok tercih ediliyor? Geçmişten günümüze gelinlik modelleri ve gelinlerin istekleri farklılık gösteriyor mu?

   Ayşe Aksan: 2018 gelinlikleri, model özelliğinden çok malzeme çeşitliliği ile gösteriyor kendini. Drapeler, toplamalar, mendil etekler devri bitti. Yoğun ışıltılar, renkler, işlemeler karşısında romantik salaş etekler, küçülen tarlatan boyları ve tül etekler var artık. Saten pileli eteklerde azda olsa hala devam ediyor.

   Gelinlik dediğin kabarık olur söylemine, ‘hayır’ diyebiliyor artık gelin adayları. Aileler artık yavaş yavaş gençlere bırakıyor sanırım bazı kararları ve sorumlulukları.

   Fatma Aksan Altundal: Gençler çoğunlukla bütçelerini kendileri yönetiyor artık. Kendi ayakları üzerinde durabilen, evlerini kendileri evlenmeden alabilen, aileden sadece manevi destekle kurulan sağlam yuvalara şahit oluyoruz çoğu zaman. Her ne kadar istatistikler boşanma oranlarının çoğalmasından bahsetsede, biz mutlulukla çoğalan yuvaların azımsanmayacak çoklukta olduğunu görüyoruz.

“YENİ BİR ŞEYLER TASARLAMAK BİZİ DE YENİLİYOR”

   Gazete burasıdüzce: Gelin adayları gelinlik seçiminde nelere dikkat etmeli?

   Ayşe Aksan: Gelinlik seçmek kişinin kendini tanımasıyla ilgili bir durumdur. Bizim tercihimiz gelinlerin kendi hayallerini gerçekleştirmesinden yana olur. Birbirinden farklı ve özel gelinlikler dikmek bizim motivasyonumuzu arttırır. Ama genelde öyle olmuyor maalesef. Bir ünlünün giydiği gelinliğe benzesin, popüler ya da çok güzel bir arkadaşlarının gelinliğine benzesin istiyor genelde gelin adayları. Kendi hayallerini kurmak yerine, sosyal medya takip etmeyi yeğliyorlar. Dolayısıyla birbirinin tekrarı gelinlikler çıkıyor ortaya. Aynı aksesuarlar, aynı makyajlar, aynı saçlar.. Farklı heyecanları ve özgüvenleri olan gelinler, bizim şevkimizi de arttırıyor. Yeni bir şeyler tasarlamak bizi de yeniliyor.

    Gelecekteki hedefleriniz, yapmak istedikleriniz nelerdir?

   Fatma Aksan Altundal: Şu an Türkiye’de bulunan beş büyük gelin aksesuarları mağazasından birini açıyoruz Düzce’ye. Ayakkabı, gelin eldiveni, gelin çiçeği, gelin tacı, yelpazesi, şemsiyesi gibi gelinlerin kullandığı hangi aksesuar varsa hepsini bulunduran bir mağaza açıyoruz. Gelinlikle birlikte bu mağazaya da çok ağırlık vermeyi düşünüyorum. Çünkü gelinlik işim, aksesuar aşkım. Aksesuarda kendi tasarımlarımı yapıyorum, kendim üretiyorum ve kendim satıyorum. İnternetten ve dışarıya hiçbir şekilde satış yapmıyorum. Mağaza açtım çünkü insanlar gelip görüp, dokunup alsın istiyorum.

“HERKESİN TATİL YAPTIĞI GÜNLER,

BİZİM EN ÇOK ÇALIŞTIĞIMIZ GÜNLERDİR”

   Bu mesleğe başlamak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

   Fatma Aksan Altundal: Sinirlerinin çok sağlam olması gerekiyor. Vücutlarının çok sağlam olması gerekiyor. Çok çalışmak gerekiyor, çalışmadan asla olmaz. Yaz tatillerini ve denize gitmeyi hayal etmemeleri gerekiyor. Çünkü bizim işimiz yazın ve herkes tatil yaparken biz çalışıyoruz. Esnafın iş günü memurun tatil günüdür. Yani herkesin tatil yaptığı günler, bizim en çok çalıştığımız günlerdir. Kışın ise yaza hazırlık yapıyoruz. Fuarları geziyoruz. Bu şekilde dünyayı takip edebiliyoruz. Ayrıca en az 3 ay öncesinden 1 ayımızı kapatmış oluyoruz. Mesela temmuz ve ağustos ayını, haziranın başında kapatmıştık. 1 sene önceden siparişini veren bile çok oluyor.

“DÜZCE’NİN EN BÜYÜK SORUNU HAVA KİRLİLİĞİ”

   Sizce Düzce’nin en büyük sorunu nedir?

