Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :61339094 Aktif Ziyaretçi :69894 11 Aralık 2018 Salı
[10:59] Obezite Merkezi açıldı! -- [10:19] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [15:55] 50 TON HAMSİYLE DÖNDÜLER! -- [15:52] Başkan, İmamhatiplileri ağırladı! -- [15:48] Çöplükte yaralı bulunmuştu... Bir şüpheli tutuklandı! -- [15:39] Kahvehanede silahlı kavga! -- [15:32] Su kanalına devrildi: 4 yaralı! -- [15:25] Çalışmalarını tanıttılar! -- [15:20] Üniversiteden Doğaya Dönüş programı! -- [14:36] Vali Dağlı: Yüksek hayat standartları için çalışmayı sürdüreceğiz! --
Düzce artık eski Düzce değil!
Eşinden kalan terzilik mesleğini yürüten Gürsel Çelikpala “Düzce artık eski Düzce değil. Eski dostluklar, arkadaşlıklar artık kalmadı. Artık herkeste maddiyat ve çıkar ilişkileri var” diyor..
13.4.2018 - 11:33:07  Haberi Yazd?r
Arşiv :

  “Sizin Hikayeniz” bölümümüzün bu haftaki konuğu, Eğilmez İş Merkezi'nde terzilik mesleğini yürüten Gürsel Çelikpala.

   Gürsel hanım, Düzce’nin eski esnaflarından olan terzi Ertaç Çelikpala’nın eşi.

   Eşini kaybettikten sonra terzilik mesleğini kendisi yürütmek zorunda kalmış. Ve çocuklarını bu mesleği devam ettirerek okutmuş.   

   İşte Gürsel Çelikpala’nın hikayesi..

   Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

   Gürsel Çelikpala: 1959, Düzce doğumluyum. Ortaokula kadar Düzce’de okudum. 1996 yılından beri terzilik mesleğiyle ilgileniyorum.

   Bu mesleğe nasıl başladınız?

   Ev hanımıydım. Hayat şartları yüzünden eşimi erken yaşta kaybettim. Kendisi Düzce’nin tanınmış esnaflarındandı. Kişiliğiyle, karakteriyle, siyasi kimliğiyle çok bilinmiş bir insandı. İki çocuğum vardı, o zamanlar küçüklerdi. Kızım üniversiteye hazırlanırken, oğlum orta sondaydı. Eşim Düzce’de Terzi Ertaç olarak bilinirdi. Benim de terzilik mesleğiyle hiç alakam yoktu. Ama yine de sağlığımda bana birkaç işyeri açmayı düşündü. Normalde ben işyerine hiç uğramazdım, arada sırada “merhaba” der çıkardım.

   Eşim vefat ettikten sonra 8 ay boyunca, işimizi elemanlarımıza bıraktım. Onların bana bir faydası olmadığını gördüm. İşyeri sahibim Nazım Bey’in (Nazım Eğilmez) o dönemlerde bana çok faydası oldu. Onlardan anahtarı alıp bana verdi ve istediğim şeyi yapabileceğimi söyledi. Sağolsun kardeşim gibidir, minnet borçluyum kendisine.

   Daha sonra yanıma bir bayan eleman aldım, üç sene boyunca penye işi yaptık. O sıralarda deprem oldu ve depremden sonra o bayan bir daha gelmedi. Bu sefer hiç bilmediğim bir iş tamamen benim başıma kaldı. Ben onun yanında otururken göre göre kıyafetler diktim. Ama eşimin yanında çalışmış olsaydım, Düzce’nin bir numaralı terzisi olurdum. Çünkü kendisi kadın erkek terzisiydi, elinden her iş gelirdi.

