Tiroid antikorları (anti-TPO) vücudumuza nasıl zarar veriyor?

  • 1.03.2021
  • Abone ol

“ÖNCE SAĞLIK”

   Tiroid bezi vücudumuzun metabolik kontrolünde en önemli görev alan bir organımızdır. Temel göre tiroid hormonu üretmektir. Tiroid hormonu tiroid hücrelerinde çeşitli basamaklardan geçerek üretilir. Tiroid hormon üretimi için birçok mineral gerekmektedir. Bunların en önemlisi iyottur. İyot tiroid bezi içerisine girince tiroid hücresindeki bazı enzimlerle T3 ve T4 hormonuna dönüşür. Bu enzim tiroidperoksidaz enzimidir.

   Bazı kişilerde tiroid antikorları saptanmaktadır. Bu antikorların en önemlisi yukarda bahsettiğim tiroidperoksidaz enzimine karşı oluşan Anti-TPO antikorudur. Bu antikorun pozitif olarak saptanması vücudumuzda çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.

   Bu sorunlara geçmeden neden bu antikorların geliştiğini belirtmek gerekir. Bu konuda çok farklı görüş vardır. Öncelikle bu Anti-TPO pozitifliği saptanan bireylerde otoimmun hastalıklara yatkınlık olduğu gözlenmiştir. Otoimmun hastalık öyküsü olan kişilerde çöliak hastalığı, romatoidartrit, Tip 1 diyabet, pernisöz anemi gibi)tiroid antikorları daha fazla geliştiği gözlemlenmektedir.

   İkinci olarak çok fazla iyot alınması da tiroid antikor üretimini uyarabilmektedir. Maalesef gereksiz yere iyotlu damlaların yüksek dozda kullanma popülaritesi, son günlerde çok karşılaşılmaktadır. Gereksiz ve yüksek dozda iyot alınması tiroidotoantikor gelişimini ve anti TPO gelişimini uyarmaktadır.

   Üçüncü olarak çevresel toksinler ve konserve gibi hazır gıdalardaki koruyucu maddelerin tiroid antikorunu uyarıcı etkisi olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca çok erken yaştan gluten içeren gıdalar ile karşı karşıya kalınması datiroid antikorlarının gelişmesinde etken olabilmektedir.

   Dördüncü olarak bebeklik döneminde anne sütü alamayan ya da daha kısa süreli alıp, inek sütüne geçen çocuklarda da birçok otoimmün hastalık gibi tiroidotoantikoru pozitifliği ve otoimmüntiroid hastalığı gelişme riski artmaktadır.

   Peki Anti-TPO yüksekliği ne gibi sonuçlara yol açmaktadır? Bunların birincisi Haşimoto hastalığıdır. Anti TPO yüksekliği olanlarda yıllar içerisinde tiroid fonksiyon testleri bozulmakta ve hipotiroidi gelişebilmektedir. TSH hormon yüksekliği ile beraber anti-TPO yüksekliği haşimoto hastalığı olarak ifade edilmektedir.Tiroid testleri normal olan ancak Anti-TPO yüksek olarak saptanan kişilerde hipotiroidi gelişebilmektedir. Bu gelişme riski yıllık yüzde 1-3 arasında değişmektedir.  Bu yüzden anti TPO yüksek saptanan kişiler 6 ay ara ile TSH ölçümleri ile takip edilmelidir.

   İkinci olarak, bazen tiroid testleri normal bile olsa, Anti-TPO yüksek olan kişilerde adet düzensizlikleri ve tekrarlayan düşükler olabilmektedir. Başka hiçbir neden tespit edilememiş ise anti-TPO pozitifliğinin infertiliteye yol açabileceği unutulmamalıdır.

   Son olarak, anti TPO yüksek olan gebelerde, doğum sonrasında tiroid testlerinde hızla bozukluk gelişebilmektedir. Önce TSH değerleri düşmekte, ST4 ve sT3 artmaktadır.  Bu klinik duruma “postpartum (doğum sonrası) tiroidit” denilmektedir. Bu klinik tablo aslında hızla kendiliğinden düzelmektedir. Büyük oranda tiroid testleri normale dönmektedir. Ancak %20-30 oranında kalıcı hipotiroidi gelişmektedir.

   Antikor titresin azaltabilmenin kesin bir yöntemi maalesef yoktur. Selenium tedavisinin kimi hastalarda antikorları düşürdüğü, düşük yapan kadınların düşük riskini azalttığı ile ilgili veriler mevcut ancak her hastada aynı sonuç vermemektedir.  Deneysel olarak uygulanan laser tedavisinin de bu antikoru azalttığı ile ilgili küçük araştırmalar mevcuttur.

   Sonuç olarak antikor titresi pozitif olan özellikle kadı hastalar yakın tiroid hormon testleri ile takip edilmeli,  infertilite sorunu olanlarda selenium tedavisi verilebilmektedir. Gebelik sonrasında mutlaka tiroid testleri yakın takip edilmeli, hipotiroidi gelişimi açısında testleri yapılmalıdır.

   Sağlıklı günler dilerim.

Doç. Dr. Yusuf AYDIN

Email: [email protected]

  • Abone ol

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Burası Düzce Gazetesi (www.burasiduzce.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.