SAĞLIĞA HUKUK GEREKLİ

  • 24.05.2013

 

   Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) sağlıkçıları ve sağlık hizmeti alanları daha nitelikli bir sağlık hizmeti, daha iyi hizmet için birlikte mücadeleye çağırıyor. Bu sürekli yinelenen bir çağrı olsa da birlikte hareket etmekten başka yol da yok. Aslında bu önemli, çünkü sağlık hizmeti alanlar ve verenler birbirine göbek bağı ile bağlı anne ve bebek gibi.

   Yasalarla karar verenlerin ve sağlık hizmetinin nasıl sunulacağının kenarlarını, köşelerini çizenler yani sınırlarını belirleyenlerin ötesinde sağlık hizmeti, sağlık hizmetini sunanla, alanı karşı karşıya getiren bir faaliyetler bütünü. O yüzden yaşanılan sıkıntılar; hastaların mağdur olması ve yeterli hizmet alamaması kadar sağlıkçılara uygulanan şiddet de bu göbek bağının bir sonucu.

   Geçenlerde facebook sayfamda Tüm Rad Der (Tüm Radyasyon Çalışanları Derneği) üyesi 18 yıllık radyoloji teknisyeni bir arkadaşımıza 6 ay önce lokal ileri meme Ca tanısı koyulduğunu, yani 3. evre meme kanseri olduğu haberi düştü. Hastalığı kadar canımızı sıkan ve asıl üzücü olan kemoterapiye rağmen büyüyen tümör için yurt dışından ilaç getirtmek zorunda kalan arkadaşımızın 3 aylık kür için 68 000 tl bedelindeki ilacı kendi parası ile getirtmek zorunda kaldığı. Eczacılar Birliği aracılığı ile getirtilmiş ilaç. Sağlık Bakanlığı ve SGK ilacı var olan başka seçenekler var diye ödememiş. Yetkili bir ağızda dava açmayın 7-8 yıldan önce sonuçlanmaz diye uyarmış. Bir iki ay önce Şehircilik Bakanının karşısına çıkan ilaçlarını bulamadığı için isyan eden Edirne'deki üniversite öğrencisinin durumunun benzeri. Bu traji komik olaylar emekli sandığı primlerini, vergilerini ödeyen insanların başına geliyor gerisinin durumunu siz düşünün. Yani sağlıkta dönüşüm programının sağlıkta çok iyi ilerlemeler kaydettiği, hatta ilaç fiyatlarını çok aşağıya çektiği ülkemizde gerçekleşiyor bu olaylar. Sağlık çalışanları da sağlık hizmeti alanlar kadar mağdur. O yüzden birlikte mücadele etmek gerekiyor.

     Tıbbi uygulamalar sırasında mesleğin gereklerini ve tıbbi bilgi deneyimini sağlıkçıların uygulayabilmesi ve hizmet alanlarında bundan faydalanabilmesi hem hasta haklarının bir hükmü, hem de sağlıkçıların görevi. Oysa Sağlık Bakanlığı'nın verdiği kararlar bazen mesleki faaliyetlerin yerine getirilmesi ile meslek etiği ilkeleri ile çelişiyor. Mesela çeşitli engelleme, etki, baskı, zorlama ve dayatma ile bazı faaliyetler yerine getirilemeyebiliyor. Bu hukuki açıdan da tartışılması gereken bir alan. Sağlıktaki piyasacı anlayış hem etik dışı, hem de hukuki açıdan yasa dışı ögeler barındırabiliyor.

     Belki de sağlıkçıların sağlıkla ilgili bir hukuk programı olmalı. Örgütlü oldukları alanlarda, okullarda, eğitimlerde belki sağlık hukuku dersi olmalı bundan böyle. Fakat sağlık hizmeti alanlarını da işin içine katarak ve birlikte bir güç oluşturarak.

   Not: Yazılarıma birkaç hafta ara vereceğimden aranızda olamayacağım, sağlıcakla kalın.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.