   Bir süre sonra bir mağazayla anlaştım, 15 yıl boyunca onların işini yaptım. Çok güzel paralar kazandım. Kazandıklarımla çocuklarımı okuttum, evimi aldım. İkisi de şu an üniversite mezunu. Kızım Ankara’da Anadolu lisesinde müzik öğretmeni, oğlum ise Muğla Üniversitesi Dış Ticaret mezunu. Yaptığım emekler boşa gitmedi ve şu an bütün çocuklarım kendi ayakları üzerinde duruyor. Bir süre sonra rahatsızlandım.  Rahatsızlığımdan dolayı mağazayı bıraktım, ama işyerinde eşimin hatırasına kıyamadığım için yine de devam etmeye çalışıyorum.

“EŞİMİ KAYBEDİNCE SUDAN ÇIKMIŞ BALIĞA DÖNDÜM”

   Hayatınızda en zorluk yaşadığınız anlarda size en çok ne yardımcı oldu?

   Hayatımda en zor yaşadığım zamanlar, eşimi kaybettiğim dönemler oldu. Çok mutlu bir evliliğimiz vardı. Sudan çıkmış balığa döndüm. Ama hayat her şeyi gösteriyor ve yapmaya mecbur kalıyorsun. Ben çalışmaya başladıktan sonra kendime gelmeye başladım. İş hayatı beni hayata döndürdü. Çalışırken çok mutlu hissediyordum. Her şeyim dükkan oldu bir anda. Öyle bir bağ oluştu ki aramda, şu anda kıyamıyorum işime ve bu hala devam ediyor. Ben hiç gezmek istemem, iyi günümü de kötü günümü de işyerimde yaşıyorum. Eşim bir daha dünyaya dönüp beni görse, benimle onur, gurur duyardı.

“ESKİ KAZANCIM YOK”

   Şu anda yaşadığınız zorluklar var mı?

   İşler sıfıra düştü. Eski kazancım yok. Bir şey kazanamıyorum, piyasanın durumu belli. Ama önemli olan sağlığım iyi olsun. Hayattan maddiyat beklemiyorum artık, çocuklarım büyüdü benim için bu yeterli.

   Hayatta en huzur bulduğunuz anlardan bahsedebilir misiniz?

   Çocuklarımın iyi olduğunu görmek bana en huzur veren şeylerden bir tanesi. Onlar yaşadıkları yerlerde sevilen sayılan insanlar, bunları bilmek bana huzur veriyor. Günlük hayatımda işim ve evim arası gidip geliyorum. Benim en huzur bulduğum yer ise işyerim oluyor. Arada sırada arkadaşlarımla bir arada oluyorum, bu da beni çok mutlu ediyor.

“DÜZCE ARTIK ESKİ DÜZCE DEĞİL”

   Düzce’de yaşamak size nasıl hissettiriyor?

   Ben çok mutluyum Düzce’den. Burası benim memleketim. Ama Düzce artık eski Düzce değil. Çok karıştı her yer. Dışarıda selam verecek birini bile bulamıyorsunuz. Genç kızlığımda çarşıya çıktığımız zaman hemen ailemiz duyardı, çünkü herkes birbirini tanıyordu. Eski dostluklar, arkadaşlıklar artık kalmadı. Artık herkeste maddiyat ve çıkar ilişkileri var. Ama yine de başka bir yerde yaşamayı hiç düşünmüyorum, düşünmem de.

“İKİ ADIM YERE GİTMEK İÇİN DOLANIP DA GİDİYORSUNUZ”

   Sizce Düzce'nin en büyük sorunu nedir?

   Yollar ve trafik. En yakın bir mesafe artık iki katı oldu. İki adım yere gitmek için dolanıp da gitmek gerekiyor. Ayrıca Kültür mahallesinde oturuyorum ben, evimin önünde arabamı koyuyorum. Hemen para istemeye geliyorlar. Benim çocukluğum İnönü parkında geçti. Şu anda artık normal bahçeleri otoparka döndürdüler. Kendi evinin önüne arabanı koyamıyorsun. Boş arazileri, otoparka yani para makinesine dönüştürdüler. Her şey para oldu Düzce’de. Nereye gittiği de belli değil o paraların. Hatta bir gün değnekçiyle tartıştım. “Sen benim evimin önü için benden para mı istiyorsun” dedim. O da “belediye istiyor” dedikten sonra bir şey diyemedim.

   Son olarak Düzceliler’e söylemek istediğiniz bir şey var mı?

   Gerçek Düzcelileri sayıyorum, seviyorum, teşekkür ediyorum.

Peki, Senin Yorumun?
şükrü toros  /  13.4.2018 - 20:22:28
 bayan yerden göğe haklı, bende onun için düzceyi terkettim, Antalya ya yerleştim, düzce de kimseye saygı sevgi kalmadı, üzgünüm, üzgünüm, üzgünüm.
  Fatih Melih Maradit
Bir deli kuyuya taş atmış!..
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
YAŞANABİLİR ŞEHİR, DÜZCE
 
  Ulviye Dikmen
Seçimlerin getireceklerini beklemek
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
KARŞILAMA
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
KADIN
 
  Aysel Dural
HIRSIZ KİM?
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
IŞIL IŞIL PARLIYORLAR
 
  Caner Besler
Bursa’dan şen dönüyoruz
 
  Çöp Adam Hüsnü
Sizi rahatsız etmeye geldim!
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Vildan menekay
 Kalemine yuregine saglik sevgili Fatih Maradit.. Asillerin unutuldugu vekillerin kafasina gore isler yaptiklari bir ulkede yasiyoruz. Bende bir sözumüzle iade edeyim hemen yazıya binayen, peki hırsızın hiç mi sucu yok denir ya, burada bizler hırsız değiliz tabi ama teşbihte de hata olmaz denir . :) Bizler halk olarak hiç bir şekilde tepkimizi göstermiyoruz ya da gösteremiyoruz. sonuç olarak da tekrar bir sözümüzle bağlıyayım, köpeksiz köy buldular değneksiz dolaşıyorlar.. Kendi içimizden çıkartıp töbe haşa ilah yaptığımız siyasiler de her türlü rant peşinde koşabiliyorlar.. Aslında tepkisiz kalmakla suçlu bizleriz onlar değil. seçildiği günden itibaren tek icraatı, kaldırım taşlarını yenilemek olan bir başkanı sorgusu sualsiz 2'nci kere seçmekte nedir? Onlar kendi kendilerine gelmiyorlar biz seçiyoruz, Önümüzdeki seçimde iyi düşünmeliyiz sandığa giderken..
  " Düzce'nin il oluşunun yıl dönümünü kutladılar! " Haberine...
 murat
 düzcenin ilk valisi fikret güven daha enkazın dumanları tüterken yıkılmış biran bir kent' e kaçak bir valilik saray'ı yaptırmış ve adeta vatandaş ile alay etmiş di. birde kendisine vali bey diyenleri azarlayarak "bana sayın valim " diye hitap edeceksiniz demişdi.. ne diyeyim buda bizim kaderimizmiş.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Hasan Tahsin
 Çözüm aslında yazının içinde var.Rant mı hizmet mi.Millet yararı mı, şahsi menfaat mi. Yöneten mi önemli, yönetilen mi. Düzce de, Türkiye de köklü çözümlere gebe. Bu sistem ve kafayla daha fazla gidemeyiz. Türkiye her alanda üretim seferberliği başlatmalı. İsraf ve tüketim ekonomisine son verilmeli. Düzce belediye hesapları açık olmalı. Taş kuyuya atılmadan önce halka sorulmalı. Delilere değil namuslu akıllılara ihtiyaç var. Düzce ve Düzce halkı önemli ise makam arabasına gerek yok. Değilse başkan Audiye, millet de trene biner. Trenden inme zamanı geldi bence.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Peri Arbak
 İstanbul caddesi kapalı kalmalıydı, aslında yayaya açık cadde düzenlemesinin yararları Çevre Bakanlığının bünyesindeki kirlilik ölçüm cihazlarıyla izlenebilseydi o kısacık mesafedeki trafiği engellemenin bile ne kadar yararlı olabileceği görülecekti. Ben de sonradan olma Düzce'li olarak yaya trafiğine açık yolların artırılması, yaşlı ve engelliler için küçük elektrikli taşıtların kullanılmasının taraftarıyım. Yalnızca esnaf talebinden yola çıkmak Düzce'de çalışan nüfusunun en az %80 ve üstünü oluşturan diğer bireylere haksızlık olmuyor mu?
