Düzce'nin Açılış Sayfası
Toplam Ziyaretçi :59792556 Aktif Ziyaretçi :12333 24 Eylül 2018 Pazartesi
[10:54] ARAMIZDAN AYRILANLAR -- [16:43] Fındık kabuğundan nanoselüloz ürettiler! -- [16:38] Yığılcaspor, Belediyespor'la karşılaştı! -- [16:34] Yoldan karşıya geçmeye çalışan kadına çarptı! -- [16:27] Kamyonetle çarpıştılar: 5 yaralı! -- [15:53] Jandarmadan uyuşturucu operasyonu! -- [15:47] Bilim Şenliğinde bisiklet yarışı! -- [15:40] Protokol üyeleri ile vatandaşlar yaylada! -- [15:33] Doğan ile teknisyenin sıra dışı dostluğu! -- [15:26] 728 kök hint keneviri ele geçirildi! --
Düzce artık eski Düzce değil!
Eşinden kalan terzilik mesleğini yürüten Gürsel Çelikpala “Düzce artık eski Düzce değil. Eski dostluklar, arkadaşlıklar artık kalmadı. Artık herkeste maddiyat ve çıkar ilişkileri var” diyor..
13.4.2018 - 11:33:07  Haberi Yazd?r
Arşiv :

  “Sizin Hikayeniz” bölümümüzün bu haftaki konuğu, Eğilmez İş Merkezi'nde terzilik mesleğini yürüten Gürsel Çelikpala.

   Gürsel hanım, Düzce’nin eski esnaflarından olan terzi Ertaç Çelikpala’nın eşi.

   Eşini kaybettikten sonra terzilik mesleğini kendisi yürütmek zorunda kalmış. Ve çocuklarını bu mesleği devam ettirerek okutmuş.   

   İşte Gürsel Çelikpala’nın hikayesi..

   Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

   Gürsel Çelikpala: 1959, Düzce doğumluyum. Ortaokula kadar Düzce’de okudum. 1996 yılından beri terzilik mesleğiyle ilgileniyorum.

   Bu mesleğe nasıl başladınız?

   Ev hanımıydım. Hayat şartları yüzünden eşimi erken yaşta kaybettim. Kendisi Düzce’nin tanınmış esnaflarındandı. Kişiliğiyle, karakteriyle, siyasi kimliğiyle çok bilinmiş bir insandı. İki çocuğum vardı, o zamanlar küçüklerdi. Kızım üniversiteye hazırlanırken, oğlum orta sondaydı. Eşim Düzce’de Terzi Ertaç olarak bilinirdi. Benim de terzilik mesleğiyle hiç alakam yoktu. Ama yine de sağlığımda bana birkaç işyeri açmayı düşündü. Normalde ben işyerine hiç uğramazdım, arada sırada “merhaba” der çıkardım.

   Eşim vefat ettikten sonra 8 ay boyunca, işimizi elemanlarımıza bıraktım. Onların bana bir faydası olmadığını gördüm. İşyeri sahibim Nazım Bey’in (Nazım Eğilmez) o dönemlerde bana çok faydası oldu. Onlardan anahtarı alıp bana verdi ve istediğim şeyi yapabileceğimi söyledi. Sağolsun kardeşim gibidir, minnet borçluyum kendisine.

   Daha sonra yanıma bir bayan eleman aldım, üç sene boyunca penye işi yaptık. O sıralarda deprem oldu ve depremden sonra o bayan bir daha gelmedi. Bu sefer hiç bilmediğim bir iş tamamen benim başıma kaldı. Ben onun yanında otururken göre göre kıyafetler diktim. Ama eşimin yanında çalışmış olsaydım, Düzce’nin bir numaralı terzisi olurdum. Çünkü kendisi kadın erkek terzisiydi, elinden her iş gelirdi.

   Bir süre sonra bir mağazayla anlaştım, 15 yıl boyunca onların işini yaptım. Çok güzel paralar kazandım. Kazandıklarımla çocuklarımı okuttum, evimi aldım. İkisi de şu an üniversite mezunu. Kızım Ankara’da Anadolu lisesinde müzik öğretmeni, oğlum ise Muğla Üniversitesi Dış Ticaret mezunu. Yaptığım emekler boşa gitmedi ve şu an bütün çocuklarım kendi ayakları üzerinde duruyor. Bir süre sonra rahatsızlandım.  Rahatsızlığımdan dolayı mağazayı bıraktım, ama işyerinde eşimin hatırasına kıyamadığım için yine de devam etmeye çalışıyorum.

“EŞİMİ KAYBEDİNCE SUDAN ÇIKMIŞ BALIĞA DÖNDÜM”

   Hayatınızda en zorluk yaşadığınız anlarda size en çok ne yardımcı oldu?

   Hayatımda en zor yaşadığım zamanlar, eşimi kaybettiğim dönemler oldu. Çok mutlu bir evliliğimiz vardı. Sudan çıkmış balığa döndüm. Ama hayat her şeyi gösteriyor ve yapmaya mecbur kalıyorsun. Ben çalışmaya başladıktan sonra kendime gelmeye başladım. İş hayatı beni hayata döndürdü. Çalışırken çok mutlu hissediyordum. Her şeyim dükkan oldu bir anda. Öyle bir bağ oluştu ki aramda, şu anda kıyamıyorum işime ve bu hala devam ediyor. Ben hiç gezmek istemem, iyi günümü de kötü günümü de işyerimde yaşıyorum. Eşim bir daha dünyaya dönüp beni görse, benimle onur, gurur duyardı.

“ESKİ KAZANCIM YOK”

   Şu anda yaşadığınız zorluklar var mı?

   İşler sıfıra düştü. Eski kazancım yok. Bir şey kazanamıyorum, piyasanın durumu belli. Ama önemli olan sağlığım iyi olsun. Hayattan maddiyat beklemiyorum artık, çocuklarım büyüdü benim için bu yeterli.

   Hayatta en huzur bulduğunuz anlardan bahsedebilir misiniz?

   Çocuklarımın iyi olduğunu görmek bana en huzur veren şeylerden bir tanesi. Onlar yaşadıkları yerlerde sevilen sayılan insanlar, bunları bilmek bana huzur veriyor. Günlük hayatımda işim ve evim arası gidip geliyorum. Benim en huzur bulduğum yer ise işyerim oluyor. Arada sırada arkadaşlarımla bir arada oluyorum, bu da beni çok mutlu ediyor.

“DÜZCE ARTIK ESKİ DÜZCE DEĞİL”

   Düzce’de yaşamak size nasıl hissettiriyor?

   Ben çok mutluyum Düzce’den. Burası benim memleketim. Ama Düzce artık eski Düzce değil. Çok karıştı her yer. Dışarıda selam verecek birini bile bulamıyorsunuz. Genç kızlığımda çarşıya çıktığımız zaman hemen ailemiz duyardı, çünkü herkes birbirini tanıyordu. Eski dostluklar, arkadaşlıklar artık kalmadı. Artık herkeste maddiyat ve çıkar ilişkileri var. Ama yine de başka bir yerde yaşamayı hiç düşünmüyorum, düşünmem de.

“İKİ ADIM YERE GİTMEK İÇİN DOLANIP DA GİDİYORSUNUZ”

   Sizce Düzce'nin en büyük sorunu nedir?

   Yollar ve trafik. En yakın bir mesafe artık iki katı oldu. İki adım yere gitmek için dolanıp da gitmek gerekiyor. Ayrıca Kültür mahallesinde oturuyorum ben, evimin önünde arabamı koyuyorum. Hemen para istemeye geliyorlar. Benim çocukluğum İnönü parkında geçti. Şu anda artık normal bahçeleri otoparka döndürdüler. Kendi evinin önüne arabanı koyamıyorsun. Boş arazileri, otoparka yani para makinesine dönüştürdüler. Her şey para oldu Düzce’de. Nereye gittiği de belli değil o paraların. Hatta bir gün değnekçiyle tartıştım. “Sen benim evimin önü için benden para mı istiyorsun” dedim. O da “belediye istiyor” dedikten sonra bir şey diyemedim.

   Son olarak Düzceliler’e söylemek istediğiniz bir şey var mı?

   Gerçek Düzcelileri sayıyorum, seviyorum, teşekkür ediyorum.

Peki, Senin Yorumun?
şükrü toros  /  13.4.2018 - 20:22:28
 bayan yerden göğe haklı, bende onun için düzceyi terkettim, Antalya ya yerleştim, düzce de kimseye saygı sevgi kalmadı, üzgünüm, üzgünüm, üzgünüm.
  Fatih Melih Maradit
Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya de
 
  Semih Şenkaya
O İLAN NE ZAMAN YAYINLANACAK?
 
  Ayşegül Şenol Can
EĞİTİM VE ÖĞRETİM
 
  Ulviye Dikmen
Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kent
 
  Ahmet Altun
BELAM
 
  Telat Çelik
BELEDİYE
 
  Adem Turgut
Kararınızı yüksek sesle söyleyin!
 
  Şemsettin Bahadır
SİYASETİN TEK AKTÖRÜ
 
  Erkan Arslan
KINARIM BAK!
 
  Hümeyra Yılmaz
HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
 
  Aysel Dural
YÜREKTEN SÖYLENEN SÖZLER
 
  Fulya Temiz
HANGİMİZ ÖLÜ?
 
  Erdal Pişken
PUAN GÜZEL AMA
 

  Serbay interactive
Düzce Reklam Ajansı
Düzce Web Tasarım Özkan Gözütok
© 2009 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.

  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Muhammet
 Biz hergün o savaşın icindeyiz
  " Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor! " Yazısına...
 Zehra
 Oraya giderken bu sorunları bilmiyorlar mıydı .?
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Serpil Çirakoğlu
 Trafiğe kapalı alana giren araçlara neden ceza yazmıyorlar? Yasak alenen çiğneniyor çok mu zor oraya bir iki görevli koymak
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 İsmet Yıldırım
  İyi niyetle eleştiri yapanları bile dövmeye kalkacak kadar özeleştiriden yoksun bir şehir daima geri kalmaya mahkumdur. Eminim bu yazdığımdan bile rahatsız olacaklar vardır.
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hatice Dabağoğlu
 Bende sizin gibi bir kazaya kurban gidiyordum Istanbul cad. sinde çok daha dikkatli olmak zorundayız deli gibi gelen motosikletlilerden nefret ediyorum
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Sevim Çetinkaya
 İstanbul caddesi eski haline dönmeli işlerimizi halletmek için uzun yürümeyen insanlar çok sıkıntıda Ayrıca iki parelel cadde trafiğe kapanınca ulaşım zor
  " HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE " Yazısına...
 Hakan Güngör
 Trafiğe kapalı caddeye-üstelik onca uyarı levhası varken- motorlu taşıtla girmek yanlış bunun bahanesi yok; fakat belediyenin de burada hatası var. O caddeyi bir türlü trafiğe kapalı cadde formuna sokamadılar. Ortası asfalt yanları kaldırım. Ne tam araba yolu, ne tam gezi caddesi.. Ne olduğu belli değil. Esnafa ve vatandaşa anket yaparak soruldu. Çoğunluk orasının trafiğe kapalı kalmasını istiyor ki bana göre de doğrusu bu, o halde orayı güzel bir yürüyüş yoluna çevireceksiniz. Kaldırımları kaldırıp , ortaya ağaçlar banklar koyacaksınız, kafeler restoranlar belli ölçüde masasını sandalyesini koyacak. O zaman trafiğe kapalı caddeye benzer. Motorlar da girmeye utanır.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Adnan Cemşit
 Neyi doğru yapıyoruzki?
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Sabahattin Yilmaz
  Elimiz taşın üstünde. Hizmet daha köylere ulaşmadı. Ulaşacağı da yok köylere gelin de rezaleti bir görün.
  " Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz! " Yazısına...
 Nur Ünalan
 Nerede bu rehabilitasyon Merkezi? Gidip görmek lazım. O kadar kapsamlı yapılmış diyorsunuz emeklerine sağlık.
Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler! Başkanın desteği ile dünyaevine girdiler!
  Düzce'de FETÖ/PDY davası devam ediyor: Bir sanığa 7 yıl 6 ay hapis!
  Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi
  Ülkü Ocakları bin kişiye aşure dağıttı!
  Düzce Üniversitesinde fındık atıklarından kemoterapi ilacı etken maddesi yaptılar!
  Düzce'de yaban hayatı görüntülendi!
  Aziziye'de kaldırımlar yenilendi!
  Düzce İlinde en başarılı bulduğunuz Belediye Başkanı kim?
  Keskin, Batı Karadeniz Bölge Toplantısında!
  Sıfır Atık Projesi için toplandılar!
  ARAMIZDAN AYRILANLAR
  Kontrolden çıkıp markete girdi!
  Ağaç budama yapılıyor!
  Akçakoca Belediyesi aşure dağıttı!
  İyi Parti'de seçim çalışması başladı: 12 ekip Türkiye'yi dolaşacak!
  Baca çalışması sürüyor!
  Kamyonetle çarpıştı: 6 yaralı!
  5 kilo esrar ele geçirildi!
  Karadeniz ticaretinin bekçisi gün yüzüne çıkarılıyor!
  23.9.2018 - Kent olamıyoruz, kentli olamıyoruz, kenti de kullanamıyoruz!
  24.9.2018 - Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor!
  24.9.2018 - HURDAHAŞ DEĞİL, DENİZ OL DÜZCE
  17.9.2018 - Fındık fiyatıyla ilgili verilen mücadelede milletvekili farkı!..
  22.9.2018 - Muhalefet derin uykuda!
  22.9.2018 - Yığılca'da erkek cesedi bulundu!
  20.9.2018 - Hikmet Keskin, İbrahim Korkmaz'a icraatlarıyla cevap verdi