   Fatma Aksan Altundal: Bence hava kirliliği. O canım yeşil Düzce adını simsiyah Düzce’ye çevirdik. Ben kışın köyde bile nefes alamıyorum. Yaz sorunu da artık amerikan kelebeği oldu. Şu an köyler bu yüzden sonbahar gibi. Bütün ağaçların yaprakları ve meyveleri yenmiş durumda. Sonbahar gibi kahverengi, amerikan kelebeğinin sardığı bütün köyler. Bu da çok ciddi bir sorun. Sorunların çözümü için ise belediyenin çalışması gerekiyor. Herkes kapısının önünü süpürse dünya temiz bir yer olacak ama herkesten bu bilinci bekleme şansımız olmadığını biliyorum. Bu yüzden belediyenin yaptırımları olmak zorunda. Ayrıca belediyenin dağıttığı yardım kömürleri kadar havayı kirleten kömürler kullanılmamalı. Bu kömürlerin kalitelerinin yükselmesi gerekiyor. Düzce’nin konumu da etkili oluyor ama biz hep aynı konumdaydık ve hiçbir zaman bu kadar kirli değildi havamız.

Peki, Senin Yorumun?
  Fatih Melih Maradit
Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya de
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
EĞİTİM VE ÖĞRETİM
 
  Ulviye Dikmen
Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kent
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
BELEDİYE
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
 
  Aysel Dural
YÜREKTEN SÖYLENEN SÖZLER
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
PUAN GÜZEL AMA
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Muhammet
 Biz hergün o savaşın icindeyiz
  " Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor! " Yazısına...
 Zehra
 Oraya giderken bu sorunları bilmiyorlar mıydı .?
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Serpil Çirakoğlu
 Trafiğe kapalı alana giren araçlara neden ceza yazmıyorlar? Yasak alenen çiğneniyor çok mu zor oraya bir iki görevli koymak
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 İsmet Yıldırım
  İyi niyetle eleştiri yapanları bile dövmeye kalkacak kadar özeleştiriden yoksun bir şehir daima geri kalmaya mahkumdur. Eminim bu yazdığımdan bile rahatsız olacaklar vardır.
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hatice Dabağoğlu
 Bende sizin gibi bir kazaya kurban gidiyordum Istanbul cad. sinde çok daha dikkatli olmak zorundayız deli gibi gelen motosikletlilerden nefret ediyorum
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Sevim Çetinkaya
 İstanbul caddesi eski haline dönmeli işlerimizi halletmek için uzun yürümeyen insanlar çok sıkıntıda Ayrıca iki parelel cadde trafiğe kapanınca ulaşım zor
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hakan Güngör
 Trafiğe kapalı caddeye-üstelik onca uyarı levhası varken- motorlu taşıtla girmek yanlış bunun bahanesi yok; fakat belediyenin de burada hatası var. O caddeyi bir türlü trafiğe kapalı cadde formuna sokamadılar. Ortası asfalt yanları kaldırım. Ne tam araba yolu, ne tam gezi caddesi.. Ne olduğu belli değil. Esnafa ve vatandaşa anket yaparak soruldu. Çoğunluk orasının trafiğe kapalı kalmasını istiyor ki bana göre de doğrusu bu, o halde orayı güzel bir yürüyüş yoluna çevireceksiniz. Kaldırımları kaldırıp , ortaya ağaçlar banklar koyacaksınız, kafeler restoranlar belli ölçüde masasını sandalyesini koyacak. O zaman trafiğe kapalı caddeye benzer. Motorlar da girmeye utanır.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Adnan Cemşit
 Neyi doğru yapıyoruzki?
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Sabahattin Yilmaz
  Elimiz taşın üstünde. Hizmet daha köylere ulaşmadı. Ulaşacağı da yok köylere gelin de rezaleti bir görün.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Nur Ünalan
 Nerede bu rehabilitasyon Merkezi? Gidip görmek lazım. O kadar kapsamlı yapılmış diyorsunuz emeklerine sağlık.
Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler! Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler!
  Düzce'de FETÖ/PDY davası devam ediyor: Bir sanığa 7 yıl 6 ay hapis!
  Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi
  Ülkü Ocakları bin kişiye aşure dağıttı!
  Düzce Üniversitesinde fındık atıklarından kemoterapi ilacı etken maddesi yaptılar!
  Düzce'de yaban hayatı görüntülendi!
  Düzce İlinde en başarılı bulduğunuz Belediye Başkanı kim?
  Aziziye'de kaldırımlar yenilendi!
  Keskin, Batı Karadeniz Bölge Toplantısında!
  Sıfır Atık Projesi için toplandılar!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kontrolden çıkıp markete girdi!
  Ağaç budama yapılıyor!
  Akçakoca Belediyesi aşure dağıttı!
  İyi Parti'de seçim çalışması başladı: 12 ekip Türkiye'yi dolaşacak!
  Baca çalışması sürüyor!
  Kamyonetle çarpıştı: 6 yaralı!
  5 kilo esrar ele geçirildi!
  Karadeniz ticaretinin bekçisi gün yüzüne çıkarılıyor!
  23.9.2018 - Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz!
  24.9.2018 - Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor!
  24.9.2018 - HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
  17.9.2018 - Fındık fiyatıyla ilgili verilen mücadelede milletvekili farkı!..
  22.9.2018 - Muhalefet derin uykuda!
  22.9.2018 - Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  20.9.2018 - Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi