DÖRT PARMAK

  • 12.07.2017

 

   “On parmağında on marifet” güzel bir tanımlamadır, yetenekli insanlar için.

   Yerel yöneticiler için de kullanılabilir bu tanım.

   İmar konusunda yetenekli,

   Proje geliştirmekte, kaynak üretmekte marifetli,

   Kurum idare etmekte deneyimli,

   İnsan ilişkilerinde olumlu,

   Biz şimdiden garantiledik dördü, dört parmak heykeli sayesinde!

   Üst'e yaranmakta akılcı,

   Gündem belirlemekte öncelikli,

   Tepki oluşturmakta yetenekli,

   Kutuplaştırmada marifetli.

   Bir heykelimiz oldu, nur topu gibi, dört parmağına dört kere maşallah!

   “Parmakla gösterilir” denir ya, dikkat çeken, öne çıkan kişi ya da şeyler, hah işte, tam da öyle, dört parmakla göstermelik bizim heykel.

   Düzce'nin duyarsızlığına parmak basmak istesek, yapamazdık. Niye mi? Yetmezmiş çünkü bir parmak bu konuya, ancak dört parmak basarsak, anlayabilirmişiz bunu!

   Belediyenin, kaynak eksikliğini bahane ederek yaptığı, ulaşım ve su ücretleri zammına onay veren parmaklar, yaklaşık 140 küsür bin liraya mal olan, bu heykel yapılırken, ne yapıyorlardı diye merak etmeden duramıyor insan!

   Kentimizin ulusal basında tanınmasına vesile olan, bu dört parmak heykelinin, yoğun ziyaretçi çekerek, ekonomimize can vermesi için dua etmekten başka, yapacak bir şeyimiz kalmadı sanırım!

PROTESTO

   İlginç! Bir protesto yöntemi ile tanıştık geçtiğimiz günlerde. Sadece biz değil tüm Türkiye!

   Ulusal düzeyde yapılan bir yürüyüşün, Düzce ayağında, sözde protesto adı altında, yola dökülen gübre ile gündemi belirledik yine çok şükür!

   Daha önce, pek çok sefer, yola dökülen bazı şeyler ile protesto eylemi yapıldığına tanık olduk. Yetiştirdiği, domatesi, soğanı, hıyarı, karpuzu, yollara dökerek, hem mağduriyetini anlatan, hem de ürünü ile kentini üst üste zihinlere kazıyan eylemler oldu bunlar.

   İnsanlar emek verdiği, ektiği suladığı, gübrelediği, hasat ettiği ürünü para etmeyince, (fındık gibi mesela) bu durumu protesto etmek için, ürününü yola döker, O gübreyi ise önce toprağa döker!

   Sonra da, Antalya'nın portakalı, Diyarbakır'ın karpuzu, Tokat'ın soğanı gibi hafızada kalıcı bir şekilde, tepkisini göstererek, kentini ve ürününü tanıtır.

   Teşekkür ederiz size!!!

   Hafızalara kazınacak bir sıfat bıraktınız Düzce'ye…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.