  " 'Ulaşmak İstediğimiz Hedef; Antarktika'da Söz Sahibi Olmaktır!' " Haberine...
 Serpil Orpen
 Turist olarak Antarktika ya gittim.Bizim orada ne yapmak istediğimizi anlamadım. Orada bilimsel çalışma yapan ülkeler vardı! Biz hangi bilimsel çalışmaları yapacağız?
  " Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı! " Haberine...
 Bayram Cakmak
 Medya o Resimleri Toplumla okuyucuyla paylaşsın ki biz de ona göre değer biçelim...
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 orhan
 çok guzel duzcemin yoneticileri veya ulkemin yoneticileri yada yoneten kişileri oyleki hiç para kazanmaya aile yonetmek gibi sorunu olmayan kişiler tarafında yonettikleri bu ulke veya şehir harcamayı seven ama kazanmayı bilmeyen kişilerin yonettiği düşünürsek bunlar normaldir. devlet akıtıyor ama insanı duşunen veya ulkeyi duşünen yokki benim duzceme ulkeme kolaylık versin
  " ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’ " Haberine...
 şükrü toros
 az parayla çok işi bırak , az parayla az iş de yapsanız Düzcelilerin makbulü, ama nerdeee.
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 oktay
 Yerinde ve güzel tespitler.. Deliler belli, delidir ne yapsa yeridir misali deli kusurlu. Peki deliyi oraya taşıyanların hiçmi kusuru yok..!
  " Bir deli kuyuya taş atmış!.. " Yazısına...
 Selma Keskin
 Kaleminize sağlık, doğru yazılanlara hiç bir şey denmez...
Çocuklar Cario tipi helikopterle tanıştılar! Çocuklar Cario tipi helikopterle tanıştılar!
  Başından vurulan kişi davasında bir kişi tutuklandı!
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’
  Polisten uyuşturucu operasyonu!
  Cüzdanı sahibine teslim etti!
  Bir deli kuyuya taş atmış!..
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Vatandaştan Vali'ye çağrı: Lütfen bu sorunu çözün... Elektrik arızaları vatandaşı çileden çıkartıyor!
  Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı!
   ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Havuz sırası annelerinde!
  Üniversiteden "Doğaya Dönüş Atölyesi"
  Yığılca'nın sokaklarına başkanların ismi verildi!
  Sağlık Müdürü uyardı: Soba değil ihmal öldürür!
  İki katlı ev tamamen yandı!
  Düzce standı ilgi odağı oldu!
  Rektör çalışanlarını dinledi!
  Öğrencilerden Sevgi Evlerine ziyaret!
  Çöpte yaralı bulunan kişi hayatını kaybetti!
  Evrensel konulara öncülük ediyor!
  7.12.2018 - Bir deli kuyuya taş atmış!..
  5.12.2018 - Vatandaştan Vali'ye çağrı: Lütfen bu sorunu çözün... Elektrik arızaları vatandaşı çileden çıkartıyor!
  4.12.2018 - Cüzdanı sahibine teslim etti!
  6.12.2018 - Bir deli kuyuya taş atmış!..
  7.12.2018 - HIRSIZ KİM?
  7.12.2018 - ‘Az parayla çok iş yapmanın peşindeyiz’
  8.12.2018 - Vali Dağlı, Yılın Fotoğrafları oylamasına katıldı!
  9.12.2018 - 'Ulaşmak İstediğimiz Hedef; Antarktika'da Söz Sahibi Olmaktır!'
  10.12.2018 - Düzce'nin il oluşunun yıl dönümünü kutladılar!